Dolar : Alış : 3.7678 / Satış : 3.7746
Euro : Alış : 4.0447 / Satış : 4.0520
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11884 İçerik Bulunuyor.

PAK Genel Başkanı Özçelik, PKK ve Devlete çağrıda bulundu…

16 Eylül 2015 - 900 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»PAK Genel Başkanı Özçelik, PKK ve Devlete çağrıda bulundu…

Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik, 1,5 aydan bu yana devam eden çatışmalı süreci haberdiyarbakir.gen.tr’ye değerlendirdi. PKK ve Türk Devletine çağrıda bulunan Özçelik, “Çatışmaları derhal durdurun” dedi.

7 HAZİRAN’DAN SONRA YENİ BİR SÜRECİN BAŞLANGICI İLAN EDİLDİ

Özçelik, PAK olarak daha önce 2,5 yıla aşkın bir sürede devam eden çözüm sürecinde böylesi bir ortamın yaratılmaması, insanların ölmemesi, çatışmazlığın devamı için çözüm süreci adı altında sürdürülen diyalogları desteklediklerine değinerek, “Ama çözüm süreci diye bir sürecin olmadığını da belirtmiştik. Bugün ortaya çıkan tablo bizim söylediklerimizi aslında ispatlamıştır. Eğer gerçekten birileri bir şeyleri çözmek istiyorsa bugün Türk devleti açısından bakarsak, Türkiye devletinin bütün yöneticilerinden güvenlik güçlerine kadar herkes sanki başka bir ülkede başka bir halka kin ve nefret bakarcasına bir uyguluma içerisine giriyorlar. Evet, başka bir ülke başka bir halktır ama nerede çözüm süreci. PKK ekseninde bakacak olursak, 7 Haziran seçimlerden sonra siyasetten aslında yeni bir sürecin başlangıcını ilan etmiş oldular” diye konuştu.

HEM ÖZ YÖNETİM İLAN EDİYORSUNUZ HEM DE SAVAŞ HÜKÜMETİNE BAKAN VERİYORSUNUZ

PKK’nin izlediği siyasetin yanlış olduğunu vurgulayan Özçelik, şöyle dedi:

“Kürtler, savaşa hayır demokratik siyasal yollardan Kürt meselesinin çözülsün dediler. Bizce seçimin önemli bir mesajı da oydu. Şimdi sormak lazım? Yüzde 80–90-95’lere varan oy oranlarıyla HDP’ye destek veren bir Cizre’yi Silvan’ı, Şemdinli’yi, Yüksekova’yı, Nusaybin’i hendekler kazarak ve ne olduğu belirsiz özerk yönetim ilanlarıyla bu şekilde tahrip etmenin bir anlamı var mıdır? Bizce şanda PKK’nin izlediği siyaset yanlıştır. Kürt halkı, Kürdistan halkı zaten özgür bir irade ile devlet partilerine hayır demiştir. Daha siz burada şehirlerde özgür alanlar yaratmakta ya da başka şeylerden bahsediyorsunuz. Öz yönetimden bahsediliyor. Öz yönetim ilan edilecekse bunun birinci Elif Be’si, birinci adımı, 80 parlamenterin parlamentodan çekilip öz yönetim ilan etmesidir. Daha sonra Belediye başkanları katılır. Burada da bir samimiyet yok. Bir siyaset ahengi yok. Öz yönetim ilan ediyorsun, bir savaş sürüyor. Savaş hükümetine bakan veriyorsunuz. Anormal bir süreç yaşanıyor”

PKK VE DEVLET ÇATIŞMALARI DERAL DURDURMALIDIR

Özçelik, PKK ve Türk Devletine çağrı da bulunarak, “Bugün Türkiye Devleti gerçekten de bir dereceye kadar seçimlerde Kürtlerin devlet partilerine hayır deyişi ve kendi 90 yıldır sürdürdüğü siyasetin başka bir versiyonuyla dışa vurumu olacak şekilde bir saldırı içerisindedir. Türkiye Devleti kin ve nefret ile saldırıyor. Polisinden, askerine, yöneticisine, şimdi bu bir dahaki çözüm sürecinin alt yapısını tahrip etmektedir. Biz PAK olarak çok net dile getiriyoruz. Bugün PKK ve Devlet çatışmaları derhal durdurulmalıdır. Yeni bir çözüm süreci başlatılmalıdır. Bu çözüm sürecinde artık muhatap sadece Kandil, Öcalan veya PKK olmamalıdır. Bütün Kürt siyasal güçleri bir araya gelmelidir. Kısa, Orta ve Uzun vadeli bir program oluşturulmalıdır. Kürt sesi, Kürt tarafı, Kürdistan tarafı oluşturmalıdırlar. Devlet var, birde Uluslararası garantörler şart. Şimdi çözüm süreci, diyalog süreci bozuldu. Kim bozdu. Kimse biliyor mu? Devlet PKK’ye topu atıyor. PKK içinde kandil, İmralı’yı, İmralı HDP’ye. Bir ülkenin, bir milletin kaderi birkaç insanın iki dudağı arasındaki sözlere kesinlikle ve kesinlikle endekslenmemeli. Onun için diyoruz ki, artık PKK dâhil bütün Kürt siyasal güçlerinin bir taraf olacağı bir süreç. Uluslar arası garantörler işte bunun için lazım. Eğer onlar olsaydı, kimin ne dediğini, kimin ne için neyi bozduğunu net olarak dünya kamuoyuna açıklarlardı” diye konuştu.

SÜREÇ OYALAMA VE ZAMAN KAZANMAYDI

Çözüm sürecinin oyalama ve zaman kazanma süreci gibi göründüğünü daha önce dile getirdiklerinin altını çizen PAK Genel Başkanı Özçelik, “Biz daha bir buçuk yıl önce. Bu oyalama ve zaman kazanma süreci gibi görünüyordu ve öyle de olduğu ortaya çıktı. Devlet daha çok PKK’ye nasıl silah bıraktırırım ondan sonra da işime bakarım havasındaydı. 2,5 yıl içinde Kürt ve Kürdistan ile ilgili bir programı var mıydı? Demek ki burada ciddi bir sorun var. Onun için biz mevcudu bir tarafa bırakıp, acilen derhal çatışmalara son verilsin. Yeni bir gerçek çözüm süreci başlatılsın. Onun yolu da üçlü muhatapta bitiyor. PKK’ye, HDP, Devlet’e çağrımız. Derhal silahlar susturulsun. Çatıymalara son verilsin. Yaşam normalize hale getirilsin. Ve bu konuda 3’lü muhatabiyetin olduğu yeni bir çözüm süreci. Özellikle PKK’ye çağrı yapıyoruz. Şuanda izlenen yol, yöntem, savaş özellikle Kürdistan’a zarar veriyor, Kürdistan halkına zarar veriyor. Bugün yüzde 90’lara varan bir oy oranı ile HDP’ye destek sunmuş bir ilçede, herhangi bir yerleşim yerinde sizin kalkıp tekrar öz yönetim ve özgür şehir ile orayı tahrip edecek bir tavırda bulunmamız Kürt halkına zarar veriyor” şeklinde konuştu.

HDP İLE PRENSİP NEDENİYLE ANLAŞAMADIK

Özçelik, HDP’nin seçim döneminde kendilerine ittifak için teklif getirdiklerine değinerek, “O dönemde biz HDP’ye bir seçim ittifakının prensiplerle olabileceğini söyledik. Bizim Milletvekili sayısını tartışacak değiliz. Önce bizim prensiplerde anlaşalım. Biz de prensiplerle ilgili onlara bir deklarasyon gönderdik. Bizim şu şu esaslarımız var. Oda hangi esaslardır. Daha önce HDP, DBP ve DTK’nın da imzaladığı 4 tane ana madde var. Kürdistan’ın ve Kürtlerin varlığı, anadil eğitim ve düşünce, örgütlenme özgürlüğü noktalarında anayasaya madde konulmasına dönük Kürtlerin ortak tutumu. Bu konulara biz evet diyor musunuz? Cevap verilmedi. Cevap verilmediği gibi ‘Hayır’ dediler aslında. Sonuçta çünkü biliyorsunuz seçim döneminde Kürdistan ittifakı adı altında bir oluşum vardı. HDP oraya girmedi. İmzalamadı. O ittifakı imzalamadı. Yani o da şu anlama geliyor. HDP bizim şeylere olumlu cevap verilmedi. Şuana kadar da herhangi bir şey yok. Biz geçen Ankara’da kendileriyle görüştük. Ziyarette bulunduk. Hem HDP’yi yönelik saldırıları kınadık. Geçmiş olsun dileklerimizi ilettik” dedi.

KÜRDİSTANİ PARTİLER OLARAK ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR

5 Kürdistani Parti ve hareket olarak bir araya geldiklerine değinen Özçelik, şöyle konuştu: “Daha sonra 7 Kürdisani partiye çıktı. Azadi Hareketi, ÖSP, PAK, PAK-Kürt, PDK-TEV ve KADEP 7 parti ve hareket bir araya gelerek, bir bildiri yayınladık. Ve şunu söyledi. Bu savaş Kürtlerin savaşı değildir. Bizlere zarar veriyor. PKK’ye derhal ateşkes yapmasını istedik. Devlette de 90 yıldır sen defalarca bu tür yol, yöntem ve katliamlarla bizi ve mücadelemizi yok etmeye çalıştın ama yok edemediğini görüyorsun. Sende derhal çatışmalara son ver. Kürt ve Kürdistan meselesini az önce dile getirdiğim 3’lü muhatabiyet ekseninde yeni bir çözüm süreci başlatılsın istiyoruz. Şuanda bu çalışmalarımızı devam ediyor. Biz Diyarbakır’da birçok STK ile görüştük. Ve bu görüşmelerimiz gayet olumluydu. Biz dile getirdiğimiz düşüncelerin aslında hiç ummadığımız boyutta STK’lar ve toplumun geniş bir kesiminde destekçisinin olduğunu gördük. Kürdistan halkı bu savaşı istemiyor. Biz bunu çok net olarak gördük. Biz Lice, Silopi ve Cizre’ye heyet gönderdik. Cizre Heyetimiz 3 Eylül’de gitmişti, 4 Eylül’de sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 3 Eylül’de bize gelen rapor çok netti. 2 bin Özel Harekât polisi şehirdeydi. Olacakları o gün tespit etmiştik.

GÖRÜŞMELERİMİZ OLUMLU GEÇTİ

Daha sonra biz 7 parti olarak Ankara’da Avrupa Birliği ve Türkiye Delegasyonu ile görüştük. Çok olumlu bir görüşmemiz oldu. Cizre’yi anlattık. Cizre’de yaşanan inanlık dışı uygulamaları anlattık. Bir bütün olarak Türkiye’nin birçok ilinde yerleşim yerinde Kürtlere yönelik saldırıları, HDP binalarına olan saldırıları, otobüslere saldırılarını, bu saldırıların 6 Eylül 1955’te İstanbul’da azınlık haklara yapılan saldırıların bir benzeri olduğunu söyledi. Bunların bir insanlık dramı olduğunu, henüz sokaklara onlarca, yüzlerce ceset dolmadan müdahale etmelerini istedik. Bu konuda seyirci kalmamalarını istedik. Kürt meselesini, Kürdistan meselesini anlattık. Bunun Türkiye’de bir insan hakları, eşit yurttaşlık meselesi olmadığını söyledik. Bir milletin, bir ülkenin sorunudur. Kürdistan’ı statü ve özgürlük sorunudur dedik. Biz şuanda ABD Türkiye büyükelçiliğinden randevu istedik. Aynı zamanda Adana Konsolosluğundan da. BM Temsilciğinden de randevu istedik”

(Sait BAYRAM’ın Özel Haberi)

IMG_5848

177 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort