Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir9°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11871 İçerik Bulunuyor.

“Çözüm sürecine yeniden dönülebilir”

03 Mayıs 2016 - 389 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Çözüm sürecine yeniden dönülebilir”

coskun-cicek

6 aydan buyana yaşanan çatışmalı süreçle birlikte sivil toplum örgütleri ile iş camiası ve halkın büyük beklenti içerisine girdiği ‘çözüm süreci’ne dönüş talepleri giderek artıyor. 2013 ile 2015 yılının Şubat ayına kadar devam eden ve büyük bir rahatlamanın yaşandığı ‘çözüm süreci’ne yeniden dönülmesine yönelik adımlar atılması istendi.

‘DOLMABAHÇE’DEN GÜNÜMÜZE ÇÖZÜM SÜRECİ’ RAPORU

Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Cuma Çiçek ve Dicle Üniversitesi’nden Vahap Coşkun’un hazırladığı “Dolmabahçe’den Günümüze Çözüm Süreci: Başarısızlığı Anlamak ve Yeni Bir Yol Bulmak” adlı rapor, çözüm sürecine yeniden dönülmesi için bir kaynak teşkil ediyor. 34 sayfalık raporda, 28 Şubat 2015’ten 15 Mart 2016’ya dek yaşanan belli başlı vakalar hatırlatırken, sürecin yeniden başlatılması için bir örnek çalışma olarak değerlendiriliyor.

ÖNEMLİ MESAFELER ALINMIŞTI

Raporda, 30 yıllık bir çatışma döneminden sonra 2013–2015 Çözüm Süreci’yle birlikte Kürt meselesinin silah ve şiddetten arındırılarak siyasi bir çözüme kavuşturulması konusunda çok önemli mesafeler alındığına işaret edilerek, “Silahların bir bütün olarak gündemden çıkışını sağlayacak bir siyasi çözüme geçmişte olmadığı kadar yaklaşılmışken, 1990’lı yıllardan bu yana süregelen “iç çözüm siyasetini” bir bütün olarak ortadan kaldıracak büyük bir şiddet dalgasıyla karşı karşıyayız. Kuzey İrlanda’daki gibi 25 yıl kaybetmemek, son sekiz ayda yaşanan can kayıplarından ve büyük yıkımlardan çok daha fazlasını yaşamamak için başta siyasi aktörler olmak üzere, toplum olarak bir yol bulmak zorundayız” denildi.

HALKIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU SİLAHLARIN ORTADAN KALKMASINI İSTİYOR

Halkın büyük çoğunluğunun silahların ortadan kalmasını ve barışın tesis edilmesini desteklediğine değinilen raporda, “Kürt meselesinin çözülmesi gereken birçok boyutu var. Ancak bunların çözümü için şiddete gerek olmadığı ve sorunların demokratik siyaset içerisinde çözümü konusunda toplumsal mutabakat büyük oranda inşa edilmiş durumda. İkinci olarak, halkın çoğunluğu Kürt meselesinin çözümünün Türkiye’nin bütünlüğü içerisinde gerçekleşebileceğine inanıyor. Türkiye’nin sosyal yapısının bunu zorunlu kıldığını, silah ve şiddete dayalı bir tercihin toplumun bütün kesimlerine büyük bir maliyet çıkaracağını biliyor. Çözüm Süreci bunun için önemli bir fırsatı içerdiğinden halk tarafından destekleniyor” denildi.

ÇATIŞMASIZLIK VE KENTLERİNİ SİLAHLARDAN ARINDIRILMASI

Raporda, sunulan önerilerin yol bulma arayışlarına katkı sunmayı amaçladığına işaret edilerek, “Kent çatışmalarının yaralarının sarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi için çatışmasızlığın ivedilikle sağlanması gerekir. Kürt meselesinde şiddet sarmalını büyütecek, güven erozyonunu derinleştirecek olan, dokunulmazlıkların kaldırılması, parti kapatma tartışmaları gibi adımlardan kaçınılmalıdır. Bu konuda siyasi partiler başta olmak üzere tüm ilgili aktörler sorumlu davranmalıdır. Çatışmasızlığın sağlanması için çatışmaların yoğunlaştığı ve büyük yıkımların meydana geldiği ilçeler başta olmak üzere, kentsel alanlar silahtan arındırılmalı, başka bir ifadeyle de militarize edilmelidir.

ALAN HÂKİMİYETİ ARAYIŞINA SON VERİLMELİ

Bu konuda PKK/KCK kentsel alanlardan silahlı militanlarını çekmeli, hendek ve barikatlarla kentsel alanlarda “alan hâkimiyeti” arayışına son vermelidir. Öte yandan, hükümet on binlerce insanın yaşadığı ilçeleri kapatmaya varan, Cizre ve Sur’da görüldüğü gibi ayları bulan sokağa çıkma yasaklarına son vermeli, özel harekât gibi askerî/polis güçlerini geri çekmeli ve kentsel alanlardaki polis gücü olağan asayiş işlerini yürütecek sınırlara çekilmelidir. Çatışmasızlık sonrasında kaybedilen yaklaşık 2 bin yurttaş için ülke genelinde bir ya da üç günlük yas ilan edilmelidir.

SOSYAL AFET BÖLGESİ KABUL EDİLMELİDİR

Sur, Silvan, Cizre, Nusaybin, Dargeçit, Silopi, İdil ilçeleri başta olmak üzere çatışmaların yoğunlaştığı yerleşim yerlerinde yaraların sarılması, mağduriyetlerin giderilmesi ve toplumsal yeniden inşa için ülke ölçeğinde bir seferberlik ilan edilmelidir. Bu kapsamda; Bu ilçeler sosyal afet bölgesi olarak kabul edilmelidir. Hükümet 05 Mart 2016 tarihinde kamuoyuna duyurduğu planını söz konusu yerleşim yerlerindeki yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri başta olmak üzere ilgili aktörlerle görüşerek revize etmelidir. Can kayıpları ve hak ihlalleri konusunda etkin bir inceleme ve soruşturma yürütülmelidir. Bu konuda meclis bünyesinde bir komisyon oluşturulmalıdır. Ayrıca, bu komisyonla eşgüdüm halinde çalışacak meslek odaları, sivil toplum örgütleri, dini cemaatler ve kanaat önderleri/akil insanlar temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmalıdır.

SOSYO EKONOMİK İNŞASÜRECİ İÇİN ÖZEL BİRİM KURULMALI

Söz konusu illerde bulunan Kalkınma Ajansları bünyelerinde sosyoekonomik ve mekân sal inşa sürecine katkı sunmak amacıyla özel bir birim kurulmalı, bu birimler için özgün kaynaklar tahsis edilmeli ve bu birimler bünyesinde özgün programlar oluşturulmalıdır. Her bir ilçe için ülkenin batı yakasında bir kardeş şehir bulunmalı, ilçenin inşası için söz konusu kardeş şehrin kamu, sivil ve özel sektör alanındaki ekonomik, sosyal, kurumsal ve bilgi vb. kaynakları seferber edilmelidir. Söz konusu şehirlerin kamu, sivil toplum ve özel sektör kuruluşları arasında işbirliği ağları örülmelidir. İlçelerin inşası için kardeş şehirlerin yanı sıra ülke ölçeğinde meslek odaları başta olmak üzere, ekonomik, sosyal, kültürel sahada çalışan sivil toplum örgütleri mobilize olmalı ve dayanışma ağlarını örmelidir. Son olarak, yurttaşlar arasında dayanışma ağlarının örülmesi için medya kuruluşları toplumsal inşa seferberliğine katılım sağlamalıdır.

KENTLERİN SİLAHSIZLANDIRILMASI İLE BİRLİKTE YENİ BİR MÜZAKERE SÜRECE BAŞLATILMALIDIR

Raporda, yeni bir müzakere sürecinin zeminini oluşturmak amacıyla da şu önerilerde bulunuldu;

“Kentlerin silahsızlandırılması ve toplumsal inşa faaliyetleriyle birlikte, yeni bir müzakere süreci başlatılmalıdır. Bu kapsamda; Son çatışmaların gösterdiği üzere bir kaybet-kaybet oyunu olan mevcut gidişattan çıkmak için Kürt meselesinin siyasi çözümünün herkese kazandırdığı, bir kazan-kazan oyunu olduğu hatırlanmalı ve bu fikriyat kamuoyunda tartışılmalıdır. Büyük bir erozyona uğrayan güven sorununun aşılması için taraflar bazı sembolik adımlar atmalıdır. Kentleri silahlardan arındırmak, operasyonların durması, dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmalarının sonlandırılması bu konuda önemli bir zemin oluşturacaktır. Bununla beraber, akil insanlar, gazeteciler ya da aydınlardan oluşan bir heyetin Öcalan ile görüşmesi, Suriye’deki Kürt Kantonlarının yönetimiyle yapılacak bir görüşme ya da temas, 6551 sayılı “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un gözden geçirilerek tekrar gündeme alınması ve uygulanması, PKK/KCK’nin Türkiye’de silahı bırakacağına dair bir niyet beyanı gibi adımlar güven ortamının tesisinde önemli katkılar sunacaktır.

ADEM-İ MERKEZİLEŞME MÜMKÜNDÜR

Kazan oyununu kurmak her şeyden önce tarafların mutabık kalacağı ortak bir siyasal hedefin belirlenmesine bağlıdır. Bu bağlamda mevcut yeni anayasa ve rejim değişikliği tartışmaları bu ortak siyasal hedefin belirlenmesi, yeni bir toplumsal sözleşme için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve özerklik/yerelleşme gibi siyasi hedefler kamuoyunda etkin şekilde tartışılmalıdır. Bu konular uzunca bir süredir gündemde olmasına rağmen, her bir sistemin avantaj ve dezavantajları, etkin ve sorunlu yönleri kamuoyu tarafından yeterince bilinmemektedir. Bu konuda sadece siyasi partiler değil, akademi ve medya başta olmak üzere diğer toplumsal aktörler de etkin bir rol almalıdır. Anaakım Kürt hareketinin talep ettiği özerklik, başka bir ifadeyle yerel/bölgesel âdem-i merkezileşme hem parlamenter hem de başkanlık sistemleri içerisinde mümkündür. Bu konuda, her iki seçeneğe de açık, uzlaşmacı bir yaklaşımın esas alınması ortak siyasal hedefin belirlenmesini kolaylaştıracaktır. Müzakere gündeminin muğlâklıktan çıkarılması için, önceki deneyimlerin öne çıkardığı dört kritik konu merkeze alınmalıdır: (1) Kamu yönetimi reformu ve âdem-i merkezileşme, (2) Dilsel/kültürel çoğulculuk ve anadilde eğitim, (3) Siyaset alanının genişletilmesi ve (4) PKK’nin silahsızlandırılması.

DİL SİLAHSIZLANDIRILMALIDIR

Başta AK Parti hükümeti ve HDP, PKK/KCK olmak üzere, siyasi partiler, medya, sivil toplum örgütleri, akademi gibi tüm taraflar bir uzlaşı ve çözüm dili oluşturmalıdır. Yukarıdaki adımlarla birlikte yeni bir müzakere sürecinin başlaması için gerekli ortam oluşacaktır. Bu konuda, öncelikli olarak etkin bir çözüm süreci mimarisi oluşturulmalıdır. Bu kapsamda, katılımcı bir mekanizma inşa edilmeli, tarafların çoklu ağlar ve aktörler tarafından denetlenebildiği bir kurumsal/organizasyonel mimari oluşturulmalıdır. Meclis çözüm sürecinin yürütüldüğü ana siyasal alan olarak değerlendirilmelidir. Tüm süreci yönetecek bir meclis komisyonu oluşturulmalıdır. Komisyonun etkin çalışması için oybirliği ya da çoğunluk yönteminden ziyade nitelikli çoğunluk ilkesi esas alınmalıdır.

YENİ BİR SÜRECE MUHALEFETİN KATILIMINI SAĞLAMAK ÖNEMLİ

Çözüm Sürecinin başarısız olmasında CHP başta olmak üzere muhalefetin sürece destek sunmamasının etkisi dikkate alındığında, yeni bir sürece muhalefetin katılımını sağlamak önem arz ediyor. Yeni bir çözüm sürecine MHP’nin etkin katılımı oldukça zor görünüyor. Bununla beraber CHP’nin çözüm sürecine etkin katılımı kritik bir öneme sahiptir. CHP’nin de iştirakinin sağlanacağı bir süreç çok daha güçlü ve sağlıklı bir şekilde yürütülecektir. Dünya deneyimleri çatışma süreçlerinin çözümünde üçüncü tarafların yer aldığı vakalarda çözüme ulaşma olanağının arttığını gösteriyor. Bu bağlamda, 2009 yılından bu yana süren deneyim ve tarafların hassasiyetleri dikkate alınarak, her iki tarafın da güvenebileceği bir İzleme Heyeti oluşturulmalıdır. Tarafların taahhütlere uyması için bu adımın atılması kritik bir öneme sahiptir. Meclisteki siyasi partilerin yanı sıra diğer siyasi grupların, toplumsal hareketlerin, sivil toplum örgütlerinin çözüm masasına katılması sağlanmalıdır.

UZLAŞI VE ÇÖZÜM HEYETİ KURULMALIDIR

Bu bağlamda, toplumsal müzakere mekanizmaları kurulmalı, Türkiye Barış Meclisi gibi deneyimler dikkate alınarak, tüm şehirlerde sivil toplum örgütlerinin öncülüğünde Uzlaşı ve Çözüm Konseyleri kurulmalıdır. Akil İnsanlar deneyimi dikkate alınarak, ülke ölçeğinde tüm süreci takip edecek, taraflardan bağımsız bir Uzlaşı ve Çözüm Heyeti kurulmalıdır. Anaakım Kürt siyaseti dışındaki Kürt politik aktörleri, siyasi partileri, sivil toplum camiası, dini cemaatler ve kanaat önderleri çözüm sürecine katılım sağlamalıdır. Bu konuda, hükümeti ve anaakım Kürt hareketini beklemeksizin diyalog ve müzakere mekanizmaları inşa etmeli, hem anaakım Kürt hareketi hem de hükümet üzerinde çözüme dönük baskı kurmalıdır.

BARIŞ MEDYASI OLUŞTURULMALIDIR

Medya yeni çözüm sürecinde aktif rol almalı, bir Uzlaşı ve Çözüm ya da Barış Medyası oluşturmalıdır. Bu bağlamda, anaakım medyada sürekli ve düzenli barış programları, barış gazetesi/bülteni, kadınların sorunlarına odaklı Mor Bülten ya da ekolojiye odaklı Yeşil Bülten gibi, uzlaşı ve çözüme odaklı Beyaz Bülten ya da Barış/Çözüm Bülteni gibi çalışmalar hem yazılı hem de görsel medyada yapılabilir. Dilin silahsızlandırılmasında, kamuoyunun inşasında oynadığı başat rol dikkate alındığında medya aktif bir rol oynamalıdır. Uzlaşı ve çözümün inşasında üniversiteler aktif bir rol oynamalıdır.  Tüm üniversitelerde Barış ve Toplumsal Uzlaşı konulu seçmeli dersler açılabilir.

ÜNİVERSİTELERDE SÜREKLİ VE DÜZENLİ BARIŞ KONFERANSLARI YAPILABİLİR

Süreç boyunca belli bir takvim eşliğinde sürekli ve düzenli barış konferansları tüm üniversitelerde yapılabilir. Biri Diyarbakır (Dicle Üniversitesi) ya da Mardin (Artuklu Üniversitesi), diğeri Ankara ya da İstanbul’daki bir üniversite bünyesinde olmak üzere iki Uzlaşı ve Çözüm Süreci Arşiv Merkezi oluşturulmalıdır. Hem geçmiş hem de bundan sonraki süreçlere dair belgeleme, arşivleme ve kamuya bilgi sunma işlevlerini yerine getirecek bu merkezler Çözüm Süreci’ne önemli katkılar sunacaktır.

AKADEMİK DANIŞMA KURULU OLUŞTURULABİLİR

Çatışma çözümü ve Kürt meselesi üzerine çalışan akademisyenlerden oluşan Uzlaşı ve Çözüm İçin Akademik Danışma Kurulu oluşturulabilir. Uzlaşı ve Çözüm Süreci’ne gençlerin katılımı sağlanmalıdır. Bu bağlamda tüm liselerde barış ve toplumsal uzlaşı dersleri verilmelidir. Ayrıca şehirlerde kurulacak Uzlaşı ve Çözüm Konseyleri gibi Uzlaşı ve Çözüm İçin Gençlik Konseyleri oluşturulmalıdır. Bu konseyler aracılılığıyla tüm illerde gençlerin talep, beklenti ve önerileri çözüm masasında yer almalıdır. Suriye ve Irak’ta yaşananlar Kürt meselesinin Türkiye’deki çözümünü bölgesel denklem içerisine yerleştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Türkiye bölge ölçeğinde yükselen Kürt dalgasını bir tehdit olarak değil, tarihsel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve ortak bir gelecek inşa etmek için fırsat olarak görmelidir. Türkiye coğrafyasının ve nüfusunun çok önemli bir bölümünü oluşturan Kürtlerin bölgesel ölçekteki kazanımları Türkiye’nin kazanımları olarak görülmeli, bu bağlamda, Türkiye’de Kürt meselesinin siyasi çözüm arayışları Irak ve Suriye’deki Kürtlerle barışçıl ve dostane ilişkilerin kurulmasıyla birlikte sürmelidir. Son olarak, Oslo sürecinin 2008 yılında başladığı dikkate alındığında, tarafların birbirini keşfettiği, müzakere öncesi diyalog aşamasının üzerinden yeterince uzun bir zaman geçmiştir.

YENİ BİR YOL HARİTASI VEYA EYLEM PLANI OLUŞTURULMALI

İyi tasarlanmış kurumsal/organizasyonel mimariyle birlikte kamuoyunun taraflar üzerindeki denetimini artırmasına ve tarafların masadan kalkmasını engellemesine imkân tanıyacak yeni bir Yol Haritası ya da Eylem Planı oluşturulmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Esnek bir çerçevede ele alınacak böylesi bir Yol Haritası hem zamanın etkin kullanımını, hem muğlâklıkların giderilmesini hem de aktörlerin taahhütlerini yerine getirmesini kolaylaştıracaktır”

(Sait BAYRAM’ın Özel Haberi)

127 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort