Dolar : Alış : 3.7678 / Satış : 3.7746
Euro : Alış : 4.0447 / Satış : 4.0520
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11890 İçerik Bulunuyor.

Seçim için huzur şart!

04 Eylül 2015 - 284 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Seçim için huzur şart!

Türkiye geçirdiği zorlu bir seçim sürecinden sonra yeniden erken seçim hazırlığına girmeye başladı. Yeniden yapılacak olan seçim öncesinde, yaşanacak olan dönemin nasıl geçeceğini halk merak ediyor. Diyarbakır’da aktif rol oynayan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) gibi siyasi partilerin temsilcileri ile yaptığımız görüşmelerde, partilerin seçimi huzur ortamında geçirmek istedikleri görüldü. Son dönemlerde özellikle bölgede yaşanan olumsuz havadan sıkılan ve bu olumsuz havanın seçim çalışmaları sırasında devam etmesini istemeyen temsilciler, huzur ortamının sağlanması için hep birlikte çalışılması gerektiği mesajını verdi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 1 Kasım’da yapılması kararlaştırılan erken seçimlerden önce, yaşanacak seçim sürecinin bir önceki sürece göre daha sağlıklı geçmesi için, yapılacak her türlü müzakerenin önemine vurgu yapan siyasi aktörler, bu konuda hükümete de fazlasıyla görev düştüğünün altını çizdi. Parti temsilcileri tarafından yapılan açıklamalarda, şu ifadelere yer verildi:

AKAR: “SEÇİMİN HAKEMİ DE, SAHİBİ DE HALKTIR”

Ak Parti İl Başkanı Muhammed Dara Akar; “Öncelikle ben tabi bu seçimin önemli bir seçim olduğunu ifade etmek istiyorum. Seçime giderken de bölgemizde, Türkiye’de huzur ve barış iklimini temenni ediyorum. Bu konuda hükümetin ciddi bir tedbiri var. Seçim, sandık ve bölge güvenliği açısından hükümetin tedbirleri söz konusu. Kentin bütün bileşenleri ile STK’larla, siyasi aktörlerle görüşme halindeyiz. Son zamanlarda görüşmelerimiz yoğunlaştı. Kimi görüşmede ben ve ekibim, kimisinde hükümet ve parti yetkilileri çok yoğun bir şekilde toplumun ana bileşenlerinin fikirlerine müracaat ediyoruz. Halkla bir araya gelip talep ve seçim öncesi beklentilerini dinliyoruz. Diğer partilerle de görüşme halindeyiz. Mecliste grubu olan olmayan tüm partilerle görüşmeler gerçekleştirmekteyim. Önümüzdeki günlerde de devam edeceğim. Bütün partilerle görüşmeler gerçekleştirmek istiyorum. Hep beraber bu kentin siyasi aktörleri olarak bu halkın seçime daha sağlıklı gitmesini istiyor, diyalog kapılarını sonuna kadar açmaya çalışıyoruz. Diyarbakır halkının, sivil ve siyasi aktörlerin beklentisi, huzur, barış, kardeşlik, diyalog ikliminde bir seçim kampanyasının yürütülmesi. Bizler de bu yönde her türlü çabayı ortaya koyuyor, her konuda olduğu gibi sandık güvenliğinin sağlanması yönünde de her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda güvenlik güçleri gerekeni yapıyor olsa dahi asıl önlem alması gereken hükümet ve partilerdir. Diyalog ikliminin gelişmesini sağlamak durumundayız. Halk bu sürecin hakem ve sahibidir. Geçen seçim öncesi HDP, CHP ve AK Parti il başkanı hep beraber halkın karşısına çıkmış, beraber esnaf ziyareti yapmıştır. Bu seçimde de HÜDA-PAR da dahil HDP, CHP, MHP il başkanları ile halkın önüne çıkıp hep beraber seçim çalışmalarımızı barış içerisinde yürüteceğimizi göstermek istiyoruz.”

ÖZER: “HER ŞEYE RAĞMEN BARIŞ MESAJI”

HDP İl Eş Başkanı Gülşen Özer ise, şunları söyledi: “Beklentimiz huzur içerisinde, adil bir şekilde seçim çalışmalarımızı yürütmek. Ama görünüyor ki bu mümkün değil. AK Parti’nin her şeye el koyması, her şeyi bahane etmesi, bunun hiçbir şekilde demokrasi çerçevesi içerisinde izin verilmeyeceğini gösteriyor. Bu baskılar altında nasıl çalışacağımızı soranlara da şunu diyoruz: Biz her şekilde, her koşulda barış mesajı vererek çalışmalarımızı yürüteceğiz. Sonuna kadar çalışmalarımızı barışla yürüteceğiz. Buna ne kadar fırsat verilir bilmiyorum ama biz elimizden geleni yapacağız. Biz her zaman halkı sağduyuya çağırdık. Her zaman sükunet mesajı verdik, halkı susturmak için elimizden geleni yaptık. Galeyana gelmesinler, bir sıkıntı yaşanmasın diye hep çaba sarf ettik. Barış içerisinde geçen bir seçim istiyoruz. Biz bunu söyledikçe onlar daha çok üstümüze geldiler ve eminim bu sürçte daha çok gelecekler üstümüze. Ama biz yine tekrar aynı çizgide durarak barışa ve sükunete çağıracağız. Ama bunu ne kadar başarabileceğiz bileceğiz bilmiyorum. Çünkü artık halkı kontrol etmek partilerin gücünü aşıyor. Artık halk kendi insiyatifini kullanmak istiyor.”

ÖNEN: “ASKER VE POLİS GERİ ÇEKİLSİN”

HDP İl Eş Başkanı Ömer Önen ise; “Aslında 7 Haziran bizim açımızdan tarihi bir seçimdi. Önemliydi çünkü yüzde 10’luk bir baraj vardı. Özellikle o baraj sonucu ile birlikte bugüne kadar çoğu kesimden halkların temsilcileri parlamentoda kendini temsil edemiyordu. Bundan kaynaklı da güçlü bir kampanya ile birlikte ve özellikle demokratik ulus perspektifi çerçevesinde bütün halkları, gençleri, kadınları, işçileri, Türkleri Kürtleri, Ermenileri, Süryanileri kucaklayarak seçime girdik. Ve bir şekilde yüzde 10’luk barajı aşarak büyük bir başarı elde ettik. Bu başarı bütün halkların bütün HDP’nin, bileşenlerin, ittifak kurduğumuz her kesimin başarısıydı. Türkiye açısından da yenilikti çünkü özellikle barışın demokrasinin önün açabilecek parti HDP idi. Biz 7 Haziran’la beraber Türkiye’nin ilerleyebileceğine, demokratikleşebileceğine, barışın artık gelebileceğini düşündük. Ama 8 Haziran’da özellikle Cumhurbaşkanı’nın erken seçim yönünde verdiği mesaj halkın iradesini yok saydı. Halbuki Türkiye halkının iradesi demokratik bir şekilde sandığa yansımıştı ve bir koalisyon, bir hükümet kurabilecek partiler de vardı. Gerek CHP-HDP ya da MHP bile olsa bir koalisyonu kurabilecek partiler vardı. Ama bu hazmedilemedi ve bununla birlikte yeni bir konseptle yeni bir seçimin sinyali verildi. Bu 1 Kasım’da gerçekleşecek olan seçimin nasıl evirileceğinin de sinyalini veriyor. Bir savaş konsepti ortaya kondu. Binlerce insan gözaltına alındı, faili meçhul cinayetler gerçekleşti. Bölgemizde güvenlik bölgeleri oluşturuldu. Güvenlik bölgeleri ile birlikte seçimi yaptırmama tartışmaları başladı. 7 Haziran öncesi partimize yönelik yapılan bütün saldırılara rağmen sağduyulu bir şekilde seçime gittik. Şimdi de aynısını yapacağız. Bizim için sonuna kadar demokratik bir seçim olması için ne gerekiyorsa onu uygulayacağız. Üslubumuzla tavrımızla sonuna kadar bölgede seçimin demokratik bir şekilde geçmesi için çaba harcayacağız. Ama bizimle sınırlı kalmamalı. Çünkü Kürdistan’da bir güvenlik bölgesi ilan edildi. Diyarbakır’da şuan birçok ilçemize gidemiyoruz. Türkiye bölgede ve Diyarbakır’da tansiyonu düşürme yollarına gitmeli. Bunun için hükümet ve devletin bu politikayı gözden geçirmesi gerekiyor. Asker güvenlik bölgelerinden çekilmeli, bizler de üzerimize ne düşerse yapmaya çalışacağız. Tansiyonun düşürülebilmesi için siyasetçilerin, demokratik siyasetin ön plana çıkarılması gerekiyor. Herkes sağduyuya çağırmalı ve barış ortamı sağlanmalı. Biran önce bütün partiler üzerine düşeni yapmaya başlamalı. Müzakerelerin yeniden başlaması gerekiyor. Öcalan ile görüşmeler başlaması gerekiyor. Çünkü 5 Nisan’dan beri Öcalan’la görüşülmemiş, Dolmabahçe’deki mutabakattan sonra tartışmalar askıya alınmıştır. Fakat müzakerelerin kaldığı yerden başlaması için görüşmeler başlamalı ve hep beraber göreceğiz ki müzakerelerin başlaması seçimlere de yansıyacaktır.  Barış ortamı sağlanacak ve demokratikleşme sürecine gidilecektir. Halkımızın da iradesini sandığa yansıtması gerekiyor. Bizler de HDP Diyarbakır il başkanları olarak bütün partilerle görüşme durumumuz olacaktır. Daha önce CHP Ak Parti ile görüşmüştük. Sonuç olarak herkes demokratik bir şekilde seçim çalışmalarını yürütecek propagandasını yapacaktır. O konuda da bizim rahat bir şekilde seçim çalışmalarımızı yürütebilmemiz için devletin polis ve askerleri geri çekmeli ve güvenlik bölgelerini ortadan kaldırmalıdır.”

TURGUT: “GÜVENLİĞİ SAĞLAYACAK OLAN DEVLETTİR”

HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Vedat Turgut ise, şu açıklamayı yaptı: “Seçimlere parti olarak girme seçeneğinin ağır bastığı bir zamanda YSK’nın HÜDA-PAR’ın seçimlere girme yeterliliğinin olmadığına dair kararı üzerine itirazda bulunduk. Bu  itirazımızın neticesine göre yol haritamızı belirleyeceğiz. Seçim güvenlik çalışmasını yapacak olan devlettir. Bizde bir siyasi parti olarak ancak devlete çağrıda bulunabiliriz. Herkesin hür iradesinin sandığa yansıdığı huzurlu bir seçim geçirmek arzumuz olmak ile birlikte hemen hemen her gün bombaların patladığı insanların vahşice öldürülüp, kaçırıldığı yolların kesildiği güvenin olmadığı kaosun hakim olduğu bir seçim arefesinde oy vermenin sağlıklı geçeceğini söylemek mümkün görülmemektedir. HÜDA-PAR olarak seçimlere parti olarak girmenin temayülü olduğu bir sırada YSK’nın seçime girmeye hak kazan partiler arasında HÜDA-PAR’ın olmaması hukuki değildir.  Hukukçularımız itiraz etmişlerdir. İtirazımızın neticesi belli olduktan sonra seçim ile ilgili kararımızı alıp kamuoyu ile paylaşacağız.”

(Derya EVREN)

34695

108 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort