Dolar : Alış : 3.6600 / Satış : 3.6666
Euro : Alış : 4.3258 / Satış : 4.3336
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir26°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13477 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“PKK’ye uzlaşı çağrısı Erdoğan tarafından engellendi!”

11 Haziran 2016 - 624 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“PKK’ye uzlaşı çağrısı Erdoğan tarafından engellendi!”

Sürreya Önder

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, hükümetin Nevruz bayramı öncesi PKK’ya uzlaşı çağrısı yaptığını ancak dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini söyledi.

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’ya konuşan Önder, yaklaşık 2.5 ay önce Davutoğlu hükümeti döneminde iki taraf arasında ciddi bir trafiğin yaşandığını ancak bir sonuç elde edilemediğini kaydetti. Hükümetin ilk olarak yerel inisiyatifler nezdinde Yüksekova bölgesine operasyon başlamadan önce PKK’ya çağrı yaptığını, bu süreçte HDP’nin sürece dahil edilmediğini kaydeden Önder, yaşananları “Hükümet bu inisiyatifte bulunanlara bir koridor açabileceklerini ve oradaki PKK’lilerle görüşüp onlara bu tekliflerini iletmelerini istemişler. Bu yerel temsilciler, PKK’ye bunu ilettiklerinde PKK’nin JÖH ve PÖH benzeri yapıların kışlalarına çekilmeden böyle bir koridor açma teklifine sıcak bakmayacaklarını, çünkü halkın güvenliğinin söz konusu olduğunu aktarmışlar. Daha sonra yerel temsilciler bu değerlendirmeyi ilettiklerinde hükümet tarafından kabul görmemiş başlangıçta” diye anlattı. İlk çağrının kimden geldiğini yine de bilmediğini vurgulayan Önder, “PKK haber gönderdi mi, birileri aracı oldu mu; doğrusu bu konuda bilgi sahibi değiliz. Ama bilgi sahibi olduğumuz başka bir şey var ki; hükümet Nevroz döneminde bizim aracılığımızla PKK’ye bir çözüm çağrısı yaptı” diye konuştu.

HÜKÜMET HDP’Yİ ‘YETERLİ VE GÜVENİLİR’ BULACAKMIŞ

Önder, bundan bir hafta sonra da kendilerinin devreye alındığını kaydederek, şunları söyledi: “Bu gelişmenin üzerinden bir hafta geçtikten sonra; bu da Nevroz civarı oluyor. Nevroz’dan biri iki gün önce bir trafik yaşanıyor. Hükümet tekrar bu temsilcileri çağırarak bu teklifi kabul edebileceklerini ama ciddi ve güvenilebilir bir akreditasyon istediklerini söylemişler. Bu zamana kadar biz devrede değildik. Tamamen HDP’nin dışında bir gelişmeydi. Yerel temsilciler bu akreditasyonun nasıl sağlanacağı konusunda hükümete fikir sorduğunda; hükümet siyasi muhattapların böyle bir onay vermesi durumunda bunu yeterli ve güvenilir bulacaklarını söylemişler. O zaman biz göreceli bir inisiyatif aldık. Bununla görevli siyasetçilerle görüştük, bakan düzeyinde görüşmelerimiz oldu. Daha sonra hükümetin böyle bir talebi olduğu mesajını Kandil’e ilettik.”

‘DAVUTOĞLU’NUN HADDİNİ AŞAN İŞLERE GİRİŞMESİ’

Sırrı Süreyya Önder’e göre o dönemde görüşmeler Erdoğan’ın ‘son terörist kalıncaya dek’ açıklamasıyla noktalandı. Yine Önder’e göre, ‘2013 Mayıs’ına dönülürse her şey konuşulabileceği’ni söyleyen Davutoğlu’nun bu çabaları her defasında ‘Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay tarafından önünün kesilmesi’yle sonuçlandı. Davutoğlu’nun halefi Başbakan Binali Yıldırım’a Erdoğan’ın “Sen bu işlere karışma, bu işi Genelkurmay halleder” diye bir çerçeve çizdiği yorumunda bulunan Önder, “Çünkü Davutoğlu’nun azledilme gerekçesi Davutoğlu’nun haddini aşan işlere girişmesi olarak tarif ediliyor. Sanırım Davutoğlu’nun azledilmesinde 2013 Mayısı’na dönülme demeci çok etkili oldu” ifadelerini kullandı.

‘SELAHATTİN BEY’İN TUTUKLANMASI YÜZDE 15’E ÇIKMASI GEREKTİĞİNİ GÖSTERİYOR’

Önder, dokunulmazlık dosyaları savcılıklara iletilirken, süreci HDP’li milletvekilleri açısından da farklı yorumladı. Erdoğan’ın HDP’li vekillerin ve bizzat HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklanması durumunda olabilecekleri araştırdığını söyleyen Önder, sözlerine şöyle devam etti: “Bildiğim bazı şeyler var. Bu süre içerisinde iki şey yaptıklarını biliyorum. Saray tarafından yaptırılan bir araştırma var. Tutuklamaların siyasi sonuçları ne olur? Özellikle Selahattin Bey’in tutuklanmasının sonuçları birdenbire HDP’nin yüzde 15 bandına çıkması gerçekliğini gösteriyor. Onun üzerine bir kısmı aktif hâkim ve savcıdan oluşan bir hukukçular komisyonunda bütün vekillerimizin dosyalarını tek tek incelettiriyorlar. Buradan uluslararası hukukta ve AİHM’de savunulabilecek bir tek tutuklamanın yapılamayacağı bilgisi veriliyor. Selahattin Bey’i dışarıda tutarak birkaç tutuklama yapabilir miyiz diye bakıyorlar; ancak ondan da bir sonuç çıkmıyor. Son olarak; bari irademiz dışında bir tutuklama ya da salıverme olmasın diye HSYK kararnamesi çıktı”

228 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika