Dolar : Alış : 3.7941 / Satış : 3.8009
Euro : Alış : 4.0420 / Satış : 4.0493
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir11°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11859 İçerik Bulunuyor.

Ebedinoğlu; “90’lı yıllara geri dönüşün kaygısı var”

05 Eylül 2015 - 700 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportaj»Ebedinoğlu; “90’lı yıllara geri dönüşün kaygısı var”

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, Hükümetin kurulmaması, Suruç’taki patlama akabinde ateşkes sürecinin bozulması ve bölgede yaşanan olaylar ve eylemlerin kendilerini 90’lı yıllardan daha çok kaygılandırdığına işaret etti. Hükümet kurulmadan bu çatışmalı ortamla Türkiye yeni bir genel seçime girilmesi durumunda Türkiye’nin her alanında ölümler ve kayıpların olacağını vurgulayan Ebedinoğlu, “Ekonomik olarak da büyük kayıplar olur. Yani yılların birikimlerini heba ederiz. Çünkü insanlar artık yoruldu. Ölüm duymak istemiyoruz. Bölgede artık huzur istiyoruz” diye konuştu.

İşte Ebedinoğlu’nun, operasyonlar ve saldırıları değerlendirdiği röportajın tamamı;

Operasyonlar ve saldırılar öncesi bölgede bildiğiniz gibi bir barış iklimi ve huzur vardı? Bunu değerlendirir misiniz?

“Şimdi açıkçası bildiğiniz gibi 2013 nevrozundan bu güne kadar 2 yıllık çatışmasızlık süresi içerisinde bölge genelinde ciddi bir hareket yaşamıştık. Özellikle turizm sektöründe büyük bir patlama yaşanmıştı, sur içi bölgemizde sabahları belki onlarca otobüsü görürdük. Yerli ve yabancı turistlerin bölgeye gelerek, gerek Diyarbakır’a gerek Mardin gibi turizm alanlarına akın etmesi. Bu beraberinde tabiî ki hem hizmet sektöründe yani otellerimizde, restoranlarda ve lokantalarda ciddi bir hareketlilik yaşanıyordu. Yani birçok esnafımız bu konuda faydalandı. Onun yanı sıra yatırımlarda da hareketlilik başlamıştı. Özellikle Organize Sanayi Bölgesinin 2. etabında yer kalmamıştı. Büyük bir talep vardı. Yine Meslek siteleri biliyorsunuz kurulmaya başlanmıştı. Bu 2 yıl içerisinde açıkçası ekonomik anlamda büyük bir patlama yaşamıştı. Bizim kayıtlarımızda kapanan sayısı düşmüş, açılan iş yeri sayısı geçmiş yıllara göre daha çok artmıştı”

Peki sonra ne oldu? 6-7 Ekim olayları nasıl bir etki yarattı?

6-7 EKİM OLAYLARINA KADAR HER ŞEY İYİ GİDİYORDU

“Ve geçen sene 2014 6-7 Ekim olaylarına kadar süreç iyi gidiyordu açıkçası ve 6-7 ekim olaylarını yaşadıktan sonra süreç in sağlam temeller üzerinde olmadığını hep birlikte yaşadık ve gördük. Özellikle Kobane de ki direnişle başlayan ve bölge halkının da tamamı kobane ye destek çağrısıyla başlayan olaylar maalesef kobane eğilimi adına yapılan eylem kobane arka planda kaldı ve bölge biliyorsunuz 50’ye yakın can kaybı ve birçok tahribat yaşandı. Gerek iş yerlerinde gerek konutlarda bununla birlikte tabiî ki illere çağrılarımız raporlarımız,  görüşmelerimiz müzakerelerin devam etmesi, müzakerelerin sağlam temeller üzerinde yürümesi gerektiğinin bilinciyle biz STK olarak birçok bölgenin unsuru olarak gerek Başbakanla görüştük, gerek siyasi liderler partilerle konuştuk. Toplantılarımızda çağrılarımızı dile getirdik taraflara.. Dolmabahçe sarayındaki görüşme bizi umutlandırdı. açıkçası birlikte yapılan basın açıklaması hükümet ve HDP Milletvekilleri birlikte yaptığı açıklama biraz daha 6-7 Ekim olaylarından sonra bizleri rahatlatmıştı”

7 Haziran seçimlerde de bir beklendi vardı galiba. Sizde buna katılıyor musunuz? Özellikle HDP’nin barajı aşması ve 80 Vekil çıkarması?

SEÇİMLERDE BÜYÜK BEKLENTİ VARDI

“Yine seçimlerde büyük bir beklenti vardı açıkçası hatta HDP’nin meclise gitmesi ile birlikte artık Kürt sorununun silahla konuşulamayacağı, silahlarını artık susacağı ve mecliste Kürt sorununun çözümü noktalanacak ve seçimin artık daha da hızlanacağı beklentisi hepimizde vardı. Ve seçimden sonra biliyorsunuz 4 ay parti meclise girdi HDP’de 80 milletvekili ile girdi. 80 milletvekilinin artık Kürt sorununun çözüm noktasında insiyatif aldığını hatta sadece Kürtler değil Türklerin bir bölümü de HDP biliyorsunuz artık ölümler olmasın. Meclis’te bu Kürt sorununun yüz yıllık yaşan an bu soruna artık çözüm bulunması gerektiğini de yetki vermektedir. Bu halkın vermiş olduğu insiyatif 4 siyasi partinin yetkisi”

90’LI YILLARA GERİ DÖNÜŞÜN KAYGISI VAR

Operasyonlar ve saldırılarla birlikte toplumda 90’lı yıllara geri dönüş mü? Oluyor şeklinde bir algı oluştu. Sizde buna katılıyor musunuz? Ayrıca Hükümettin de bir türlü kurulamaması bir risk oluşturuyor mu?

“Hükümetin kurulmamasıyla birlikte yine Suruç’taki patlama akabinde ateşkes sürecinin bozulması ve bölgede yaşanan olaylar ve eylemler maalesef bizi 90’lı yıllardan daha çok kaygılandırdı. Neden kaygılandırıyor açıkçası 90lı yıllardaki yaşanan olaylar yaşanan tahribatlar 40-50 bine yakın bir can kaybına neden oldu. Yine ekonomik olarak bölge gerilemiş hatta ülke ekonomik olarak toparlanamadı. Ve son yıllarda ki çatışma ortamı ile Türkiye ekonomide büyük bir hareket yaşadı. Yani bu noktada şuanda 90lı yılardan daha kötü kaygısını neden düşünüyoruz çünkü artık eskiden kırsalda olay yaşanıyordu. Artık Türkiye’nin metropollerde, şehir merkezlerinde ve açıkçası milliyetçilik duygularıyla toplum halkının karşı karşıya gelme riski var artık. Bizim kaygımız budur açıkçası. Yani bir Kürt ve Türk çatışmasına döndürülürse biliyorsunuz Kürt nüfusunun diyebilirim ki bir o kadar da batı illerinde şu anda yaşamaktadır. Ve iç içe karışmışlar Kürt ve Türk’ü ayırt edemezsiniz.

SİYASİ PARTİLER ÖLÜMLERDEN ÇOK SİYASİ HESAPLARINI YAPIYORLAR

Bu nokta da siyasilerin şu anda bizim gördüğümüz tablo açıkçası siyasi partilerin kayıplardan çok ölümlerden çok siyasi hesaplarını görüyoruz, politik çıkarlarını görüyoruz, politik manevralarını görüyoruz. Bu yaşanan olaylar özelliklerinden yaşanan can kayıplarının üzerinden kaybımız budur. Biz diyoruz ki 50 bin insanımız hayatını kaybetti. Yine onlarca insan hayatını kaybetmektedir ve çatışmalar halen devam etmektedir. Bu ölümler üzerinden hiçbir siyasi düşünce, rant, beklenti, çıkar olmaksızın çözüm sürecinin çözüm olmasının bir an önce etrafında toplanmaları gerekiyor. Aksi taktirde burada kazanan taraf olmayacaktır. Yani burada eğer çatışma ve ölüm ile kazanılacağını düşünen bir taraf varsa dönüp tarihe baksınlar. Ve bunlara hiçbir şekilde hakları yoktur. Mutlak surette artık ölümlere dur denilmesi gerekiyor, müzakerenin durduğu yerden devam etmesi gerekiyor. Ve hükümetinde bir an önce kurulması gerekiyor”

Hükümetin kurulmamasıyla birlikte erken ya da baskın seçim gündeme geldi. Bu şekilde seçime gidilirse ne olur?

BU ŞEKİLDE ERKEN SEÇİME GİRİLİRSE HER ALANINDA ÖLÜMLER VE KAYIPLAR OLUR

Yani hükümet kurulmadan bu çatışmalı ortamla yeni bir genel seçime gidilirse inanın Türkiye’nin her alanında ölümler ve kaybımız olur. Ekonomik olarak da büyük kayıplar olur yani yılların birikimlerini heba ederiz. Çünkü insanlar artık yoruldu ölüm duymak istemiyoruz, bölgede artık huzur istiyoruz. Çünkü bölgedeki bu yaşanan deprem olaylarını dile getirmeye çalışıyoruz. Bu deprem sadece bölgeyi sarsmıyor bu deprem ölümlerle cenazelerle Türkiye’nin her ili her ilçesini her köyünü sarsıyor, artçılarıyla sarsıyor, ölümlerle sarsıyor. Yani burada dediğim gibi ölümler üzerinden bu sorunları çözmemiz mümkün değil. Şimdi siyasilerin bir an önce halkın vermiş olduğu yetkiyi kullanarak 4 siyasi partiye de sesleniyoruz bir an önce mecliste özellikle biliyorsunuz Kürt sorunu çözme noktasında anayasa maddelerinin değişmesi gerekiyor. Yani anayasada değişiklik olmadığı takdirde Kürt sorununu çözülmeyeceğini biliyoruz. Artık yani sokaktaki bir çocuğa da sorarsanız bunu biliyor. Onun için siyasi partiler eğer irade gösterirlerse hükümet kurulursa güçlü bir hükümet gelirse Anayasayı da değiştirebilirler. Yani eğer samimiyet varsa sadece siyasi çıkarlar üzerinde politika yapmazlarsa meclise inanıyorum ki bir koalisyonla bile Kürt sorunu ve bu çatışmaları sonlandırabilirler.

SAMİMİ DURUŞLAR GEREKİYOR

Sizce bu çatışmalı ortam nasıl sona erer?

“Yani bu noktada samimi bir duruş sergilemeleri gerekiyor halkın artık bu güvensizliğini ortadan kaldıracak adımları atması gerekiyor. Bu noktada da İmralı yada Öcalan ile de mutlaka görüşmeleri gerekiyor ve müzakerenin devam etmesi gerekiyor. Biliyorsunuz bu 2013 Newrozundaki çağrı karşılık buldu ve evet bir rahatlama geldi. Bir huzur geldi. Bu huzurun sağlam temeller üzerinde kurulması gerekiyor artık. Yani bu noktada kaygılarımız dediğim gibi devam ediyor. Umuyor ve diliyoruz ki; siyasiler çağrılarımıza ve sesimize kulak verirler. Artık genç fidanların bedenleri ve canı üzerinden tartışmadan Meclis’te çözerler diye umut ediyoruz”

(Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

ebedinoğlu

144 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort