Dolar : Alış : 3.5444 / Satış : 3.5508
Euro : Alış : 4.1286 / Satış : 4.1360
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12955 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

‘Tetik 43 gün önce stüdyoda çekildi!’

01 Aralık 2015 - 1.159 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»‘Tetik 43 gün önce stüdyoda çekildi!’

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ile birlikte yıllarca hukuk mücadelesi veren Avukat Reyhan Yalçındağ, Elçi’nin katledilmesini değerlendirdi. DİHA’da yer alan habere göre, Tahir Elçi’nin, hedef tahtasına konulup linç, karalama ve ötekileştirme sonrasında tıpkı bölgede 40 yıldır işlenen cinayetlerde olduğu gibi tek kurşunla katledildiğini belirten Yalçındağ, Elçi’yi katleden kurşunun aslında “PKK terör örgütü değildir” dediği stüdyoda hazırlandığına dikkat çekti. Tehditlerin ardından 43’üncü günde katillerin Elçi’yi aralarından aldığını ifade eden Yalçındağ, “Tahir Elçi’nin katili bellidir. Bunun mimari de Kürtlere düşmanlık uygulayanlardır. Kürtleri vatandaşı gibi görmeyip ona düşman hukuku uygulayan AKP hükümetidir” dedi. AKP’nin devreye koyduğu savaş konsepti sonrasında birçok can yitirdiklerini kaydeden Yalçındağ, “40 yıl boyunca yaşadığımızın, son 6 aydır bir özetini yaşıyoruz. Bunun toplamını bugün yaşıyoruz her santiminde. Sur, Cizre, Varto, Nusaybin, Silvan ve Gever’de yaşanmaya devam ediyor. Bütün Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca bu halka reva görülen o katliamlar silsilesi, o öldürme biçimlerini tamamı aslında Tahir Elçi’nin şahsında geçekleşti” dedi.

“COĞRAFYAYI DA ORTADAN KALDIRACAĞIZ”

Elçi’nin son konuşmasında DAİŞ çetelerinin Palmira’ya yaptığı saldırıya da işaret ettiğini söyleyen Yalçındağ, “Sadece fizikken canlarımızın gitmesiyle gerçekleştirilen bir katliam süreci değil. Bugün Kürdistan’ın dağları düşman olarak görülüyor. Ağaçlarına düşmanlık yapılıyor. Tarihi eserlerine düşmanlık yapılıyor. Neredeyse ey Kürt halkı sizi andıran coğrafyayı da ortadan kaldıracağız. Tıpkı Rojava’da yapıldığı gibi. Tıpkı Suriye ve Irak’ta yapıldığı gibi ve tarihi Palmira kentinde yapıldığı gibi. Tahir Elçi buna işaret etti. Dedi ki bin 500 yıllık bu Dört Ayaklı Minare yüzlerce medeniyete tanıklık etmiş. Her gün her birimize yüzlerce tehdit yağdıran zihniyet ne ise AKP’nin güvenlik anlayışı ne ise Tahir Elçi şansında yaşadıklarımız da bunların bileşkesidir. Bir kez daha onun üzerinden ve Kürt aydınları üzerinden bu halkın realitesine, gerçek tanımına oturtup, onu terör olarak tanımlamayı reddettiği için hedef gösterilen aslında Tahir Elçi ne ise bu coğrafyadaki değerler bileşkesi toplamı da budur” dedi.

“ELÇİ’NİN DOSYASI SORUŞTURMAMA ÜZERİNE KURULMUŞ”

Elçi’nin katledilmesiyle ilgili açılan soruşturma, soruşturmadan çok “soruşturmama” olarak düzeltmek gerektiğini savunan Yalçındağ, 20 avukatla başsavcılığın bilgisi dahilinde Elçi’nin katledildiği yere gitmeye çalıştıklarını ancak engellendiklerini söyledi. Yalçındağ, şunları kaydetti:“Caddeye girdiğimiz ilk anda karşılaştığımız manzara ise olağan üstüydü. Orda bulunan polisler özel ekiplerdi öyle herhangi bir emniyete bağlı polisler değildi. Son derece özel, son derece giyimleri, tarzları ve konuşmaları, ellerinde bulunan ağır silahların şekli şemali ve ortaya yaydıkları o korku hali, dehşet hali sürüyordu. İki saat son derece uzun bir zamandır. Ama görevli savcı iki saat geçtikten sonra geldi. Biz Hasanpaşa Hanı’na geçtikten sonra işte o anda zaten Başsavcı’ya çelik yelek giydiriliyordu. Çatışma falan yaşanmadı. Bu anlamda devletin en üst kademesinden yapılan açıklamalar doğru değil. Orda unutulan bazı deliller vardır ve onlar bizim elimize geçmesin diye bu olayların yaşandığını düşünüyoruz. Çünkü birkaç saniye içinde ortalık kıyamet yerine döndü. Bakıyorsunuz dünden beri egemen basın şunu söylüyor. Olay yerine gitmek isteyen, keşif yapmak isteyen başsavcılığa ateş açıldı. Böyle bir durum yoktu. Bunu soruşturmama hali olarak tanımlıyoruz. Bir kere daha gerçeklerin karanlıkta kalması çabası olarak görüyoruz ve tanımlıyoruz. Biz bunu toplu mezar süreçlerinde yaşadık. Biz bunu gözaltında tecavüz dosyalarında yaşadık. Biz bunu faili gizlenen cinayetlerde gördük. Köy yakmalarda yaşadık.”

“KÜRDİSTAN’DA CİNAYET İŞLEYENLER BERAAT EDİLDİ

Türkiye’de işlenen cinayetlerin katillerinin bulunup yargı önüne çıkarılmadığının onlarca örneği olduğunu anlatan Yalçındağ, “Biz bunu gözaltındaki kayıplarda yaşadık. Musa Çitil, Cemal Temizöz, Levent Ersöz kim? Bütün bu saydıklarım Kürdistan coğrafyasında işlenen cinayetlerin failleri değil mi? Binlerce delille ortaya konulmadı mı? Tanıkla, yazılı belge ile olayı açığa çıkaran delillerle çıkarılmadı mı? Bu binlerce dosya içinde bir iki tanesi açıldı. Bu da tamamıyla Kürt hukukçuların kendi çabaları sayesinde olmuştur. Ama en nihayetinde ne oldu gördünüz. Geçtiğimiz günlerde ellerini kollarını sallayarak ve mahkemeye gitmeye tenezzül bile etmeden beraat edildiler. Bu halk katillerini tanıyor. Bu halk kendisine düşmanlık hukukunu uygulayan devleti iyi tanıyor. Her şeye rağmen bu halk dimdik ayaktadır” dedi.

“BU DAVANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

“Terörist” ilan edilen Elçi’nin “Örgüt tarafından öldürüldü” şeklinde lanse edilmesinin iğrenç bir durum olarak değerlendiren Yalçındağ, “Sevgili Türkan Elçi burada önceki gün yaptığı konuşmayı tüm dünya izledi. O vakurlu duruşu herkes gördü. Yani Tahir Elçi’nin yaşamının işte faili meçhul cinayetlerle özdeşleştiğinin kısa bir özetini sundu Türkan Elçi. Ve bir şey daha söyledi, ‘Ben eşi olarak takipçisi olacağım’ dedi. Burada da kalmayacak anlamında. İşte iktidara hoş görünmek için, iktidarın bu cinayetteki payını gizlemek için, işte bu soruşturmama sürecinin bizzat diğer siyasi cinayetlerin akıbetini dönüştürebilme katkılarına destek sunabilmek için çabalamasınlar böyle bir şey istiyorlar. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Binlerce Kürt hukukçusu var, binlerce bu halkın özgürlük davasına kendisini adamış insanlarımız var. Bu böyle kalmayacak” dedi.

Reyhan YALÇINDAĞ

247 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika