Dolar : Alış : 3.5583 / Satış : 3.5647
Euro : Alış : 3.8787 / Satış : 3.8857
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir24°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12513 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

KJA Daimi Meclisi sonuç bildirgesi: Kürdistan için seferberliğe

04 Ekim 2015 - 487 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»KJA Daimi Meclisi sonuç bildirgesi: Kürdistan için seferberliğe

KJA Daimi Meclis toplantısının sonuç bildirisi açıklandı. Bildirgede, Kürdistan’da yaşanan saldırılar karşısında sürece karşı devrimci demokrat ve kadın örgütlerine ortak mücadele çağrısında bulunuldu. Ayrıca, 8 Ekim’de ise PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için birçok eylem ve etkinlerin başlayacağı belirtildi.

Kongreya Jinên Azad (KJA) daimi meclisinin iki gün süren toplantı sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, Kobanê direnişinde ön saflarda yer alan kadınların, kadın ve halkların özgürlük umudunun bastırılamayacak bir biçimde Kobanê enternasyonal ve kadın ruhuyla geri döndüğüne dikkat çekilerek, 7 Haziran seçimlerinden sonra Kürdistan’da varoluşsal bir hak olan öz yönetimi inşa etme çabasına karşı AKP Hükümetinin öz yönetimleri kriminalize ederek boğmaya çalıştığı söylendi. Ayrıca, Kürdistan’da yaşanan sürecin kaygıyla izlenmesi yerine Türkiye ve Kürdistan da baskıcı sistemden rahatsız olan tüm devrimci, demokrat, sosyalist,çevreci, feminist,kadın özgürlük hareketleri, inanç ve etnik kesimleri ortak mücadele hattında birleşmeye ve başta Cizre, Silvan, Nusaybin ve Kürdistan’ın bir çok yerinde gelişen, öz irade anlamına gelen öz yönetimleri sahiplenmeye çağrı yapıldı.

Bildirgenin tam metninde ise şunlar yer alıyor:

“Ortadoğu ve Kürdistan da ki gelişmeler ve bunun kadınlar ve halklar nezdinde ki siyasal sonuçlarını değerlendiren KJA daimi meclis toplantımız 03.10. 20015 de Diyarbakır da toplanmıştır. Kürdistan halklarının özgürlük mücadelesi ve kadın mücadelesinin geldiği aşama ve bundan sonraki yol haritamızın tartışıldığı toplantımız önemli tespit ve kararlaşmalarla sonuçlanmıştır. Kapitalist modernite güçlerinin dünyayı özelikle insanlığın beşiği olan coğrafyamızı ulus devletler ve kendi köhne fabrikasından üretip öne sürdüğü DAİŞ gibi karanlık güçlerle tekrardan dirilen kadın ve halklar dinamizmini boğmaya çalışmaktadır. Kapitalist modernite tarafından eskisi gibi yönetilemez hale gelen kadınlar ve halklar kendi yaşamları ve kaderleri üzerinde söz sahibi olmak istemekte sadece söz sahibi olmak değil yaşam hakkı ve sürekliliği için talep eden değil en etkin mücadele kararlılığını da sergilemektedir. Kobani direniş süreci bunun en somut ifadesi olmak kadar dünya çapında yeni bir toplumsal mücadele umudu ve direniş çizgisini kararlı bir biçimde sergilemiştir. Bin yıllardır bastırılan kadın ve halkların özgürlük umudu yine aynı kaybedilen coğrafya da bastırılamayacak bir biçimde Kobani enternasyonal ve kadın ruhuyla geri dönmüştür.

‘ÖZ YÖNETİMLER TÜRKİYE VE ORTADOĞU HALKLARI İÇİN ÖZGÜRLÜK SEÇENEĞİDİR’

Yine toplantımız özelikle halkların ve kadınların 7 Haziran zaferine ve Kürdistan’da gelişen varoluşsal bir hak olan öz yönetimi inşa etme çabasına tahammül edemeyen AKP Hükümetinin özyönetimleri kriminalize ederek ve boğmaya çalışarak etkisizleştirmeye hedeflediği tespitini yapmıştır. Bu süreç birçok kesim tarafından 90’lara mı dönüyoruz kaygısıyla izlenmektedir. Toplantımız, bu sürecin 90’lara bir dönüşten ziyade Kürtlere ve muhalif toplumsal kesimlere dönük 80 yıllık devlet zihniyetinin aslında kendini devam ettirdiği, 90’lardaki Ergenekon ve askeri faşizmin kendini sivil görünümlü faşizme dönüştürdüğü tespitini yapmıştır. Bu seksen yılda değişen bir gerçeklik varsa oda mücadele etmesini öğrenen ve siyasette öznelleşen Kürt ve kadın gerçekliğidir. 40 yıllık Kürt özgürlük mücadelesinin en önemli kazanım ve mirası, artık devletlerin kendilerini eskisi gibi sürdüremeyecekleri ve bu sürdürülmezliğin krizli hali olan faşizmin, kendi öz savunma bilinci ve mücadele yöntemini geliştiren halklar ve kadınlar karşısında yenilmeye mahkum olduklarını geldiğimiz nokta ispatlamıştır. Dolayısıyla KJA daimi meclisi bu süreci kaygıyla izlenmesi gereken bir süreçten ziyade Türkiye ve Kürdistan da baskıcı sistemden rahatsız olan tüm devrimci, demokrat, sosyalist, çevreci, feminist, kadın özgürlük hareketleri, inanç ve etnik kesimleri ortak mücadele hattında birleşmeye ve başta Cizre, Silvan, Nusaybin ve Kürdistan’ın birçok yerinde gelişen, öz irade anlamına gelen öz yönetimleri sahiplenmeye çağırıyoruz. Ayrıca toplantımız öz yönetimlerin sadece Kürdistan da yaşayan halklar için değil tüm Türkiye ve Ortadoğu’da yasayan etnik, inanç ve toplumsal kesimlerin öz iradelerini açığa çıkarma ve varoluşlarını sürdürme açısından da gerekli ve bir arada yaşamanın demokratik-özgürlükçü bir seçeneği olduğunu vurgulamıştır.

‘DEMOKRATİK ULUSUN KADIN EKSENLİ İNŞASINDA ÖNCÜLÜK YAPILACAK’

Özelikle Kürdistan’da açığa çıkardığı ve bunun bir sisteme kavuşturmak istediği demokratik özerkliğin öz yönetim anlayışı, sadece Ortadoğu da değil dünyada da Kapitalist modernitenin cenderesinde çözümsüz ve yönetimsiz yani iradesiz bırakılan halklar ve çeşitli sosyal etnik kesimler açısından da var oluş sorununu çözme ve sürdürme modeli haline gelmeye başlamıştır. Tarih bir kez daha Rojava ve Ortadoğu şahsında biz kadınlara kurucu yani inşacı bir rol atfetmektedir. Toplantımız bu temel tespitten hareketle daimi meclise bağlı komisyon çalışmalarını da değerlendirerek demokratik ulusun kadın eksenli inşasını bir an evvel tamamlama, gelişen sürecin sadece destekleyeni değil aktif katılım ve öncülüğünü yapma kararlılığını ortaya koymuştur.

‘8 EKİM’DE ABDULLAH ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ETKİNLİKLER BAŞLAYACAK’

Kürt sorunun demokratik çözümünden yana önemli çabalar sergileyen sorunu çatışma ve yok etmeyle değil demokratik siyaset ve müzakere yöntemiyle çözmeye çalışan Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan’a dönük yıllardır uygulanan ve şahsında halkların ve kadınların paradigmasını boğmaya çalışan ve bir Kapitalist modernite sistemi olan İmralı sistemiyle mücadele etmek yaşadığımız Kürdistan ve Anadolu coğrafyasının kalıcı barış ve devletin demokratikleşmesi açısından önemli görüyoruz. Bu gerekçeyle KJA daimi meclisimiz sadece tecrit koşullarının kaldırılması değil tamamen özgürlüğünün sağlanması için gereken mücadele kararlılığını sergileyerek 8 Ekimden başlamak üzere her alanda eylem ve etkinliklerin yaygınlaştırılması kararını almıştır. Halk ve kadınlar olarak yeni bir yaşamı örmeye çalışırken, direniş dinamiklerine sürekli ölümü reva gören AKP hükümeti bu sefer halklarımızın manevi değeri olan şehit cenazelerini vermeyerek, mezarlıkları bombalayarak insanlık onurunu zedelemektedir. KJA daimi meclisi bu insanlık dışı uygulamaları lanetleyerek manevi değerlerine sahip çıkmaya, bu yönelimler kaşısın da sessiz kalmamaya, demokratik eylem hakkını kullanmaya ve tavır almaya çağırıyoruz. Son olarak toplantımız 25 kasım dünya kadına karşı şiddetle mücadele gününde kadınları sadece bir günlük protestolarla değil sürekli direnişe çağırarak her alanda ve her meydanda aktif eylemsellikler yapmayı kararlaştırmıştır.” (JİNHA)

770x500cc-dyb-03-10-2015-kja-daimi-meclis-toplantisi-manset

183 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika