Dolar : Alış : 3.7678 / Satış : 3.7746
Euro : Alış : 4.0447 / Satış : 4.0520
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11884 İçerik Bulunuyor.

DBP-HDP: “Diyalog kanallarına güveniyoruz”

28 Ocak 2016 - 488 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»DBP-HDP: “Diyalog kanallarına güveniyoruz”

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ve HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Sur ve Cizre başta olmak üzere bölge kentlerinde devam eden sokağa çıkma yasaklarına ve gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin Diyarbakır’daki DBP Genel Merkezi Danışma Bürosu’nda ortak basın toplantısı düzenledi. HDP ve DBP’li eşbaşkanlar toplantıda kamuoyuna yönelik önemli açıklamalarda bulundu. DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek konuşmasında Cizre’de aralarında PM üyeleri Mehmet Yavuzel’in de bulunduğu 28 kişinin devlet güçlerinin saldırıları nedeniyle sığındıkları bir bodrum katında 6 gündür mahsur kaldığını, bu süre zarfında ise hastaneye sevk edilemedikleri için 5 kişinin hayatını kaybettiğini iddia etti. “Böyle bir vahşetle karşı karşıyayız” diyen Yüksek, Cizre halkının bir bütünen böyle bir vahşetle karşı karşıya olduğunu ileri sürerek, “50 güne giren bir sokağa çıkma yasağı söz konusudur. Halkımız tank, top ve ağır silahların hedefinde. Devlet halkına karşı bir savaş başlatmış durumda” dedi.

“YÜZLERCE İNSANIMIZ ÖLDÜ”

Bu duruma karşı partilerinin binlerce kişinin şuan Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Girê Miran köyünde toplanıp Cizre’ye gitmeye çalıştığını belirten Yüksek, Cizre’de yaşanan durumun aynısının Sur’da da devam ettiğine işaret eti. Yüksek, “60 güne varan bir sıkıyönetim uygulamaları söz konusudur. 60 gündür Sur’da insanlarımız bu durumu yaşıyor. Yetmiyor Sur’da 5 mahallede daha sokağa çıkma yasağı ilan edildi. AKP’nin bu politikaları devam ettikçe tüm yerde bu yasaklar ilan edilip, sıkıyönetim uygulamaları uygulanacak gibi görünüyor. Temmuz’dan bu yana yüzlerce insanımız öldü. Tüm bunların sebebi AKP’nin Kürt karşıtlığıyla uyguladığı düşmanca politikalardır. İşte Rojava’daki Kürtler, Cenevre’deki görüşmelere katılmasın diye neler yapılıyor. Suriye’deki Kürtler haklarına kavuşmasın diye neler yapılıyor. AKP’nin izlediği politika Kürt düşmanlığıdır. Bu politika Türkiye toplumunun tamamına zarar veriyor. Suriye’de, burada her yerde Kürt halkıyla ittifak kurarak kazanabilirler. Kürt düşmanlığı, Kürtlerle çatışmak herkese kaybettiriyor. Kürtlerle çatışma siyaseti Türkiye’yi bu noktaya getirdi. AKP şu an herkesi bir felakete sürüklüyor. Biz kendimiz için, Türkiye halkları için bunu kabul etmeyeceğiz. Bu faşist sistemin karşısında durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“AKTÖR BİLE DEĞİLSİNİZ BİRER FİGÜRSÜNÜZ”

Yüksek, tüm bu yaşananlara rağmen AKP’nin göründüğü kadar güçlü olmadığını da vurguladı. Bu nedenle demokratik bir yaşam için mücadeleyi daha fazla büyütmek gerektiğini söyleyen Yüksek, “Cizre’de yaşanan durum ile HDP’nin içinde girdiği mücadele görülmeli. Numan Kurtulmuş, bakan olarak bu ülkeyi yönettiğini zannediyor. Ama Şırnak Valiliği’ni arıyor, Şırnak Valisi dinlemiyor. Sizin dışında kurulmuş bir güç var, aktör bile değilsiniz birer figürsünüz. Bunu görün. Başka bir hükümet başka bir gladiyo var. Bu savaş gladiyosudur. Yönetenler, karar verenler onlar değil, Saray ve Erdoğan’dır. Bunu görmelisiniz. Cumhurbaşkanı bunun açıkladı. Kaymakamlara ‘mevzuatı bir yana bırakın savaşı yürütün’ talimatı veriyor. Ve şimdi başka bir hükümet bunu yürütüyor. Ülkeyi felakete sürüklüyorlar” ifadelerini kullandı.

 “TÜRKİYE HALKINA GÖZDAĞI VERİLMEK İSTENİYOR”

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise toplantılarının sürdüğü esnada Cizre’ye gitmek isteyen kitlenin önünün kesilip, müdahalede bulunulduğunu aktararak kitlenin tek amacının Cizre’de mahsur bırakılan insanlığı kurtarmak olduğunu ifade etti. Türkiye’de yaşam için yola çıkmanın ve çağrı yapmanın saldırıya maruz kalma nedenine dönüştüğünü savunan Yüksekdağ, bodrum katında mahsur kalanların bütün dünyanın gözü önünde yaraları kanaya kanaya katledildiğini iddia etti.

“YAŞAMA ÇAĞRISINDA ISRAR EDECEĞİZ”

“Onlar ne kadar savaş ölüm çizgisinde ısrar ediyorsa biz de yaşama, yaşatma çağrısında ısrar edeceğiz” diyen Yüksekdağ, şunları söyledi: “Bakanlık nezdinde yaptığımız tüm girişimlere rağmen arkadaşlarımız katledilmek isteniyor. Bu Türkiye halkına verilmek istenen gözdağıdır. İnsanı ve insanlığı esir alma politikasıdır. İnsanlık Cizre’de mahsur kalmış durumda. Bütün herkesin mahsur kalan insanlığımızı kurtarmak için seferber olmamız gerekir. Bizler günlerdir kan kaybından ve sarılmayanlar ölmesin diye çağrı yaparken, iktidar bu ölüm, şiddet çizgisini derinleştirmek istiyor. Bu ülkede bazı yerlere ambulanslar giremiyor. ‘Güvenlik’ adı altında kriz toplantıları yapılıyor ve krizi derinleştirmek için kararlar alınıyor. MGK’de de şiddeti derinleştiren bir karar alındı. Şiddeti sürdürme kararlılığını sürdürüyor. Barışı sürdürme kararını sürdürmüyorlar. Bu kararlılık bir güç değildir. ‘Terörün kökünü kazıyana dek devam edeceğiz’ deniliyor. Aylardır kökünü kazmak istedikleri halktır. Yerinden yurdundan edilen halktır.

“BU ÖLÜMLER BİRİNİ BAŞKAN YAPTIRMAK İÇİNDİR”

Dün (önceki gün) Sur’da 5 mahallede daha yasak ilan edildi. Sur’da sorun çözemediler. Sorun alanını genişlettiler. Bu topraklarda sokaklara çıkmak evinde kendini hissetmek mümkün değil. Bu bir darbe uygulamasıdır. Yaşamın dört yanında bu darbe yöntemi karşımızdadır. Bir diktatörlük inşası kaosla gerçekleştirilmek isteniyor. ‘Artık bu parlamenter sistemi miadını doldurmuştur’ deniliyor. Yenisi ne ‘Başkanlık sistemi mi?’ Bütün bu kaos ve şiddetin nedeni bilmek ve öğrenmek bu kadar zor değildir. Yaşanan ölümlerin kim olursa olsun bütün yaşanan ölümlerin nedeni birini ‘Başkan’ yapmak bu ölümler bundan dolayı halkımıza dayatılıyor. Bizler böyle açık bir siyaset karşısında susmadık, geri adım atmadık dört bir yandan demokrasi, barış için birlikte yaşam davası için. Direniş böyle bir şey içindir.

 “BİZ BÖYLE BİR VAHŞETE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Biz böyle bir vahşete izin vermeyeceğiz. Yönetime el koymuş Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı ‘kaymakamlara mevzuatı bir kenara bırakın’ diyor. Kendi koydukları yasaları dahi delik deşik edilerek bu duruma getirildi. Bu baskı düzenine karşı bizler evrensel demokrasiyi kıstas alarak karşı durmalıyız. Böyle bir zülüm karşısında insani bir seferberliğe davet ediyorum. HDP, DBP’li olsun ya da olmasın herkesin seferber olması lazım. Bu sadece bir siyasi tutum değil. Eğer bugün direnmezsek birleşmezsek, tüm insani fonksiyonları yok etmeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız.  Gittikçe aklını, vicdanını yitiren bir iktidar var karşımızda. Türkiye bir savaş lobisi tarafından yönetiliyor. 90’lı yıllarda da bu lobi devredeydi. Savaş lobisinin tarafları önce halkın direnişi karşısında yenildi. Sonra da birbirlerini yediler. Halkımıza bu savaşı dayatan savaş lobisi yenilecek. Bizlere halkımıza ölümü dayatanlar çürüdüler, yok oldular. Bu zulüm ve ölüm siyasetinden derhal dönmeleri gerekir. İşte bugün de bizler yeni bir savaş konsepti ve derme çatma oluşmuş bu savaş lobisine karşı halkımızın yanında ve yıllarca öğrendiğimiz mücadeleye devam edeceğiz. Sur’da, Cizre’de yaşanan bu vahşete karşı birliğimizi güçlendireceğiz.”

 LEYLA ZANA İLE ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ

Yüksekdağ’ın sözlerini noktalamasının ardından gazetecilerin soruları yanıtlandı. Leyla Zana’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı belirtilen görüşme sorulan Yüksekdağ, “Diyalogla sorun çözme ortamı yok. Bu görüşmede olumlu bir sonuç çıkmasını isteriz. Yaşananlara ilişkin büyük bir beklentimiz yok. Her zaman diyalog kanallarına güveniyoruz. Ancak Saray ve hükümet diyalog kanallarını yitirmiş durumda” dedi.

“BURAYI KAYYUMLA YÖNETEMEZLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın DBP’li belediyelerine ilişkin “İş makinelerine el koyun” ve “Kayyum atamasına” ilişkin yöneltilen bir soruya ise Kamuran Yüksek yanıt verdi. Yüksek, “30–31 Ocak’ta belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Yaşanan gelişmeleri, kayyuma karşı bir tartışma içine gireceğiz. Asla bir kayyum atamasını kabul etmeyeceğiz. Oluşan darbe yöntemi halkın elindeki tüm imkânları almak istiyor. Bunu hukuk ve yasaya dayanmadan yapmak istiyor. Bu uygulamaları nasıl kabul etmiyorsa yarın belediyeler de saldırı olursa halk belediyelerini koruyacaktır. Öyle bir durumla olursa büyük bir direnişle karşılaşırlar. Burayı kayyumla yönetemezler” şeklinde konuştu.

Yüksekdağ-Kamuran Yüksek

173 Total Views 3 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort