Dolar : Alış : 3.7523 / Satış : 3.7590
Euro : Alış : 4.0300 / Satış : 4.0372
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11890 İçerik Bulunuyor.

Oğurlu: ‘‘Bu süreçte hepimizin ihmalkârlığı var’’

24 Nisan 2016 - 1.145 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportaj»Oğurlu: ‘‘Bu süreçte hepimizin ihmalkârlığı var’’

Fadıl Oğurlu Fadıl Oğurlu (1) Fadıl Oğurlu (2) Fadıl Oğurlu (3)

Diyarbakır’ın yerel iç giyim ve tekstil markalarından JİBER Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Fadıl Oğurlu, Çatışmalı sürecin tekrar başlamasında iş camiasının ve STK’ların da ihmalkârlığı olduğunu vurgulayarak, “Sadece kavgalar olunca gidip diyoruz ki: Niye kavga oldu? Niye silahlar patladı? Bu aşamaya gelinmeden müdahalelerde bulunulabilinirdi” dedi.

Tekstil kent’in kurulmasının özellikle bölgenin tümüne fayda sağlayacağına inandıklarına değinen Oğurlu, Tekstil Kent’in kurulmasıyla 10 bin kişinin istihdam edileceğine işaret etti.

YEREL FİRMALAR ETKİLENDİ

Oğurlu, Çatışmalı süreçle birlikte, Konfeksiyon iş hacminde ciddi bir daralma, özellikle ulusal çalışan firmalarda olmadığını belirterek, ‘’yerel çalışan firmalarda daha çok bölge ile ticareti olan firmalar daha çok olumsuz etkilendi. Bizde de özellikle Aralık ve Ocak ayında istihdam sayımızın artmasına rağmen üretimde yaklaşık olarak yüzde 15 düşüş oluştu. Buda bölgede yaşanan çatışmalı sürecin yarattığı psikolojik sebeplerden kaynaklandığını düşünüyoruz’’ diye konuştu.

Son 5 yıldan bu yana Diyarbakır’da Tekstil kentin kurulmasıyla ilgili bir mücadele yürütülüyor. Özellikle GÜNTİAD’ın bu yöndeki emekleri ve çabası sürüyor. Bildiğiniz gibi bu proje Bakanlıkta onaylandı ve arsa tahsisi de yapıldı. Ve çeşitli nedenlerden dolayı bir türlü projeye başlanılmadı. Tekstilci ve işadamı olarak Tekstilkent’in Diyarbakır’a ne gibi faydası olur? Gecikmesi durumunda ise kaybı ne olur?

Yaklaşık 5 yıllık bir süreçtir Diyarbakır’ın hep gündeminde olan bir yatırım konusudur. Bürokratik engellerden kaynaklı süreç 5 yıla yayılınca, 5 yıl önceki heyecanın artık kurulmadığını düşünüyorum. Ve bu süreç her geçen gün şehrin aleyhine oluyor. Özellikle yoğun bir istihdamı sağlayacak bir sektör olmasına karşın o beklentiyi, o heyecanı yitirdiğine inanıyorum. Tabi şuan resmi prosedürlerin bittiğini biliyorum. Ama bürokratik bazı engellemelerden kaynaklı henüz yatırım aşamasına dönüşmedi. Halen arsa paylaşımının yapılmadığını, özellikle müteşebbis heyetin kurulamamasından kaynaklı o aşamaya gelmediğini biliyorum. Tabi Tekstil kent’in kurulmasının sadece Diyarbakır’a değil bölgenin tümüne bir fayda sağlayacağına inanıyorduk. Dışarıda Holding düzeyinde olan firmaların da kurulacak tekstil kente yatırım yapma talepleri vardı. Yaklaşık 3–4 yıl önce firmaların böyle bir talebi vardı. Ama bugün de Tekstilkent kurulursa ciddi manada yine geç kalınmış sayılmayız. Ama her geçen gün artık kurulmasının da anlamsızlaşabileceğine inanıyorum. Tekstil hep bildiğimiz gibi, emek yoğunluklu bir sektördür. Buraya çok ağır sanayinin de gelemeyeceğini hepimiz biliyoruz.

İSTİHDAMI SAĞLAYACAK TEK SEKTÖR TEKSTİL

Ama bölgede yoğun bir istihdam talebi oluştuğunu da bildiğimiz için elimizde en hızlı bir şekilde o istihdamı sağlayabilecek tek etken tekstil, konfeksiyon işçiliğiydi. Bu konuyla alakalı şehrin tüm bileşenleri sahiplilik duygusu içerisinde hareket edebilseydi şimdi çoktan kurulmuş olurdu. Bu ilgisizliğinden kaynaklı çok gecikti. Halen bizdeki bireysel yatırımımızın önündeki engellerden bir tanesi de büyümemenin temelinde de yine tekstil kent var. Hep ‘orada kazma vurulacak, yeni yer yapacağız, ona göre o büyümeyi yapacağız’ hesabını yaparken küçük kaldık. Ama artık biraz bu yaşanan bölgedeki siyasi süreçte, gecikmesini etkiledi. Tahsis süreçlerini artık bekliyoruz. Bu tahsis süreçlerinden sonra alt yapı özellikle projeleri olacak. Tahmin ediyorum 2–3 yıl içerisinde üretim yapılabilecek bir aşamaya geleceğine inanıyorum.

Sürecin tekstil sektörünü çok fazla etkilemediği görülüyor. Çalışanların tedirgin olduğu biliniyor. Bir etkilenme oldu mu?

YEREL ÇALIŞAN FİRMALAR ETKİLENDİ

Konfeksiyonda iş hacminde ciddi bir daralma, özellikle ulusal çalışan firmalarda olmadığı yerel çalışan firmalarda daha çok bölge ile ticareti olan firmalar daha çok olumsuz etkilendi. Bizde de özellikle Aralık ve Ocak ayında istihdam sayımızın artmasına rağmen üretimde yaklaşık olarak yüzde 15 düşüş oluştu. Buda bölgede yaşanan çatışmalı sürecin yarattığı psikolojik sebeplerden kaynaklandığını düşünüyoruz. Haklı olarak insanlar etkilenince verimlilik çok düştü. Yani çoğu arkadaşlarımız burada çalışırken akılları yaşanan süreçte evlerinde kardeşlerinde olunca tabii ki üretken olamıyorsun. Bölgede yaşanan sürecin insanlar üzerine çalışanlar üzerine böyle bir negatif bir ruh hali oluşturdu. Onun kaygılarını yaşıyoruz. Özellikle tekstil kenti biz hakikaten çok önemsiyoruz. Küçükte olsa bir parçasıyız, ilgileniyoruz. Şehirde o olayın yani tekstil konfeksiyon OSB’sinin kurulmasını yaklaşık 5 yıl içinde öyle umut ediyorum ki, 10 bin kişi civarında bir istihdam olanağının oluşacağının programını yapmıştık. Halende o programda çok sapma olduğunu düşünmüyorum. Bugün bile o olanaklar Tekstil OSB’de gerçekleştirilirse bu oranları halen çok güzel koruduğumuzu düşünüyorum, tekrar yakalayabiliriz.

Çatışmalı süreç’in tekstil’deki üretimi düşürdü diyebilir miyiz?

ÜRETİMİ ÇOK DÜŞÜRMEDİ, GELECEK KAYGISI OLUŞTU

Bölgede ki yoğun çatışmaların özellikle üretimi çok düşürdüğüne de biz inanmıyoruz halen fabrikaların büyük bir kısmı çalışıyor. İstihdamda çok büyük düşüşler olmadı. Ama tabii ki temel kaygılarımız gelecekle alakalıdır. Yani bugün çalışıyoruz. Ama yarın acaba çalışabilecek miyiz? Korkusu da hep içimizde var. Bizim birinci önceliğimiz tabii ki istihdamın artmasıdır. Ama bundan öncelikle olarak yaşanan sürecin barış sürecine dönüşmesidir. Bu çatışmalı süreç bitmediği sürece burada ekonomik katman değerleri yüksek olan ürünleri mi üretelim? normal konfeksiyon işçiliğindeki o konfeksiyon sürecini mi büyütelim? Hiçbir anlamı olmaz çünkü 5 yıl çalışıyorsun 5 yılın bitiminden sonra mevcut yaşadığımız olaylara benzer tekrar çatışmalı bir süreç başladı mı 5 yıllık birikimimizin tümünü götürebilir. Onun için bugün ki süreçte dahi biz işimizi kaybettik korkusunu yaşamıyoruz. Borçlarımızı ödeyememe korkusunu yaşamıyoruz.

Bu süreçte sizin için önemli olan ekonomik kayıp mı? Can kaybı mı?

YİTİRİLEN CANLARA ÜZÜLÜYORUZ

Tabi ki de, biz sadece yitirilen canlara üzülüyoruz. Bugün bu ekonomik değerlerimizin tümünü kaybetmeyi göze alırız. Ama insanların ölmesine özellikle bugünlerde göze alamıyoruz. Biz hiçbir şekilde bu gün için aş, ekmek istemiyoruz, kredi taleplerimiz olsa dahi ikinci aşamadadır. Süreç, özellikle rayına oturması lazım oturmadan bugün çalış yarın çatışmalı süreç hepsini götürebilir bu bitsin daha sonra ekonomik kalkınma hamlesini başlatılır planlanması mı yapılır çok ta sıkıntılı olacağını sanmıyorum sonraki sürecinin. Tekstilde bölge iyi durumda ama Diyarbakır olarak Batman’ın kısmen Şanlıurfa’nın çok gerisindeyiz. Batman bile tekstil konfeksiyon özellikle işinde bizim bir kat şuan önümüzde yer alıyor. Yaklaşık Batman’da şuan 150’nin üzerinde konfeksiyon atölyesi var. Bu atölyelerin yarattığı istihdam 6–7 bin civarında. Diyarbakır’da maalesef bu sayı çok aşağılarda bulunuyor.

Gelinen süreç ile ilgili çağrınız ve öz eleştiriniz var mı?

STK VE KURUMLAR BU SORUMLULUĞUN ALTINDA KALACAKTIR

Bu konuda tabi benim fikrim şehirde ki bütün STK’lar ve kurumlar bu sorumluluğun altında kalacaktır. Buradaki ihmalkârlığın tümünde Hepimizin sorumluluğu vardır. Sadece devlet ya da işte buradaki farklı dinamikler değildir. Biz hiçbir şekilde o konuda görevlerimizi yapmadığımıza inanıyorum. Şehre karşı sorumluluklarımızı yerine getirmediğimize inanıyorum. Sadece bireysel siyaset üretiyoruz. Kurumsal ve bölge üzerinde bir istihdam politikalarımızın olmamasından kaynaklı bu gün Diyarbakır’da istihdam oranları çok düşük yani öyle biliyorum 2 milyon nüfuslu bir şehir de imalat sanayisinde çalışanların sayısı 40 bin’in aşağısında diye biliyorum. Bu oranlarla baktığın zaman şehirde her türlü anarşi doğabiliyor. Biz bunları üretemezken sosyal adaletten, demokrasiden bahsetmemizin de hiçbir anlamı yok. Öncelikle özellikle iş camiasının yapması gereken birinci görevi üretken bir şehir oluşturması ve bu üretkenlik için yapabilecekleri varken, siyasetten meşgul olmamaları gerekir diye düşünüyorum. Tabi bu bireysel fikrimdir. Hiçbir kurum adına konuşmuyorum. Yaşanan süreçte hepimizin ihmalkârlıkları var. Sadece kavgalar olunca gidip diyoruz. Niye kavga oldu? Niye silahlar patladı? Bu aşamaya gelinmeden müdahalelerde bulunulabilinirdi. (Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

406 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort