Dolar : Alış : 3.7941 / Satış : 3.8009
Euro : Alış : 4.0420 / Satış : 4.0493
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11859 İçerik Bulunuyor.

DBP Eş Genel Başkanı Yüksek’ten çarpıcı açıklama

11 Nisan 2016 - 544 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»DBP Eş Genel Başkanı Yüksek’ten çarpıcı açıklama

yüksek

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, dün Kürt siyasetçilere dönük gerçekleştirilen operasyonun 2009’daki “KCK” operasyonlarından farkı olmadığını belirterek, “Yapılan operasyonların kayyum atama, belediye başkanlarımızı görevden almak için yapılmış bir operasyon olduğunu düşünüyoruz” vurgusu yaptı.

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Ortadoğu ve Türkiye’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, HDP milletvekilleri Sibel Yiğitalp, Feleknas Uca, DBP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Ali Şimşek’in de katıldığı kahvaltıda konuşan Yüksek, bu sürecin basın mensupları için de oldukça zorlu olduğunu söyledi. Konuşmasında basın özgürlüğünün önemine vurgu yapan Yüksek, cesur gazetecilere ihtiyaç olduğunu söyledi.

2009’DAKİ KCK OPERASYONLARINDAN FARKI YOK

Gözaltında bulunan arkadaşlarının olduğunu ifade eden Yüksek, “Gözaltı dalgası 2009’da KCK operasyonları dönemini hatırlıyoruz. O zaman ben de tutuklananlar arasında vardım. 9 Nisan’da KCK operasyonları olduğunda 13 Nisan’da ateşkes ilan edilmişti. O zaman yapılan operasyonlar çözüm sürecini engelleyen bir operasyondu. O süreçte de Oslo süreci vardı. Ve o sürecin sekteye uğranmak istendiğini söylemiştim. Aylarca süren bir linç kampanyası sürdü. Çok sonra bu operasyonu birlikte yapan hükümet onlara operasyon yaptı. Sonrasında herkes beraat ederken, KCK davaları hala duruyor. Her zaman böyle operasyonların arkasında siyasi nedenlerin olduğunu biliyoruz. Ülke şiddet sarmalında çıkarma çabaları varken, siyasal bir çözüm çabaları cılız da olsa sürerken böyle operasyonlar sürdürmek istiyor” dedi.

‘HÜKÜMETİN BELEDİYELERİMİZE YÖNELİMLERİ VAR’

Yüksek, Hükümetin DBP’li Belediyelere ciddi yönelimleri olduğuna işaret ederek, “Seçimle alamadığı için şimdi farklı bir yönelim var. Haftalarca müfettişler gelip incelememeler yaptı ama bir şey bulamadı. Belediyelerimizi yıpratacak hiçbir şeye rastlamadılar. Şimdi bir bakan eğer belediyeler gerekenleri yapsaydı “Bu yaşananlar olmazdı” diyor. Belediye nasıl engelleyebilir. Ordunuz var siz baş edemiyorsunuz. Bir de belediyelerin asayişleri sağlamak diye bir sorumluluğu da yoktur. Belediyelerimizi içine çekmek istiyorlar. Tümü yalan ve iftiradan ibarettir. Hukuk dışı hiçbir faaliyeti yoktur belediyelerimizin. Yapılan operasyonlar kayyum atama, belediye başkanlarımızı görevden almak için yapılmış bir operasyon olduğunu düşünüyoruz. Birçok belediye başkanımız görevden alınıp, tutuklandı. Başlatılan operasyon dalgasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etrafındaki kişilerin bir yönelimi olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

’92 BENZERİ BİR KONSEPT YAŞANIYOR’

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etrafındakiler çözüm süreci veya ülkeyi ileriye götürme derdi yok” diyen Yüksek, şunları söyledi:

“Ülkeyi tekçi bir yönelime götürüyor. Şehir savaşları ve terörle mücadeleden çok tekçi bir hükümet dayatılıyor. Açıkçası 92 sürecine benzer bir konsept oluştuğunu görüyoruz. Turgut Özal’ın şaibeli ölümünden sonar Doğan Güreş ve Demirel etrafında şekillenen savaş konsepti oluştu. Ve çok sayıda faili meçhul cinayet yaşandı. Şimdi de benzer bir ittifakla karşı karşıyız. MHP içindeki bir kanatın içinde olduğu, Doğu Perinçek ve CHP içinde küçük bir grup da olsa var. Hala devam eden bir şehir savaşını yaşıyoruz”

‘PARAMİLİTER GÜÇLER OLUŞTURULUYOR’

DBP Eş Genel Başkanı Yüksek, Savaşı sürdürmek isteyen grubun başka hazırlıklar içinde olduğunu vurgulayarak, “Sedat Peker ve benzeri şahıslar çok gündeme geldi. Bunlar mitingler yapıp çağrılar yaptı. “Artık gelin devletin himayesine girin. Milliyetçi kutsal bir davamız vardı” deniliyor. Bunun ne olduğunu gördük. Efkan Ala’nın sorumluğunda ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın organize ettiği ve farklı bir yapılanmanın olduğunu biliyoruz. 250 bin gencin paramiliter güç oluştuğunu görüyoruz. Bunların teknik eğitimler aldığını bilgisini alıyoruz. Otellerde yaptıkları toplantılar var. Osmanlı Ocağı ve birçok yapı neye hazırlanıyor. İç savaşta hazırlık parametre bir güç mü hazırlıyor. Toplamda bir yere bağlı bir örgütleme var. Acaba bu bahsedilen tekçi saray sistemi başkanlık sistemi bunlar saray hafıza birimleri mi olacak? Bunların hepsi akıllara getiriyor. Olası bir darbeye karşı askeri yapısını mı oluşturuyorlar? Dolayısıyla ülke açısından daha fazla kaygı duyması lazım. Ya bir yol bulunması lazım. Eğer politikalar değişmiyorsa toplum yönetimi değiştirmeli. Biz buna mahkum yaşayamayız. Toplum bunun bir İstiklal Savaşı değil, iktidar savaşı olduğunu görüp, karşı durmalıdır” şeklinde konuştu.

“ÇÖZÜMÜN MUHATABI ÖCALAN’DIR”

Çözümün ve barışın muhatabının Öcalan olduğuna işaret eden Yüksek, “Çözüm konusunda bizim ne kadar samimi olduğumuzu bir kez daha görecekler. Yeniden bir çıkış yakalamak istiyoruz. Çözümün ve barışın muhatabı Öcalan’dır. Başlanacaksa bir süreç Sayın Öcalan’ın özgür olduğu, Nelson Mandela’nın koşullarında olmalıdır” dedi.

‘CHP ÜZERİNE DÜŞEN ROLÜ OYNAYAMADI’

Yüksek, Silopi’de Nusaybin Şırnak ve Gever’de sıkıyönetim uygulandığına değinerek, şöyle konuştu: “Şehir savaşlarında bu güvenlik politikalarından vazgeçerse KCK “görüşebiliriz” diyor. Bu çerçevede oluşmuş bir irade var. Yıllarca bazı temaslar oldu. Kimin ne yapması gerekli konusunda çok net bir yol var. CHP rolünü oynamadı. Çoğu zaman saçma sapan yaklaşımlar içine girdi. Diyorsun bu savaşta başarısızın denilip çözüm sürecine dava açılıyor. Anlaşılamaz bir tutum içinde. CHP üzerine düşen görevi yaparsa AKP bu kadar hırçın savaşı yürütemez. CHP doğru pozisyon almayınca istenen düzey alınamıyor. Bizim açımızdan en büyük hayal kırıklığı CHP’nin çözümsüz olmasıdır. Cizre için dava açsaydı olurdu. Sivil katliamlara dava açması oldu.

‘ÇÖZÜM KONUSUNDA ÇABALAR CILIZDIR’

Çözüm konusunda çabalar cılızdır. Cılız da olsa etkili oluyor bazı çabalar. Davutoğlu “2013 yılına dönelim”, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “Nereye dönüyorsun?” diyor. Kafa karışıklığı yaşayan bir hükümet var. Birçok kesim de müzakereye dönülsün istiyor. Suriye ve Irak gibi bir süreç yaşarsa batı açısından da zor bir süreç olur. Şu an ki süreçten endişe duyuyorlar. Fakat Cumhurbaşkanı ekibi kesinlikle buna müsaade eden bir durumu yoktur. Başka bir yol olduğunu zor görüyoruz. Böyle yol olmasının çabası olmasını istiyoruz. Siyasi rolünü oynuyor.” (Sait BAYRAM’ın Haberi)

169 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort