Dolar : Alış : 3.5850 / Satış : 3.5915
Euro : Alış : 3.9093 / Satış : 3.9163
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir24°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Büyükşehir ‘müfettiş’ kıskacında

21 Haziran 2016 - 704 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Büyükşehir ‘müfettiş’ kıskacında

Fırat Anlı (2) Fırat Anlı

Hükümetin başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere DBP’li Belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, şuan yeni bir müfettiş incelemesi altında olduklarına dikkat çekerek, “Yeni inceleme dün itibariyle başladı. Yani biz her seferinde onlarca kez aynı evrakları veriyoruz. 11. kez aynı evrakları vereceğiz. Çok şükür ki bu 10 aylık süreç içerisinde araştırılmadık, didik didik incelenmedik hiçbir noktamız kalmadı” dedi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı, www.haberdiyarbakir.gen.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu. Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere DBP’li Belediyelere yönelik soruşturmalara değinen Anlı, son 9–10 aydan buyana 40 ile 50 arasında çeşitli kurumlara ait müfettiş tarafından denetlendiklerini belirterek, yeni bir müfettiş incelemesi altında olduklarını vurguladı. Anlı, “Soruşturma rakamının bilmenin imkânı yok. Müfettişler noktasında bereketli bir dönem geçiriyoruz. Hatta biz, başka ülkelerden müfettiş istensin diyoruz” dedi.

“DİYALOGDAN VE ORTAK ÇALIŞMADAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Bütün bunlara rağmen biz diyalogdan ortak çalışmadan bu imkânların şehrimize kazandırılmasından yana da çabamızı sürdüreceğiz. Kentimizdeki bu ekonomik ciddi anlamdaki tahribatın, çöküşün giderilmesi noktasında da Ankara’nın mutlak suretli pozitif ayrımcılık yapması lazım, önemli oranda bir kaynağı da buraya aktarmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Yıllardır Diyarbakır’ın ulaşımını büyük ölçüde rahatlatacak hafif raylı sistem projesi bir türlü hayata geçirilemedi. Proje Ulaştırma Bakanlığı’ndan onaylanmasına rağmen halen Kalkınma Bakanlığı’nda bekletiliyor. Neden?

KENTİN EN ÖNEMLİ SORUNU ULAŞIMDIR

Bu şehrin en önemli çalışma alanı, en önemli sorun başlığı ulaşım. Yani kent ve kent nüfusu büyüdü. İnsanların bir yerden bir yere gitmesi son derece artık önemli bir husus. Dünyanın her yerinde Büyükşehirlerin tamamında nüfusu 500 bin’i geçmiş hemen her yerde ya metro ya hafif raylı sistemler yani toplu ulaşım şeklindedir. Biz de hem belediye olarak, hem de yaptığımız konferans ve toplantılarda ısrarla hep şeyi işledik. Arabası olmayan yoksul insanların kentte rahat ulaşım imkanlarından yararlanabilmesini önceleyeceğiz dedik. Bu anlamda da geldiğimiz günden beri en fazla enerjimizi, eforumuzu hafif raylı sistem projesine verdik. Çünkü hazırlanmıştı. Bizden önceki dönem hazırlamış, fizibilitesi yapılmış, sunulmuş. Ulaştırma Bakanlığı’nda projesi onaylanmış ve birçok prosedürü tüketilmiş bir proje. Ama maalesef Kalkınma Bakanlığı’ndan Kalkınma programına alamıyoruz. Her yıl Kalkınma programına alınan projeler var. Maalesef Diyarbakır projesi hangi sebepten bilemiyoruz programa alınmıyor. İkincisi ve daha önemlisi İller Bankası bu tür projelerde garantör ya da imzacı kurum olarak Uluslar arası krediler, uluslar arası benzer mekanizmalarda muhatap olan kuruluştur. Şimdi 2 yılı aşkın bir süredir Dünya Bankası Türkiye’ye 300 milyon dolarlık bir paket açtı. Bu paket son derece iyi bir paket. Yani geri ödemesi uzun, 25 yıl geri ödeme vadesi olan, faizi düşük. Hani bir noktada hibe diyebileceğimiz bir rakam. Ama maalesef 2 yıldır iller bankası bütün çabalarımıza, Ankara’daki bütün görüşmelerimize, hükümet ile yaptığımız bütün temaslara bugüne kadar çalmadığımız kapı kalmamasına rağmen bu imzayı atmıyor.

Gerekçe ne?

GEREKÇE: “BAŞKA ŞEHİRLERİN PROJESİNİ BEKLİYORUZ!”

Bize söylenen gerekçe şu; başka şehirlerinde proje yapmasını bekliyoruz. Bu paranın bir kısmını başka şehirlere verilmesi lazım. O projeler hazırlansın, olgunlaşsın, önümüze gelsin, onu da bir çalışalım. Ondan sonra de sizin projenizi ele alalım. Oysa Dünya Bankası’nın Türkiye’de yaptığı fizibilite çalışmaları aslında Diyarbakır’ın hafif raylı sistem projesi birinci proje seçildi. En uygun, en hızlı şekilde kredi verilmesini geri döndürecek proje. Bir yıldır da siyasi olarak sadece proje için değil, iller Bankası kredilerin tamamını başta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olmak üzere DBP’li belediyelere kullandırılmıyor. Örneğin, Kültür Kongre merkezimizin inşaatı daha önce kredi almış bir projeydi. İkmal kredisi dediğimiz yani tamamlanmak için verilen bir kredi var ve bu genelde siz başvuru yaptığınızda hemen birkaç gün sonra çıkan bir kredidir. Çünkü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin 20 trilyon krediyi geri ödememe gibi bir durumu yok. Zaten bu anlamda İller Bankası’na bir borcu da yok. Ama maalesef bunu da alamıyoruz. Bunun özel bir gerekçesi yok.

BELEDİYEMİZE YÖNELİK MENFİ BİR TUTUM

Bu tamamen geçen yıl Mayıs-haziran’da seçimle başlayan o süreçle birlikte, yani Kürt sorunundaki bu demokratik çözüm arayışından artık vazgeçildiği dönemden beri Belediyelerimize dönük maalesef böyle bir menfi tutum var. Şimdi ben Diyarbakır’da yaşayan bir yurttaş olarak, yani belediyedeki görevimden sorumluluğumdan tamamen azade bir şekilde Cumhurbaşkanının, Başbakanının Konya’da, İstanbul’da, İzmir’de, Antalya’da, Eskişehir’de başka yerlerde hafif raylı sistem ya da metroyu hizmete koyduğunda direksiyondaki görüntüsünü bir Diyarbakırlı, bu şehirde yaşayan bir insan olarak her izlediğimde açıkçası ben kırılıyorum. İnciniyorum. Yani bu şehir kime ne yapmış? Bu şehri niye bu kadar cezalandırıyorsun? Bu şehirde yaşayan her insan farz edelim HDP’lidir, muhaliftir. Bu hak reva mıdır?

NE İSLAM’A NE DE İNSANLIĞA SIĞAR

İkincisi bu şehirde AKP’ye, CHP’ye MHP’ye oy veren, hiç oy vermeyen insanlar var. Yani bir belediye yönetimine, bu şehirdeki bir seçim sonuçlarına bakarak bir şehri cezalandırmak bu demokrasinin neresinde var? Kamu kaynaklarını kullanırken, bu parayı bu şehre göndermeyip bu şehrin parasını, kaynağını ‘kesin demek’ hangi hak, hukuk, vicdan, hangi dinde, hangi insanlıkta var. Hele mübarek Ramazan ayı gibi hepimizin muhasebe yapması gereken, hepimizin kendisiyle yüzleşmesi gereken, hepimizin yarın bunun sorgu-sualinde, bunun hesabı sorulduğunda nasıl cevap verebileceğimizi daha fazla düşünmemiz gereken bir süreçte bunları yapmak Müslümanlığı da sığmaz, insanlığa da sığmaz.

PROJE ONAYLANMAZSA HALKIMIZA ŞİKAYET EDERİZ

Onun için biz bu projemizi yapmak noktasında kararlıyız. Eğer ki, Ankara bu projenin yapılmaması için elinden gelen çabayı ortaya koyarsa ve bu projenin uygulanabilirliğini tamamen ortadan kaldırırsa bizde çıkıp bu şehirde yaşayan bir milyon insana deriz ki; “Ey halkımız, bu projeyi uygulayamıyoruz, artık bu projenin Diyarbakır’da uygulama imkânı kalmamıştır. Çünkü Ankara’daki siyasal iktidar bunu engelledi. Biz o noktaya gelmesini istemiyoruz

Ne istiyorsunuz peki?

Biz istiyoruz ki, işte Ulaştırma bakanlığından Başbakanlığa gelmiş ve Başbakanlıkta da hep çılgın projelerin Diyarbakır’a da bir çılgın proje yapılmasını istiyoruz. Aslında bizimkisi çılgın değil, makul bir projedir. Halkın ulaşımı için hafif raylı sistem. Türkiye’nin bütçesine, kamu kaynaklarına ayrılan miktara, hazine ve maliye’nin rakamlarına baktığımız zaman Diyarbakır’ın bu projesi ‘devede kulaktır’ . Hiçbir şekilde altından kalkılmayacak bir yük değil. Biz ila Diyarbakır’a hibe olarak yapın demiyoruz. Keşke hibe olarak yapılsa. Keşke Ulaştırma Bakanlığı birçok şehirde yaptığı gibi gelip Diyarbakır’da da yapsa. Ama buna rağmen biz diyoruz ki, “bizim kredi almamıza, borç bulmamıza bari izin verin!” Bütün tartışma, mesele, sorun ve sıkıntı bu..

DBP’li belediyelere yönelik son dönemlerde baskı var hükümet nezdinde. Bu baskılar soruşturmalarla kendini gösteriyor. Bu konuda Büyükşehir belediyesi çok sayıda soruşturma geçirdi, geçirmeye de devam ediyor.

MÜFETTİŞLER TURİZME KATKI SUNDU

Müfettişler bizi çok seviyor. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Son 9–10 aydır Türkiye’de herhalde tahmin ediyorum, siyasal bilimler fakültesinden, kamu yönetiminden mezun olup şuan müfettiş olan, ister Mahalli idarelerde mülkiye müfettişleri, Sayıştay müfettişleri, ister diğer müfettişler herhalde Diyarbakır turizmine büyük bir katkı sundular. Bu açıdan bir katkımız oldu. Otellerde belki kalıyorlardır, lokantalarda yemek yiyorlardır, belki de berberde traş oluyorlardır. En azından şehrimizin ekonomisine böyle bir katkımız oldu.

YENİ BİR MÜFETTİŞ İNCELEMESİ ALTINDAYIZ

Şuanda da yeni bir müfettiş incelemesi altındayız. Dün itibariyle başladı. Yani biz her seferinde onlarca kez aynı evrakları veriyoruz. 11. kez aynı evrakları vereceğiz. Çok şükür ki bu 10 aylık süreç içerisinde araştırılmadık, didik didik incelenmedik hiçbir noktamız kalmadı. Ama çok şükür ki sorun olabilecek, hesabını veremediğimiz hiçbir durum ortaya çıkmadı. Ne bir insanın mali açıdan bu belediyeler yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, rantı kenti menfaatine değerlendirme gibi bir tartışma olmadı, olmayacak. Bizim için her şeyi söyleyebilirler ama asla bunu söyleyemezler. Şehrimizde de çok şükür insanlarımız bu konuda yüzde yüz güveni var. Keşke aynı şeyi biz Türkiye’deki diğer belediyeler içinde söyleyebilseydik. Yani maalesef Belediye ve rant, belediye ve yolsuzluk, belediye ve üçkağıt, Türkiye’de belediye başkanlığı yapmış ya da geçmişinde belediye başkanlığı yapanların bugün çoğu (tabi içlerinde dürüst ve namuslu insanlar elbette var) çok zengin olanları hepimiz biliyoruz. Sadece Belediye Başkanı maaşı alarak milyar doları nasıl temin etmişler, aslında bu müfettişlerden biri yanlışlıkla yolunu şaşırsa oraya gitse bizde öğrensek.

ANKARA’YI DENETLEMEK İSTİYORUZ

Ankara bizi denetliyor, denetlesin. Başımızla beraber ama bizde Ankara’yı denetlemek istiyoruz. Ankara bu projeleri yaparken, 3. köprü, 3. yol, havaalanı, Antalya’daki EXPO gibi, yani bizim paralarımız çok ciddi şekilde buralara harcanıyor. Biz zahmet bize de hesap verin. Biz Diyarbakır’dan göndersek belki zorunuza gider ama başka yerlerden müfettiş isteyin, gelsin incelesin. Hesap verilebilirse olur, gizlemeyin!.

Belediye olarak kaç soruşturma geçirdiniz?

 MÜFETTİŞ SAYISI 50’Yİ GEÇTİ

Soruşturma rakamını bilmenin imkanı yok. Şuana kadar gelen müfettiş sayısı tahminen 40-50’yi geçti. Genelde Mülkiye, Sayıştay, Çalışma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanı müfettişleri geliyor. Yani müfettişler noktasında bereketli bir dönem geçiriyoruz. Hatta biz, başka ülkelerden müfettiş istiyoruz!

Büyükşehir Belediyesi’ni müfettiş stajını yapacak yer olarak değerlendirebilir miyiz?

DENETİMLER BİZİ TECRÜBE SAHİBİ YAPTI

Bizim açımızdan şu faydası var. Belediye mevzuatı konusunda artık her birimiz artık bir kitap yazabilecek kadar mevzuatı biliyoruz. Belki müfettişler kadar belediyenin hangi konularda, hangi işleyiş sorunlarını yaşayacağını biliyoruz. Bu büyük bir tecrübe ama diyoruz biraz da başkaları bu tecrübeden faydalansın. Türkiye’nin birçok belediyesi var. Rafları örümcek ağı ile örülmüş. Arşivleri dönem dönem yanıyor, temizleniyor. Oralara gidip bakılmasında fayda var. Bir temizlik yapılsın. Bizde ölçüyü görelim. Bu suyun derinliği hep bizim üzerimizden ölçülmesin. Bakalım gerçekten herkes bu kadar derin suda yüzebiliyor mu? Bu bir hukuk devleti görüntüsü değildir. Bir mevzuatı, yasası, demokrasiye saygısı olan bir yönetimde görmeyeceğimiz manzaralar bunlar.

ÇOK ŞÜKÜR HALKIMIZIN DENETİMİ VAR

Bu konuda çok şükür hem iç hem halk denetimimiz var. Buradaki kurumlarla birlikte yılda birkaç kez bütçemizi ve yaptığımız faaliyetleri tartışıyoruz. Ama Türkiye’nin Batısında insanların çok önemli bir kısmı buna inanmıyor. Çünkü bir Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Bakanı çıkıp hergün bunu söylerse yani hâşâ siz şunu söyleyemezsiniz, ‘yalan’ atıyor. Koskoca Devlet başkanı, Başbakan yalan atıyor diyemezsiniz!. Demek ki doğrudur. Algı ve düşünce bu.

AMBALAJI GÜZELLEŞTİRİYORLAR

Devlet imkânları ile şehrin giriş çıkışlarına, kentin en çok görünür yerlerine bir takım hizmetler yapıyorlar. Aslında ambalajı güzelleştiriyorlar. Oysa İstanbul diye bir kent bırakmadılar. Ankara diye bir şey kalmadı. Birçok şehir şuan itibariyle harabeye dönmüş. Şehir kimliğini kaybetmiş. Oysa Diyarbakır’da bir projedeki yanlışlık yıllarca konuşulabiliyor. Niye biz dikkate alıyoruz. Demokrasiye, demokratik katılım mekanizmalarına inanıyoruz. Yanlışımız da varsa, diyoruz ki yanlıştır, eksiktir. O açıdan halkımız şunu çok iyi bilsin. Bu kadar üzerimize gelmelerinin mutlaka bir sebebi vardır. Biz başarısız olsaydık, halkımızın taleplerine uygun hizmet üretmeseydik, halkımızın taleplerine uygun bir duruş sergilemeseydik, inan ki bizi hiç gündemlerine almazlar dillerine dolamazlardı. Ama demek ki, gözlerinin önündeki bir diken gibi her seferinde onları rahatsız ediyoruz.

OLANLARA RAĞMEN DİYALOGDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ

Bütün bunlara rağmen biz diyalogdan, ortak çalışmadan bu imkanların şehrimize kazandırılmasından yana da çabamızı sürdüreceğiz. Kentimizdeki bu ekonomik ciddi anlamdaki tahribatın, çöküşün giderilmesi noktasında da, Ankara’nın mutlak suretli pozitif ayrımcılık yapması lazım. Önemli oranda bir kaynağı da buraya aktarmasını talep ediyoruz. Etmeye devam edeceğiz.

(Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

288 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika