Dolar : Alış : 3.4973 / Satış : 3.5036
Euro : Alış : 4.1170 / Satış : 4.1244
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir38°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13084 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Dicle’den Öz yönetim değerlendirmesi

05 Ekim 2015 - 528 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Dicle’den Öz yönetim değerlendirmesi

Özyönetimin tartışıldığı panelde konuşan DTK Eş Başkanı Hatif Dicle, demokratik özerkliğin, öz yönetimin ve yerel demokrasinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ve Kongreya Jinên Azad (KJA) tarafından 15 kentte düzenlenecek olan ‘öz yönetim’ toplantıları devam ediyor. Toplantılar kapsamında Van’da bulunan Nuda Kültür ve Sanat Akademisi’nde panel gerçekleştirildi. Panele DTK Eş Başkanı Hatip Dicle, HDP Van eski Milletvekilli Kemal Aktaş, DTK Divan Kurul üyesi Esme Güler’in yanı sıra DBP’li belediye eşbaşkanları ile yüzlerce yurttaş katıldı. Panelin yapıldığı salona “Öz yönetimle özgür yarınlara” pankartı ile PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posteri asıldı. Panele DTK Eş Sözcüsü Hatip Dicle, Kemal Aktaş ve Esma Güler de katıldı. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından ilk olarak Hatip Dicle söz aldı.

‘TÜRKİYE’DE DEMOKRASİNİN İÇİ BOŞALTILDI’

Hatip, sözlerine ilk olarak Rojava’da yaptığı fedai eylem ile kadın mücadelesindeki yerini alan Arin Mirxan’ı anarak başladı. Hatip, demokratik özerkliğin öz yönetim ve yerel demokrasi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu kavramların içeriklerinin aynı olduğunu ve Türkçe’de kendi kendini yönetmek anlamına geldiğini ifade etti. Hatip, Türkiye’de için boşaltılan kavramlardan birinin de demokrasi olduğunu kaydederek, “Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesidir. Türkiye’de bu kavramlar anlamının dışında kullanılmaktadır” ifadesini kullandı. Hatip, devlet olgusunun beş bin yıl önce ortaya çıktığını dile getirerek, önceden var olan olgular ile devletsiz bir yaşamın sürdürülebildiğini hatırlattı. Hatip, “Devlet ilk doğduğundan itibaren toplumu hiçleştirme, köleleştirmeye çalışmıştır. İlk olarak kadın köleleştirilmeye çalışılmış daha sonra toplum köleleştirilmiştir. Devlet zamanla toplumun yasaları yerine kendi yasalarını ortaya koymuştur. Ahlakı hiçe saymıştır. Devlet toplumu apolitik hale getirmiştir. Toplumun ihtiyaçlarını göz ardı etmektedirler” dedi.

‘ULUS DEVLET TOPLUMU HİÇLEŞTİRİR’

Ulus devletçiliğin toplumu hiçleştirdiğine işaret eden Hatip, Türkiye’de ulus-devletçi anlayışın diktatörlüğe doğru uzandığına dikkat çekti. Hatip sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye cumhuriyetinin ilk kurulduğunda vahşi uluslaştırma ortaya çıkmıştır. Önderliğin ortaya koyduğu demokratik uluslaştırma, İsviçre’de uygulanan da budur günümüzde. Orada yaşayan halklar kendi kendilerini kantonlar halinde yönetebilmektedirler. Öyle bir demokrasi geliştirmişlerdir. Bugün orda yapılmak istenen her şey halka sorulmaktadır. Halklar kendi aralarında bu konuları tartışabilmektedirler. Bugün Fransa, Almanya ve İsviçre’de uygulanabilmektedir. Amerika’da 51 Anayasa bulunmaktadır. Dünyada yüzde 90 insan yerel demokrasinin bulunduğu yasalarda yaşamaktadırlar. Türkiye’de olduğu kadar ihlal hiçbir yerde yoktur.”

‘ERDOĞAN’IN DAYATTIĞI SİSTEM DİKTATÖRLÜK SİSTEMİDİR’

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dayatmaya çalıştığı başkanlık sistemini diktatörlük olarak tanımlayan Hatip, bu yüzden yanlış uygulanacak olan başkanlık sistemini desteklemediklerini vurguladı. Tarihte Kürt-Türk ilişkilerine de değinen Hatip, “Kürt halkı ortak paylaşım için tarihte beri topraklarını herkese açmışlardır. Selçuklular döneminde Türkler ve Kürtler birbirlerinin haklarına saygı gösterip birbirlerine karışmamışlardır. Osmanlı döneminde Yavuz Sultan Selim’den itibaren ayrışmalar ortaya çıkmıştır. Bir yığın beylik özerk yaşamışlardır. Bin yıllık bir Kürt-Türk ilişkisi vardır. Bunun 800 yıl Kürt-Türk ilişkilerinde hiçbir sorun olamamıştır. Ne zamanki Kürtlerin hakları gasp edilip verilmemiştir o vakit aralarında sorunlar çıkmaya başlamıştır. İlk meclis kurulduğunda anayasada bile Kürtlerin hakları tanınmıştır. 1921 Anayasası’nda Kürtlerin haklarına karışılmamıştır. Önderlik de bugün ‘1921 Anayasası çözüme yardımcı olabilecek anayasadır’ diyor” ifadelerini kullandı. (JINHA)

770x500cc-V-05-10-15-oz-yonetim-paneli2

208 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika