...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12811 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Yeni Anayasa Başkanlık sistemine bağlanıyor”

10 Mayıs 2016 - 967 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Yeni Anayasa Başkanlık sistemine bağlanıyor”

mithat sancar (2)

mithat sancar (3)

11. Bölge Diyarbakır Eczacılar Odası’nın 14 Mayıs Eczacılar Haftası münasebetiyle ‘Yeni Anayasa ve Kürt sorunu’ konulu konferansında konuşan HDP Mardin Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, AKP’nin bugün yeni anayasa tartışmalarının tamamını başkanlık sistemine bağladığını ifade ederek, “Komisyondaki tartışmaların tıkanmasının sebebi de buydu” dedi

Diyarbakır Eczacılar Odası’nın 14 Mayıs Eczacılar Haftası münasebetiyle ‘Yeni Anayasa ve Kürt sorunu’ konulu konferans düzenlendi. Eczacılar Odası Konferans salonunda düzenlenen Konferansa, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcı Metin Aslan, Diyarbakır esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Erkan Azizoğlu, Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ferat Değer ve çok sayıda eczacı katıldı.

“AKP’DE HDP’DE YENİ ANAYASA FİKRİNİ SAVUNUYOR”

Oda Başkanı Değer’in açılış konuşması ile başlayan Konferansa konuşmacı olarak katılan HDP Mardin Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar, Mevcut partiler içerisinde AKP ve HDP’nin de yeni anayasa fikrini taşıdığını vurgulayarak, şöyle dedi: “Yeni bir Anayasa yapmak, bir Anayasayı yenilemek veya değiştirmek. Üç başlık altında tartışabiliriz, anayasa tartışmalarını. Yeni bir anayasa, tümden bir anayasa mevcut anayasada önemli değişiklikler yapmak, yani anayasayı yenilemek veya mevcut anayasada kısmi değişiklikler yapmak. Mevcut partiler içerisinde AKP Yeni Anayasa fikrini savunuyor. Biz de HDP olarak yeni bir Anayasa fikrini savunuyoruz. Ancak aramızda çok büyük farklılıklar var. AKP’nin istediği yeni anayasa ile bizim istediğimiz yeni anayasa arasında farklılıklar var.

“CHP YENİ ANAYASA KAVRAMINI RET ETTİ”

Bunun dışında Anayasa uzlaşı komisyonlarındaki tutumlarına bakarak, bir değerlendirme yapmam gerekirse, CHP yeni anayasa kavramını ret etti. Yani ‘biz bu sürece yeni Anayasa yapım süreci denmesini doğru bulmuyoruz, ret ediyoruz’ dedi. Mevcut anayasada değişiklikler yapma çerçevesinde bir tartışma yürütmek istiyoruz’ yani son söylediğim başlık; Anayasa’yı değiştirme yöntemini ya da stratejisini benimsediğini söyledi. Belki ilginç gelir ama MHP ikisinin ortasındaydı. MHP Temsilcileri, ‘yeni bir anayasa fazla radikal bir taleptir’ dedi. Anayasayı değiştirmekle sadece Anayasa’da değişiklik yapmakla yetinmekle fazla düşük bir taleptir. Biz Anayasa’yı yenileme fikrini savunuyoruz’ dediler. Şüphesiz bunun içeriği, partilerin kendi programlarına ve hedeflerine göre değişiyor. Anayasa’yı yenileme derken, neyi kastettiğini MHP’de henüz çok fazla ortaya koymuş değil. Pek fazla yenilik isteyeceğini de bugüne kadar ki pratiği ve politikaları göz önüne alındığında pek düşünülemez.

“YENİ ANAYASA’YI BAŞKANLIK SİSTEMİNE BAĞLAMIŞ!”

AKP Bugün yeni anayasa tartışmalarının tamamını başkanlık sistemine bağlamış görünüyor. Komisyondaki tartışmaların tıkanmasının sebebi de buydu. Şimdi değil sadece 2007’de de ortaya konulan o taslaktan sonra tartışmaların tıkanmasına yol açan ana sebeplerinden biri Hükümet sistemi konusundaki uzlaşmazlıktı Açıkça 2011’de başlayan anayasa sürecinin de bitmesinin sebebi AKP’nin başkanlık sisteminde ısrar etmesiydi. 2011’de biliyorsunuz, Anayasa uzlaşma komisyonu kuruldu Meclis’te. Bütün partilerin eşit temsille katıldığı ve oy birliği ilkesiyle karar alan bir komisyondu. İyi de çalışmalar yaptı. ” Sancar, Yani Anayasa tartışmalarının çatışmalı ortamda yapıldığına değinerek, “Normal şartlarda bir anayasayı tartışmadığımızı tekrar hatırlayalım. Yani Türkiye anayasa tartışmalarını bugün normal bir ortamda yapmıyor. Çatışmalı ortamda yapıyor. Aslında Anayasa uzlaşma komisyonu kurulduğunda da benzer bir durum vardı. Yine çatışma ortamında bu çalışmalar başlamıştı. Daha sonra bir çözüm süreci devreye girdi. Anayasa çalışmaları çözüm süreci boyunca da devam etti. Çatışma silahlı nitelikte olsun olmasın Türkiye çatışmalı bir toplumdur.  Çatışmalı toplumlarda Anayasa nasıl yapılır? Sorusu da yine akademide uzun yıllardır tartışılan üzerine kitaplar, makaleler yazılan bir konudur. Çatışmalı toplumlarda farklı anayasa tartışmalara ihtiyaç olduğu yönünde genel bir kanı vardır. Farklı derken normal bir topluma, gerilimin düşük, toplumsal uzlaşma, siyasal mutabakat ihtimalinin yüksek olduğu toplumları kast ediyoruz” diye konuştu.

“KOPUŞ ANAYASASI”

Yeni bir anayasa stratejisi oluşturmaya karar verdiklerine ifade eden Sancar, şöyle dedi:

“Bu yeni anayasa stratejisinin temeli şu; biz bu şartlarda geniş bir kesimin mutabakat kalacağı bir anayasa yapamayız. Yani bugünkü çatışma ortamından toplumun yüzde 70-80’nini kapsayan bir mutabakat çıkaramayız. Kendi pozisyonunda ısrar kutuplaşmayı derinleştirir. Eğer kutuplaşmayı derinleştirmek niyetiniz varsa başka bir anayasa stratejisi yapmanız lazım. O da kopuş anayasasıdır. Bu da bir yoldur. Bu çatışmadan birlikte yaşama hedefiyle bir uzlaşma çıkarmak istemiyorsanız. Bunun imkansız belki de faydasız hatta yanlış olduğunu düşünüyorsanız izleyeceğiniz yol kopuş anayasası yapmaktır. O başka bir stratejidir. O da tartışılabilir. Bunların hepsinin tartışılması meşrudur bana göre. Yani kopuşa giden yolu teşvik eden bir anayasa stratejisini doğru bulmuyoruz. Bunun devamı olarak da bir kopuş anayasası önerisi hazırlamayı doğru bulmuyoruz.

“MUTABAKATI TEŞVİK EDECEK ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR”

Tersi bir yöntem izliyoruz. Diyoruz ki, mutabakatı teşvik edecek bir anayasaya ihtiyacımız var. Buna geleceği düzenleyen anayasa deniyor. Geleceğe açık anayasa deniyor. Bunun temeli; çatışmalı konuları kesin formüllere bağlamamak ama çatışmayı yaratan sorunların çözüm önerilerinin hepsinin önünü açan esnek kurallar koymak. Mesela Özerklik, idari sistemin yeniden yapılandırılması veya yerel demokrasi diyelim buna. Öyle bir anayasa yapmak gerekiyor ki, yarın yeni bir siyasi atmosfer ve yeni mutabakat imkânları oluştuğunda Özerklikle ilgili bir değişiklik yapılacak olursa Anayasa’da ya da Özerkliği düzenleyen kanun çıkarılacak olursa kimse bu kanun anayasaya aykırıdır diyemesin. Öyle bir anayasa olmalı ki bu anayasa ilerde özerklik tartışmalarının kesinlikle engeli olmamalıdır. Sadece özerklik değil, bizim çatışmayı yaratan sorunla bağlantılı diğer konuları da aynı bakış açısı ile ele almak lazım.” Konferans soru-cevap şeklinde basına kapalı olarak devam etti. (Sait BAYRAM’ın Haberi)

228 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika