Dolar : Alış : 3.7941 / Satış : 3.8009
Euro : Alış : 4.0420 / Satış : 4.0493
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir11°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11859 İçerik Bulunuyor.

Öz yönetime destek

28 Aralık 2015 - 340 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Öz yönetime destek

Diyarbakır’da düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Olağanüstü Genel Kurulu’nun “Özyönetimlerle ilgili siyasi çözüm deklarasyonu”na destek verildi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, deklarasyona destek vererek, özyönetimin doğal bir hak olduğuna dikkat çekti.

“HER HALK KENDİNİ YÖNETME HAKKINA SAHİPTİR”

Demokratik özerkliğin adem-i merkeziyetçi yönetim şekliyle, halkların kendi geleceğini belirleme hakkıyla ilişkili olduğuna dikkat çeken Türkdoğan, “Halkların kendi geleceğini belirleme hakkı Türkiye’nin de onaylayıp yürürlüğe koyduğu Birleşmiş Milletler (BM) İkiz Sözleşmeleri tarafından kabul edilmiş bir haktır. Kağıt üstünde olsa da Türkiye bu hakkı tanımıştır” dedi. AKP iktidarının BM yerel yönetimler şartını 2003’te imzaladığını hatırlatan Türkdoğan, ancak üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen tek adım atılmadığına dikkat çekildi. Türkiye’nin sürekli bir oyalama içinde olduğuna dikkat çeken Türkdoğan, “Halkların kendi geleceğini belirleme hakkı BM İnsan Hakları Komitesi’nin ve BM Ekonomik Sosyal Haklar Komitesi kararlarında detaylıca açıklanmıştır” bilgisini paylaştı.

“ÖZYÖNETİM HAK TEMELİNDE ELE ALINMALI”

Özyönetimlerin de hak temelli ele alınması gerektiğinin altını çizen Türdoğan, “BM kendini yönetme ve ekonomik kaynakları kullanma hakkı verirken, tek başına ayrılma hakkı vermiyor” tespitinde bulundu. Türkiye’deki Kürt sorunun özünün Kürtlerin statü talebi olduğunu hatırlatan Türkdoğan, Kürtlerin 20 yıldır bu taleplerini açık bir şekilde dile getirdiğini söyledi. Özyönetimin bir insan hakkı meselesi olduğunu belirten Türkdoğan, “Türkiye devleti klasik ulus devlet çizgisinde ısrar ettiği için bu noktaya bir türlü gelmek istemiyor. Ancak bu hakkın Kürtler bakımından yerine getirilmesi gerekiyor. Bu çerçevede DTK’nin özyönetim ile ilgili aldığı kararı bu çerçevede değerlendirmek gerekir bu Kürtlerin hakkıdır” diyen konuştu. Türkdoğan, Türkiye derhal 12 Eylül Anayasası’nı değiştirip Kürt sorununu da bu temelde çözmeli ve Kürt siyasal hareketi, Kürt sivil toplumuyla bu konuyu tartışması gerektiğini belirtti.

“ÖZYÖNETİM EN DOĞAL İNSAN HAKKIDIR”

THİV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise, özyönetimin, halkların kendilerini özgürce geliştirebilme ve ifade edebilmesi için en doğal insan hakkı olduğunu belirtti. Özyönetimlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten ve bu konuda hükümetin yaklaşımlarına tepki gösteren Bakkalcı, “İnsanların yaşam haklarını tayin etmesinden daha doğal bir şey yoktur. Özyönetimlerin ülkemizde çeşitli düzeylerdeki algı yönetimleriyle bir tartışma biçimine dönüştürülmesi kabul edilemez. Bu en doğal hakkın bastırılması büyük acılar yol açılmaktadır. Üstünde tartışma yürütülemez. Bu hakkın siyasal iktidar tarafından da güvence altına alınması gerekiyor. Bunun önünün açılması gerekir” diye konuştu.

“DTK’NİN SONUÇ BİLDİRGESİNİ SAVUNUYORUZ”

Öt yandan DTK’nın “Özyönetimlerle ilgili siyasi çözüm deklarasyonu”na bir destek de Türkiye halklarından geldi. Türkiye’de yaşayan halkların temsilcileri, DTK’nin sonuç bildirgesinin ayrıştırıcı değil bütünleştirici olduğuna dikkat çekerek, “DTK’nin sonuç bildirgesini savunuyoruz” vurgusu yaptı.  Apoyevmatini Gazetesi’nin sahibi Mihail Vasiliadis, demokrasinin parlamento, yerel yönetimler ve sivil toplum gibi 3 ayağı olduğunu belirterek, DTK’nin sonuç bildirgesinin bu üç ayağı da geliştirecek düzeyde olduğunu söyledi. Türkiye halklarının eşitlik ve özgürlük mücadelesindeki taleplerin sonuç bildirgesinde yer aldığını söyleyen Vasiliadis, “Olduğu gibi görünmek hali siyasi talepler açısından önemli. Diyarbakır toplantısının çıkan kararlar olduğu gibi görünmenin bir tezahürü. ‘Bizim sorunlarımız bu, bizim çözüm önerilerimiz de budur’ diyor. ‘Gelin sorunlarımızı parlamentoda çözelim’ vurgusu yapıyor. Bu nedenle de bildirgeyi savunuyoruz” diye konuştu.

GÜVEN: HALKLAR SAHİP ÇIKMALI

Çerkeslerin gazetesi Jineps’in Genel Yayın Yönetmeni Yaşar Güven, DTK sonuç bildirgesinde tüm taleplerin Türkiye halklarının da talepleri olduğuna dikkat çekerek, Kürtlerin demokrasi talebini sadece kendileri için değil tüm Türkiye halkları için istediğini söyledi. Bu bildirge halklara eşitlik istiyor bu yönü ile tüm halkların sahip çıkması gerek” diyen Güven, bildirgenin ayrıştırıcı değil bütünleştirici olduğunu da söyledi.

ÇELİK: BİRLİKTELİK İÇİN ÖZYÖNETİM ŞART

Süryani halkının sesi Sabro Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Avrupa Süryaniler Birliği Türkiye Sorumlusu Tuma Çelik de, tıpkı Güven gibi bildirgenin ayrıştırıcı değil bütünleştirici olduğuna dikkat çekti. “Türkiye’deki birlikteliği korumanın tek yönteminin özyönetim olduğunu düşünüyoruz” diyen Çelik, “Birlikte yaşamanın birinci koşulu farklılıklarımızın kabl edilmesidir. Bu farklılıklarımızın korunabilmesi için farklılıkların göz önüne alınması gerekiyor. Biz ayrışmak istemiyoruz, biz birlikte yaşamak istiyoruz. DTK’nin ortaya koyduğu bu yaklaşımla birlikte yaşam mümkün olur” dedi.

BAĞDAT: BİRLİKTE YAŞAMIN FORMÜLÜ

Ermeni yazar ve gazeteci Hayko Bağdat da, Türkiye’nin korkunç bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde sorunların çözümü için tüm tarafların biran önce harekete geçmesi gerektiğini belirterek, DTK’nin sonuç bildirgesinin bu dönemin çözümü olduğunu söyledi. Ancak, devletin DTK’nin sonuç bildirgesini kriminalize etmek için her yolu deneyeceğini kaydeden Bağdat, “Oyda bu bildirge birlikte yaşamın formülüdür. Bunun bir arada barış içinde özgürce yaşamanın bir önerisi olduğunun düşünüyorum. Bu şekilde ilerlemesi yönünde umudum var” dedi. (DİHA)

dtk1

127 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort