Liseli ifşa
Dolar : Alış : 3.6256 / Satış : 3.6322
Euro : Alış : 3.9140 / Satış : 3.9211
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir16°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12331 İçerik Bulunuyor.

“Bu yangını durdurun!”

29 Eylül 2015 - 613 kez okunmuş
Ana Sayfa » Ekonomi»“Bu yangını durdurun!”

2013 Newroz’unda başlayan çözüm süreci ile son 2,5 yıldır kanın akmadığı bölge, yine 90’lardaki gibi yangın yerine döndü. 7 Haziran seçimleri sonrasında tüm bölgeye yayılan çatışma ortamı, onlarca can kaybına, yüzlerce eve ateş düşmesine neden oldu.

Ülkenin en yoksul kentlerine sahip bölgede son yıllarda ekonomik anlamda elde edilen kazanımlar da bir bir yok oluyor. Çatışmalar nedeniyle yeni yatırımlar iptal edilirken, mevcut yatırımlar da askıya alındı. Diyarbakır’dan Hakkari’ye bölge illerinde esnaflar 90’lardaki kepenk kapatma sürecine yeniden girmiş durumda. Bölgenin Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi turist çeken kentlerine düzenlenen gezi ve turlar bıçak gibi kesildi. Hem toplumsal hem de ekonomik olarak giderek kötüleşen bu gidişatı Abori’ye değerlendiren iş dünyası temsilcileri, çatışmanın taraflarına “Bu yangını durdurun!” çağrısı yaptı. İş dünyası temsilcilerine göre, çatışma ortamının devam etmesi halinde bölgeden geniş kapsamlı sermaye ve beyin göçü tehlikesi kapıda.

KADOOĞLU: BARIŞTAN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Tarkan Kadooğlu:

“Bölgenin en önemli problemi olan bölgeye olan olumsuz bakış zaman içerisinde olumlu yönde değişmeye başlamıştı. İş insanları, yatırımcılar, sanayiciler bölgeye daha sık geliyor, yatırım ve turizm imkanlarını değerlendiriyorlardı. Bu gelişmeler hemen büyük bir değişim yaratmasa da orta ve uzun vadede hepimizin umudunu artıran gelişmelerdi. Bütün bunlara zemin hazırlayan da elbette çatışmasızlık döneminin getirdiği huzur ve güven ortamıydı. Bu çatışmaların yarattığı ortam içerisinde bölge ekonomisi de haliyle durgunlaşmaya başlıyor. Bölgeye yatırım için yeni yeni oluşan heyecanın azaldığını görüyoruz. Bölgeye olan bakış açısını olumlu yönde etkilemek için yoğun çaba içerisindeyiz. Ancak şiddeti durdurmak öncelikle ülkeyi yönetenlerin ve tüm siyasi partilerin sorumluluğu içerisindedir. Toplumun kendini temsil etmesi için oy verdiği tüm siyasi partiler, toplumun huzuru, refahı ve güveni için çalışmak zorundadır. Bizler sadece onlara destek olabiliriz. Bugünkü çatışmalı ortamın tamamen bitmesi gerekiyor. Bunun yolu da çözüm sürecine daha kararlı bir şekilde daha güçlü bir şekilde devam etmektir. İnadına barış yapmaktır. Çünkü barıştan başka şansımız da yok. On yıl sonra da olsa aynı noktaya döneceksek neden şimdi bu çatışmaları durduramıyoruz. Bizim ilk önerimiz diyalog, sağduyu ve sorumluluk duygularıyla çözüm sürecine kalınan yerden devam edilmesidir”

SAYAR: SERMAYE VE BEYİN GÖÇÜ

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar:

“Büyük bir umut kırılması yaşıyoruz. Son 2,5 yıldır devam eden çözüm süreci, bölgedeki yatırımcıya işini büyütme ve yeni yatırım yapma konusunda büyük bir motivasyon ve güven sağlamıştı. Tüm toplum kesimler gibi iş dünyası da barışın ve huzurun geleceğine inanmıştı. Oysa şimdi çok ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Ne yazık ki 40 gündür, ekonominin e’sini ağzımıza alamıyoruz. Çünkü canlar gidiyor, insanlar hayatını kaybediyor. Bu ortamda ne söylenebilir ki? Oysa çatışmaların tekrar başlamasından önce ekonomi çok ön plandaydı. Bölgedeki her kurum ekonomi ile ilgili panel, konferans veya etkinlikler düzenliyordu. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgedeki bir çok kente heyetler gidip geliyordu. Şimdi her şey bıçak gibi kesildi. Etkinliklerin neredeyse tamamı iptal edildi. Çok kaygılıyız. Bu durumun uzun süre devam etmesi halinde, tıpkı 90’larda olduğu gibi bölgemizde ciddi bir göç dalgası yaşanabilir. Yeniden bölgemizden batıya bir sermaye ve beyin göçü olursa, bölge olarak bunu kaldıramayız. Şu anda yapılması gereken, bir an önce bu akıl tutulmasını, anlam veremediğimiz bu çatışma halini sona erdirmektir. Tekrardan diyalogun başlaması gerekiyor. Yoksa yalnızca bölgeyi değil, tüm ülkeyi çok daha ciddi problemler bekliyor”

EBEDİNOĞLU: BÖLGE 20 YIL GERİYE GİTTİ

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu:

“30 yıllık çatışma ortamı 2013 Newroz’undan sonra yerine huzura ve barışa bırakmıştı. Bu dönemde birçok yeni yatırım yapıldı, yeni işyerleri kuruldu. Ta ki 6-7 Ekim olaylarına kadar. 6-7 Ekim’de biz çözüm sürecinin temelinin zayıf olduğunu görmüş olduk. Ardından gerçekleştirilen Dolmabahçe mutabakatı ile bir güven tazelemesi gerçekleştirilmeye çalışılsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe sürecini reddetmesi sonrasında ipler koptu. Bölgemizde zaten büyük bir istihdam ve yatırım sorunu var. Doğru düzgün sanayimiz yok. Gençlerimizin yüzde 50’si bölge dışında ekmek parası peşinde. Özellikle tüm kıyı sahillerinde otellerden restoranlara çalışanların neredeyse tamamı bizim buralardan gidiyor. 90’lar da böyle başlamıştı. İnsanlar savaş ortamında kaçmak için göç yoluna çıkmıştı. Yeniden güvenli bölgelerin ilan edilmesiyle köy boşaltma veya tarım hayvancılık üretimlerinin durmasından endişe ediyoruz. Son yaşananlarla bölge 20 yıl geriye gitti. Bölgemizdeki yerli sermaye hızla batıya kaçmaya başladı. İstihdam yaratan kesimler, bölgedeki gayrimenkullerini satışa çıkarıyor. İşyerleri günlerce eylemler ve operasyonlar nedeniyle kapalı kalıyor. Bir dükkan iki gün kapalı kalsa, bu onun aylık cirosuna çok olumsuz yansır. Küçük işletmeler ve hizmet sektörü büyük sancı içinde. Bir an önce yetkililerin bu soruna çare bulmasını bekliyoruz.

ÇATIŞMA BAŞLADI, TURİZM DURDU

Bölgede son yıllarda giderek artan turizm faaliyetleri de, çatışmaların başlaması ile bıçak gibi kesildi. Yurtiçi ve yurtdışından on binlerce turisti bölgeye çeken GAP turları, savaş korkusu nedeniyle tamamen durdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’nin turizm geliri 2015’in ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.8 azalarak 7,7 milyar dolar oldu. Aynı dönemdeki ziyaretçi sayısı da yüzde 2 oranında geriledi. Yılın ilk altı ayındaki turizm geliri ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düştü. Böylelikle turizmde yılın ilk yarısındaki gelir kaybı 1,2 milyar dolar seviyelerine ulaştı. 2014 yılında yaklaşık 42 milyon turistin ziyaret ettiği Türkiye, dünyada en fazla turist çeken altıncı ülke olmuştu. Türkiye’nin yıllık turizm geliri ise 30 milyar dolar civarında. Irak ve Suriye’de yaşanan iç savaşın giderek daha fazla Türkiye’de hissedilmesi ve PKK ile devlet arasındaki silahlı çatışma döneminin yeniden başlaması, başta bölge turizmi olmak üzere ülke genelindeki turistik faaliyetleri vurdu. Suruç katliamı sonrasında Türkiye’nin en fazla turist çektiği Almanya ve Rusya dahil 9 ülke, vatandaşlarına ‘Türkiye’deki sınır bölgelerine gitmeyin’ uyarısı yaptı. İtalya, Kanada, İngiltere, Polonya, Avusturalya, İrlanda ve Yeni Zelanda hükümetleri tarafından yapılan açıklamalarda da, özellikle Türkiye’nin doğusundaki kentlerden uzak durulması gerektiğinin altı çizildi.

GAP TURLARI KESİLDİ

Turizmciler ise Türkiye’deki şiddet olaylarının ülkenin imajına verdiği zarar dolayısıyla tedirgin. Tur Operatörleri Platformu Sözcüsü Cem Polatoğlu, sektör olarak Rusya nedeniyle yaşanılacak sıkıntılara önceden hazırlandıklarını ancak yaşanan son terör olaylarının turizme asıl darbeyi vurduğunu söylüyor. Özellikle son yıllarda popülaritesini giderek artıran GAP turlarının, PKK eylemleri ve askeri operasyonlar sonrasında bıçak gibi kesildiğine işaret eden Polatoğlu, “Bölgeye yılda 1300 sefer gerçekleştirecek hale gelmiştik. Hem yurtdışından hem yurtiçinden büyük bir ilgi vardı. Şu anda ise GAP turları sıfırlandı” diyor. Polatoğlu, Ağustos sonrası için de karamsar bir tablo çiziyor. “Eylül-ekim dönemi için de ülke genelinde rezervasyonlarda yüzde 20’lik gerileme var” diyen Polatoğlu, 2015’in turizm açısından kayıp bir yıl olmaya doğru gittiğini dile getiriyor. (Kaynak: Abori Dergisi)

Ahmet SAYAR Alican ebedinoğlu tarkan-kadooğlu

225 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika