Dolar : Alış : 3.7826 / Satış : 3.7894
Euro : Alış : 4.0374 / Satış : 4.0447
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir8°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11837 İçerik Bulunuyor.

Aktar: “En fazla işkadınları etkilendi”

22 Kasım 2015 - 1.354 kez okunmuş
Ana Sayfa » Ekonomi»Aktar: “En fazla işkadınları etkilendi”

Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) Başkanı Reyhan Aktar, 7 Hazirandan bu yana yaşanan çatışmalı ortamın işadamlarını ne kadar etkiledi ise iş kadınlarını daha fazla etkilediğini ifade ederek, iş yaşamında erkeklere göre daha az olan iş kadınlarının her açıdan mağdur olduğunu söyledi. DİKAD olarak, Suriçinde, Sur Kaymakamlığı ile birlikte 25 Kasım’dan itibaren kadınlara yönelik ilk yardım, psikolojik ve danışmanlık ile Kadın hastalıklarıyla ilgili danışmanlık vereceklerini ifade eden Aktar, Yine suriçinde Üniversite okuyan 5 kız çocuğuna burs verdiklerini belirtti.

Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) Başkanı Reyhan Aktar, 7 Haziran’dan bu yana başta Diyarbakır olmak üzere bölgede devam eden çatışmalı sürecin ekonomiye yansımalarını ve DİKAD’ın çalışmalarını haberdiyarbakir.gen.tr‘ye değerlendirdi. 7 Hazirandan bu yana yaşanan çatışmalı ortamın işadamlarını ne kadar etkiledi ise iş kadınlarını daha fazla etkilediğini ifade eden Aktar, iş yaşamında erkeklere göre daha az olan iş kadınlarının her açıdan mağdur olduğunu söyledi.

Aktar ile yaptığımız röportajın detayları şöyle;

EN FAZLA İŞKADINLARI ETKİLENDİ

5 aydan bu yana devam eden çatışmalı süreç kent ekonomisine büyük ölçüde etkiledi. Diyarbakır’da işadamlarına göre iş alanında daha az olan iş kadınları da bu süreçten etkilendir diyebilir miyiz? Ne kadar etkilendi?

“Bu olaylar iş adamlarını ne kadar etkiledi ise iş kadınlarını da o kadar etkiledi. Ama her mağduriyette olduğu gibi burada kadınlar biraz daha mağdur oldu, daha fazla zor durumda kaldı. Çünkü genel kadının iş yaşamındaki yeri erkeklerinkine göre daha azdı. Onun dışında böyle güvenliğin olmadığı bir ortamda erkeklerin zor barınırken, kadınların tek başına bir yerlerde barınması daha çok zor oluyor. Zaten gelirleri daha düşük, onun dışında da düşük ücretle çalışan kadın sayısı kayıt dışı kalan kadın sayıları bu süreçte arttı. Mesela Tekstil ve diğer alanlarla ilgili şuan için bir rakam çıkmıyor ama Suriye’den gelen göçmenlerle ilgili orada yerelden kadınlar daha fazla düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldılar. Özellikle merdiven altı denilen işletmelerde çok daha düşük ücretlerle çalıştıklarını duyuyoruz”

ÇATIŞMALI ORTAMIN SONLANDIRILMASI GEREKİR

Diyarbakır’da yaşanan çatışmalı ortamdan dolayı binin üzerinde küçük esnaf işletmesini kapattığı belirtildi. Sizin bu konudaki gözlemleriniz nedir?

“Çatışmalı olan bölgelerde birçok küçük esnafların çoğu kapattı. Bu ortamın biran önce sonlandırılması gerekiyor. Orada da ciddi anlamda sıkıntıları esnaf dile getiriyor bu odalar dile getiriyor. Rakamlar belli, ortada. Sadece insanların işiyle ilgili değil. O bölgede yaşayan insanlara ilgilidir. İnsanlar orada 100–150 lira kira verirken, çok daha yüksek kiraları olan semtlere gitmek zorunda kalıyor. Daha önce kira olarak verdiği ücreti artık aidata veriyor. Bu da insanların yaşam sahaları da çok kötü durumda kaldı.

BU İŞLERİN GERİ SARMASI GEREKİR

Sizce ne olacak? Yani ne yapılması gerekir? Tespitleriniz nedir?

Bundan yana bir şey var ama. Bana hep bu işin tepe noktası var gibi geliyor. Bu işin tepe noktasından sonra artık bu işin geri sarması gerektiği gibi geliyor ama zaman geçtikçe şu kötü oluyor; artık insanlar hendek olaylarından sonra yaşananlara karşı duyarsızlaşmaya başladı. O ilk tepkiler de yok. Baktılar ki, o bölgede yaşayan insanlar baktılar ki yapabilecekleri bir şey yok. Bölgeyi terk etmek, işyerlerini kapatmak zorunda kaldılar. Bunlar çözümsüzlüğün getirdiği sonuçlardı. Bu umudun tükenmesiyle alakalıydı. Onun dışında da o kapananların yerine yeni işyerleri ne kadar zamanda açılacak, ne kadar zamanda toparlanacak. O belirsizliğini koruyor. Ama şu var; Diyarbakır’da şu karamsarlığa düşmüyorum; çünkü şunu hep görüyoruz. Mesela en yoğun çatışmalı süreçlerin sonucunda bile bu şehir çok çabuk normalleşebiliyor. Diyarbakır yıllardır bu ortamlara alışık gibi. Çok hızlı adapte olabiliyor. Bugün bir Batı gibi değil, Paris’te yaşanan olaylar sonrası görüyoruz; insanların tepkilerini, reflekslerini, korkularını. Burada halk biraz daha o konuda tecrübeli. Ama durum kötü”

KADINLARA YÖNELİK PSİKOLOJİK VE DANIŞMANLIK EĞİTİMLERİMİZ OLACAK

DİKAD olarak çatışmalı ortamdan dolayı mağdur olan Sur içinde yaşayan kadınlara veya gençlere yönelik etkinliğiniz olacak mı?

DİKAD olarak, biz şuan Suriçinde, Sur Kaymakamlığı ile 25 Kasım’dan itibaren kadınlara yönelik ilk yardım, psikolojik ve danışmanlık ve Kadın hastalıklarıyla ilgili danışmanlık olacak. Biraz daha sur içindeki kadın ve gençlere yönelik yaptık. Kız çocuklarıyla ilgili küçük bir çalışmamız oldu. Orada çünkü zaten küçük esnaf ve ailenin de durumu çok kötü Üniversiteyi kazanan kız çocuklarının olduğunu öğrendik ve aileleri yurt paralarını çıkaramıyorlardı. Şimdi 5 tane kız çocuğuna ulaşıldı. İnşallah bu sayıyı artar ama şimdilik bu 5 kız çocuğunun özellikle konaklama ile ilgili burs bağlandı”

İDEOLOJİDEN BAĞIMSIZ BİR YAŞAM MÜCADELESİ VAR

Diyarbakır’da çatışmalı süreçten kaynaklı durum ne? Yani sürekli sahalarda olan bireyler veya iş kadınları olarak, durum ne? Ve ne yapılması gerekir?

Sur içindeki dernek ve kooperatiflerle ilişki kurmaya çalışıyoruz. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Sonuçta biz de derneğiz. Çok böyle geliri olan ve belli kapasitesi olan bir derneğiz. Burada gönüllülük esas. Sur içinde kimin kapısını çaldıysak, böyle bir eğitim verileceğini söyledikse herkes bu işe gönüllü geldi. İnsanlarımızın anlayışı ve toplumsal duyarlılığı var. Ama esas mesela bu çatışmanın bitmesi, yani çatışma sivillerin yaşadığı alanlarda yaşandığı sürece sivillerin zarar görmesi kaçınılmaz oluyor. Bu durumda çok daha acı ve travmatik şeyleri getiriyor tabi peşinden. Durum bu. Şuan için şöyle söyleyeyim. İnsanlar artık işlerini konuşamaz oldu. Bu kadar çatışmanın ve ölümün üzerine işle ilgili konuşmak sanki gayri ahlaki bir şey konuşuyormuşsunuz gibi geliyor artık insanlara. Bir yerlerde can giderken, bir yerlerde birinin kırılan camların mı hesabını yapacağız. Elbette öyle değil. Ama şu bir gerçek; siz ne kadar çatışmadır gibi amaç ve hedef doğrultusunda gitseniz bile bu insanlar yaşamını idame ettirmek zorunda. Her ne kadar belli bir ideolojinin mücadelesini verseniz de bu ideolojiden bağımsız bir yaşam mücadelesi var. Ve Yaşam mücadelesi dediğiniz şey hiçbir ideolojiyi taşımıyor. Hiçbir ideoloji ile gidebilecek bir şey değil. Bu insanların doyurmak zorunda oldukları kız, erkek çocukları, okutmak zorunda oldukları çocukları var. Yani bu insanlar artık kendilerinden vazgeçmiş durumdalar zaten. Ama yaşamlarını idame ettirmek zorunda oldukları gençleri ve çocukları var. Aileleri var. Buda ciddi anlamda sıkıntı. Tamam bu çatışmaları yerlerde sonrasında müdahaleler oluyor, yerel yönetimlerin, Valilikler ve kaymakamlıkların oluyor. Ama ne kadar fayda ediyor. Mesele çatışmaların bitmesidir”

DİKAD’ın ne tür projeler yapıyor? Çalışmalardan biraz bahsedebilir misiniz?

DİKAD Şuan İş-Kur ve KOSGEB ile birlikte girişimcilik eğitim veriyoruz. Burada her kurda 25 kişi olmak üzere kendi dernek ofisimizde bu eğitimler veriliyor. Bu eğitimler verilirken biz İş-Kur ve KOSGEB’ten bağımsız eğitimlere kendi üyelerimizde katkı veriyorlar. Gelenlere şirket kurulum ve diğer konularla ilgili anlatımlarda bulunuyorlar.

Toplamda kaç kişi kurs alıyor?

Kasım ayında 50, Aralık ayında da 50 olmak üzere 100 kişiye kurs vereceğiz. Bu kayıtlar İş-Kur üzerinden seçiliyor. Aralık ayında tamamen kadınlardan oluşacak 50 kişilik bir sınıf olacak. İş-Kur burada, sigortası olmayanlara 10 günlük eğitim için günlük 20 TL’de harcırah veriliyor. İş-Kur’un böyle bir katkısı da oluyor. Zaten eğitmeni de İşkur karşılıyor. Ama geri kalan her şeyi DİKAD karşılıyor. Biz bu girişimcilik sertifikalarının biraz daha işlevlirliğini artırmayı istiyoruz. İş-Kur ile birlikte kursiyerleri sıkı elemelerden geçiriyoruz. İkincisi de gelenlerle irtibatımızı kesmiyoruz. Biraz daha ciddi ve farklılık yaratmaya çalışıyoruz.

25 Kasım Kadına Şiddette uluslar arası Mücadele günü nedeniyle bir basın açıklamamız olacak. Geçen yıl 8 Mart’ta “yüzümüze bakmaya yüzünüz olsun” afişleri ile çıkmıştık. Şimdi onu 25 Kasım’da Şiddet’e karşı, Şiddete dur demek olarak ifade edeceğiz.

 

DİYARBAKIR’DA ÇALIŞTAY YAPILACAK

Ankara Girişimci İş kadınlarıyla beraber Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın desteklediği bir Bir çalıştay hazırlığımız var. Aralık ve Ocak ayında Mart ayında da Diyarbakır’da bir panel olacak. Yine Ankara ve Türkiye’nin diğer illerinden iş kadınlarımız gelecek. Mart ayında da burada çalışmayı yapacağız. TÜRKONFED ile birlikte orada da Mart-Nisan gibi Diyarbakır’da TÜSİAD’ın işbirliği ile birlikte burada bir panel düzenlenecek. Panel’de Diyarbakır’ın önde gelen iş kadınına ödül verilecek. Diyarbakır’ın en iyi iş kadını plaketi vereceğiz. Burada seçilecek bir kadına TÜRKONFED veya TÜSİAD bünyesindeki Türkiye çapında isim ve kurumsallaşmış markalaşmış bir isim bir mentollük, bir danışmanlık verilecek. Bir Pazar aranacak” (Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

Reyhan Aktar3 Reyhan Aktar Reyhan Aktar1 Reyhan Aktar2

421 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort