Dolar : Alış : 3.5296 / Satış : 3.5360
Euro : Alış : 4.1110 / Satış : 4.1184
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12946 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Yüksel’in hedef alınmasında Başkanlık hesapları var”

16 Haziran 2016 - 705 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»“Yüksel’in hedef alınmasında Başkanlık hesapları var”

DİTAM kaya ramazan tunc

DBP Eş Genel Kamuran Yüksek’in hedef alınmasının güvenlik politikalarının sonucu olduğuna dikkat çeken Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi Başkanı Mehmet Kaya, Yüksek’in hedef alınmasının arkasında ise AK Parti’nin başkanlık hesapları olduğunu savundu.

Tarih 10 Ağustos 2015… Şırnak’ın Silopi İlçesinde, içinde DBP temsilcilerinin de bulunduğu Şırnak Halk Meclisi, “öz yönetim” ilan ettiğini açıkladı. Bunun anlamı, ‘Bundan sonra halk olarak öz yönetimimizi esas alarak, demokratik temelde yaşamımızı inşa edeceğiz’ olarak açıklandı. Silopi’yi Cizre, Şırnak, Hakkari Muş, Batman, Van, Diyarbakır gibi kentler izledi. İlk öz yönetim ilanının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Bedelini öderler’ açıklamasıyla savcılar hareket geçti. Öz yönetim ilanlarıyla ilgili soruşturma ve operasyonlar başlatıldı.

21 BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA DAVA

Şırnak’ta DBP İl Başkanı ve parti yöneticilerinin evlerinin de aralarında bulunduğu 10 adrese baskın yapıldı. Bir belediye meclis üyesi ile iki DBP yöneticisi gözaltına alındı. Yüksekova’da 15 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, “Anayasal düzeni bozmaya çalıştıkları” iddiasıyla sekiz kişi gözaltına alındı. Diyarbakır’daki operasyonda ise Sur ve Silvan belediyelerinin DBP’li eş başkanları ile çok sayıda partili tutuklandı. Öz yönetim ilanlarının ardından hendek ve barikatlara karşı askeri operasyonlar başladı. Bir yandan askeri operasyonlar sürerken, diğer yandan DBP’yi hedef alan adli soruşturmalar sürdü. Öz yönetim ilan edenler gözaltına alındı, bir çoğu tutuklandı. Operasyonlarda partinin sıradan üyelerle birlikte, parti meclisi, belediye meclisleri üyeleri ve 21 belediye başkanı hakkında da dava açıldı. Ancak alttan başlayan operasyonlar partinin en üst yönetimine, Eş Genel Başkan Kamuran Yüksek’e kadar uzandı. Son zamanlarda, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la Rusya’ya giden, ABD, İngiltere gibi ülkelere yaptığı ziyaretlerle adını duyuran Yüksek savcıların yakın takibindeydi. Birkaç kez ifade için savcılığa çağrılan Yüksek 10 Mayıs’ta gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi basın açıklamaları olarak açıklansa da, Yüksek ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamasıyla tutuklandı. Peki 21’i belediye başkanı olmak üzere 50’ye yakın üyesi tutuklanan, yüzü aşkın üyesine de dava açılan son olarak da eş genel başkanı tutuklanan DBP neden hedefte?

“GÜVENLİK POLİTİKALARININ SONUCU”

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, operasyonlarla Kamuran Yüksek’in hedef alınmasının güvenlik politikalarının sonucu olduğunu söyledi. Al-Monitor’a konuşan Kaya, Yüksek’le birlikte bütün Kürt siyasetinin hedefte olduğunu belirterek şöyle dedi: “DBP bölgede yaşanan çatışmalardan dolayı daha önemli bir hedef haline geliyor. İki önemli siyasi alan var: Biri meclis, diğeri yerel yönetimler. HDP TBMM’de temsili sağlayan bir parti. DBP ise yerel siyaseti oluşturan parti. DTK ilan etmiş olsa bile oluşturulan demokratik özerlik açıklamalarında DBP’nin daha aktif olduğunu görebiliyoruz. Biraz da demokratik özerklik üzerinden cezalandırma olduğu için DBP hedefte”

“YÜKSEK VE DEMİRTAŞ HEDEFTE”

Kaya, Yüksek’in hedef alınmasının arkasında AK Parti’nin başkanlık hesapları olduğunu da savunarak şöyle devam etti: “Operasyonların sadece Yüksek’in açıklamalarından kaynaklı olduğunu sanmıyorum. DTK’dan açıklanan özerklikten sonra tüm siyasi aktörler bu konuda görüş bildirdiler. Ama şunu da görmek lazım Kürt siyasetinde Selahattin Demirtaş ve Kamuran Yüksek önemli ve toplumsal karşılığı olan güçlü aktörler. Dikkat edersek hükümetin hedefine koyduğu iki temel aktör var, biri Yüksek biri de Demirtaş. Her ikisi de tüm konuşmalarında gerek demokratik özerklik anlamında, gerekse çatışma sürecinde olayı direniş olarak değerlendirerek, bu politikanın temel aktörleri oldular. Gerek dokunulmazlığın kaldırılmasında, gerek DBP’ye yapılan operasyonlarda bunların hedef alınmasından bu ortaya çıkıyor. Temel başlangıç olarak gördükleri demokratik özerkliği en çok savunan iki temel aktör. AK Parti’nin başkanlık sistemini gerçekleştirmesi için milliyetçi oyların önemli bir kısmını alması gerekir. Bu oyları verenlerin duygularına oynamanız lazım. Bunun için sıradan HDP ve DBPliler değil liderleri üzerinden gidersiniz. AK Parti bunu yapmaya çalışıyor bu nedenle Yüksek hedef alınıyor.”

“DBP’NİN FİİLİ OLARAK İŞLEVSİZLEŞMESİNİ HEDEFLEDİLER”

DBP Parti Meclisi üyesi ve Kamuran Yüksek’in danışmanı Ramazan Tunç’a göre bunun üç nedeni var. Al Monitor’a konuşan Tunç nedenleri şöyle sıraladı: “Birinci neden 2014 yerel seçimlerinde ‘öz yönetimle özgür kimliğe’ şiarıyla seçimlere giren partimiz, Türkiye’deki Kürt illerinde 106 belediye kazanmıştır. DBP merkezine, ademi merkeziyetçiliği alan ve yerel yönetimleri, yerel yönetimlere yetki devrini alan bir partidir. (…) Merkeziyetçiliğe karşı, adem-i merkeziyetçiliği; tek bireyin yönetimine karşı kollektif karar almayı geliştiren; yetki devrini merkezden yerele doğru güçlendirmeyi programlaştıran bir parti olduğumuz ve bunun pratiğini inşa edebilecek gücümüz olduğundan tekçi anlayışa sahip totaliter yapı bize saldırıyor. İkinci neden, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerle gerçekleşen değişim-dönüşüm ve yeniden şekillenmedir. Suriye’de başlayan iç savaş esnasında kendi öz gücüne dayanan bir yapı ile üçüncü yolu tercih eden Rojava Kürtleri, demokratik özerklik perspektifinde başta kanton sistemi ve şimdi de ortak yaşamı inşa için Kuzey Suriye Federasyonu üzerinden hem Orta Doğu’da hem uluslararası kamuoyunda kabul gördü. Bu kabul görme ile birlikte Kobane sürecinde Türkiye’nin Kürtler bir kazanım elde etmesin diye DAİŞ çetelerini bile desteklemeye başlaması Kuzey Kürlerinde bir infial yarattı. Bu infial, halkın sokaklara dökülmesine ve 2014 yılında 6-7-8 Ekim Kobane süreci olayları olarak tanımlanan ve 54 kişinin polis kurşunuyla yaşamını yitirmesine sebep olan olaylara yol açtı. Üçüncü ve son nedense yeniden yapılanma ve inşa temasıyla yapılan DBP’nin Dördüncü Olağanüstü Kongresi’dir. (…) iktidar ve devlet Kamuran Yüksek’i cezaevine göndererek bu yeniden yapılanmayı sekteye uğratma çabasındadır. Kongreyi engelleyerek partinin fiili olarak işlevsizleşmesini hedeflediler”.

Kaynak: Mahmut Bozarslan / Al-Monitor

376 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika