Dolar : Alış : 3.8792 / Satış : 3.8862
Euro : Alış : 4.5760 / Satış : 4.5842
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir17°CYağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13745 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Valilere soruşturmaya gerek yok!”

13 Temmuz 2016 - 467 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Valilere soruşturmaya gerek yok!”

 

MHD valiler sorusturma

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi 182 avukatın Şırnak, Muş, Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Hakkari ve Van kentlerinde sokağa çıkma yasağı kararı veren valiler hakkında yaptığı suç duyurusunu “somut nitelikte” ve “ciddi bulgu ile belgelere dayanmadığı” gerekçesiyle işleme koymadı. DİHA’da yer alan habere göre, Avukatlar, bölgenin 7 kentindeki 20 ilçede toplam 56 kez “sokağa çıkma yasağı” ilan eden Şırnak Valisi Ali İhsan Su, Muş Valisi Seddar Yavuz, Ağrı Valisi Musa Işın, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, Hakkari Valisi Yakup Canpolat ve Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın verdikleri yasak kararlarıyla yetkilerini aşarak “Anayasayı ihlal ettikleri” gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. Avukatların bulundukları illerin cumhuriyet başsavcılıklarına verdiği 50 sayfalık suç duyurusu dilekçelerinde, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı 7 ile bağlı 20 ilçedeki onlarca mahallede 2015 yılı Temmuz ayından Şubat ayına kadar toplam 364 gün “Sokağa çıkma yasağı” ilan edildiği hatırlatıldı.

“EN AZ 180 SİVİL ÖLDÜ”

Vali ve kaymakamların Anayasasal yetkileri olmadığı halde “sokağa çıkma yasağı” ilan ettiği belirtilen dilekçede, valilerin yasak süresince sivillerin hastane, su, gıda maddelerine erişimini günlerce engellendiği, Sur, Cizre ve Silopi’de en az 180 sivilin öldüğü savunuldu. Yerleşim yerlerinin ancak bir savaşta kullanılabilecek ağır silah ve top atışlarıyla bombalandığı iddia edilen suç duyurusunda, bu yerlerde yaşayan sivillerin göç etmek zorunda kaldığının, buralarda yaşanan ağır hak ihlallerinin soruşturulmadığının altı çizildi. Dilekçede, “yasak ilan edilen yerleşim yerlerindeki katliam, yıkım, talan ve ağır insan hakları ihlallerinin sorumlusu olan 7 ilin valisi” hakkında “Anayasayı ihlal” suçundan soruşturma açılarak, cezalandırılmaları istendi. Suç duyurusu dilekçelerini işleme koyan başsavcılıklar, “Görevsizlik” kararı vererek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Üst Düzey Memur Soruşturma Bürosu’na gönderdi. Suç duyurusunu inceleyen Yargıtay, 7 Haziran’da verdiği 7 sayfalık kararda, yasak ilan edilen bölgelerde yaşanan ağır hak ihlallerini ve valilere yöneltilen suçlamaları araştırmak yerine, verilen dilekçelerde bazı avukatların ikametgah adresi ve imzalarının yer almamasını “yasal sorun” olarak gördü. Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun’un ilgili maddelerini yasal dayanak olarak gösteren Yargıtay, devlet memurları hakkındaki suç duyurusu ve şikayet dilekçelerinde yer alan olayların ciddi bulgu ve belgelere dayanması durumlarında dilekçede sahibinin adı, soyadı, imza ve ikametgah adresi olmamasını dilekçelerin işleme konulmaması gerekçesi olarak gösterdi.

“CAN MAL GÜVENLİĞİ İÇİN…”

Yargıtay, MHD ve ÖHD dilekçe eklerinde bunları destekleyecek görüntü ve belgeleri sunmasına rağmen valilerin ifadesini almaya bile gerek görmedi. Asker ve polislerin yasak ilan edilen kentlerde işlediği savaş suçları Birleşmiş Milletler (BM), Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) raporlarında yer almasına rağmen, Yargıtay valiler hakkında yapılan suç duyuruları için şu ifadelerle savundu: “Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Şırnak, Muş, Ağrı, Diyarbakır, Mardin, Hakkari ve Van illeri ile bu illere bağlı 20 ilçede uygulanan sokağa çıkma yasağı sırasında sivillerin öldürüldüğü, ölümlerden sokağa çıkma yasağı ilan eden valilerin sorumlu olduğu iddia edilmekte ise de, sokağa çıkma yasaklarının adı geçen yerleşim yerlerinde yaşayan halkın can mal güvenliğinin sağlanması için ilan edildiği, bununla silahlı terör örgütü mensuplarının yakalanması ve etkisiz hale getirilmelerinin hedeflendiği, uygulamanın yasal mevzuat uygun olduğu, şikayetçiler iddiasının soyut ve genel nitelikte olup ciddi bulgu ve belgeye dayanmadığı anlaşılmakla ihbar ve şikayetlerin 4483 Sayılı kanunun 4. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca İŞLEME KONULMAMASINA, kararın aynı kanunun 4/4 maddesi uyarınca taraflara tebliğine kamu adına karar verildi.”

“AİHM’E BAŞVURACAĞIZ”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararını değerlendiren MHD Eş Genel Başkanı Gülşen Özbek, sorumluların yargılanıp hesap vermesi için önce Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) sonuçlanmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuracaklarını söyledi. Özbek, idarenin her türlü eylem ve işleminin yargıya açık olması ilkesiyle idarenin kanunsuz ve keyfi davranışlarının önüne geçilmesi amaçlandığını hatırlattı. Yargıtay’ın, dilekçeyi işleme koymamasına tepki gösteren Özbek, “Suç duyurusu dilekçemizde tüm ayrıntıları ve somut delilleri birlikte yaşanan can kayıpları, malvarlığı zararları ve yaralanmalar belirtilmişken, savcılığın kararına dayanak olarak gösterdiği, ‘genel ve soyut şikayetler’den bahsetmesi hiçbir suretle hukuk aklı ve mantığıyla uyuşmamaktadır. Suç duyurusu dilekçesinde detaylandırdığımız olayların faillerinin insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında yargılanması gerekir” dedi.

299 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika