Dolar : Alış : 3.5504 / Satış : 3.5568
Euro : Alış : 3.8744 / Satış : 3.8814
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir25°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12522 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Özmen: “Biz bir gençlik yapılanmasıyız”

28 Ağustos 2016 - 1.011 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Özmen: “Biz bir gençlik yapılanmasıyız”

engin özmen (1) engin özmen (2)

Kısa bir süre önce Diyarbakır’da kurulan Akil Gençler Platformu Diyarbakır İl Başkanı Engin Özmen, Akil Gençleri, hedefleri, çalışma alanları ve önerilerini www.haberdiyarbakir.gen.tr’ye değerlendirdi. Akil gençlerin bir gençlik yapılanması olduğunu ifade eden Özmen, “Bu Gençlik yapılanması vesayete, militarizme, jakoben anlayışa ve statükoya karşı duruş sergileyen bir gençlik yapılanmasıdır” dedi. İl Başkan Yardımcısı Sıddık Aycıl da, Akil Gençler olarak, gençlerin sorunlarının çözümüne aday olduklarını söyledi.

İşte, Akil Gençler Platformu Diyarbakır İl Başkanı Engin Özmen ile röportajın detayı;

 

Akil Gençler Kimdir? Hedefleri ve İlkeleri Nelerdir?

AKİL GENÇLER BİR GENÇLİK YAPILANMASIDIR

Akil gençler bir gençlik yapılanmasıdır. Bu Gençlik yapılanması vesayete, militarizme, jakoben anlayışa ve statükoya karşı duruş sergileyen bir gençlik yapılanmasıdır. Akil Gençler çağdaş, gündelik kavramlara hâkim, çevresindeki olayların bilincinde neyi ne için kabul ettiğini bilen aynı zamanda neyi ne için reddettiğini bilen ilkeli bir gençlik yapılanmasının oluşumunu hedefler. Akil Gençler, Toplumda iyilik, adalet, özgürlük ve herkesin eşit hak ve hürriyete sahip olduğu bir toplum yapısı ister. Müzakereyle, konuşmayla, uzlaşıyla, karşılıklı bir birini dinlemeyle her şeyin çözüleceğine inanan bir gençlik yapılanmasıdır.

MADDE BAĞIMLILIĞI VE İŞSİZLİK!

Genelde Bölge, özelde Diyarbakır Gençliğinin problemlerinden bahsedebilir misiniz?

Önemsenecek miktarda uyuşturucu kullanımı, nedensiz öfke ve şiddete eğilim, eğitimde başarısızlık, kendini ifade edememe, PKK gibi ideolojik örgütler tarafından çokça rahat kandırılma vb… Bunlar en göze çarpan başat problemler. Ve bunların yanında zikredilmesi gereken önemli bir problem daha var. İŞSİZLİK!

Peki, bahsettiğiniz problemleri doğuran amilleri/sebebleri biraz açabilir misiniz?

İÇ VE DIŞ FAKTÖRLER VAR

Kategorize edersek 2 ana başlık altında bu problemlerin sebebini açıklayabiliriz.

1)            İç Faktörler ( Aile Faktörü )

2)            Dış Faktörler ( Arkadaş çevresi,sosyal medya,örgütlü kurumlar)

Aile Faktörü derken ne anlamamız gerekiyor? Biraz detaylandırabilir misiniz? Ailenin sosyoekonomik durumu, eğitim seviyesi inancı vs. gibi kavramların çocuk ve gençler üzerinde ne tür etkileri olabilir?

AİLE FAKTÖRE ÇOK ÖNEMLİDİR

Toplumun temeli ailedir. Aile ne kadar sağlıklı olursa aile bireyleri de o kadar sağlıklı olur. Neticede sağlıklı bir toplumda bu sağlıklı bireylerden meydana gelir. Diyarbakır ve bölgede bildiğimiz gibi ciddi ekonomik sıkıntı çeken aileler var. Bu oran yüzde 50’nin üzerindedir. Ekonomik sıkıntı çeken aileler görüldüğü kadarıyla çok çocuklu aileler oluyor genellikle. Baba evin geçimine konsantre olduğu için çocuklara zaman ayıramıyor genellikle. Annede evin idaresine (çok çocuk çok ev iş demek) konsantre olduğu için çocukların eğitimleri ile pek ilgilenemiyor. Zaten gelir seviyesi düşük sıkıntı çeken ailelerin sosyolojisine bakıldığında ev hanımlarının çoğunun okul okumadığı çok çok az bir kısmının ise okuma yazmayı kıt-kanaat bildiği acı bir gerçekliğimizdir. Dolayısı ile evdeki çocuklara eğitimde başarı için gerekli olan ilgi alaka aile tarafından gösterilemiyor. Maddi sıkıntılarında etkisi ile eğitimden yararlanamamış anne babalar ev içerisinde tansiyonu büyük tartışmalar yapıyorlar. Zaman zaman bu şiddete bile dönüşebiliyor. Böyle bir ailenin yaşadığı yerde, mahallede benzeri ailelerde yaşıyor. Bağlar,Suriçi,Yeniköy gibi yerler bunlara bir örnektir. Dolayısıyla ev içerisinde alakadan ziyade şiddet,azar vs… işiten çocuk-genç psikolojik olarak zayıflamış bir şekilde dış faktörlerin insafına kalmış oluyor.Okula giden bu çocuklar başarısız oluyorlar.Tutunabilecekleri bir yer kalmıyor. Okulda başarılı çocukları kıskanıp, öfkeye kapılabiliyorlar.

Bu Durumdaki Bir Genci Neler Bekliyor?

GENÇLER ÖFKE VE ŞİDDETE EĞİLİMLİ

Bu gençleri bu saatten sonra yönlendirecek şey içsel bir dürtü olan kendine saygıyı oluşturma çabası olacaktır. Aileden ve okuldan göremediği ilgiyi telafi için başka yollara başvurarak kendini ispatlama ihtiyacı hissedecektir. Ve şuanda bu gençlerin elinde nedensiz bir öfke ve şiddete eğilim mevcuttur. Bu duyular onu dış faktörlerin eline itmeye yetecektir

Ebeveynlerin temel dini değerleri ve yaşantıları burada çocuklar üzerinde etkili olmaz mı peki?

DİNİ DEĞERLER VE YAŞANTILAR ÇOCUKLAR ÜZERİNDE ETKİLİ OLABİLİR

Elbette ki olur. Maalesef içi boşaltılmış bir dinin cesedi ne kadar iş görebilir ki? Dinin öğretileri arasında ahlak gibi çok önemli bir kavram var. Aile bu ahlakı ev içerisinde tesis edebilmiş olsaydı zaten gençlik bugün bu durumda olmayacaktı. Belirleyici özne aile olmalı ama aile de iyi örnek olmalı her şeyden önce. Aksi taktirde belirleyici bir yığın kötü özne zaten dışarıda bekliyor.

Birazda bu dış faktörlere değinelim isterseniz? Bu konuda neler söyleyebilirsiniz bizlere?

Elimizde öfkeli, şiddete meyilli, mesleki geleceği olmayan bir gençlik var ortada. Bu kadar yenilgi ve kötü duygudan sonra kendini kanıtlamak zorunda hissedecektir. Bilgi kanalları internet teknolojisi ve sokak olacaktır. Sokakta gözlem yapacaktır. Kimden korkuluyor? Ve Kime saygı duyuluyor? Sigara içeni, Esrar içeni, kendi içinde bir güç objesi olarak algılayacak ve ilk atlayacağı yer burası olacaktır. Para kazanma konusunda da kolay bir yol olarak gördüğü esrar satıcılığı kaçınılmaz olacaktır. Veya katılacağı başka bir arkadaş grubunun hasletine göre hırsız şebekeleri ile iş bile yapabilecektir.Böylece bir işe yarama, başkalarının kendisinden korktuğu ve saygı duyduğu hissine kapılıp kendi ile barışa bilecektir.

Bunların dışında gençleri bekleyen tehlikeler var mı?

Evet var. Hem de bölgenin şuanda en önemli tehlikesi. Çocukların daha ortaokul çağındayken PKK’nin gençlik yapılanması olan YDGH’nin (Yeni ismi YPS) kucağına düşmesi. PKK bildiğimiz gibi bölgenin kimi mağduriyetlerine oynayarak kendine kitle oluşturmaya çalışan bir terör örgütüdür. Ve bunu ne kadar fütursuzca yaptığını daha birkaç ay önceki hendek siyasetinden, sivillere de kasteden Bombalı eylemlerinden gördük. Böyle bir örgüt son derece pragmatist de davranır. Elemanlarını önemsemeden ölüme rahatça gönderebilir, gönderiyor da. Dolayısıyla sürekli bir elaman ihtiyacı hasıl oluyor. İşte bu açığın bir kapatma ayağı da GENÇLİK…

Sizce Devlet Kurumları veya Sivil İnisiyatif olarak STK’lar gençliği bu zor durumdan kurtarmak için neler yapabilirler ve neler yapmalıdırlar?

GENÇLERE GENİŞ YELPAZEDE HİZMETLER SUNULMALIDIR

Devlet tarafından gençlikle ilgili sunulan hizmetler spor merkezli bir anlayış içerisine hapsolmuş durumda. Elzem olan ise daha geniş bir yelpazede hizmet sunabilmesidir. Örneğin sosyal, kültürel, sanatsal ve psikolojik alanlarda. Şunu da unutmamak gerekir ki reel düşünürsek gençliği bu problemlere iten esas saik, gelecek beklentisini yitirmiş olmalarıdır. Bundan mütevellit; Devlet, Kurumlarını devreye sokarak bu gençliğe okul alternatifi dışında da iş imkanı sunabilmeli ve bu güveni gençlere ve ailelerine hissettirebilmelidir. Bu konuda inandırıcı ve güven telkin eden bir yola girişmelidir. Zira işi olan bir genç gelecek hayali kurar, evlilik hayali kurar ve toplum ile uyumlu bir aile nuvesinide kendisi oluşturma yoluna gider. Uzun vadede ailelerin refahı geliştikçe kendi aile bireyleri de daha sağlıklı ve kendileri ile daha barışık başarılı bireyler olacaktır. Bir diğer husus da gençlerin, örgütlerin eline düşmemesi için belediyelerin ve belediyelere bağlı kurumların sıkı denetime tabi tutulması Devletin yapması gereken en önemli işlerden olmalıdır. Bir sivil insiyatif olarak STK’larda bu alana daha fazla eğilmeli imkanları ölçüsünde rehabilite merkezleri açarak aileleri ve gençleri dinlemeli onları doğru yerlere yönlendirmelidirler. STK’ların medya yadsınmamalı. STK’lar bu güçleri kullanarak halkı bilinçlendirmek için programlar düzenlemeli, bu doğrultuda basın açıklamaları yapmalı, bilboardlara bilinçlendirici reklamları düzenli peryotlarla işlemelidir.

(www.haberdiyarbakir.gen.tr- ÖZEL RÖPORTAJ)

951 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika