Dolar : Alış : 3.6546 / Satış : 3.6612
Euro : Alış : 4.2989 / Satış : 4.3066
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13430 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Tuncel: “KHK’larla yönetilen bir ülkedeyiz”

09 Eylül 2016 - 413 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Tuncel: “KHK’larla yönetilen bir ülkedeyiz”

tuncel

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, belediyelere kayyum atanmasıyla ilgili yaptığı konuşmada, “Askeri darbelere direndiğimiz gibi, biz sivil darbecilere de direneceğiz. Bu, bir sivil darbedir. Kanun hükmünde kararnamelerle yönetilen bir ülke var” dedi.

DBP Parti Meclisi (PM) toplantısı, Abdullah Öcalan ile görüşme sağlanması için 5 gündür açlık grevinde bulunan Eş Genel Başkan Sebahat Tuncel’in katılımıyla Diyarbakır İl Binasında düzenlendi. Toplantının açılışında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tuncel, Kürtler’in kendi kendini yönetmek isteğini ifade ederek, bunun için direneceklerini söyledi. Tuncel, “Kürtlerin siyasal taleplerini görmeyenler, Kürt halkının kendi kendini yönetme taleplerini görmeyenler, Kürt halkının Türkiye halklarııyla kurmak istediği demokratik ilişkiyi demokratik özerk Kürdistan diye özetlediği bu ilişkiyi, bu üniter yapı içerisinde birliktelik projesini görmek istemeyenler, sorunu muğlaklaştırmak istiyor. Ama bunun altında yatan şey, Kürtlerin siyasal taleplerini yok saymak, kazanımlarına el koymak, Kürt halkına baskı politikası uygulamaktır. 21.yy’de dengeler değişirken, Ortadoğu’da yeniden bir dizayn olurken, Kürtler hak ve özgürlüklerine kavuşmasın demek içindir. Ama bütün bu çabalar nafile çabalardır. Kürt halkı siyasal talepler istiyor. Kürt halkı diliyle, kültürüyle, kimliğiyle kendi kendini yönetmek istiyor. Bunun için de mücadele edecek, direnecek ve kazanacak. Kimsenin bundan şüphesi olmasın. Biz istiyoruz ki, bu uzun soluklu bir süreç olmasın” dedi.

“KAYYUM YASASI PARLAMENTODAN GEÇMEDİ”

DBP’li belediyelere kayyum atanma tartışmalarına değinen Tuncel, kayyum atamalarını bir darbe olarak gördüğü dile getirdi. Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) Meclis’in ortadan kaldırıldığını anlatan Tuncel, şunları söyledi: “Belediyelerimize el koyacaklar, biz de izleyeğiz, demokratik siyaset alanını kapatacaklar, şiddete alan açacaklar, biz de izleyceğiz. Bu kabul edilemez. Tabii ki bu politikalara karşı bulunduğumuz heryerde direneceğiz. Kendilerine gelince, darbecilere karşı direnmek meşru bir hak, bize gelince bu suç. Askeri darbelere direndiğimiz gibi biz, sivil darbecilere de direneceğiz. Bu, bir sivil darbedir. Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen bir ülke var. 15 Temmuz gecesi darbeciler parlamentoyu bombaladılar. Bunun karşısında herkes, parlamenter sisteme yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti. Çok haklı bir durum. Ama şimdi AKP, Kanun Hükmünde Kararnamelerle parlamentoyu ortadan kaldırdı. Parlamento, muhalefet diye bir şey yok. CHP, zaten AKP’nin mevcut yürtüğü politikanın bir parçası haleni gelmiş durumda. Yeni Kapı ruhu diye bir şey icat etiler. Şimdi biraz çark etmiş görünüyorlar ama geçti. Şu an devleti teslim almış durumdalar. Parlamento sistemi yok. Kayyum yasası parlamentodan geçmedi. Parlamento buna izin vermedi. Sonra, bir gecede KHK ile getirdiler önümüzde koydular. Bunun adı darbedir.”

“CPT BİZZAT İŞKENCENİN ORTAĞI HALİNE GELMİŞTİR”

İşkenceyi Önleme Komitesi CPT’nin Türkiye’deki temasları kapsamında İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmemesine de tepki gösteren Tuncel, “Bugün yaşananların temel nedeni, Öcalan’a yaklaşımla alakalıdır. Öcalan ile görüşme talebimiz önemli ve hayatidir. Bugün Öcalan şahsında aslında Türkiye halklarının geleceği İmralı’da rehin tutuluyor. Öcalan ile yeniden bir buluşma sağlamak sadece Kürtler açısından değil, Türkiye’nin bu karanlıkta çıkması açısından çok önemli ve hayati bir noktada duruyor. AKP’nin Kürt karşıtı politikası olduğu sürece Türkiye’yi çatışma zemine, iç savaşa, mezhep çatışması zemine süren u politikalar devam edecektir. Öcalan, 5 yıldır avukatlarıyla görüştürülmüyor. CPT (İşkenceyi Önleme Komitesi) Türkiye’ye geldi. Daha önce Nisan ayında İmralı’ya gidip koşulları görmüştü. Kürt halkının bütün endişelerine rağmen açıklama yapmadı. 15 Temmuz’da İmralı’ya bir yönelim olduğu halde, orada bir çatışma çıktığı güçlü veriler olduğu halde İmralı’ya gitmedi, sadece hükümet yetkileleriyle bilgi alarak döndü. Aslında, İşkenceyi Önleme Komitesi, bizzat işkencenin ortağı haline gelmiştir. Adalet Bakanlığı da işkencenin ortağıdır.”

410 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika