...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12811 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

STK’lar: “Artık kredi yok”

03 Kasım 2015 - 1.708 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»STK’lar: “Artık kredi yok”

1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendiren kentteki Sivil toplum örgütleri ve işveren temsilcileri, Kürtlerin silahlı süreçten mutlu olmadığını gösterdiğini vurguladı. Kürt siyasi hareketi ve AKP’nin bunu iyi okuması gerektiğinin altını çizen temsilciler, “Kürt toplumunun silah ve şiddete açtığı bir kredi artık yok” dedi

AZİZOĞLU: SONUÇ ŞAŞIRTTI

Diyarbakır Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası (DSMMO) Başkanı Erkan Azizoğlu, 1 Kasım seçim sonuçlarının herkesi şaşırttığına işaret ederek, “Yani 7 Haziran’dan bugüne 5 aylıkbir süreç geçti. AKParti 40’dan yüzde 49’a çıktı. HDP yüzde 13’ten yüzde 10’a düştü. MHP Yüzde 17’lerden yüzde 12’lere düştü. Bu tüm kamuoyunu şaşırttı. Ancak, bu süreçte bu siyasi partilere halk tarafından verilen mesajlar var. Bölgede hele özellikle HDP’nin bölgede geçen seçime oranla bir oy kaybı söz konusu. Çok ciddi olmasa bile. Milletvekili kaybı söz konusu. HDP, Diyarbakır; Mardin, Batman, Ağrı, Tunceli’de birer milletvekili kaybı yaşadı. Son süreçte yaşanan çatışmalı ortam, Silvan, Cizre, Suricçindeki hendek ve barikat olayları savaşın şehirlere kayması insanlarda bir endişe yarattı. İnsanlar da sandığa gitmeyerek tepkilerini gösterdi. Bu faturayı HDP’ye çıkardılar. Bunun ne kadar doğru olduğu ise tartışmaya açıktır. Ama Türkiye genelinde 900 bin oy kaybı var. Ben bu seçimde HDP’de yüzde 15 civarında oy bekliyordum. Ama bu da bizi yanılttı.

HDP CİDDİ OY KAYBINI TELAFİ ETMELİ

HDP’nin ciddi oy kaybının telafisi için çalışmalar yapmasını beklediklerini ifade eden Azizoğlu, şöyle dedi:

“Bu ciddi oy kaybının HDP tarafından değerlendirileceği ve ona göre bir tutum sergileneceğini bekliyoruz. Bu ülkenin HDP’ye büyük bir ihtiyacı var. AK Parti’nin tek başına iktidar olmasında şu mesajı verildiğine inanıyorum; 7 Haziran’da yüzde 60’lık bir muhalefet bloğu söz konusuydu. Ama ne yazık ki, MHP’nin tavrı nedeniyle bir iktidar oluşturamadılar. AK Parti’de bu seçimde istikrar ve süreci çok iyi işletti. Neredeyse Sayın Cumhurbaşkanı ile başlamak üzere Sayın Davutoğlu’da toplum mühendisliği sergilediler. Bu anlamda başarılı da oldulor. İnsanlar bu seçimde bir daha koalisyon kuramayacaklar, muhtemelen 3. bir seçim olabilir endişesi ile Türkiye’de istikrara ihtiyaç var. Ekonomi de iyi gitmiyor. Bu anlamda 7 Haziran’da sandığa gitmeyen ya da kısmen bu bölgede HDP’ye oy veren Eski AKP’liler ve MHP’ye oy veren 5-6 milyonluk seçmen bu dönem tercihlerini AK Parti’den yana kullandılar. Seçimin memlekete hayırlı olmasını diliyorum. Toplumun yarısında bir tedirginlik var. HDP’nin barajı aşması çok önemli oldu. AK Parti’nin tek başına iktidar olması seçim öncesi oluşan o kutuplaşmayı sona erdirmelerini gerektiğine inanıyorum. Buzdolabında saklanan çözüm süreci yeniden kaldığı yerden devam ettirilirse, belki memleketimize hayırlı olmuş olur” dedi.

ELÇİ: İSTİKRARSIZLIK SEÇİMDE BELİRLEYİCİ OLDU

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, silahların yeniden devreye girmesi ve şiddetin bu dönemde şehir merkezlerinde yayılıp sokaklara kadar inmesinin ve ayrıca da ekonomik olarak istikrarsızlık korkusunun bu seçimin sonuçlarında belirleyici olduğunu ifade etti. Kürt siyasi hareketi bakımından (HDP), silahların yeniden devreye girmesinin ve çatışmaların, Kürt toplumu üzerinde negatif etkisinin olduğunu da anlaması gerektiği mesajının da verildiğini vurgulayan, Elçi şöyle dedi:

İKİ TARAFTA BUNU İYİ OKUMALI

“Kürt siyasi harekete artık şunu görmeli. Kürt toplumunun silah ve şiddete açtığı bir kredi artık yok. Bu çok önemlidir. Artık silah ve şiddet Kürt  toplumunda heyecan yaratmıyor, Kürt toplumu aksine demokratik süreçlerden heyecan duyuyor. Demokratik çözüme prim veriyor. Buna destek sunuyor. Bir önceki dönemdeki çatışmasızlık sürecinin ve Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü meselesine Kürtlerin büyük kesiminden destek geldi. Silahların devreye girmesiyle ise ciddi bir ama ortaya çıktı. Dolayısıyla Kürt siyasi hareketi bunu görmeli. Tabir caiz ise bir milyonluk oy kaybı, Kürt siyasetçilere bir sarı kart gösterilmesi olarak değerlendirilmeli. Kürtler silahlı süreçten mutlu olmadığını gösterdi. Kürt siyasi hareketi ve AKP de elbette bunu okumalı. AKP’nin de artık korkularını geride bırakması gerekli. Bir takım Gezi gibi, 17/ 25 Aralık, Suriye’deki gelişmeler gibi, AKP’nin bir önceki seçimde bu bölgeden silinmesi gibi faktörler AKP’yi ciddi bir korkuya sevk etmişti. AKP’yi bu korkulan zayıf bir kişiliğin panik davranışlarına yönelmişti. Artık AKP’nin, Türkiye toplumunun tanıdığı bu destekle daha rahat, korku ve endişeden uzak ve serin kanlı kararlar verebileceğini düşünüyorum. Bu kez daha çözüm sürecinin, barışçı çözüm yöntemlerinin, demokratik çözüm sürecinin devreye girmesi gerekiyor. Kürt siyesi hareketinin de hendek kazılması, öz yönetim ilanları, silahlı grupların yaşam alanlarında ortaya çıkması gibi ütopik bazı taleplerden vazgeçmesi gerekir. Daha gerçekçi, daha çok elindeki kazanımları sahiplenip, bunları demokratik yollardan pek ala kaybedebileceğini de akıldan çıkarmayarak, toplumun kaygılarını gözden ırak tutmayarak, Türkiye toplumunun tamamının beklentisini dikkate alan bir gerçekçi siyaset yürütmelidir. Diyarbakır Barosu olarak üç aydan bu yana sürekli olarak silahların yeniden girmesiyle, hendek, barikat ve sokak çatışmaları biçiminde ortaya çıkan yeni süreçten toplumun rahatsız olduğunu söylüyorduk ve bunun nef2atif sonuçlar doğurabileceğini söylemiştik. Öyle de olduğu anlaşıldı. ”

BİLİCİ: ŞİDDET SARMALINA GİREBİLİRİZ

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Raci Bilici, sonuçların toplumda beklenildiği gibi çıkmadığını en azından koalisyonun çıkması beklentisinin hâkim olduğunu söyledi. Bilici şöyle dedi:  “Bu sonucu Türkiye ve AKP iyi değerlendirirse, birçok süreçler bakımından olumlu sonuçlar alınabilir. HDP’nin bu nedenle yüzde 10’luk barajı aşması çok çok önemlidir. Bence Türkiye halkları seçimde şu mesajı vermiştir. Demokratikleşme ve çözüm sürecinden yana tavır ortaya konulmuş, bunun için de AKP’ye tek başına iktidarı vermiş HDP’yi de meclise göndermiştir. Kuşkusuz çatışmaları ve güvensizlik ortamına prim verilmemiştir. Her iki tarafında bundan sonra üzerine düşenleri yapmaları gerekir. AKP’nin savaşı tırmandırma eğilimine girmesi çok daha tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Herkes bu sonuçtan ders çıkarmalıdır. Türkiye’nin bundan sonraki yol haritası çok iyi hazırlanmalıdır. AKP’nin seçimden önce kullandığı dille buna dönmesi zor görünmekle birlikte AKP bunu değiştirebilir. Eğer bu eski poliitika sürdürülürse çok farklı sonuçlarla karşı karşıya kalınabilir, şiddet sarmalına girilebilir. Bu nedenle AKP’ye verilen oylar çözüm sürecinde fabrika ayarlarına dönülmesi ayarıdır. AKP bu mesajı çok biçimde açık görmelidir”

KAYA: AK PARTİ İYİ BİR MÜDENDİSLİK ÖRNEĞİ GÖSTERDİ

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, AK Parti’nin 7 Haziran seçimleri sonrasında çok iyi bir mühendislik örneği gösterdiğini belirtti. AK Parti’nin yasanın boşluklarından yararlanarak,  yeniden seçim atmosferini üstelik de kendi istediği koşullarda sağladığını vurgulayan Kaya, “HDP’nin 80 ilde oy kaybına uğramasında 5-7 Eylül’de ülkenin birçok noktasındaki saldırıların etkisi var. Bu saldırılara AK Parti’nin ve muhalefetin sessiz kalması, Kürtlere ve Kürtlere ait işyerlerine saldırılması, özellikle de batıdaki Kürt seçmenlerde yaşamlarına yönelik bir endişe oluşturdu. Batıdaki Kürtler ürktü ya sandığa gitmedi ya da kaotik ortamdan çekindiler. Gidenler de bu bağlamda tek başına iktidar için AKP’ye oyunu verdi. AKP bunu iyi yönetti. Bu durum da HDP’nin Türkiye genelinde oylarını düşürdü. Bölgede ise şiddetle yüzleşmek muhafazakâr ve kent kimlikli orta sınıf Kürtlerin de ürkmesine ve bir yerde tek başına iktidar için AKP’ye yönelmesine neden oldu. Aynı zamanda Türkiye’deki milliyetçi oylar da AKP tarafından kendilerine kanalize edilmesi sağlandı. AKP’nin temel unsuru bu. HDP’nin bölgedeki başarısızlığının altında ise bölgedeki çatışmalar var. Bu süreç iyi okunamadı. PKK’nin çatışma baskısına yeterince direnmedi ve karşı koyamadı. AKP açısından Kürt sorunun çözümü için ikinci bir fırsat ele geçirilmiştir. Eğer 7 Haziran sonrasındaki gibi heba edilirse, Türkiye toplumu ağır yara alır. Bu nedenle çözüm süreci yeni bir şekliyle, yeni bir formatta ele alınmalıdır. Burada HDP’nin de yapısal bir değişime gidilebileceğini de düşünüyorum” diye konuştu.

ÖZKILIÇ: DEMOKRATİKLEŞME VE KALKINMA HAMLESİ BEKLİYORUZ

Diyarbakır Organize Sanayi Sitesi İşadamları Derneği (DOSİAD) Başkanı A. Aziz Özkılıç, seçimlerde halkın her kesime ve siyasi partilere mesaj verdiğini söyledi. AKP’nin tek başına iktidarıyla ekonomik olarak bir kalkınma hamlesi beklediklerini dile getiren Özkılıç, bölgeye özel yatırım ve teşvik modellerinin yanında, ülke genelinde de bir kalkınma hamlesi başlatılmasını umut ettiklerini kaydetti. Demokratikleşme bakımından da AKP’nin tek başına iktidarıyla özellikle de çözüm sürecinin yeniden başlayacağını düşündüğünü anlatan Özkılıç “Dileğimiz çözüm sürecinde yine Dolmabahçe Mutabakatı’nda varılan noktaya geri dönülmesidir. HDP de bu noktada seçmende aldığı destek ve mesajın ışığında daha yapıcı bir rol üstlenmelidir. Seçimler toplum için iyi bir sonuç vermiştir. CHP ve MHP’yi de uzlaşmaz olmaları nedeniyle ceza vermiştir” diye konuştu.

SAYAR: DOLMABAHÇE’YE YENİDEN DÖNÜLMELİ

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar, 7 Haziran’da ortaya konulan koalisyon iradesine, partilerin uzlaşmama şeklinde yaklaştığını, bunun da bu seçimlerde cezalandırıldığını belirterek, “AK Parti’nin yüzde 41’den tekrar yüzde 49’a yükselmesi, seçmenin bu partilerde ülkeyi yönetecek iradeyi görmemesinden kaynaklanıyor. AKP’den bundan sonraki süreçte kutuplaşan toplumu kucaklayarak, AK Parti’yi daha önceki dönemde başlayan çözüm sürecinin yeniden başlatılması ve diyalog ve müzakerelerin başlatmasını bekliyoruz. Yeniden bu sürece dönülür ve kucaklayıcı bir siyaset yürütülür ise temel hak ve özgürlüklerin yanında, demokratik anlamda da reformlar yapılırsa, ülkedeki gerilim ve belirsizlik ortadan kaldırılabilir. Bölge açısından en büyük beklenti çözüm sürecine dönülmesidir. Bunlar olmaz ise gerilim de sürecektir. HDP’nin görünürde oy kaybı yaşadığı görülse de barajı sadece Kürt oyları ile aşmıştır. Emanet oy tartışması böylece bitmiştir. AK Parti karşıtlığı üzerinden, bir önceki seçimlerde HDP’ye oy verenler bu seçimde oy vermemiştir. HDP’nin beyaz Türklerden aydığı oylar bitmiştir. Bu bakımdan sadece Kürt oyları ile barajı geçmesi nedeniyle HDP başarılıdır. Meclisin dört siyasi partiden oluşması da olumludur. Bizim beklentimiz Dolmabahçe Mutabakatı zeminine yeniden dönülmesidir. AKP bunu böyle değerlendirip Kürt sorununu demokratik yöntemlerle çözmeyi gündemine almalıdır”

EVSEN: “TÜRKİYE KAZANDI”

Diyanet-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen; “Seçim sathı mahallinden çıktık. 5 ay süren bir fetret devrinden sonra AKP’nin tek başına yeniden iktidar olması ve HDP’nin de barajı geçmiş olması olumlu bir sonuçtur. Kimsenin kaybetmediği, aksine Türkiye’nin kazandığı bir seçim olması hasebiyle bu seçim sonuçları olumlu olmuştur. Seçimleri kavga ve ayrışma vesilesi olarak görmek yerine, toplumu olgunlaştıran yönleriyle görmek zorundayız. Sonuçta savaşa değil seçime gidiliyordu. Demokrasilerde iktidarlar seçimle gelir seçimle giderler.  Bugün millet galip gelmiştir. Herkes istediğini almış, millet istikrar, barış ve huzura oy vermiştir. Halk çatışma istemediğini, huzur istediğini net bir şekilde dile getirmiştir. Özerlik ilanlarının, hendek siyasetinin kazandırmadığını bilakis ters teptiğini bir daha gördük.  Halkın huzur isteğini sandığa yansıttığını herkes görmek zorundadır” dedi.

ALTINDAĞ: “BİRLİK, BERABERLİK VE KARDEŞLİKLE EL ELE VERİLMELİ”

Esnaf Hakan Altındağ da; Öncelikle bu seçimin ülkemize ve halkımıza hayırlara vesile olmasını diliyorum. Katılım oranı gayet yüksek ve sakin bir seçim oldu. 7 Haziran’da beklediğim sonuç, 1 Kasım’da nihayetine ulaştı. Yaşanan bunca olayların ve can kayıplarının olmaması gerekiyordu. Şimdi milletin iradesine herkesin saygı göstermesi, huzur ve sükûnet yeniden şehrimize gelmesini temenni ediyorum. 7 Haziran seçimlerinden sonra HDP’yi tebrik etmiş, ama bu oyların kendilerine emanet olarak verildiğini belirtmiştim. Gelinen noktada ne kadar yerinde bir ön görü ortaya koyduğum 1 Kasım seçimlerinde ortaya çıktı. Şimdi bundan sonra ne olmalı diyecek olursanız? Bu seçimden sonra artık hepimizin birlik, beraberlik, barış ve de kardeşlik için el ele verip çalışmamız gerekiyor.” (Sait BAYRAM)stk

228 Total Views 3 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika