...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12818 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sur insansızlaştırılıyor mu?

06 Nisan 2016 - 599 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Sur insansızlaştırılıyor mu?

DİTAM Başkanı Mehmet Kaya SUR’DA YAŞANAN ÇATIŞMALARIN ŞİDDETİ FOTOĞRAFLARLA ORTAYA ÇIKTI

Sokağa çıkma yasağının kısmen devam ettiği Sur’un yasaklı mahallelerinde yürütülen çalışmalar devam ederken, ilçe sakinleri, yaşanan belirsizlikten endişe duyuyor. İlçede, bölgenin insansızlaştırılacağını söyleyenlerin sayısı her geçen gün artarken, ilçe halkı artık somut bir adım atılmasını bekliyor. Hiçbir görüş alınmadan Sur’un nerdeyse tamamının kamulaştırılmasının kaygılara neden olduğunu belirten DİTAM Başkanı Mehmet Kaya, bu kaygının ise Sur’u insansızlaştırdığını söylüyor

2015’in son ayı. Diyarbakır’ın Sur ilçesinin tarihi surları içinde kalan bölgede çatışmalar bütün hızıyla sürüyor. PKK’nın gençlik örgütü YPS üyelerinin hendek ve barikatlarla kapattığı mahallelere devlet güçleri, tankların da içinde bulunduğu askeri araç ve silahlarla operasyon düzenliyor. Bölgenin sokağa çıkma yasağı uygulanmayan kesimlerinde gezen gazeteci grubunu bir vatandaş karşılıyor. Aralarında Al-Monitor yazarının da bulunduğu gruba soruyor: “Kentsel dönüşüm ne zaman bitecek?” Herkes şaşırsa da, iddiasında ısrar ediyor. Çatışmaların yayıldığı dönemlerde Sur’dan çıkmak zorunda kalan bir grup gazetecilerle sohbet ediyor. Sohbetin konusu aynı: Operasyon aslında PKK ile mücadele için değil, kentsel dönüşümle Sur içini boşaltılmak amacıyla yapılıyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM NEDİR?

Peki, kentsel dönüşüm nedir? Özetle, bir alandaki riskli yapıların yıkılarak, yerlerine sağlam yapıların inşasına kentsel dönüşüm adı veriliyor. Askeri operasyonla nasıl bir bağı olabilir? Operasyonun sürdüğü günlerde bu iddia artık yüksek sesle gündeme getiriliyordu. Evleri ve işyerleri Sur’da bulunanların endişesi, operasyonun süresi uzadıkça artıyordu. Nihayet mart başında operasyon 103’üncü gününde tamamlandı. Ancak buna rağmen sokağa çıkma yasağı kaldırılmadı. Üstelik ağır tonajlı kamyonlar, çatışmaların yaşandığı mahallelerden dışarıya moloz ve enkaz taşımaya başladı. Operasyonun bitmesinin üzerinden yaklaşık 1 ay geçmesine rağmen, hala her gün onlarca kamyon içeriye boş girerek dolu çıkıyor.

İDDİA SAHİPLERİ YANILMADI

Bu da Sur sakinlerinin endişelerinde haklı olduğunu gösteriyordu. Halen yasaklı olan mahallelerde bir şey yapılıyordu ancak ne olup bittiğini kimse bilmiyordu. Herkes kendince yorum yapıyordu, ortak görüş Sur’da yapılanın kentsel dönüşüm olduğuydu. İddia sahipleri yanılmadı. Bir süre sonra hükümet Sur’daki yaklaşık 7 bin parseli kamulaştırma kararı aldığını açıkladı. Birçok kişi ev ya da işyerlerinin ucuz fiyata kendilerinden alınacağına inanıyordu. Bölgenin insansızlaştırılacağını söyleyenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı.

“SUR’DAN ÇIKMAK İSTEMİYORUM”

Kemal Akyol 70’lerinde bir Sur sakini… 50 yılı aşkındır Sur içinde yaşıyor, artık Sur’la bütünleşmiş adeta. Diyarbakır mimarisine özgü, 10 odalı eski bir evde yaşıyor. Al-Monitor’a konuşan Akyol Sur sakinlerine haksızlık yapıldığını düşünüyor. Olayın maddi yönünden çok manevi yönüyle ilgilenen Akyol, “Ben evimi trilyon verseler de satmam. Eski yapı, çok güzel bir ev, 10 oda hepsi boş. Anca bizi öldürürler oradan çıkarırlar. Sur’dan çıkmak istemiyorum, nereyi verirlerse versinler çıkmam” dedi. Sur sakinlerinden Mehmet Çelik ise hem dükkânının hem evinin çatışmalarda yıkıldığını söyledi. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Çelik, “Çadırda yaşasak da mallarımızı vermeyiz, devlet zorla alırsa yapacak bir şey yok. Gerekirse AİHM’e kadar gideriz” diye konuştu. Diyarbakır’da bulunan 310 sivil toplum kuruluşu ve kurum temsilcisi kamulaştırma kararına ortak bir bildiri ile tepki gösterdi. Kurumlar arasında bulunan Diyarbakır Mimarlar Odası’nın Başkanı Şerefhan Aydın Al-Monitor’a kamulaştırma kararının uygulanmaması ve iptal edilmesi için dava açacaklarını söyledi. Merkezi Diyarbakır’da bulunan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin Başkanı Mehmet Kaya’ya göre operasyon sadece kentsel dönüşüm için yapılmasa da sonrasında yaşanan gelişmeler, kentsel dönüşümü işaret ediyor.

“GİZLİLİK, KAYGILARI ARTIRIYOR”

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Kaya söyle konuştu:

“Olayın başlangıcını ve süreci biraz daha birlikte okursak şu an izlenen yol haritasına baktığınız zaman güvenlik boyutunu aşan başka bir şeyin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Çünkü Sur’un tamamına yakınının kamulaştırılması ve bunun üzerinden hiçbir açıklama yapılmaması, görüş alınmaması ister istemez böyle bir kaygının oluşmasına neden oluyor ve kaygıların yersiz olmadığını gösteriyor. Gerçekten o kaygıları taşıyoruz. Çünkü şu an sokağa çıkma yasağını kaldırmalarına rağmen, her türlü güvenlik önlemi alınmasına rağmen, ısrarla güvenlik kaygısını dile getirmektedirler. Bu güvenlik kaygısı da Sur’u insansızlaştırmakta, ticari yerlerin de bir şekilde kirasını ödeyemez duruma getirmekte, yavaş yavaş Sur’u terk etme sürecine doğru evrilmektedir. Çatışmaların olduğu ortamdan çıkıldığında, gerçek anlamda bir rehabilitasyon isteniyorsa yöntemi bu değil, bu yöntem olamaz. Sanki hala sokağa çıkma yasağı sürüyormuş gibi hem orada yaşayan insanların, hem esnafın aynı şekilde mağdur olmasına sebep oluyor. Bunları üst üste koyduğunuzda halktan gizlenen, sivil toplumdan gizlenen, yerel yönetimlerden gizlenen bir planın olduğunu görüyoruz. Bu gizlilik, kaygıları artırıyor ve böyle bir genel inanç oluşuyor. Uygulamalara, davranış kalıplarına baktığımız zaman böyle bir sürecin başladığıyla ilgili endişelerin çok yersiz olmadığını görüyoruz.”

“CUMHURİYET’İN İLK YILLARINI HATIRLATIYOR”

Uygulamaların Cumhuriyet’in ilk yıllarını hatırlattığına dikkat çeken Kaya, “Operasyon tek başına onun için yapılmadı ama operasyon sonrası, operasyonun son döneminde ve halen uygulanan yöntemler tamamen o olayın altyapısını oluşturuyor. Türkiye’nin geçmişte yaptığı uygulamamaların yeni versiyonu olarak tanımlayabiliriz. Cumhuriyetin ilk yıllarında bölgede (Güneydoğu’da) insanların, esnafın göç etmesini sağlayan uygulamalar vardı. Bugün bölgeden 500 bine yakın insanın göç ettiğini görüyoruz. Dönüp baktığınız zaman, Suriyeli sığınmacılara barınma politikaları geliştirilirken 500 bin insan için yerlerinden göç etmesini teşvik eder gibi duyarsızlık içinde oluyorsanız bunun başka türlü izahı yok zaten” şeklinde konuştu.

GERİYE NE KALACAK?

Hükümet tepkilerin artması üzerine önce üç bakanını kente gönderdi, ardından da Başbakan Ahmet Davutoğlu Diyarbakır’a gitti. Kentsel dönüşüm planının detaylarını açıklayan Davutoğlu kimsenin mağdur edilmeyeceğini söyledi. Davutoğlu, “Hiç kimse tereddüt etmesin, burada mülkü olanlar ellerindeki imkânlarıyla neler yapabileceklerse mimari planlama içinde yapma hakkına sahip olacaklar. Kirada olanlar kira öder gibi, mülk sahibi olacak gibi düzenleme yapıyoruz. Kötü kentleşme esnasında gelip buralarda çok kötü şartlarda, evlerde yaşayan vatandaşlarımız kesinlikle mağdur edilmeyecek. Gecekondu, işgalci gibi konumda olanlar dahi her biri en iyi şartlarda, çağdaş ev imkânlarına sahip olacaklar” dedi. Halk ve sivil toplum örgütleri seslerini yükseltti. Hükümet projenin detaylarını açıkladı. Şimdi herkes somut adım bekliyor. Bu arada Sur’un hala yasak olan bölgelerinden kamyonlarla enkaz taşınması da sürüyor. Bugünlerde en çok merak edilen, yasak kalktığında geriye ne kalacak?

Kaynak: Mahmut Bozarslan/Al-Monitor

306 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika