Dolar : Alış : 3.5504 / Satış : 3.5568
Euro : Alış : 3.8744 / Satış : 3.8814
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir26°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12522 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Seçimlerin anlamı yok”

14 Temmuz 2016 - 897 kez okunmuş
Ana Sayfa » Eğitim»“Seçimlerin anlamı yok”

Egitimsen

Dicle Üniversitesi’nde yıllardır yapılan rektörlük seçimlerinde sıralamaya bakılmaksızın iktidara ve Cumhurbaşkanı’na yakın kişiler atanıyor. Bu yılki seçimlerde de benzer bir tabloyu bekleyen Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Havva Karahancı, dolayısıyla seçimlerin bir anlam taşımadığını söyledi.

Aralarında Boğaziçi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ege Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Dicle Üniversitesi gibi üniversitelerin de yer aldığı 37 üniversitede bu ay rektörlük seçimi yapılıyor. 20 üniversite 12 Temmuz’da seçim yapılırken, 26 Temmuz’da ise 17 üniversitede seçimler yapılacak. Yapılacak seçimlerin ardından YÖK Genel Kurulu 1 Ağustos’ta yapacağı toplantı sonrasında belirleyeceği 3 adayı Cumhurbaşkanı’na sunacak. Dicle Üniversitesi’nde 12 Temmuz’da yapılan seçimlerde Dicle Üniversitesi Rektör Yardımcılığını yürüten Prof. Dr. Aslan Bilici 179 oy, Prof. Dr. Talip Gül 170, Prof. Dr. Refik Korkusuz 106, Prof. Dr. Ahmet Keleş 90, Prof. Dr. Mustafa Kemal Çelen 80, Prof. Dr. Sait Alan 39, Prof. Dr. Yüksel Coşkun 30 oy aldı.

“SEÇİMLERDE KİMSEYİ DESTEKLEMEDİK”

Kurulduğu ilk günden bu yana akademide önemli bir yer edinen Dicle Üniversitesi’nde yıllardır yapılan rektör seçimlerinde iktidara yakın kişiler atandı. Dicle Üniversitesi Rektörü Ayşegül Jale Saraç, 22 Temmuz 2007 Türkiye genel seçimlerinde AKP’den Diyarbakır Milletvekili adayı olurken, Ağustos 2008’de ise Dicle Üniversitesi rektörlük seçimlerinde 3’üncü çıkmasına rağmen, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atandı. Eğitim Sen 1 Nolu Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Havva Karahancı, yapılan seçimleri Eğitim Sen olarak protesto ettiklerini ve adaylardan kimseyi desteklemediklerini söyledi.

“İKTİDARA YAKIN KİŞİLER REKTÖR ATANIYOR”

Seçimlerin anlamsızlığına dikkat çeken Karahancı, rektör seçimlerinin ardından 6 kişi 12 Eylül darbesiyle gelen Yüksek Öğrenim Kurumu’na (YÖK) sunulduğunu kaydetti. 6 kişi arasında YÖK 3 kişiyi eleyerek Cumhurbaşkanlığına 3 ismi önerdiğini, Cumhurbaşkanı’nın da 3 isimlerden birini rektör atadığını anımsatan Karahancı, Cumhurbaşkanı’nın da kendisine ve iktidara yakın kişileri atadığını savundu. Böylesi bir ortamda üniversitelerde öğretim görevlilerin yaptığı seçimlerin ve belirlenen sıralamanın çok şekilsel kalındığına ifade eden Karahancı, kullanılan oyların YÖK ve Cumhurbaşkanı tercihleri sonrasında çoğu zaman bir anlam taşımadığını gördüklerini söyledi.

“CUMHURBAŞKANI’NA YAKIN KİŞİ REKTÖR SEÇİLİYOR”

Dicle Üniversitesi’nde de en yüksek oyu alanın değil, iktidara, Cumhurbaşkanı’na yakın kişilerin seçildiğine belirten Karahancı, üniversitelerin bulundukları bölgenin siyasal, toplumsal olaylarına çözüm üretmesi gerekirken, yasakçı, iktidar yanlısı, kadrolaşmaya giden bir yapı olarak kendini sürdürdüğünü söyledi. Rektörlerin seçiminde öğrencilerden, öğretim görevlilerden, çalışanlardan oluşan bir üst kurulun olması gerektiğini ve seçimlerin ardından özgürlükçü bir anlayışla belirlenmesi gerektiğini anlatan Karahancı, böylesi bir durumda üniversitede özgürlükçü, bilimsel, yasakçı anlayıştan uzak bir kurum olmasını sağlayacağını ifade etti. 12 Temmuz’da Dicle Üniversitesi’nde yapılan rektör seçimlerinde Eğitim Sen olarak iktidara ve Cumhurbaşkanı’na yakın kişilerin atanacağından kaynaklı hiçbir adayı desteklemediklerini sözlerine ekleyen Karahancı, üyelerinin ise özgür bir şekilde bireysel oylarını kullandıklarını dile getirdi.

“ÜNİVERSİTELER ÇÖZÜMDEN UZAK DURUYOR”

Karahancı, şöyle devam etti:

“Her yerde üniversiteler özgür düşüncenin hakim olması gereken alanlardır. Üniversiteler siyasi iktidarlara bağlı olduğu sürece siyasal ve sosyal sorunlara çözüm öretemez. Bölgemizde yaşanan sorunlara baktığımızda Dicle Üniversitesi ya da bölgedeki üniversiteler sorunlara çözüm olması gerekirken, yaşanan olayların görmezden gelindiğini görüyoruz. Bölgede 8-9 aydır ciddi hak ihlalleri yaşanıyor. Siyasi iktidardan kaynaklı sorunlar var. Ama üniversiteye baktığımızda bölgedeki sorunları ele alıp çözüm noktasında geri durduğunu görüyoruz.” “Barış için Akademisyenler” bildirisine imza atan bir çok öğretim görevlisinin görevden uzaklaştırıldığını, tutuklandığını ve baskıya uğradığını da hatırlatan Karahancı, çözümden uzak, düşünceyi kısıtlayan bir anlayışın akademiye hakim olduğunu kaydetti. (DİHA)

414 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika