Dolar : Alış : 3.5262 / Satış : 3.5326
Euro : Alış : 4.1316 / Satış : 4.1391
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12977 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

TUHAD-FED’den ‘cezaevi’ raporu

22 Ekim 2015 - 432 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»TUHAD-FED’den ‘cezaevi’ raporu

Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Diyarbakır Şubesi, Erzurum H Tipi, Diyarbakır D ve E Tipi Kapalı cezaevlerinde tutuklulara işkence iddiaları ve Diyarbakır’da 6-30 Eylül tarihleri arasında gözaltına alınıp insanlık dışı muameleye tabi tutuldukları ileri sürülen sivil yurttaşlara yönelik meydana gelen insan hakları ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı. TUHAD-FED dernek binasında düzenlenen basın toplantısına, TUHAD-FED Eşbaşkanı Bahar Oktay, MHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanları Meral Atasoy ve Serhat Karaşin katıldı.

Raporun okunmasından önce konuşan Bahar Oktay, işkencenin hala Türkiye’de insan hakları arasında önemli bir yer tuttuğunu savunarak, 7 Haziran seçimlerinden sonra devletin, muhalif kesimlere yönelik artan tahammülsüzlüğü ile birlikte insanlara dönük işkencenin arttığını iddia etti. Hazırlanan raporun ayrıntılarını açıklayan MHD Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Meral Atasoy, işkenceye maruz kalanların anlatımları ile görsel olarak halen işkence izlerini vücutlarında taşıdığını ve anlatımlarla vücut izlerinin uyuştuğunu gözlemlediklerini savundu. Özellikle kamuoyunda Erzurum’da bir karakolda işkence sonrası çekilen fotoğrafların yansıdığı Özkan Çelik, Kadir Gümüş ve Akif Demirbağ isimli gerillaların halen yüzlerinde raporda belirtildiği gibi izlerin tespit edildiğini belirten Atasoy, “Ayrıca diğer görüşülen tutsaklarında sistematik olarak işkenceye maruz kaldıkları heyetimizde yoğun kanaat olarak hasıl olmuştur” dedi.

“COPLA TECAVÜZ VE TACİZ TEHDİDİ YAPILDI”

Bütün kadın görüşmecilerden gelen beyanların “tecavüz tehdidi, taciz, çıplak arama yapılması” şeklinde olduğuna işaret eden Atasoy, ayrıca kolluk birimlerinin “cop” diye tabir edilen emniyet envanterinde bulunan nesne ile taciz ve ırza tasaddi girişimde bulunulduğu iddiasının neredeyse bütün görüşmeciler tarafından dile getirildiğini aktardı. Atasoy, bütün görüşülen şahıslara karşı insanlık suçu olan işkence suçunun en ağır şekilde uygulandığının altını çizdi.

Atasoy, yaşandığı iddia edilen işkence olaylarının önlenmesi için gereken tedbir ve önerileri şöyle sıraladı:

“*Öncelik dinlenen tüm işkence gören kişilerin öykülerinin benzer olması ve uygulanan işkence yöntemi dikkate alındığında yapılan işkencelerin sistematik olduğu ve bir anlık öfke patlaması veya ferdi birkaç uygulama olmadığını göstermektedir.

*Öncelikle bölgede görevli kolluk güçlerinin hukuk sınırları içinde hareket etmesi için sıkı bir idari ve adli denetime tabi tutulması gerekmektedir.

*İşkence olaylarına karışan görevli kolluk ve amirleri hakkında etkin bir idari ve adli soruşturmanın bir an önce başlatılması gerekmektedir.

*Yine işkence vakaları sonrasında rapor için hastaneye götürülen gözaltındaki şahıslarla ilgili hastanelerde görevli sağlık çalışanlarının ayrıntılı ve etkili bir sağlık taraması yapması için Türk Tabipler Odası ve Sağlık Bakanlığının bu konuda sağlık çalışanlarını uyarması ve eğitmesi gerekmektedir. Yine sağlık çalışanlarına İstanbul Protokolüne uygun davranmaları hususunda gerekli temel bilgilerin paylaşılması gerekmektedir.

*Gözaltında yapılan işkenceler kamera sisteminin olmadığı odalarda yapılmıştır. Emniyet binalarındaki tüm odalarda kamera sistemi kurulmalıdır. Emniyet binaları sivil örgütlerin denetimine açılmalı ve gözaltı koşullarının incelenmesi sağlanmalıdır.

“HASSASİYET GÖSTERİLMELİ”

*Yine sivil toplum örgütlerinin gözaltına alınma sırasında ve gözaltında yaptığı sistematik işkencelere karşı duyarlı olması ve toplumun bu konuda hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

*Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi diğer uluslar arası insan hakları örgütlerinin kolluk faaliyetlerini böylesi süreçlerde denetlemesi elzemdir.

*İşkence mağdurları ile ilgili hukuksal süreçlerin önünde engel teşkil eden devlet memurlarının yargılanması için soruşturma izni müessesinin bir an önce kaldırılması gerekmektedir. İnsanlık suçları kapsamında devlet memurlarının yargılanmasında soruşturma izni kaldırılmalıdır. Ayrıca soruşturma süreçlerinde işkence faili devlet görevlilerinin şikayetin yapılması ile birlikte bazı önellere uygun bulunması halinde işten el çektirilmeleri elzemdir.

*Tutuklanan işkence mağdurlarının tedavi süreçlerine erişimin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

*İnsanlığa karşı işlenmiş suçlara dair iç hukukta yer alan zamanaşımı düzenlemeleri (dava ve ceza zamanaşımı olmak üzere) bir an evvel kaldırılmalıdır. Zira işkence failinin elbet bir gün yargılanacağı hissiyatı keyfiyeti engelleyecektir.

*Özellikle hastanelerde gözaltına alınan şahıslara dönük adliye muayene esnasında mutlaka baro tarafından görevlendirilen veya özel avukatın hazır bulunması ve muayenenin usule uygun yapılıp yapılmadığını denetlemesi elzemdir.”

(Kadriye Devir Uçar)

7-MANŞET-32-150x100

201 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika