Dolar : Alış : 3.5213 / Satış : 3.5276
Euro : Alış : 4.1333 / Satış : 4.1408
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir41°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13075 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Davutoğlu: “78 milyon ile omuz omuzayız”

24 Eylül 2015 - 1.463 kez okunmuş
Ana Sayfa » Siyaset»Davutoğlu: “78 milyon ile omuz omuzayız”

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu eşi Sare Davutoğlu ile birlikte Partisinin İl Başkanlığını ziyaret etti. İl Başkanı Muhammed Akar, yönetim kurulu üyeleri ve Kadın Kolları Başkanı Mukaddes Tanılır Evsen tarafından çiçeklerle karşılanan Davutoğlu, daha sonra konferans salonunda AK Parti Diyarbakır Milletvekili adayları, ilçe başkanları, Meclis üyeleri ve bir grup partilinin katıldığı bir toplantı düzenledi.

“78 MİLYON İLE OMUZ OMUZAYIZ”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Masumları katledenlerin, ülkenin meselelerini konuşmak imkânı varken, bu meseleleri konuşmak yerine, TBMM’de ve Türkiye’nin her yerinde bu meseleleri rahatça ifade etmek imkanı varken, bunları ifade etmek yerine, alçakça terör saldırılarıyla, kalleşçe kurdukları tuzaklarla, bayramı karartmak isteyenlere karşı bugün bütün bir millet ile 78 milyon omuz omuza olduklarını söyledi.

BENİM İÇİN ÖZEL BİR KURBAN BAYRAMI

Kendisi için çok özel bir Kurban Bayramı olduğunu ifade eden Davutoğlu, bugün arka arkaya üç aileyle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi. Davutoğlu, birinci ailenin Diyarbakır ailesi olduğunu belirterek, gece geç saatlerde Diyarbakır’a geldiğini ve büyük bir muhabbetle karşılandıklarını anlattı.

BU NE GÜZEL BİR AİLE

Sabahın erken saatlerinde Ulu Camii’ye geldiğini anımsatan Davutoğlu, Ulu Cami’ye nüfuz eden ulvi atmosferi teneffüs etmenin büyük onurunu da yaşadığını aktardı.  Davutoğlu, daha sonra bayram namazını müteakiben binlerce Diyarbakırlıyla tek tek musafaha ettiğini dile getirdi. Her birinde kendi kardeşinin, amcasının, babasının, evlatlarının kokularını aldığını belirten Davutoğlu, “Babam yaşında gelenler, elimi sıkıp dua ettiklerinde ‘Allah size, devlete, millete zeval vermesin’ diye Ulu Cami’de yankılanan dualar ettiklerinde, kendi babamı görmüş gibi hissettim. Benim yaşıtlarım geldiklerinde, ‘sizi seviyoruz, bu bayramı bize özel kıldınız’ deyip sarıldıklarında, kardeşlerimin kokularını onlarda hissettim. Bu ne güzel bir aile” diye konuştu.

“FESATLARA RAĞMEN KARDEŞLİĞİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Arife gününü Konya’da, bayramı Diyarbakır’da geçirdiğini kaydeden Davutoğlu, “Aslında bu dahi Türkiye’de herkesin, her şehirde aynı güzel kardeşlik duygularının yaşadığının bir göstergesi. Nasıl arefe bayramdan ayrılamazsa, Konya Diyarbakır’dan ayrılamaz. Nasıl Ezan-ı Muhammedi’yi ayırmak, ayrı ayrı farklı manalarla söylemek imkansızsa Bursa Ulu Cami’deki Ezan-ı Muhammedi, Diyarbakır Ulu Cami’deki Ezan-ı Muhammedi ile aynıdır” ifadesini kullandı. Davutoğlu, “Allah Diyarbakır’ın bu kadim geleneğini sürdürmeyi, bu kardeşlik geleneğini ebediyete kadar bütün fitnelere, fesatlara, teröre, baskıya rağmen sürdürmeyi nasip eylesin” dedi.

“ŞEHİTLERİMİZİN YAKINLARININ YANIMIZDA OLDUĞUNU GÖRMEKTEN BÜYÜK MUTLULUK DUYUYORUZ”

Bayramlarda ilk kahvaltıların ailelerle yapıldığına değinen Davutoğlu, kendilerinin de bu sabah ki kahvaltısını iki güzel aileyle yaptığını söyledi. Başbakan Davutoğlu, “Acılı, hüzünlü ama vakur iki aile” diyerek konuşmasına şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da bir çorbacıya, polislerimizi şehit etmek için saldıran ve orada yemek yemekte olan bir kardeşimizi ve ona hizmet eden bir garson kardeşimizi şehit edip, 3 polis memurumuzu da yaralayan, o zalim saldırıda şehit olan rahmetli Osman Saim Çetin’in evini, eşim ve oğlumla birlikte ziyaret ettik. Biz her bayram bütün kardeşler toplanır, kahvaltıyı beraber ederdik. Bugün de burada rahmetli Osman Bey’in eşiyle, evlatlarıyla, torunlarıyla kahvaltı ettik. O saldırıda vefat eden, şehit olan masum kardeşimiz Şehmus Sanır’ın da babası ve akrabaları oradaydılar. Emin olun kendi ailemle birlikte kahvaltı etmiş olmanın mutluluğunu ama aynı zamanda Osman Bey ve Şehmuz Bey şahıslarında kendi ailemden fertleri kaybetmiş olmanın hüznünü birlikte yaşadık. Ne acı bir tecrübe ki Osman Bey’in oğlu Veysel ve nişanlısı bugünlerde düğün yapacaklardı. İşte insani hikaye burada. Osman Bey de düğün hazırlığı için çarşıya gitmişti. Bu zalimler, bu caniler, bu alçaklar haince saldırılarıyla hem Türkiye’yi kana bulamak istediler, hem Diyarbakır’ı hem de bu ailelerin bayram, düğün sevinci yaşamasını imkansız kıldılar. Düğünleri ertelendi. Ama bugün orada birlikte olduğumuzda gözlerindeki muhabbet ışığı hepimize aydınlık verdi.”

Davutoğlu, terör ve şiddetin nerede ve ne şekilde olursa olsun bütün bir millet için sadece acı ve hüzün dolu günler getirdiğini dile getirerek, “Bu teröre karşı verdiğimiz mücadelede, Diyarbakırlı kardeşlerimizin, bu masum sivil şehitlerimizin yakınlarının yanımızda olduğunu görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Çünkü bu mücadele ancak hep beraber verirsek anlam taşır. Masumları katledenler, ülkenin meselelerini konuşmak imkanı varken, bu meseleleri konuşmak yerine, TBMM’de ve Türkiye’nin her yerinde bu meseleleri rahatça ifade etmek imkanı varken, bunları ifade etmek yerine, alçakça terör saldırılarıyla, kalleşçe kurdukları tuzaklarla, günümüzü, bayramımızı karartmak isteyenlere karşı bugün bütün bir millet, 78 milyon omuz omuzayız” değerlendirmesini yaptı.

“ÖRGÜTE KARŞI HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALDIK, ALMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ”

Konya’da dün edilen duaların, Diyarbakır’da bugün edilen dualara karıştığını belirten Davutoğlu, “Diyarbakırlı dostlarım, biliniz ki kim bu ülkede Diyarbakırlı’yı Konyalı’dan ayırmak isterse, kim ne gerekçeyle olursa olsun ‘sizin etnik kökeniniz, sizin mezhebiniz şu, diğerlerinin mezhebi bu’ diye ayrımcılık yapmak isterse karşısında bizi bulur. Bir an bile zihnimizden Diyarbakır ailelerinin acılarını, annelerinin acılarını, şehit annelerinin acılarından ayırırsak, bir an bile zihnimizde böyle bir ayrımla yaklaşırsak bu mevkiler bu makamlar bize haram olur. Biz bütün bir milletin birliği, beraberliği için hiçbir bir aileye bir daha evlat acısı, baba acısı, kardeş acısı düşmesin diye çalışmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Başbakan Davutoğlu, temelde Çözüm Süreci ile hedeflerinin 30 yıldır süren bir kavgayı bitirmek olduğuna işaret ederek, “Bütün bu süreçlerde tek hedefimiz, herkesin kendi ana dilinde, lehçesinde özgürce, istediği şekilde düşüncelerini ifade edebilmesi, kimsenin ait olduğu mezhep ya da etnik köken dolayısıyla ayrımcılığa tabi tutulmamasıydı. Bunun için de son derece kapsamlı reformlar yaptık, yapmaya devam edeceğiz ama Kürt kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın meselelerinin istismarı üzerinden terör ile en başta Kürt vatandaşlarımıza baskı ve zulüm oluşturan, bugün zikrettiğim iki kardeşimiz gibi, Diyarbakırlıları katleden terör örgütüne karşı da biliniz ki her türlü tedbiri aldık, almaya da devam edeceğiz” diye konuştu. Doğu ve Güney Doğu’nun her bölgesine huzur gelmedikçe ve Türkiye’nin her köşesine egemen olmadıkça mücadelelerinin durmayacağını belirten Davutoğlu, devlete ve millete güvenilmesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, AK Parti’nin diğerlerinden farkının, Türkiye’nin her yerinde aynı coşkuyla selamlanması ve kucaklanması olduğunu söyledi. AK Parti içerisinde kimseye kökeni ve mezhebinin sorulmadığını ifade eden Davutoğlu, hiçbir siyasi harekette böyle bir bağın olmadığını dile getirdi.

Davutoğlu, siyasi ve ideolojik farklılıkların nelere sebebiyet verdiğinin yakın zamanlarda göründüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Dün bir gazetede son derece faşizan ve ırkçı bir tavırla Cumhurbaşkanımızın ‘milli ve yerli milletvekili istiyoruz, bekliyoruz’ demesi üzerine bazı arkadaşlarımızın resimleri yayınlandı. Batı Trakya’dan göç eden Sağlık Bakanımızın resmi yayınlandı ve ‘Bunlar mı milli’ diye bir soru sordular. İşte Cevdet Bey’in, Mehdi Bey’in, Galip Bey’in birçok arkadaşımızın… İşte ben burada cevap veriyorum Diyarbakır’da. Bu kardeşlerimiz böylesi ırkçı yayın yapan o gazetenin yazarlarından çok daha milli, bu toprakların, bu ülkenin, bu devletin en asli sahipleridir. Millilik, yerlilik zihniyetle olur, gönül bağıyla olur. Bu milletin her ferdi için ter dökmekle olur.” Örgütün Kürtçülüğe dayalı faşizm anlayışı ve kafatasçı zihniyeti ile Türkçülüğe dayanan ırkçı faşist anlayışın İslam inancında yeri olmadığını vurgulayan Davutoğlu, bu zihniyetin cahiliyeden kaldığını kaydetti.

“HİÇBİR BASKIYA TERÖRE, ŞİDDETE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

Bayram gününde 78 milyonun kardeşliğini esas aldıklarını ve bunun gereğini de islam dünyasının her yanına yaymaya kararlı olduklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Değerli AK Parti ailemizin aziz mensupları, 7 Haziran seçimleri öncesinde doğuda ve güney doğuda çok büyük baskılara maruz kaldığınızı biliyorum. Bu baskılar karşısında yiğitçe, vakur bir şekilde milletin birliği, beraberliği AK Parti’nin aydınlık geleceklere yürüyen kutlu yürüyüşü için büyük fedakarlıklar yapmış olduğunuzu biliyorum. Onun için buradayım ve bugün burada sizlerle beraber olarak en güçlü mesajı vermek için aranızdayım ve diyorum ki; 1 Kasım’a doğru giderken bölgedeki ve Türkiye’nin her yerindeki bütün AK Parti kadroları ayakta olacak. Hiçbir baskıya teröre, şiddete herhangi bir şekilde boyun eğmeyeceğiz ve milletimizle birlikte Diyarbakırlı, Mardinli, Vanlı, Hakkarili, Bingöllü ve Bitlislilerle birlikte omuz omuza bu baskılara karşı demokrasiyi savunacağız.”

“TERÖRE KARŞI ORTAK BİR TAVIR SERGİLEYELİM”

Gelebilecek her türlü baskı karşısında AK Parti ailesinin derunundan gelen güçlü sesle birlikte, 1 Kasım’a doğru, en dirayetli, en basiretli yol ve yöntemle mücadele edileceğinden emin olduğunu ifade eden Davutoğlu, parti liderlerine “Gelin hep beraber, 1 Kasım seçimlerine giderken şiddete, teröre karşı ortak bir tavır sergileyelim” çağrısında bulundu. Davutoğlu, 20 Temmuz’daki çağrısına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dışında cevap verenin olmadığını anımsatarak, her yerde barıştan bahseden HDP’lilerin aynı gün silahlanma ve ayaklanma çağrısında bulunduğuna dikkati çekti.  Davutoğlu, “Zannettiler ki biz doğuyu, güney doğuyu ve bütün Türkiye’yi onların merhametine ve onların terörüne teslim edeceğiz veya bırakacağız. 23 Temmuz’dan itibaren gördüler ki Türkiye’nin her santimetrekaresinde şu TBMM’den çıkan meşru hükümetin ve bu meşruiyet içinde davranan güvenlik birimlerinin kamu düzenini sağlama sorumluluğu yerine getirilecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“SORUMLULUK MHP VE HDP YETKİLİLERİNİN ÜZERİNDE OLUR”

“Hiç tereddüdünüz olmasın bütün bu baskılara ve şiddete karşı her birinizin güvenliği ve selameti için her türlü tedbiri alacağız” diyen Davutoğlu, şunları kaydetti: “Kesinlikle bu mücadele silahlar bırakılana kadar kesintisiz ve aralıksız bir şekilde sürecektir. Bugün bir kez daha buradan çağrıda bulunuyorum; gelin bütün parti liderleri olarak, teröre karşı ortak bir deklarasyonda buluşalım. 2 gün önce pazartesi günü bu çağrıda bulunmuştum, yine Sayın Kılıçdaroğlu olumlu cevap verdi, MHP’den ve HDP’den herhangi bir cevap alamadık. Eğer olumlu bir cevap alırsak biliniz ki ortak bir çağrıda buluşma noktasında hiç tereddüt etmeyeceğiz. Teröre ve şiddete karşı hep beraber tavır alma imkanına sahip olacağız. Ama eğer biri bu çağrımıza cevap vermezse o zaman sorumluluk MHP ve HDP yetkililerinin üzerinde olur. Hiçbir şekilde Türkiye’nin doğusunda, batısında hiçbir vatandaşımızın seçime giderken kendisini güvensiz hissetmesi yada güvenlik koşullarından şüphe etmesine mahal bırakmayacak şekilde tedbirlerimizi alacağız.” Partililere, Diyarbakır’ın ve Türkiye’nin her yerine gitmeleri çağrısında bulunan Davutoğlu, “Emin bir şekilde gidiniz, davamızı anlatınız ve halkımızın desteğini talep ediniz. Hiçbir baskı altında boyun eğmeyiniz” dedi.

DSC_0013 DSC_0024 DSC_0042 IMG_6065 IMG_6070 DSC_0036

550 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika