Dolar : Alış : 3.5612 / Satış : 3.5676
Euro : Alış : 3.9879 / Satış : 3.9951
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir25°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12584 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Akbaş: “Uzlaşı kültürünü geliştirmeliyiz”

21 Şubat 2016 - 540 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Akbaş: “Uzlaşı kültürünü geliştirmeliyiz”

Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili Şeyhmus Akbaş, çatışmalı sürecin bölge ekonomisine yansımalarını haberdiyarbakir.gen.tr’ye değerlendirdi. 6-7 Ekim 2014 tarihinden sonra hızla irtifa kaybeden Diyarbakır ve bölgeyi tamamen tsunami vurduğunu ifade eden Akbaş, “Maalesef istediğimiz sonuçlarla karşı karşıya kalmaktayız. Biran önce çatışmalı ortamdan çıkarak tekrar uzlaşmanın hakim olmasını temenni ederiz” dedi.

Akbaş, Kamu düzeninin şart olduğunu ancak kamu düzeninin sadece güvenlik ve ekonomik sorunlarla çözülmediğini gördüklerine değinerek, “Demokrasiyi zenginleştirerek, birliğimizi bütünlüğümüzü pekiştirerek bunun üstesinden gelebiliriz. Etrafımızı sarmış ve komşularımızdaki sıkıntıları da göz önüne alarak kendi içimizde güçlü olmalıyız” diye konuştu.

Son aylarda Diyarbakır ve bölgede yaşanan çatışmalı ortamla birlikte ekonomik anlamda bir durgunluk yaşanıyor. Bunu değerlendirebilir misiniz?

EKONOMİ TELAFİ EDİLİR AMA CAN KAYIPLARI ASLA!

Çatışmalı ortamlarda etkilenen ekonomi oluyor. Tabi biz öncelikle ekonomi bir şekilde telafi edilebilir ama can kayıplarının telafisi olamaz. Biz kimsenin yaşam hakkının elinden alınmasından yana değiliz. Bu tür süreçlerden ekonomi camiası etkilenir ama bizim ilk etapta iç barışa ihtiyacımız var. İç barışın sağlanmasına yönelik tüm sivil toplum örgütleri çalışıyor. Emek veriyorlar. Hükümet yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerimizde ‘iç barışın ‘ tesis edilmesini ve çatışmalı ortamdan artık çıkmamız gerektiğini belirtiyoruz.

Süreçle birlikte yatırımlar noktasında da durma var. Buna katılıyor musunuz?

YATIRIMLAR ETKİLENDİ

Bilindiği gibi yatırımlar her zaman huzur ve güvenin hakim olduğu ortamları ister. Yani refah ikliminin hâkim olduğu bölgelerde yatırımlar olur. Ki bunu 2,5 yıl boyunca devam eden çözüm sürecinde gördük. Ekonomik anlamda çok iyi yerlere geldi Diyarbakır ve bölgemiz. Ayrıca yatırımlarda gözle görülür artışlar vardı. Her şey iyi gidiyor derken, maalesef istemediğimiz bir sürece girdik. Ancak dediğim gibi yatırımlar her zaman olur. Önemli olan iç barışı tesis etmektir. Bu süreçte tabiî ki yatırım beklemiyoruz. Ama biz bu iç barışı tesis edersek, inanıyorum ki ekonomik anlamda toparlanacağımızı düşünüyorum. Bu konuda yetenekli ve girişimci işadamlarımız var. Eski bir toplum değiliz. Dolayısıyla bu son zamanda herkes bir şeyler öğrendi. Sanayiye geç girmemize rağmen çok ciddi anlamda girişimci ve sanayici elde ettik. İnanıyorum ama bu kısa sürede ekonomik anlamda toparlanacağız. Ama öncelikle bu çatışmalı ortamının biran önce durması ve biran önce barışı tesis etmemiz gerekiyor.

Çatışmalı ortamla birlikte özellikle asker-polis ve gençler öldü, ölüyor. Bu ölümler kutuplaşmaları da beraberinde getiriyor. Sizin bu konudaki görüşünüz ne?

OLAYLAR YÜREĞİMİZİ SIZLATIYOR

Sorunların tartışıldığı ve eleştirilerin açık olmadığı toplumlar sorunları sürekli devam eder. Bölgede ve ilimizde yaşanan olaylar yüreğimizi sızlatarak, içimizi acıtmaya devam etmektedir. Asker, polis, sivil ve gençlerin ölümleri toplumda hem derin yaralar açmakta hem de toplumu kutuplaştırmaktadır. Aynı zamanda bu olaylar önlenmediği taktirde toplumda aidiyet bağının zayıflaması ve duygusal çöküntüye neden olması kaçınılmazdır. Toplumların arası fazla açılmadan başta siyasiler olmak üzere herkes taşın altına sadece elini değil, gerekirse gövdesini bile koyarak inisiyatif almalıdırlar”

Kamu düzeni sadece güvenlik eksenli politikalarla sağlanabilir mi?

KAMU DÜZENİ GÜVENLİK VE EKONOMİK SORUNLARLA ÇÖZÜLMEZ

Kamu düzeninin sağlamak şarttır. Ancak kamu düzeni sadece güvenlik ve ekonomik sorunlarla çözülmeyeceğini gördük. Demokrasiyi zenginleştirerek, birliğimizi bütünlüğümüzü pekiştirerek bunun üstesinden gelebiliriz. Etrafımızı sarmış ve komşularımızdaki sıkıntıları da göz önüne alarak kendi içimizde güçlü olmalıyız. Birlik ve beraberlik sağlamalıyız. Toplum olarak bölünürsek bu sorunlarla mücadele edemeyiz. Etrafımızda kargaşa varken, içerde kaosa düşmemeliyiz. Kutuplaşmayı reddedip birbirimizi itibarsızlaştırmadan ve önyargısız dinlemeliyiz. Uzlaşma kültürünü geliştirmeliyiz. Bu kaos ortamların üstesinden ancak böyle gelebiliriz. Ülkemizde yaşayanlar olarak mutlu, barış ve adil bir toplum olarak asgari bir müşterek te birleşmek zaruridir. Bunun yolu, özgür bir tartışma ortamında ve tüm kesimleri kapsayan uzlaşma ile şekillenen bir anayasadır”

Çatışmalı ortamın sona ermesi için kimlere, ne görev düşüyor?

SORUNLARIMIZI SİLAHLA DEĞİL, TBMM’DE KONUŞARAK ÇÖZMELİYİZ

Türkiye’ye adaleti, ferahı ve barışı baki kılmak için herkesime görev düşüyor. Artık silah sesleri yerine kuş sesi duymak istiyoruz. Sorunlarımızı, silahla değil, TBMM’de konuşarak çözmeliyiz. Uzlaşma kültürünü yaratmalıyız. Mutlaka uzlaşma kültürünü bir araya getirirsek, çok şey değişeceğine inanıyorum. Ben öyle hissediyorum ki, inşallah daha iyi olacağını düşünüyorum. Sadece güvenlikle değil, toplumumuza demokratik ve özgürce yaşama imkânı vererek, bu sorunumuzu aşarız. Çözüm sürecine geri dönülmeli ve yeni bir yol haritası ile bu sorunumu artık aşmalıyız. Son olarak çocuklarımıza, barış, huzur ve refah içinde birlik ve beraberce bir gelecek bırakalım. (Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

Şehmus Akbaş (1)

206 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika