Dolar : Alış : 3.9594 / Satış : 3.9665
Euro : Alış : 4.6547 / Satış : 4.6631
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13758 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Tuncel: “Direneceğiz”

19 Haziran 2016 - 562 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Tuncel: “Direneceğiz”

tuncel

DBP’li belediyelere kayyum atanacağı iddialarını değerlendiren DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, bölgedeki çatışmalarla birlikte DBP ve DBP’li belediyeler yönelik baskıların yoğunlaştığını savunarak, 20 belediye eşbaşkanının tutuklandığını ve bir çoğunun da gözaltına alınıp bırakıldığını hatırlattı. DİHA’da yer alan habere göre, tutuklamaların dışında birçok belediye eşbaşkanı ve meclis üyesinin görevden uzaklaştırıldığını ve belediyelerin çalışamaz hale getirilmek istendiğini söyleyen Tuncel, sistematik olarak DBP’ye dönük bir saldırıyla karşı karşıya kalındığını vurguladı.

“AKP KORKUYOR”

“AKP hükümetinin, DBP’nin demokrasiyi yerelden geliştirme, demokratik özerkliği inşa etme ve halkın örgütlenmesini “tehlikeli proje” olarak göstermesinin asıl nedeninin bu projeden ne kadar korktuğunu ortaya koyduğunu” söyleyen Tuncel, “Terörle Mücadele Kanunu, 2006’da yapılan değişiklikler ve daha sonrasında AKP tarafından yapılan iç güvenlik paketiyle aslında AKP’nin Anayasası konumuna düşmüş durumda. Bununla toplumla mücadeleye, özünde de Kürtlerle mücadele kanununa dönüşmüş durumda” dedi.

“AKP TÜRKİYE’Yİ ŞİRKET GİBİ GÖRÜYOR”

Belediyeleri ele geçirme arayışları ve belediyelere kayyum atama gibi tartışmaların yeni bir algı yaratma amacıyla yapıldığına dikkat çeken Tuncel, AKP’nin ülkeyi bir şirket gibi gördüğünü ve o şekilde yönetmek istediğini dile getirdi. Tuncel, “AKP’nin belediyeleri yolsuzluk, kişilere rant alanı açmaktan tutalım da zenginler üzerine kurduğu ilişkiler üzerindeyken, bizim belediye anlayışımızdaki toplumsal belediyecilik anlayışı var. AKP bizim belediyeciliğimizden rahatsızdır. Çünkü bu hayat bulduğunda daha geniş bir kesim bizim yerel yönetim anlayışımızı benimseyecek. Asıl olan insanlığa hizmet vermek. Buna karşı bir şekilde engellemek istiyor” diye konuştu.

“MEVCUT YASALAR KAYYUM ATAYAMIYOR”

“AKP’nin Kürt düşmanlığı politikasının, yerelde halkın seçtiği belediye başkanı, milletvekiline yöneldiğini” ileri süren Tuncel, “Kürtlerin geleceğini engellemeye yönelik, temsilcilerini tutuklayarak, baskı uygulayarak aslında Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını engellemeye yönelik bir baskı politikasıyla karşı karşıyayız. Mevcut yasalar 12 Eylül darbe Anayasası olmasına rağmen bu yasalar dahi uygulanmıyor. Mevcut yasalarla kayyum atayamıyorlar. Seçilmiş belediye başkanını görevden alamıyor. Aslında biz bu dönemde sadece belediye başkanı seçilmesinde değil valinin de seçilmesi, bu konuda da daha demokratik bir yönetimin oluşması konusunda demokratik özerklik projemizde bunlar var. Onlar bunun yerine yeni bir yasa hazırlayarak aslında belediyelerimize kayyum atama girişiminde bulunuyor. Aslında bu yaklaşım içerisinde de yine bununla birlikte belediye başkanlarımızı tutuklama, milletvekillerini tutuklama projeleri siyasi perspektifle alakalı bir durumdur” değerlendirmesinde bulundu.

“KAYYUMA KARŞI DİRENECEĞİZ”

AKP’nin belediyelere kayyum hazırlıklarına karşı direneceklerini söyleyen Tuncel, “Mesele sadece belediye başkanları meselesi değil. Bu mesele bizim halkımızın meselesidir. Halkımız bunun karşısında her yerde tavır gösterecektir. Sadece Kürtlerin, Kürdistan halkının değil Türkiye halklarının da buna ses çıkarması lazım. Bugün Kürtlerin haklarını gasp edenler yarın Türklerin de haklarını gasp eder. Dolayısıyla bugün Kürtleri kullanarak savaş politikalarını derinleştirerek çıkarttıkları yasalar Türkiye açısından da Türkiye’yi çok daha geri bir noktaya götüren bir durumdur” diye konuştu. Hukuksuzluğa karşı demokratik direniş hattını öreceklerini dile getiren Tuncel, “Bu kadar rahat ‘Kayyumu’ bunlar konuşulamamalı. Ne demek siz seçilmiş belediye başkanlarını terörle ilişkilendirerek, eğer bir terörden bahsedilecekse o terör devlet terörüdür. İnsanların evlerini başsına yıkan, yaşam alanlarını talan eden gerçeklik var yargılanacaksa bu yargılanmalıdır. Hukuki olarak da karşı duracağız. Kimse bizden bu kazanımlarımızı, ortaya çıkan halk irademizi AKP’nin faşizm politikalarına teslim etmemizi beklemesin” ifadesinde bulundu.

“TABUTLAR NİYE GELİYOR?”

“Cenaze törenlerine katılan belediye eşbaşkanların AKP ve havuz medya tarafından hedef gösterildiğini” dile getirten Tuncel, “Bu ülkede insanlar niye cenaze törenine katılıyor diye sormak yerine, bu ülkeye niye cenazeler geliyor diye sorusunu sormak gerekir. Biz bu soruyu soruyoruz bu cenazeler niye geliyor? Tabutlar niye geliyor? AKP’nin savaş politikası nedeniyle geliyor. Bu savaş politikasına karşı mücadele etmek bizim temel görevimiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı ‘kıyamete kadar savaş var’ diyor Türkiye halklarına. Şimdi Türkiye halklarının buna karar vermesi lazım. Kıyamete kadar savaş mı kıyamete kadar barış içerisinde yaşamak mı? AKP kendi eliyle kendi sonunu hazırlamış durumda. Bunların yürüttüğü savaş politikalarına karşı mücadele insanlık görevimizdir” dedi.

“AKP’NİN ÇÖKTÜRME PLANI ÇÖKTÜ”

AKP’nin, “Çöktürme planı” diye kamuoyuna yansıyan planında çok net bir şekilde Kürt halkına karşı savaşa hazırlandığına dikkat çeken Tuncel, “Göçertme politikalarına karşı çadırlarda yaşayarak insanlar direniyor. Görüyorsunuz Şırnak, Cizre, Sur, Nisêbin, Gever’de birçok alanda devlet çadır dahi vermiyor, yasaklıyor. Çadırı bile yasaklayan bir devlet gerçekliğine dolayısıyla halkımız bu direnişiyle gitmeyerek, zorla göçertme politikasına karşı direnerek AKP’nin politikasını boşa çıkarmıştır. Halkımızın devletin politikaları karşısında bu direniş biçimleri çok kayda değer. Önümüzdeki dönem Kürt halkının geleceği ve Kürdistan’ın geleceği noktasında çok önemli bir dönemdir” ifadesinde bulundu.

“AKP HALK KARŞISINDA ÇARESİZ”

AKP’nin bölgede “büyük proje” dediği gerçek olmayan projelerin bir anlam ifade etmeyeceğini vurgulayan Tuncel, şöyle devam etti: “Halkın devlet gerçekliği karşısındaki tutumu AKP’yi çaresiz bırakmıştır. O yüzdende sürekli albenisi olan projeler sunuyor. Aslında Kürdistan’ı sömürüye açma, tüketim toplumu haline getirme yaklaşımlarının yansıması. Bu sadece şehirleri yıkma meselesi değil yeni şehirlerin nasıl yapılacağı meselesi de AKP’nin zihniyetini gösteriyor. Kürdistan coğrafyası işgal edilmiş, ekonomik olarak çok ciddi bir işgal yaşıyor. AKP hükümetinin ciddi anlamda bir yönetememe olgusu zorla, baskıyla yönetme ve kendi faşizan politikalarını da süsleyerek albenisi yüksek bir şeyle sanki iyilik yapıyormuş gibi göstererek sunuyor. Arz-talep meselesi aslında talep ile arz ile başarılı olacağını düşünmüyorum çünkü esas olan şey yaşam hakkıdır. Dolayısıyla bütün bunlar karşısında AKP’nin politikalarının bu tip projelerinin karşıt bulması mümkün değildir.”

277 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika