Dolar : Alış : 3.4956 / Satış : 3.5019
Euro : Alış : 4.1183 / Satış : 4.1257
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13086 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Çocuk olmak zor!

22 Nisan 2016 - 354 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Çocuk olmak zor!

cocukolmak zor

Çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olan Türkiye’deki çocuklar 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını birçok sorunla birlikte karşılıyor. İHD raporlarındaki iddialara göre, 2015 yılında 733 çocuk hayatını kaybederken, yıl boyunca bin 946 çocuk yaralandı. 479 çocuk gözaltına alındığı savunulan raporlarda, sadece Diyarbakır’da MEB’de 872 öğrencinin fişlendiği ileri sürüldü

ÇOCUK NÜFUS 23 MİLYONA DAYANDI

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden almış olduğumuz verilere göre ise, Türkiye’deki çocuk nüfusu 22 milyon 870 bin 683. Çocuk nüfusun toplam il nüfusu içindeki oranı illere göre incelendiğinde, en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 47,4 ile Şanlıurfa oldu. Doğum istatistikleri verilerine göre de, yeni doğan çocuklara verilen en popüler ismimler erkeklerde Yusuf, kızlarda da Zeynep

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Türkiye’deki çocuklar büyük sorunlarla karşılıyor. Dicle Haber Ajansı’nda yer alan haberde, İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) göre sadece 2015 yılı içerisinde çocuklara yönelik tespit edilen 4 bin 286 hak ihlali yaşandı. İHD’nin çocuklara yönelik özel raporunda iddia edilenlere göre, çocuklara karşı işlenen yaşam hakkı ihlali sonucu 733 çocuk hayatını kaybetti. Yıl boyunca bin 946 çocuk yaralandı. 479 çocuk gözaltına alınırken, sadece Diyarbakır’da MEB’de 872 öğrenci fişlendi. 183 çocuk işkence ve kötü muameleye maruz kalırken, 73 çocuk ise Türkiye’nin değişik yerlerinde kayboldu. Kaybolan çocuklardan 21’i devletin koruması altındaki Erzincan Bakım Merkezi’nden kayboldu.

“YASAKLARDAN EN ÇOK ÇOCUKLAR ETKİLENDİ”

İHD 2015 verilerine göre, sokağa çıkma yasaklarından en çok çocuklar etkilendi. Yine yasakların ilan edilmesiyle birlikte daha önceki yıllara göre çocuk ölümleri ve sakatlanmalarında korkunç bir artış oldu. Yıl boyunca silahlı çatışma ortamından kaynaklı olarak toplam 73 çocuk hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 65’i doğrudan çatışmaların ve sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı yerlerde gerçekleşti. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) verilerine göre ise, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği 2015 Ağustos ayından 20 Nisan 2016’ya kadar 78 çocuk yaşamını yitirdi. Yine İHD’nin hazırladığı diğer raporlara göre resmi ihmaller sonucu 2015 yılı içerisinde 24 çocuk hayatını kaybetti.

“2 BİN 302 ÇOCUK CEZAEVLERİNDE”

Ayrıca sokağa çıkma yasakları çocukların eğitim haklarını engelliyor. Buna göre sadece sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği bölgelerde toplam bin 317 okulda, 325 bin 47 öğrenci eğitim hakkından mahrum bırakılırken, 14 bin 507 öğretmen, “meslek içi eğitim ya da seminer” gerekçesiyle eğitim ve öğretim faaliyetlerinden uzaklaştırıldı. Adalet Bakanlığı’nın 30 Kasım 2015 tarihli verilerine göre cezaevlerinde 661’i hükümlü bin 641’i hükümlü olmak üzere toplam 2 bin 302 çocuk cezaevlerinde bulunuyor. Tutuklu anneleriyle birlikte cezaevinde kalmak zorunda kalan bebek yaştaki çocuk sayısı ise 600 civarında olduğu tahmin ediliyor. Raporlarda iddia edilenlere göre sadece 2015 yılı içerisinde 479 çocuk gözaltına alınırken, bunlardan 92’si tutuklandı. 38 çocuk gözaltında, 27 çocuk ise cezaevinde işkenceye uğradı. Verilere göre, Türkiye’de yaklaşık 16 milyon 706 bin yoksul yurttaş yaşarken, yoksul çocukların yoksul fertler içindeki oranı ise yüzde 44.3 oldu. Yoksul çocuklar en fazla bölge kentlerinde bulunuyor. Bu oran ayrıca yoksul çocuklar için sağlık ve barınma sorunları başta olmak üzere sayısız hak ihlalini de beraberinde getiriyor.

152 MÜLTECİ ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ

UNİCEF’in Ekim 2015 tarihinde yayımlamış olduğu “Türkiye’de Suriyeli Çocuklar” adlı çalışmaya göre, Türkiye’de sadece kayıtlı olan bir milyon 123 bin 180 mülteci çocuk bulunuyor. Okul çağındaki 600 bin çocuktan 385 bin çocuk ise okula gidemiyor. Eğitim olanakları dışında barınma, beslenme, sağlık, psikolojik ve sosyal destekten çocukların mahrum kaldığı, mülteci çocukların küçük yaşlarda evlilikle, çocuk işçiliği, Türkiye’de ölümden sonra mülteci çocuklarının yaşadığı temel sorunların başında geliyor. 2015 yılı içerisinde Türk karasuları içinde 91 çocuk boğularak hayatını kaybetti. Bunlardan biri de 2 Eylül’de cansız bedeni Bodrum sahiline vuran 3 yaşındaki Alan Kurdi. Alan bebeğin fotoğrafı tüm kamuoyu ve dünyada bir farkındalık yaratsa da ne Avrupa ne de Türkiye mültecilerin yasal haklarına yönelik yasal düzenleme yaptı. Son günlerde Ensar Vakfı’nın 45 çocuğa yönelik cinsel şiddet vakasıyla gündeme gelen eğitim ve bakım evleri, Türkiye’deki eğitim sistemini de bir kez daha gündeme getirdi. Verilere göre, 2015’te eğitim kurumlarında 5 çocuk, okul servislerinin karıştığı kazalarda ise 13 çocuk yaşamını yitirdi. Yine aynı şekilde yüzlerce çocuk, okulda verilen yemeklerden ve okul servislerinin karıştığı kazalardan dolayı uzuvlarını kaybetti. Yine 60 çocuk okullarda kötü muameleye uğrarken, 36 çocuk ise okulda cinsel istismara uğradı.

ANADİLDE EĞİTİM YOK

Türkiye, uluslararası sözleşmelerde tüm çocuklar için öngörülen dil, kültür ve inançlarını özgürce yaşama, öğrenme hakkını düzenleyen maddelerine çekince koyarak, hukuksal düzenlemeler yerine, zorlaştırılmış kurallar çerçevesinde farlı dillere getirilen seçmeli ders uygulaması 2015 yılında da sürdürüldü. En son 18 Şubat 2015’te Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde Kürtçe eğitim veren Dibistana Seretayî ya Alî Erel, “Kürtçe ilkokul işlevi” gördüğü gerekçesi ile kapatıldı.

‘ÇOCUK GELİNLER’ SORUNU

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde evlenme yaşı 18 gösterildiği halde, 17 yaşında ailenin rızası ile 16 yaşta ise hâkim kararıyla çocuklar evlendirilebiliyor. Geçen günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, “İmam nikâhı yapmak için önce resmi nikâh kıyma şartının kaldırılması çocuk gelin sayısını ne kadar artıracaktır” sorusuna verdiği cevapta, Türkiye’de 2010-2015 yılları itibariyle yani 6 yılda 232 bin çocuk evlendirildi. Küçük yaşta evlendirilen çocukların bir kısmının da kayıt dışı yapıldığı dikkate alındığında sayının çok daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

ÇOCUK NÜFUS 23 MİLYONA DAYANDI

Öte yandan gazetemizin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden almış olduğu verilere göre de, Türkiye nüfusu 2015 yılı sonu itibariyle 78 milyon 741 bin 53 iken çocuk nüfus 22 milyon 870 bin 683 oldu. Birleşmiş Milletler tanımına göre “0-17” yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1935 yılında toplam nüfusun yüzde 45’ini oluştururken 2015 yılında toplam nüfusun yüzde 29’unu oluşturdu.

EN ÇOK ÇOCUK ŞANLIURFA’DA

Çocuk nüfusun toplam il nüfusu içindeki oranı illere göre incelendiğinde, en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 47,4 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 47,1 ile Şırnak ve yüzde 45 ile Ağrı izledi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 17,5 ile Tunceli, yüzde 19 ile Edirne ve yüzde 19,5 ile Kırklareli oldu.

EN POPÜLER ERKEK YUSUF, KIZ ZEYNEP OLDU

Doğum istatistikleri verilerine göre, canlı doğan bebek sayısı 2014 yılında 1 milyon 345 bin 286 iken 2015 yılında 1 milyon 325 bin 783 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u ise kız çocuğu oldu. Yeni doğan bebeklere konulan en popüler erkek isimleri 2015 yılında, Yusuf, Eymen ve Mustafa, en popüler kız isimleri ise Zeynep, Elif ve Hiranur oldu. Son 17 yılda doğan çocuklara verilen en popüler erkek isimlerinin Yusuf, Mehmet ve Mustafa, en popüler kız isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Merve oldu.

RESMİ ÇOCUK GELİN ORANI DÜŞTÜ

Türkiye sağlık araştırması 2014 sonuçlarına göre, son 6 ay içinde 0-6 yaş grubundaki çocukların geçirdiği başlıca hastalık ve sağlık sorunlarının, yüzde 41,9 ile üst solunum yolu enfeksiyonu, yüzde 33,2 ile ishal ve yüzde 10,8 ile kansızlık oldu. Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) veri tabanından üretilen evlenme istatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarındaki resmi evlenmelerin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2014 yılında yüzde 5,8 iken 2015 yılında yüzde 5,2’ye düştü. Kız çocuk evlenmelerinin en fazla olduğu il, yüzde 15,3 ile Kilis oldu. Bu ili yüzde 15,2 ile Kars ve yüzde 15,1 ile Ağrı izledi. Bu resmi evlenmelerin en az olduğu iller ise sırasıyla; yüzde 1 ile Tunceli, yüzde 1,5 ile Rize ve yüzde 1,6 ile Trabzon oldu.

ORTAÖĞRETİMDE OKULLAŞMA ORANI ARTTI

Öğretim yılı ve eğitim seviyesine göre net okullaşma oranı, ortaöğretimde bir önceki yıla göre artış gösterdi. Ortaöğretim seviyesinde net okullaşma oranı 2014/’15 öğretim yılında yüzde 79,4 iken 2015/’16 öğretim yılında yüzde 79,8 oldu. Net okullaşma oranı cinsiyet açısından karşılaştırıldığında cinsiyetler arasında önemli bir farklılık olmadı. Ortaöğretim seviyesindeki kız çocuklarının net okullaşma oranının 2015/’16 öğretim yılında en yüksek olduğu il, yüzde 97,8 ile Rize oldu. Bu ili yüzde 96,6 ile Isparta ve yüzde 94,8 ile Amasya izledi. Net okullaşma oranının en düşük olduğu il ise yüzde 44,7 ile Muş oldu. Bu ili yüzde 47,6 ile Ağrı ve yüzde 53 ile Bitlis izledi.

KIZ ÇOCUKLARIN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI ARTTI

Hanehalkı işgücü istatistiklerine göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücü durumu bir önceki yıla göre değişmeyerek, 2015 yılında işgücüne katılım oranı yüzde 21, istihdam oranı yüzde 18,1 ve işsizlik oranı yüzde 13,9 olarak gerçekleşti. Cinsiyete göre çocukların işgücüne katılımında ise farklılıklar gözlendi. Erkek çocuklarda işgücüne katılma oranı 2014 yılında yüzde 29,4 iken 2015 yılında yüzde 28,6’ya düştü. Kız çocuklarında ise bu oran 2014 yılında yüzde 12,1 iken 0,9 puanlık bir artışla 2015 yılında yüzde 13’e yükseldi.

KIZ ÇOCUĞU DAHA FAZLA ZAMAN AYIRDI

Zaman kullanım araştırması 2014-2015 sonuçlarına göre 10-17 yaş grubundaki çocuklar, bir gün içindeki toplam zamanının üçte ikisini (9 saat 39 dakikasını uyku, 3 saat 34 dakikasını eğitim, 2 saat 36 dakikasını yemek gibi) temel faaliyetlere; kalan zamanının 2 saat 35 dakikasını TV izleme, radyo müzik dinleme, 1 saat 25 dakikasını sosyal yaşam ve eğlence, 1 saat 5 dakikasını hanehalkı ve aile bakımı faaliyetlerine ayırdı. Diğer faaliyetler için (ulaşım, hobiler vb.) 1 saatten az zaman kullandı.  Cinsiyet ayrımına bakıldığında erkek çocukları, hobiler ve oyunlar faaliyetine zamanının 1 saat 5 dakikasını ayırırken kız çocukları 39 dakikasını ayırdı. Hanehalkı ve aile bakımı faaliyetine erkek çocukların 35 dakikasını kız çocukların ise 1 saat 37 dakikasını ayırdığı görüldü. Cinsiyetler arasında önemli farklılık gözüken faaliyetlerden olan spor ve doğa sporları faaliyetine kız çocukları 9 dakika zaman ayırırken erkek çocuklarda bu süre 38 dakika oldu.

HER İKİ ÇOCUKTAN BİRİ 10 YAŞIN ALTINDA

Ölüm nedenleri istatistiklerine göre, “Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler” sonucunda 1–17 yaş grubunda 2014 yılında hayatını kaybeden çocukların sayısı 2 bin 367 iken, 2015 yılında bu sayı bin 909 kişiye düştü. Aynı yaş grubunda 2014 yılında “Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları” nedeniyle hayatını kaybeden çocukların sayısı bin 14 iken, 2015 yılında bu sayı 979 oldu. Trafik karayolu kaza istatistiklerine göre, 2014 yılında meydana gelen trafik kazalarında 391 çocuk yaşamını yitirirken, 51 bin 850 çocuk yaralandı. Kazalarda ölen çocukların yüzde 46,3’ünü 0–9 yaş grubu, yüzde 24,8’ini 10-14 yaş grubu ve yüzde 28,9’unu 15-17 yaş grubundaki çocuklardan oluştu.

221 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika