Dolar : Alış : 3.7678 / Satış : 3.7746
Euro : Alış : 4.0447 / Satış : 4.0520
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11884 İçerik Bulunuyor.

Menna: “Türkiye ile temas kurmaya karşı değiliz. Fakat!”

18 Şubat 2016 - 324 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Menna: “Türkiye ile temas kurmaya karşı değiliz. Fakat!”

Gündemi değerlendiren Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı Heysam Menna, Türkiye’deki Demokratik Muhalefetle de ilişkilerimiz var. Biz Türkiye ile temas kurmaya karşı değiliz. Fakat kurarsak da bir şartla olur. O da şudur; Suriye saldırılarına son vermeli” dedi.

Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı Heysam Menna, TSK’nin son günlerde Azez Bölgesine yoğun top atışları, 25 Şubat tarihe ertelenen Cenevre 3 toplantısını ve son siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye için Azez neden bu kadar önemli? Bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

AZEZ’E SALDIRI MEŞRU DEĞİLDİR

Bizim için Suriye’ye yapılan saldırılar ne düzeyde olursa olsun, bu meşru olmayan bir saldırı olur ve Uluslararası Hukuka aykırıdır. Bu özel bir dönemdir. Herkes saldırıların durmasını istiyor. Ama bu dönemde Türkiye saldırıyor. Bundan dolayı bu iki yönlü bir saldırıdır. Birinci o ki Türkiye ordusunu bir çıkmaza sokuyor ve sonuçları çok ağır olacak.

Herkesin karşı çıktığını söylediniz meselenin özüne baktığımızda Türkiye bu saldırılarla Defakto Suriye savaşına dâhil oldu mu?

Türkiye ordusu Rojava ve Suriye’nin Kuzeyine geçemez. Bundan dolayı da zemini olmayan bir bombardıman gerçekleştiriyor. Sayın Erdoğan elindeki tüm kartları yaktı. Şimdi de 2 kart oynamak istiyor. Birinci Mülteci kartı, ikincisi ise Kürt kartı. Bizim Suriye devriminde Kürt sorunu merkezi bir sorundur. Suriye de yaşamını yitirenlerin birçoğu Demokratik Suriye için şehit düşmüştür. Bu da Kürt sorunun çözümü için şehit düşmek demektir. Araplar ve Kürtler Suriye’deki tüm kesimlerin, kültürlerin haklarını savunuyorlar. Örneğin Süryani ve Türkmenlerinde haklarını savunuyorlar. Biz Demokratik Suriye Meclisi olarak, Suriye’de daha önce uygulanan diktatör ve merkezi sistemi bir miras olarak kabul edemeyiz ve bundan dolayı da tüm halkların haklarını savunacağız. Yeni Suriye’de tüm Suriye’deki kültür ve azınlıkların hakları savunulacak.

AB, BM, Rusya ve Amerika Saldırın durması için Türkiye’ye çağrı yaptı. Türkiye bu çağrılara rağmen saldırılara devam nasıl bir durumla karşı karşıya gelir?

Bizim için önemli olan Demokratik Suriye Güçlerinin oluşma zemini ve kendisinin meşru savunma hakkını kullanmasıdır. Biz bu güne kadar kimseye saldırmadık. Silahımızın namlusunu da kimseye çevirmeyiz. Biz bu silahı kendimizi savunmak için elimize aldık. Biz bu silahları Radikal İslami örgütlere karşı kullanıyoruz. Bu esaslar üzerinden YPG ve YPJ kuruldu ve akabinde Demokratik Suriye Güçleri kuruldu. Süryani, Kürt, Türkmen ve Arap örgütleri bir araya geldi ve Demokratik Suriye Güçlerini oluşturdular.

Sünni bir blok var içerisinde Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin içinde yer aldığı, Azez Saldırılarında bu blok’un etkisinin olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu Sünni koalisyonun ilk kurbanı Sünnilerin kendisidir. Bu koalisyonun içinde radikal kesimler yer aldı. Bu kesimlerin içerisinde olanların da küçük bir kısmı Sünni’dir. Bunlar da zararın en büyüğünü Sünnilere yapıyor. Bu Sünni koalisyonunun tüm iddiaları bir yalandan ibarettir. Eğer bu koalisyon dürüst ise neden Demokratik olan Kürt ve Arap Sünnilerden oluşmadı.

Suudi Arabistan IŞİD hedeflerini vurduğunu iddia ediyor siz nasıl değerlendiriyorsunuz bir doğruluk payı var mı?

TÜRKİYE HÜKÜMETİ YANLIŞ SİYASET İZLİYOR

Türkiye ve Arabistan’ın siyaseti öne kaçıştır. Şimdi Arabistan 2 Muhammed’i arasında savaşıyor. Yani halifeliğin Muhammedi’si ve şahın kendisi. Şimdi de Yemene girmişler ama orada nefes alamıyorlar, boğulmuşlar. Şimdi biz başaramadık demeleri gerekirken, öne kaçış yaparak güçlü olduklarını göstermek istiyorlar. Türkiye Hükümeti 7 Haziran seçimlerinde bu yana, bütün yönleri ile yanlış siyaset izliyor ve uyguluyor. DAİŞ’e karşı savaştığını ilan etti ama doğrusu DAİŞ’e değil Kürlere saldırdı. Ahmakça bir şekilde Rusya Uçağını düşürmekle kendini çok kötü bir pozisyona koydu. Şimdide Demokratik Suriye Güçlerinin radikal İslamcı örgütlerin elindeki bölgeleri almak için operasyon başlattığı bir dönemde, Türkiye radikal İslamcılara bir koridor açarak onlara silah veriyor. Herkes biliyor Amerika ve Avrupa Birliği Suudi Arabistan ve Türkiye’nin koalisyon şemsiyesi altında saldırmasına izin vermez. Eğer olursa 3.Dünya savaşının çıkacağını biliyorlar. Yani olursa dahi böyle bir savaşta kaybederler. Bunun için her iki ülkenin de Arabistan ve Türkiye’nin aklıselim davranması gerekiyor. Bu savaşı kazanamazlar. Türkiye bunu anlamalı artık; Kürtler Suriye’de ki meşru haklarını alacaklar. Kürt sorunu Suriye de temel ve meşru bir sorundur. Bizim projemizde de böyle olacak. Türkiye’nin Rojava’ya girişi demek, Suriye ve Suriyelilerin egemenlik haklarını ihlal ettiği anlamına gelecek.

KÜRT DİPLOMATIN ŞOK SÖZLERİ!

Bir Türk diplomat birkaç ay önce bana bir şeyler söyledi. Şöyle ki; ‘Siz nasıl diyorsunuz biz Suriye’de Kürtlerin haklarını vereceğiz ve bu hak Türkiye üzerinde hiçbir tehlike arz etmeyecek. Unutma Sayın Menna Kürtlerin yüzde 55 i Türkiye de yaşıyor. 2 milyon 500 bin Kürt Suriye’de haklarını alırlarsa, Türkiye bulunan 25 milyon Kürt dünyayı başımıza yıkarlar” dedi. Ben de ona dedim ki; “ Baas partisinin yaptığı yanlışlığa siz düşmeyin, Kürler haklarına kavuşacaklar, elinde sonunda Türkiye de ki Kürtler haklarına kavuşacaklar, en iyisi de bu hakların barışçıl bir şekilde verilmesidir” Büyük ordusunu Kürtlerin şehir ve ilçelerine götürmesine gerek yok, devletin büyüklüğünü de onlara dayatmasına gerek yok.

Şimdi Rojavaya yönelik Yapılan bombardıman da Türkiye’nin ne kazancı olacak?

SALDIRILAR VE İŞGAL GİRİŞİMİ FAYDASIZDIR

Yani bu saldırılar ve işgal girişimi faydasızdır. Günahsız sivil insanlar öldürülüyor. İkincisi; ya o halkı radikal örgütlere sempati duymasını istiyor. Fakat Mare halkı bizi karşıladı, bize katıldı.  Suriye halkı radikal ve tekfir örgütlerden bıktı artık, barışı arıyorlar. Şimdi Türkiye ye gitmek isteyen mültecilerin hepsi bizim bölgelerimizde misafir ediliyor. Tüm ihtiyaçları da karşılanıyor.  Suriye de ki Kürtler sadece Rojava da ki Kürlerin değil, ülkede yaşayan tüm halkların haklarını savunuyor.

Biraz da Cenevre 3 toplantısına değinelim mi? 25 Şubat’a ertelenen toplantıya katılacak mısınız?

 BİZE DAYATILAN ŞARTLARI KABUL ETMİYORUZ

Biz kendilerine 30 kişilik bir liste vermiştik. Bunların 15’i asıl, 15’i ise yedek. Bunların içerisinde bu meselelerde uzman olan 18 isim de var. Bunların çoğunluğu Demokratik Suriye Meclisinde yer alıyor. Birileri bize isim konusunda dayatmada bulunursa kabul etmeyiz. Bizim listemizden toplantıya katılmak isteyenleri de kabul etmiyoruz. Ben tek başıma heyetimiz olmadan hiçbir toplantı salonuna girmem. Yani isimleri biz seçeriz. Biz deriz ki Heysem Menna birinci toplantıya katılmasın, Salih Müslim katılsın. Buna ancak biz karar veririz. Bir başkası değil. Bize dayatılan hiçbir şartı kabul etmiyoruz. Diğer listelere de hiçbir şart koşulmadı.

RUSLARA DA AMERİKALILARA DA SÖYLEDİM

Ben Ruslara da Amerikalılara da söyledim; Toplantıda daha önemli sorunları tartışmak ve çözmek için siz bize mecbursunuz. Neden Suriye topraklarının yüzde 2’si dahi ellerinde olmayan kişileri yanınızda getiriyorsunuz. Siz nasıl Suriye topraklarının yüzde 18’i elinde bulunduran Demokratik Suriye Güçlerini toplantıya katmazsınız. Suriye sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesi hususunda ciddi iseniz, öncelikle bizi Demokratik Suriye Meclisini davet etmeliydiniz.

Sizi toplantıya davet etmeyenler şimdi top atışlarına karşı geliyorlar, Sizce şimdi neler değişti?

MİLLİYETÇİ BİR YAKLAŞIM GÖSTERDİLER

Onlar bizi davet ettiler zaten. O zaman 5 ismi listeden çıkardılar milliyetçi bir yaklaşımla. Bunlardan 4’ü Kürt, 1 kişi ise Türkmen olan Demokratik Suriye Güçlerinin Sözcüsü Telal Silo idi. Bundan dolayı da ben daveti kabul etmedim. Benimle beraber Suriye Demokratik Muhalefetinden toplantıya gelenlerin hepsi kendisini geri çekti.

Ne oldu da şimdi o dönem sessiz kalanlar şimdi çağrılarda bulunuyorlar?

 TOPLANTIYI BEKLİYORUZ

Bizden toplantıya katılması için 25 kişilik bir liste istediler. Biz de şimdi bir komite oluşturduk. Bu komitenin başında ben ve yoldaşım Salih Müslim var. Bu toplantıya katılacak 15 asıl ismi liste şeklinde onlara gönderdik. Şimdi de Cenevre toplantısını düzenleyenlerin cevabını bekliyoruz. Yani 25 Şubat ta yapılacak toplantıyı bekliyoruz.

 Demokratik Suriye Meclisinin diplomatik çalışmaları hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz, Türkiye ile bir temas kuruldu mu şu ana kadar?

 TÜRKİYE İLE TEMAS KURMAYA KARŞI DEĞİLİZ, FAKAT!

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri ile ilişkilerimiz oldukça iyi durumda. Diğer devlerle ile de aynı durumda. Aynı şekilde Avrupa da bulunan sol ve demokrat kesimlerle ile de ilişkilerimiz var. Türkiye’deki Demokratik Muhalefetle de ilişkilerimiz var. Biz Türkiye ile temas kurmaya karşı değiliz. Fakat kurarsak da bir şartla olur. O da şudur; Suriye saldırılarına son vermeli.

(Lokman AYDOĞAN’ın haberi) (bu haber sadece haberdiyarbakir.gen.tr’de)

heysem menna

86 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort