Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir9°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11876 İçerik Bulunuyor.

Kışanak: ‘Öz yönetimin baş aktörü kadınlardır’

23 Eylül 2015 - 271 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Kışanak: ‘Öz yönetimin baş aktörü kadınlardır’

Öz yönetimi halkın yönetime katılma biçimi olarak değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, siyasetten ve karar alma mekanizmalarından dışlanan kadının, özyönetimle birlikte yönetime dahil olduğunu ifade ederken, Dersim Belediye Eşbaşkanı Nurhayat Altun ise, “kadın üretimden, toplumdan, sosyaliteden koparıldıkça, inançlarda bir gerileme, dilde bir gerileme” yaşandığını belirterek, kadının eski pozisyonunu almasıyla özyönetimin inşa edileceğini ifade etti.

Bölgede DBP’li belediyelerin tartışmaya açtığı öz yönetim gündemdeki yerini koruyor. Öz yönetimin halkın yönetime katılma imkanı olduğunu belirten Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, yönetimin, siyasetin, yerel yönetimlerin artık belli güç olanaklarının elinden alınıp, doğrudan halk tarafından, yürütmesi olduğunu söyledi. Siyaset ve mevcut yerel yönetimlerden en çok dışlanan kesimin kadınlar oluğuna işaret eden Kışanak, özyönetimin kadınlar için daha önemli olduğunu ifade etti. DBP ve onun geldiği siyasi geleneğin kadınların siyasete ve yönetime katılmaları için yoğun mücadele verdiğine dikkat çeken Kışanak, “Eşbaşkanlık sistemiyle kadınların yerel yönetimlerde belli bir temsiliyet gücüne, belli bir yönetime katılma imkânına kavuştu” dedi.

‘ÖZYÖNETİM KADINLARIN ÖRGÜTLENMESİDİR’

Salt eşbaşkanlık sitemi ile kadınların tamamının yönetime katılmalarının mümkün olmayacağının altını çizen Kışanak, toplumun yarısını oluşturan kadınları yönetime katılabilme ve imkan olanaklarını yaratmanın özyönetimle mümkün olacağını belirterek, “Bu da kadınların örgütlenmesidir, kadın meclisleriyle, kadın kurumlarıyla, kadın kooperatifleriyle kadınların kendi kendilerini örgütlemeleriyle ve örgütlü bir kadın gücünün yerel yönetimlerin işleyişlerine katılmaları, sözlerini söylemelerini, taleplerini ifade etmelerini, planlama süreçlerine katılmaları, karar verme süreçlerine katılmaları, bütçe oluşturma süreçlerine katılmalarıdır” dedi. Kentlerde ve tüm yaşan alanlarında tüm sosyal grupların kendi iradeleri çerçevesinde istedikleri biçimde örgütlenmeleri önündeki engellerlin kaldırılması ve halkın bu örgütlenme mekanizmaları ile yerel yönetimlere katılmaları için mücadele edildiğini ifade eden Kışanak, kente kadın bakış açısını yansıtmak ve kadınların taleplerini karşılamak için örgütlü kadın yapılarıyla ilişki kurduklarını dile getirdi.

‘TOPLUMUN YARISI OLAN KADINLARIN YÖNETİME KATILMASI LAZIM’

Özyönetimin güçlenmesi için bunun arttırılması gerektiğini aktaran Kışanak, “Adım adım bunu inşa ediyoruz. Ama bunu daha da güçlenerek inşa edilmesi lazım, yerel ve öz yönetim demek, kadınların da toplumun yarısı temsil eden kadınların da geleceği kurma çalışmaları içerisinde etkin olmasıdır. Çünkü biz yönetimi bir iktidar alanı olarak görmüyoruz. Biz yönetimi bir gelecek kurama çalışmasının mekanizması olarak görüyoruz. Yani yarın ne olacağız, yarın Diyarbakır ne olacak, diğer gün, on yıl sonra, elli yıl sonra ne olacak, bu kente yaşayan insanların ihtiyaçları nasıl karşılanacak?” şeklinde konuştu.

‘KENTTEKİ HERKESİN KENTİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRMELİ’

Kışanak, yerel yönetimlerde alınan kararların hem sosyal hem ekonomik hem de cinsiyet eşitliği politikaları açısından tartışılması gerektiğini, farklılığı ne olursa olsun kentteki herkesin kenttin geleceğini şekillendirmeye katkısının olması gerektiğini ve kadınlar için de özyönetimin geleceği inşa etme sürecine katılması olduğunun altını çizdi. Özyönetimin toplumun kendini yönetme isteği olduğuna işaret eden Dersim Belediye Eşbaşkanı Nurhayat Altun da, yeniden bir şekillenmeye gidildiğine kadının da bunun içerisinde olması gerektiğini belirtti.

‘KADIN ÜRETİMDEN KOPARILDIKÇA TOPLUM GERİLEDİ’

İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinde kadının üretimdeki ve toplumdaki rolünün büyük olduğuna işaret eden Altun, “Fakat erkek egemen, ataerkil ya da eril zihniyetin, öne çıkmasıyla beraber kadının bütün gücü geri plana çekildi. Kadın üretimden koparıldıkça, kadın toplumdan, sosyaliteden koparıldıkça, inançlarda, dilde bir gerileme yani kadının geriye çekildiği sürçler açısından baktığımızda toplumların geriye gittiğini görebiliyoruz. Çünkü kadın baş aktördür” diye ifade etti. Özyönetimde kadının rolünü çok önemli olduğuna ve “nasıl bir yaşam” sorusuna verilecek cevabın ve bunun pratikleştirilmesinin kadın üzerinden inşa edileceğine dikkat çeken Altun, yılardır yürütülen mücadelenin en büyük yükünü kadınların çektiğini ve kadınların sürecin başrolü olduğunu ifade etti.

KADININ İÇİNDE OLDUĞU YERLERDE EŞİTLİK, ADALET, BARIŞ VAR

Kadınların toplumu değiştirip, dönüştürme rolünden dolayı en büyük saldırıların kadınlara yöneldiğini, bu sebeple savaşlarda tacize, tecavüze uğradığını vurgulayan Altun şunları ifade etti: “Yani kadının bilinci, topluma yaklaşımı, daha adaletli, daha öz güvenli yaklaşımı da söz konusudur. Bunlardan en önemlisi de kadının adaletidir. Ve toplumlarda da, toplumların kendi sistemlerinde de kendini yönetme şeklide bu adaletli ve politik toplum yaratma rolü de burada açığa çıkıyor. İşte bu nokta da kadının üretim içerisinde, kadının sosyal yapılar içerisinde, kadının kamusal alanda, en ufacık kılcal damarlarına kadar, kadının içinde olduğu yerlerde eşitliğin, adaletin, barışın, özverinin olduğunu söyleyebiliriz. Bütün bunların toplamı da zaten özyönetimle bağdaştırılır. Eğer biz bütün bunları bu bilinçle, kadın bakış açısıyla, kadın bilinciyle hayata geçirirsek, zaten özyönetimi inşa etmiş oluruz. İşte o açıdan kadının buradaki rolü çok önemli.” (DİHA)

49660

114 Total Views 3 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort