Dolar : Alış : 3.5926 / Satış : 3.5990
Euro : Alış : 3.8997 / Satış : 3.9067
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir19°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12491 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Irmak: ‘Müzakereye dönülmelidir’

10 Kasım 2015 - 301 kez okunmuş
Ana Sayfa » Siyaset»Irmak: ‘Müzakereye dönülmelidir’

Türkiye’nin ana gündem maddelerinden biri olan “özyönetim” tartışmaları ve “özyönetimin” ilan edildiği alanlarda operasyonlar ve çatışmalar sürerken, DTK Eş Başkanı Selma Irmak, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. DİHA’da yer alan habere göre, 2007 yılında tartışması geliştirilen ve ardından Türkiye’nin gündemine oturan “Demokratik Özerklik” modelinin, dönemin siyasi partisi olan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) tüzüğünde yer aldığını belirten Irmak, söz konusu dönemde model üzerinde çalıştaylar yapıldığını hatırlattı. Irmak, 2007’de AKP tarafından 2005 yılında hazırlanan Avrupa Özerklik şartının da işlendiği bir belgeye ulaştıklarını ve AKP’nin o dönemde yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yerel mekanizmaların oluşturulmasına yönelik bir çalışma yürüttüğünü de belirtti. AKP’nin belgesinde yer alan şartların gündeme getirilmeden rafa kaldırıldığını dile getiren Irmak, DTK’nin 2011 yılında demokratik reformun şart olduğunu ve artık merkezi sistemin Türkiye koşullarında yetmediği gerçeği ile yerinden yönetimin güçlendirilmesi gerektiğini, yerel demokrasinin gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesiyle “Demokratik Özerkliğin” gerçekleşebileceği kanaatine vardıklarını söyledi.

“TÜRKİYE’NİN GELMEK İSTEDİĞİ BİR NOKTA”

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için dayatılan noktanın “Demokratik Özerklik” modelinde olan yerinden yönetim modeli olduğunu ve Türkiye’nin gelmek istediği noktanın “Demokratik Özerklik” modeli olduğunu belirten Irmak, “Demokratik Özerklik” modelinin Kürt siyaseti tarafından dile getirildiğinde devlet refleksi olarak kriminalize edildiğini söyledi. “Demokratik Özerklik” modelini, inşa çalışmalarının 2013 Newroz’un da başlatılan Demokratik Çözüm sürecinin ön hazırlığı olarak değerlendiren Irmak, “Demokratik Özerklik” inşa projesinde yapılan çalışmaların, 3 yıla yakın devam eden ve Dolmabahçe Mutabakatı ardından hükümetin yok saydığı süreç ile sonuçlandığını kaydetti.

“DOLMABAHÇE MUTABAKATI YOK SAYILDI”

Modelin kamuoyuna tartışmaya açılmasının, AKP hükümeti ile yapılan görüşmeler ile mutabakata dönüştüğüne dikkat çeken Irmak, Dolmabahçe Mutabakatı’nın gerekçeleri ile birlikte yok sayıldığını savundu. AKP hükümetinin, idari reformdan yana olmadığını ve Türkiye’nin demokratikleşmesinden yana bir sıkıntısı olmadığını belirten Irmak, “Sayın Öcalan ile yapılan görüşmelerde de Türkiye’nin çözümden yana bir perspektifinin olmadığı ve öyle bir yol haritasının olmadığı görüldü. Arkadan dolanarak çözüm arayan ve Sayın Öcalan’ın PKK’ye silah bıraktırmasını sağlayan, Sayın Öcalan’ın eliyle PKK’yi etkisizleştirme çabaları içerisinde olan bir tutum içerisinde olduğu fark edildi” diye konuştu.

“DOLAPÇI BEYGİR MİSALİ BİR YOL İZLENDİ”

AKP’nin demokratik dinamikleri bastırmak ve kontrol altına alarak iktidarını sürdürmeye çalıştığını savunan Irmak, AKP’nin silahlı güçleri kendi güdümüne alarak kendi kontrolünü sağlamaya çalıştığını iddia etti. Irmak, “Söylenilenler ile konuşulanlar, AKP’nin gizli ajandasında olanlar ve sonradan açığa çıkanlar bir biri ile kesin olarak örtüşmediği açığa çıktı. Bu nedenle ne yazık ki 10 yıl öncesine geri gittik. Türkiye’nin içinde bulunduğu çıkmaz bugünde kendisini ifade etmiştir. Türkiye ve Kürdistan kamuoyu AKP’nin tekrar eden pratiği sayesinde adeta dejavu yaşıyoruz. Kürt sorununda sona geldiğimiz nokta bir arpa boyu yol oldu” ifadesinde bulundu.

“80’LER VE 90’LAR SÜRECİ TEKRAR ETMEYECEKTİR”

Türkiye’de kullanılan dilin barış dili olmadığını, savaşın çağrıları dışında açıklama yapılmadığını iddia ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarını hatırlatan Irmak, “Kürtler çok yol aldı, dönem ve kamuoyu değişti. 80’ler ve 90’lar süreci tekrar etmeyecektir. Fırat’ın doğusunda kıyametler kopacak ama Fırat’ın batısında kimsenin ruhu duymayacak bir pozisyon yoktur artık. Bunun herkesi iyi bilmesi ve ona göre hesap yapması gerekmektedir. Ancak devletin geldiği nokta budur” dedi.

“KÜRTLER ARTIK STATÜSÜZ YAŞAMAYACAKTIR”

Kürt halkının “özyönetim” taleplerini Dolmabahçe protokolünün ve Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin çıkmaza girmesiyle açığa çıktığını ifade eden Irmak, AKP hükümetinin halkın “özyönetim” iradesine yönelik saldırılarını ve savaş ortamını sonlandırması noktasında uyardı. Irmak şunları vurguladı: “Başka bir yol bırakılmamıştır ve hala aynı noktadayız. Hala merkezi yönetimi kabul etmiyoruz. Devlet yetkilileri bunu kulağına küpe yapmalıdır. Kürtler artık statüsüz yaşamak istemiyor ve yaşamayacaktır. Sadece Kürtler değil inkar edilen bütün halklar ve inançlarda statüsüz yaşamak istemiyorlar. Devletin bunu iyi anlaması ve okuması gerekiyor. Bunu duymazdan geldiği sürece bunu dikkate alıp çözüm yaratmadığı sürece, devlet kaostan asla çıkamayacaktır. Kürtlerde, halklarda öldürülerek bitirilemez. Demokratik talepler şiddetle bastırılamaz. Bastırılmaya devam edilirse, başka bir nesil gelir ve direniş devam eder. 80’den bugüne kaç nesil geçti. Kaç nesil tükendi, bitirdik?”

‘ÇÖZÜM MASASINDA ÇÖZÜM ARANMALIDIR’

AKP hükümetine Abdullah Öcalan ile müzakere masasına dönülmesi çağrısında bulunan Irmak, “Bir an önce müzakere sürecine geri dönülmelidir. HDP gerçekten Türkiye için büyük bir şanstır. Bu şans çok iyi değerlendirmelidir. Hala konuşabilecek, diyaloga açık bir nesil var. Halen barış diyen bir halk var. Bu imkan ve fırsatlar varken, devlet bu fırsatı değerlendirmelidir. Aksi halde tahmin bile edemeyeceğimiz bir süreç yaşanabilir. Kürt sorunun şiddetle çözümü son bulmalıdır. Kürt sorununa çözüm masasında çözüm aranmalıdır. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit bir an önce son bulup, Sayın Öcalan ile müzakereler yeniden başlatılmalı. Savaşın bitirildiği silahların sustuğu ve hatta Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sona erdirildiği bir ortam sağlanılmalı. Türkiye bu ortamı sağlarsa, Sayın Öcalan’ın böyle bir çağrısı muhtemeldir ve koşullar yerine getirilirse, muhtemeldir ki KCK’nin Türkiye’ye karşı silahlı mücadelesinin gerekçeleri ve gerekliliği ortadan kalkacaktır. İki yol var önümüzde ya kaos ve kriz yolunu seçerek iç savaşa doğru gideceğiz ya da gerçekten silahların konuşmadığı, demokrasi mücadelesinin geliştiği bir Türkiye yaşatacağız. AKP 1 Kasım sonrasında sürdürdüğü savaş politikaları yanlışından dönmelidir” ifadesinde bulundu.

6 MANŞET (1)

DTK EŞ GENEL BAŞKANI SELMA IRMAK

138 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika