Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir11°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11871 İçerik Bulunuyor.

Adaylar 1 Kasım’ı değerlendirdi

17 Ekim 2015 - 352 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Adaylar 1 Kasım’ı değerlendirdi

1 Kasım seçimleri için bianet’ten bir grup gazeteci Diyarbakır’a gelerek, hem kentin nabzını gözlemledi hem de vekil adayları ile görüştü.  İlk ziyaretini CHP Diyarbakır 1. sıra milletvekili Naci Sapan ile görüşen gazeteciler, sırasıyla Ak Parti ve HDP ile görüştü. Seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP’li Ziya Pir, Diyarbakır’da AKP ile rekabette olduklarını ancak rekabetin sadece 11. milletvekili için olduğunu belirtirken, Baluken ise AKP 400 vekil alsaydı bile çözüm sürecinin devam etmeyeceğini, çatışma ortamının derinleşeceğini ifade etti. Ak Parti adayı Ensrioğlu, Diyarbakır’daki AKP oy oranını en az ikiye katlamayı amaçladıklarını belirtirken CHP adayı Naci Sapan ise, “Diyarbakır’da CHP’nin bir damarı var ve o damar hala kopmadı. Belki kan akışı durdu ama kopmadı ve yeniden canlanacak” dedi.  Gazetecileri üç parti milletvekili ile gerçekleştirdikleri görüşmelerde adayların ana başlıklar hakkındaki görüşleri şu şekilde:

1 Kasım Seçimleri

SAPAN: CHP’NİN DİYARBAKIR’DA BİR DAMARI VAR

Diyarbakırlıyım, 56 yıllık gazetecilik hayatım var. Çok genç yaşlardan itibaren gazetecilik yaptığım için Diyarbakır’ın dinamizmini, değişimini iyi biliyorum. Diyarbakır’ın her dönemini gördüm ve daha iyi hizmet vermek için aday oldum.

Seçmen AKP’ye çözüm süreci vaadi için, çözüm süreci sürsün diye oy veriyordu. 2011’deki AKP’li vekil sayısı altıyken, 7 Haziran seçimlerinde bu sayı bire düştü. Ancak çözüm sürecinin duraksaması toplumda kötü bir algı yarattı, “Ben sana neden oy vereyim” diye bir anlayış gelişti. Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bir kırgınlığa kızgınlığa neden oldu. Bu kırılmanın süreceğini, oyların daha da düşeceğini görüyoruz. Diyarbakır’da CHP’nin bir damarı var ve o damar hala kopmadı. Belki kan akışı durdu ama kopmadı. Ben aday olduktan sonra yeniden canlandığını söyleyebilirim.

BALUKEN: HDP HALKLARIN BİRLİKTELİĞİNİN SİGORTASI

Kamuoyunda 7 Haziran’dan sonraki çatışma ve kaosun müsebbibi olarak AKP’nin tek başına iktidar olamaması neden olarak ifade ediliyor. Kamuoyu araştırmaları cenazelerin, insanlığa karşı işlenmiş suçların, katliamların sorumlusu olarak AKP’nin ve Erdoğan’ın iktidar hırsını görüyor. Bunun yanında siyasi ve ekonomik istikrarsızlık var, can güvenliği kaygısı var. Bu durum 7 Haziran’da AKP’nin oylarını daha da düşürecek. HDP Türkiye’deki halkların birlikteliği ve ortak vatan algısı için sigorta görevi görüyor. HDP parlamento dışı bırakılırsa demokrasi umudu kalmayacak. Bugün duygusal kopuş yaşanıyor. 1990’larda doğup büyüyen, arkadaşları sokakta öldürülen, mezarlıkların bombalandığını, cenazelerin sokaklarda sürüklendiğini gören gençlik, bizim fırtına dediğimiz gençlik bu duygusal kopuşu yaşıyor. Bu kopuşun fiili olmaması için herkes HDP’ye sahip çıkmalı. 1 Kasım belki bu yönde bir şans yaratabilir.

ENSARİOĞLU: HALK HDP’YE OY VERDİĞİ İÇİN CEZALANDIRILDIĞINI DÜŞÜNÜYOR

7 Haziran’da Ak Parti teşkilatların bilmediği kişileri aday olarak gösterdiği, HDP de ilk defa parti olarak, Türkiyelileşme, barış ve çözüm vaadiyle seçimlere girdiği için sonuçlar bu şekilde geldi. Halk HDP’ye destek verdi. Ancak HDP 80 milletvekiliyle meclise girdikten sonra PKK çatışmayı başlattı, çatışmaları sivil alana soktu, sivillerin yaşamını çekilmez hale getirdi. Halk da “oy verdiğimiz için cezalandırılıyoruz” dedi. Millet aslında Ak Parti’den vazgeçmedi. Yüzde 40 ile hala en büyük parti olan Ak Parti’ye ikaz verdi biz de gereğinin yapılmasını test edeceğiz. Ancak sonuçlar benzer çıkarsa tabii ki koalisyona gideriz, yeniden seçim olmaz. Ak Parti tek başına iktidar olana kadar seçim olacak diye bir durum yok. Ak Parti’nin iktidar olduğu 13 yıl boyunca koalisyon kültürü yok oldu, kimse Ak Parti’nin tek başına aday olmayacağını düşünemediği için ortada birararada olma kültürü kalmamıştı. Ama 7 Haziran’dan bu yana bu kültür yeniden oluştu. Ancak buna ihtiyaç kalmayacak, Ak Parti yeniden tek başına iktidar olacak.

Çözüm Süreci

SAPAN: ÇATIŞMA ORTAMINDA SAĞLIKLI SEÇİM YAPILAMAZ

İnsanlar 7 Haziran’dan sonraki savaş atmosferinin sorumlusunun AKP ve Saray olduğu konusunda ikna. Ben de kişisel olarak öyle düşünüyorum. İktidarı daim kılmak adına dayatılmış bu savaş halkı bezdirmiş durumda.

AKP ve Saray suçlu, 400 vekil için her şeyi yapıyorlar. Eğer PKK’nin silahlı güçleri devrede olmasaydı bu daha da ortaya çıkardı. Şimdi terörle mücadele adı altında bunu meşru kılıyorlar.

PKK’nin eylemsizlik kararı alacağını biliyorduk ama buna rağmen açıklamadan hemen önce Cumartesi sabahı tanklarla Sur’a girdiler. Cumartesi açıklamadan sonra YDG-H çekildi ama çatışmalar buna rağmen devam ediyor. YDG-H’tan bazı insanlar da şikayetçi. Onlardan da baskı gördüklerini söylğyorlar. Çünkü Sur’da hayat durdu, esnaf mağdur. Ama buna rağmen Sur dışında normal yaşam devam ediyor. Buna da anlam veremiyorum. Bu çatışmada seçimin sağlıklı yapılması mümkün değil. Kırsal kesimde sorun çıkabilir. Bunun için KCK eylemsizlik kararını sürdürmeli.

BALUKEN: SÜREÇ 30 EKİM MGK’SINDA BİTTİ

Çözüm sürecinin bitişi 30 Ekim 2014 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında oldu. Bu toplantıda KCK’ye yönelik tehdit, HDP’ye yönelik illegal örgüt tanımları kullanıldı, “paralelle mücadele” alanı yaratıldı. Bunun sebebi 6-8 Ekim’deki halk tepkisi sayesinde IŞİD’in Kobane’yi ele geçirememesiydi.

30 Ekim’den sonra İç Güvenlik Paketi getirildi, seçim süreciyle birlikte bu çatışma atmosferinin zemini yaratıldı. Biz tüm bunlara rağmen barış ısrarımızı devam ettirdik. 7 Haziran’dan sonra Erdoğan 1990’ardaki gibi bir savaş ortamını Kürdistan sahasında devreye soktu. Çözüm ve koalisyon masasını devirdi. O zamandan beri bununla uğraşıyoruz. Bunun sorumlusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. AKP ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ise sadece onun talimatlarını takip ediyor. Oysa seçimlerden önce hükümet yetkilileri müzakerede Davutoğlu’nun muhatap alınması gerektiğini söylüyorlardı. AKP ve Erdoğan Türkiye’de iktidar ısrarı için çözüm masasını devirdi ama aynı zamanda Kürtlerin Ortadoğu’da statülerinin meşrulaşmasının da önünü almak istedi. Çözüm sürecinin buzdolabına kaldırılmasının sebebi iktidarını korumak olduğu kadar Rojava devrimini de boğmaktı. Ancak 7 Haziran hesapları bozdu. HDP’nin yüzde 13’lük oyu Erdoğan’ın hem içeride hem dışarıda politikasının çöktüğünün göstergesi. Ancak AKP 7 Haziran’dan iktidar olarak çıksaydı da hem içeride hem de Rojava’ya yönelik saldırıları devam edecek, 400 vekil alsaydı bu çatışmalar artarak devam edecekti.

ENSARİOĞLU: 400 VEKİL SÖYLEMİ İDDİA, SUÇLAMA

“Ak Parti 400 vekil alamadığı için savaş başlattı” lafı iddiadır, suçlamadır. Öz yönetim ilan edip sokaklara hendek kazacak, bomba tuzaklayıp okul yasaklayacaksınız. Devlet de oraya müdahale etmeyecek, mümkün mü? PKK’nin de 1 Kasım’a kadar süren eylemsizlik kararı HDP’ye propaganda fırsatından başka bir anlam ifade etmiyor. Ölümleri durduran, çözüme yönelik bir ateşkes değil. Umarız ki kalıcı olur. Halkın bize de tepkisi olabilir ama benim gördüğüm asıl tepki örgüte ve HDP’ye yönelik. PKK’ye çözüm sürecini bozacak davranışta bulunduğu için, HDP’ye de bunu engelleyemediği için tepkililer. Bizim öldürmeden çözme politikamız var. Bunu ilk gerçekleştiren Ak Parti’dir. Çözüm süreci başladığında PKK verdiği hiçbir sözü tutmadı. Sınır dışına çıkacaklardı, çıkmadılar. Eylemsizlik olacak eylem yaptılar, haraç alıp yol kestiler. Çözüm sürecine uymayan bir dolu eylemi biz sineye çektik. Biz barışı inşa ederken onlar yollara bomba koymuşlar. Bu nedenle Başbakan PKK artık silahlı varlığına son verene kadar operasyonlar sürecek diyor. Aksi halde çözüm süreci yürümez.

bianet seöçim değerlendirmesi.3

124 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort