Dolar : Alış : 3.5829 / Satış : 3.5893
Euro : Alış : 3.9001 / Satış : 3.9071
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir19°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12507 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Tuncel: “CPT İmralı’da işlenen suçun ortağıdır”

08 Eylül 2016 - 292 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Tuncel: “CPT İmralı’da işlenen suçun ortağıdır”

sabahat-tuncel-2 sabahat-tuncel-1

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi sürece ilişkin değerlendirme toplantısı düzenledi. Diyarbakır İl Binası Toplantı Salonu’nda gerçekleşen toplantıya açlık grevinde yer alan Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile MYK Üyesi Gülcihan Şimşek’in yanı sıra Kadın MYK ve PM üyeleri katıldı.

Açıklama da konuşan Eş Genel Başkanımız Sebahat Tuncel’in konuşmasından spotlar:

TÜRK DEVLETİNİN ROJAVA’YA SALDIRISININ AMACI KÜRT KAZANIMLARI

Hepinizi açlık grevindeki arkadaşlarımız selamlıyoruz. Tarihi ama aynı zamanda zor bir süreçten geçiyoruz. Böylesi bir süreçte kadın özgürlük mücadelesini yürütenler olarak bunu ileri taşıma ve kadın örgütlülüğünü geliştirmek gibi bir sorumluluğumuz var. Ortadoğuda üçüncü paylaşım savaşı diye ifade ettiğimiz bir savaş yaşanırken bu savaşın temelinde Ortadoğu; ortadoğunun kalbinde de Kürdistan var. Bugün Kürdistan halkının ortaya çıkarttığı kazanımlara yönelik çok yoğun bir saldırı var. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cerablus ve Azez işgali DAİŞ’e karşı bir mücadeleden ziyade DAİŞ’i bahane ederek Özgür Suriye Ordusu oraya yerleştirerek Kürt halkının kazanımlarını engellemeye çalışıyor. Türk devletinin Kantonların birleşmesi, demokratik Suriye federasyonu engellemek gibi bir yaklaşımı var. Belli ki AKP hükümeti bazı uluslararası güçlerle kurduğu ilişki ve diyalogda bu konuda bir yeşil ışık görmüş durumda. Cerablus’a girmesi Türkiye’nin sadece kendi isteğiyle olan bir durum değil. Akabinde Azez dün de Afrin’in köylerine yönelik saldırıda bulundu ve 6 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Bu saldırıyı da bir kez daha kınıyoruz. Hedefin çok net olduğunu görüyoruz. Hedefleri DAİŞ değil Kürtler. AKP’nin cephesinde durum gayet açık. Kürt sorununda barış çözüm yok. Kürt sorununda savaş, çatışma, ölüm ve zulüm var. Kürt halkına reva gördükleri bu.

‘AKP HÜKÜMETİNİN KÜRT POLİTİKASINI ANLAMAK İSTİYORSANIZ İMRALI’YA BAKIN’

Bu politikanın merkezinde İmralı yatıyor. Kürt Halk Önderine yönelik yaklaşım tam da bunun nedenidir. AKP hükümetinin Kürt politikasını anlamak istiyorsanız İmralı’ya bakacaksınız. Sayın Öcalan’ın herhangi birisi olmadığını kendileri de biliyor. 2013 ile 2015 yılları arasında kurdukları diyalog sürecinde Sayın Öcalan’ın hem örgüt hemde toplum üzerinde etkisinin ne kadar muazzam olduklarını gördüler. Sayın Öcalan’ın bir sözüyle iki yıl boyunca hiç bir savaş hiç bir çatışma yaşanmadı. Türkiye halklarına başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdiler. Bunu bildikleri için ilk tecriti orada başlatmak istediler. 5 Nisan’dan bugüne kadar Kürt halkı önderliğinden haber alamıyor. Türkiye doğrusu kendi kurallarını bile uygulamıyor. Türkiye’nin hukuk sisteminde tutuklu ve hükümler için bir kural vardır. Üç kişiyle, ailesiyle, avukatlarıyla görüşme hakları vardır. Bütün bu haklar İmralı’da uygulanmıyor. İmralı adasında 18 gündür ağır bir tecrit uygulanıyor. 5 yıldır avukatlarıyla görüştürülmüyor. Son 1 buçuk yıldır da heyetle görüştürülmüyor. 15 Temmuzda da darbecilerin İmralı’ya yönelik bir müdahalesi olduğuna dair bilgiler var. Hükümet de bunu yalanlamıyor. Sadece  Adalet Bakanlığı açlık grevine girmeden bir gün önce Sayın Abdulllah Öcalan’ın sağlığı yerindedir diye bir açıklama yaptı. Bu aslında devletin de ne yapmak istediğini çok net gösteriyor.

‘CPT İMRALI’DA HÜKÜMETLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE, BU SUÇUN ORTAĞIDIR’

Yeni Adalet bakanlığı 28 ve 29 Nisan’da CPT’nin İmralı’ya gittiğini, Sayın Öcalan ile görüştüğünü söylemişti. Bunu gerekçe göstererek aslında hiç bir sorun yok denildi. CPT 15 Temmuz darbe sonrası ortaya çıkan hak ihlalleri nedeniyle Türkiye’ye çağrıldı. CPT Türkiye’ye geldi cezaevlerini gezdi ama İmralı’ya gitmedi. Açıklamasında hükümetten bilgi alınmıştır denildi sadece. CPT bu suçun ortağı haline gelmiştir. Avrupa İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Komitesi CPT bizzat İmralı’da işkencenin ortağı haline gelmiştir. Yaptığı açıklamalarıyla, gösterdiği duruşla, Kürt halkının taleplerini yok sayarak bu suçun ortağı haline gelmiştir. Sayın Öcalan ile yanındaki arkadaşlarının aileleriyle görüştürülmemesi hukuki halklarının kullanılması işkencenin kendisidir. Bu durum direk CPT’nin görev alanına giriyor. CPT bunu yapmak yerine hükümetle işbirliği içinde olmayı tercih ediyor. Açlık grevi gerekçemiz de bu. Sayın Öcalan’dan haber alana kadar süresiz dönüşümsüz bir şekilde 18’i kadın arkadaşımız olmak üzere 50 kişi açlık grevine girdik. Bu süreç başarıya ulaşana kadar devam edecektir.  Bu siyasal gündem karşısında bulunduğumuz her yerde kadın örgütlülüğünü geliştirerek süreci lehimize çevirmek, mücadeleyi kazanmak hepimizin görev ve sorumluluğu. Bu süreçte bunu bir çaresizlik, zayıflık görmekten ziyade mücadelenin bir aşaması olarak görüp bunun nasıl daha güçlü bir ivmeye kazandırabiliriz; bunu konuşmamız gerekiyor. Buradan İmralı’ya yol açmak, Kürt halkının özgürlüğüne yol açmak açısından ortaya çıkmış bu irade etrafında kenetlenmek, bu mücadeleyi büyütmek, her evi bir eylem alanına çevirerek büyük bir çıkış yapabiliriz. En güçlü olduğumuz dönemdeyiz. Devletin saldırısının çok fazla olduğu doğru, zaten devlet kazanımlarımızı ortadan kaldırmak için saldırılarını bu kadar şiddetlendirdi. Buna karşı biz güçlü bir örgütlenme yapabiliriz”

289 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika