Dolar : Alış : 3.5296 / Satış : 3.5360
Euro : Alış : 4.1110 / Satış : 4.1184
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12946 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

STK’lar: “Bu birlik fırsata çevrilmeli”

17 Temmuz 2016 - 535 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»STK’lar: “Bu birlik fırsata çevrilmeli”

il baskanlıgı darbe

Fettullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensubu askerlerin darbe girişimine, toplumun her kesiminden tepki yağmaya devam ediyor. Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşları temsilcileri, darbeye teşebbüs edenleri lanetlerken, darbeye karşı oluşan ulusal birliğin de fırsata çevrilmesi gerektiğini ifade etti.

SAYAR:”DARBE GİRİŞİMİ TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YÖNELİK YAPILDI”

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, darbe girişimini kınarken, girişiminin Türkiye demokrasisine yönelik yapıldığını söyledi. Sayar, “Halkın iradesi ile seçilen ülke yönetimine meşru olmayan yöntemlerle el koyma girişiminde bulunmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni havadan bombalamak, akıldan, izahtan yoksun, kabul edilemez bir durumdur. Bu girişimde bulunanları kınıyorum, lanetliyorum. Demokrasiye karşı girişilen bu kalkışmaya, tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve halk tarafından gösterilen ortak tepki, Türkiye’de halkın demokrasiye olan bağlılığını da ortaya koymuştur. Türkiye’nin demokrasisini güçlendirecek ve özellikle iç barışı sağlayacak politikalar geliştirmesi en büyük dileğimiz ve talebimizdir. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun.” dedi.

KAYA: “ÜLKE SON DÖNEMDE BİR KONUDA İLK KEZ BİR ARAYA GELDİ”

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya ise “Türkiye’de darbelerin çözüm olmadığını geçmiş darbe dönemlerinin de ortaya koyduğunu belirtti. Yapılan darbe kalkışmasının engellenmesinin oldukça önemli olduğunu ifade eden Kaya, şöyle dedi: “Darbe gerçekten gerçekleşmesi durumunda Türkiye büyük bir karanlığa gömülecekti. Ancak darbenin bastırılmasından sonra bir cadı avının olmaması gerekiyor. Darbenin panzeri olduğu anlayışıyla demokrasiyi geliştirmek gerekiyor. Mevcut sağlanan konsesyum üzerinden demokrasi geliştirmek gerekiyor. Çünkü darbeyi engellemek için Türkiye tarihinde olmayan bir muhalefet oluştu. Burada siyasi partiler, medya, sivil toplum kuruluşları vardı ve bu ülkenin son dönemde bir konuda ilk kez bir araya getiriyor ve bu çok önemli bu kazanımı harcamamak lazım. Türkiye’nin kutuplaşmasına engel olmak ve demokrasiyi geliştirmek için bu kazanımları değerlendirmek gerekiyor. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor, herkese geçmiş olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

YEŞİL: “HİÇ KİMSENİN MİLLETİN İRADESİNİ HİÇE SAYMAYA HAKKI YOKTUR”

Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yeşil de Türkiye’de halkın yüzde 99’unun darbeye, darbelere ve darbecilere karşı olduğunun bir kez daha görüldüğünü belirterek, “Hiç kimsenin milletin iradesine saldırmaya ve iradeyi hiçe saymaya hakkı yoktur. Bu girişim ile birlikte ülkede bir birlik oluştu ve bu kıymetlidir. Türkiye’nin iç barışa ihtiyacı da vardır. Özellikle iç barışla ilgili sürecin başlatılması gereklidir, acildir. Hem komşu ülkelerle olan ilişkilerimizi tekrardan gözden geçirilmesi, barışa yönelik barış yanlısı olarak gözden geçirilmesi gerekiyor. Darbe girişimini de kınıyor, lanetliyorum, Burada yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.” diye konuştu.

EBEDİNOĞLU: “BU FIRSATA ÇEVRİLMELİDİR”

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOP) Yönetim Kurulu Başkanı Alican Ebedinoğlu, tarih boyunca Türkiye’nin darbelerden büyük acılar, büyük kayıplar ve tahribatlar yaşadığını dile getirdikten sonra şunları söyledi: “Türkiye’nin kendi içindeki temel sorunları çözmemesinin temel sorunlarından bir tanesi de bu darbelerdir. Bölgede yaşanan sorunların temelinde de yine bu darbelerin yattığını biliyoruz. 15 Temmuz’daki hareket gerçekten Türkiye’nin kaderini değiştiren bir hareket oldu. Halkımız direnişe geçmesi, bütün siyasi partilerin, parlamentonun dik duruşu ve bu harekete karşı bu başarının sağlanması inanıyorum ki Türkiye’nin önündeki tüm engelleri kaldırmasına da bir vesile olabilir, eğer politikacılar bunu iyi değerlendirebilirlerse. Türkiye’de siyaset dilinin biraz farklılaşması, değişmesi adına da hızlı bir sürece girebileceğini düşünmekteyim. Bunun için şu anda yaşanan bir acı var, büyük bir tahribat var, belki de ülke ekonomik olarak ciddi anlamda tahribatlar yaşayacaktır ama inanıyorum ki bu gelişme hem ekonomik, hem sosyal hem de siyasal anlamda gelişmesi adına önünü açacak olumlu hava yaratacağını düşünmekteyim. Onun için herkesin burada ülke olarak farklı görüş ve anlayışların herkesin bu darbe girişiminin karşısında durması Türkiye tarihinin bir ilkidir. Türkiye’de bir çok kez darbe yapıldı ve başarı sağlandı ilk kez bir sivil inisiyatif bunların karşısında direndi ve darbeyi engelledi, kazandı. Umuyoruz ki buda demokrasiye, barışa, halkların kardeşliğine vesile olabilecek bir adım olabilir ve bu fırsata çevrilmelidir.”

ÖZKILIÇ: “TÜRKİYE’NİN ÖNÜ AÇILMIŞTIR, İNSAN HAKLARI, DEMOKRASİ KAZANMIŞTIR”

Diyarbakır Organize Sanayici İşadamları Derneği (DOSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Özkılıç da 21. yüzyılda olduğumuz hatırlatmasında bulunarak, darbe dönemlerinin artık Türkiye için kapandığını dile getirdi. Türkiye’nin bir Mısır veya Libya olmadığını belirten Özkılıç, şöyle dedi: “Türkiye tarihsel olarak çok büyük bir geçmişe sahip bir ülkedir. Geçmiş tarihinde bir sürü darbe var ama 21 yüzyılda siyasetin egemen olduğu, seçimlerle halkın iradesinin tecelli olduğu bir döneme girişmiştir. Bir siyasi hareketi ancak halk sandıkla getirir ve sandıkla götürür. Cunta dönemi, eski tarz dönemler bitmiştir ve halk burada büyük bir tokat atmıştır. Herkes aklını başına almıştır umarım. Ülkenin geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yoktur. İlk kez halkın oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı ve halkın oyuyla seçilmiş vekiller hükümet görevinin başındadır. Darbeye karşı duran halk iradesinin de arkasında Cumhurbaşkanının, hükümetinin arkasında durmuştur. Beğenilmeyen rejim ve sistemi değiştirmenin tek yolu seçimdir, sandıktır. Halkın oyuyla gelmiş ise ancak yine halkın oyuyla gider. Bunun dışında bir yol yoktur ve bunun dışında bir yol tutulmasını şiddetle kınıyor ve lanetliyorum. Bu girişimde bulunanları asla ve asla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarına, Müslüman olduklarına inanmıyorum. Bu girişim sonucunda bu kadar şehit olmasına sebebiyet veren bu münafıklar asla ve asla Müslüman olamazlar. İslamiyet’te böyle bir şey yoktur, o yüzden buna teşebbüs edenleri şiddetle lanetliyorum. Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve ülkeye başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bundan sonra aslında Türkiye’nin önü açılmıştır, insan hakları, demokrasi kazanmıştır. Ülkeyi ferah günler bekliyor inşallah. Bu işin mimarı olan halkımızın sağduyulu davranışlarından dolayı STK olarak canı gönülden teşekkür ediyoruz. Kimse halkın aklı ile dalga geçmeye kalkmasın, halk kimin ne olduğunu biliyor ve ona göre refleks gösteriyor. İnşallah bu girişime karşı duruş ve ortaklaşa birlik ülkenin iç barışının sağlanmasına da fırsat verir ve Türkiye’nin 2023 ve 2050 hedeflerine de ulaşmasına vesile olur. En büyük sorunumuz Kürt sorununu da çözülmesine vesile olacak adımlarda büyük beklentimiz olduğunu ifade etmek istiyorum.”

EZGİN: “AZİZ HALKIMIZ ADETA TARİH YAZMIŞTIR”

Çözüm İçin Sivil İnisiyatif Derneği (ÇÖZÜM-DER) Genel Başkanı Avukat Ercan Ezgin ise Silahlı Kuvvetler’in içerisindeki bir grubun hiyerarşik yapı dışında giriştiği alçakça kalkışmaya maruz kalındığını belirterek, şöyle dedi: “21. yüzyılda ülkenin geldiği nokta, ulusal ve uluslararası gelişmeler, konjonktür dikkate alınmadan girişilen bir ihanet yoludur. Aziz halkımızın çok büyük kısmı, ülkeye, vatana ve demokrasiye sahip çıkmak için sabahlara karşı, sokaklarda, tanka, topa karşı vücudunu siper ederek tarihi bir destan yazmıştır adeta. Türkiye ilk defa böyle çılgın bir ihanete uğramış, halkını kurşunlayan, Meclis’ini uçaklarla bombalayan sözde Türk askeri olan bir ihanet belasıyla karşı karşıya kaldı. Ülkenin tüm dinamikleri, siyasi partiler, STK’lar, yargı ve basın camiası tüm ideolojik farklılıkları bir yana bırakıp, tam bir uyum ve işbirliği içinde hareket etmiştir. Yüzden fazla şehit, binden fazla yaralı be failler de bu vatanın sözde askerleri, ekmeğini yiyip, tankını düşmana karşı kullanmadı gerekirken, halka ateş açan hainlerdir. Toplumun kabul ve hazım durumu, gelenekleri be refleksleri artık darbecileri ve darbeleri kaldıramaz. Bu ihanet şebekesi, paralelci devlet askerleri, tek tek yakalanıp, yargılanıp, en ağır şekilde cezalandırılmalıdırlar. Bir kimsenin; yurduna, doğup büyüdüğü veya vatandaş olarak bağlandığı ülkesine hainlik yapmasına ‘vatana ihanet’ denir. Gerekirse de olağan üstü toplanacak Meclis’te sert yasal düzenleme yapılmalı, idam konusu gündeme gelmeli, tartışılmalı ki ibreti alem olsun. Bu dünyanın görmediği ve asla affedilmeyecek bir ihanet girişimidir. Dünyanın görmediği ihanete, halk tarafından dünyanın görmediği bir direniş gösterildi. Önümüzdeki ay Yüksek Askeri Şura Toplantısı öncesi, bu alçaklığı yapanların deşifre oluşu, bir musibetten bir hayra çevirecektir. O rütbelerle bu halka ihanet edenler deşifre olmuştur. Kara bir leke olarak tarihe geçen 15 Temmuz, aziz halkın üstün basireti ve demokrasiyi sahiplenmesiyle Bayram’a dönüşmüştür. Tekrardan ülkemize çok geçmiş olsun, su uyur, darbeciler uyumazmış, bize de uyanık olmak düşer.”

264 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika