Dolar : Alış : 3.8792 / Satış : 3.8862
Euro : Alış : 4.5760 / Satış : 4.5842
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir17°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13745 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Bayram’ın ‘tadı’ da yok ‘tuzu’ da…

03 Temmuz 2016 - 2.335 kez okunmuş
Ana Sayfa » Ekonomi»Bayram’ın ‘tadı’ da yok ‘tuzu’ da…

Sayar-aktar

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, Yaklaşık 1 yıldır Sur esnafı başta olmak üzere kentin genel ekonomisinin dibe vurduğunu ve mağduriyetlerin devam ettiğini ifade ederek, Diyarbakır ekonomisinin halen normalleşmediğine işaret etti. Yaklaşan Ramazan Bayramı nedeniyle beklenenin aksine alışverişte bir hareketsizliğin yaşandığına değinen Sayar, en kötü olayı ise belirsizliği işaret etti. DİKAD Başkanı Reyhan Aktar ise, Diyarbakır’da ciddi anlamda bir yorulmuşluğun olduğuna değinerek, “Yaratılan çok ciddi beklentilerin karşılanmaması insanlarda ruhsal anlamda bir çöküntüye yol açtığını söyledi.

Yaşanan çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle ekonomik anlamda sıkıntılı günler yaşanan Sur ve Diyarbakır’da normalleşme halen sağlanamadı. Belirsizliğin had safhada olduğu Diyarbakır’da, ekonomik mağduriyet ise halen devam ediyor. www.haberdiyarbakir.gen.tr gündemi Diyarbakır’daki STK temsilcilerine sordu. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar ve DİKAD Başkanı Reyhan Aktar, Diyarbakır gündemini ve ekonomiyi değerlendirdi.

İşte, Sayar ve Aktar’ın gündem ile ilgili çarpıcı açıklamaları;

Diyarbakır’ın gündemi sürekli çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları ile devam ediyor. Mevcut durumu özetleyebilir miyiz?

MORAL VE MOTİVASYON KAYBI YAŞANIYOR

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar: “Bu mübarek aylarda insanlar daha çok hayır işlerine, dayanışmaya, insanları kırmamaya, küskünlerin barıştığı bir manevi ay olarak biliyoruz. Maalesef bu yıl ramazan ayı bu maneviyatından olabildiğince uzak bir şekilde devam ediyor. Ülkede her gün onlarca insanımız maalesef yaşamını yitiriyor. Dolayısıyla Ramazan ayının sonuna doğru geliyoruz. Geçmiş dönemlerde bayramlar birkaç gün önceden heyecan oluşturuyordu. Aynı zamanda bu durum ekonomiye de yansıyordu. İnsanlar bayram öncesi alışverişlerini yapıyorlardı. Çocuklara giyim kuşam alınıyordu. Şuanda o motivasyon da kaybı oldu. O moral kaybı da söz konusu. Böyle olunca hem insanlar mutsuz, hem insanların bayramda normal zamanda aldığı heyecanı alamadığı ve bu ekonomiye de yansıdı. İnsanlar bu duygulardan dolayı gidip rahat bir şekilde alışveriş de yapmak istemiyor”

Sur’da durum nasıl? Bayram hareketliliği yok… Mart ayından bu yana Sur esnafı açık ama alışverişe giden vatandaş yok. Bildiğiniz gibi onlarda çatışmalı süreçten dolayı büyük bir mağduriyet yaşadı, yaşıyor.

NORMALLEŞME SAĞLANAMADI

Yaklaşık 1 yıldır kentin genel ekonomisi ancak en başta Sur esnafı büyük bir mağduriyet içerisinde. Aylarca devam eden sokağa çıkma yasakları nedeniyle işyerlerini açamadılar. Sezonluk aldıkları ürünler ellerinde kaldı. Bozulan ürünleri vardı. Özellikle toptancı esnafı perakendecilere ürün satamaz hale geldi. Çünkü bu müşterilerini kaybetti. Müşteriler çevre İl’lere döndü. Normalleşme adına zaman zaman ziyaretlerimiz oldu. Yaptığımız kampanyalar, yine Sur’daki üyelerimize dönük yaptığımız anketlerin sonucunda taleplerini dikkate alarak yaptığımız çalışmalara rağmen Sur istenilen seviyeye gelmedi. Maalesef henüz normalleşemedi. Bayram öncesi burada bir hareketlenme olur düşüncesi ile yine orada alışverişimizi yapalım şeklinde sosyal medya ve basın üzerinden kampanyalar düzenledik. Ama genel anlamda sıkıntılar ve sorunlar aynı şekilde devam ediyor. Ve en kötüsü belirsizlik var. Bu sıkıntıların ve sorunların bir gün biteceğini bilsek insanın direnci daha yüksek olur. Ama şuanda belirsizlik en kötü şey. Bu durum bütünüyle, ekonomisiyle, sosyal yaşamı ile her yönüyle şuanda Diyarbakır ciddi anlamda moral-motivasyon kaybı yaşıyor. Ve ekonomik olarak da büyük problemler devam ediyor.

Buna dönük ne yapılması gerekiyor?

ÖNCE HUZUR SAĞLANMALI

Buna dönük olarak, önce huzurun ve barışın gelmesi gerekiyor. Huzur ve barış olmadan ekonomiyi ne fazla dillendirebiliyoruz ne de ön plana çıkar. Bizim önceliğimiz hiç olmazsa bu bayramda insanlarımızın canını kaybetmeyelim. Hiçbir zaman kaybetmeyelim. Diğer taraftan sürekli talep ettiğimiz tespitlerden yola çıkarak raporlar, hükümet ile yaptığımız görüşmeler oldu. Basit usüldeki esnafa bir takım destekler sunuldu. Sigortalar ertelendi. Ama bu yaraya derman olmadı, zaten iş yapamayan üyelerimizin sigorta sorumluluklarını devam ettirmesi de doğru değil. Ertelenmesi yerine, SGKprimlerinin vergilerinin silinmesi gerekiyor. KOSGEB’in imalatçılara dönük yaptığı 100 bin liralık faizsiz kredinin hizmet sektörüne de verilmesi gerekiyor. Yani sadece imalatçılar düzeyinde değil, aynı zamanda hizmet sektöründe faaliyet yürüten işletmelere de verilmesi gerekiyor. Bunun verilmesi durumunda kısmen de olsa esnafa nefes aldıracak. En temel sorun finansmandır. İnsanlar kredisini, çekini ödemelerini yapamaz duruma gelmiş. Uzun vadeli ön ödemesiz tüm esnafın da faydalanabileceği faizsiz kredinin verilmesi nefes aldıracaktır”

Sayın Aktar, kentin ekonomisi ne durumda? Gözlemleriniz nelerdir?

AKTAR: BEKLENTİLER KARŞILANMADI!

DİKAD Başkanı Reyhan Aktar: “Şuan özellikle sıcak para konusunda ciddi bir sıkıntı var. İşler gerçekten durdu. Çatışmalı süreçte kapanan şirketler oldu. Gayri resmi çok sayıda firma ve şirket var. İnsanlar tüketimini değiştirdi. İnsanlar moral olarak da bir şeyler harcamak istemiyor, yapmak da istemiyor. Çalışma arzusunu da öldürdü insanlarda. Çalışma arzusu da yok artık insanlarda. Ciddi anlamda bir yorulmuşluk var. Çünkü yani çok ciddi beklentiler de yaratıldı ve bu beklentiler halen karşılanmadı. Bu bekleme süreci de onları çok yordu. Daha fazla umutsuzluğa kapıldılar. Maalesef böyle bir süreçten geçiyoruz. Ve biraz daha da böyle devam edecek gibi de duruyor. Bugün her şey bitse bile en iyi ihtimalle önümüzde birkaç yıl daha bu krizden geçebileceğimiz bir süreç var. 5 mi? 10 yıl mı bilmiyorum. Ama bugün bitse bile önümüzde ciddi anlamda yorucu bir süreç var. Bu öyle 6 ayda, bir yılda buradaki insanların yaralarını sarabileceğiniz bir süreç yok. Çünkü ilişkili olduğunuz ailelerde bunu görüyorsunuz. O kadınların, çocukların ruh hallerini tekrar toparlanabilmesi mesela çok zor. Bu çok uzun bir süreç istiyor. Yani bu kadar kolay değil. Bizim için çoğu insan için bu travma televizyonu izleyip, kapatana kadar. Ama bu travmayı yaşayanlar için çok ağır bir süreçten geçiyor”

(Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

636 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika