Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir11°CÇok Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11871 İçerik Bulunuyor.

Yüksekdağ, kamulaştırmaya tepki gösterdi

29 Mart 2016 - 267 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Yüksekdağ, kamulaştırmaya tepki gösterdi

figen-yüksekdağ-4

Meclis Kadın Grubu toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Sur’un acele kamulaştırılmasıyla ilgili, “Ne için yapılıyor bu kamulaştırma? Sur halkına hiçbir şey sormadan yıkım dayatılıyor. Bu halkın deneyimleri güçlü ve geniştir. Yıkım planları için “kentsel mimariye dönüştüreceğiz” demesinler” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin Meclis Kadın Grubu toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yüksekdağ’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

‘TÜRKİYE’DEKİ HİÇBİR ŞEY NORMAL İŞLEMİYOR’

“Demokratik basın açıklamalarını yasaklıyorlar. İstanbul’da bir ay boyunca sokağa çıkmak, yaşam formu göstermek yasaklanmıştır. Uygulanan bütün yönetim metotları bu amaca endekslenmiş. Siyaset, esaret üreten, şiddet üreten bir kuruma yönelmiştir. Egemen siyaset mekanizması gerçeğin üzerini örtme konusunda oldukça mahir. Bizler ısrarla saklanan gerçeği ifşa etmeye devam edeceğiz. Türkiye’deki hiçbir şey normal işlemiyor.

‘677 GÜN SOKAĞA ÇIKMAYI YASAKLADILAR’

“Geride bıraktığımız dönemde biri il merkezi olmak üzere 7 ilde sokağa çıkma yasakları ilan edildi. Neden? Çünkü bu siyasi rejimde en iyi halk, yaşam formu göstermeyen halktır. 677 gün halkın sokağa çıkmasını yasakladılar. Buna rağmen bu ablukalara karşı direnen bir halk gerçeği var. Umudumuzu diri tutan cesaretimizi sağlam tutan bu direniştir. Bu pervasız saldırılar karşısında hala direnenler var. Bütün toplumun birleşik direnişiyle, bu baskı, abluka siyasetine son verebiliriz.

“791 SİVİL ABLUKADA YAŞAMINI YİTİRDİ”

“Sokağa çıkma yasakları döneminde 791 sivil ablukada yaşamını yitirdi, katledilen her sivil ‘terörist’ ilan edilmiştir. 96’sı kadın, 94’ü çocuk, yaşlılar, gençler günlük yaşam alanında katledildi. Sadece öldürülmekle bitmeyen bir zulüm. Cenazelere işkence ediliyor. Hala alınamayan cenazeler var. Cizre halkı cenazelerini arıyor defnedebilmek için. Böyle bir zulüm yaşatıldı Türkiye halklarına. Karşımızdaki siyasi iktidar hiçbir şey yokmuş gibi, baskı siyasetini Türkiye’nin normalitesi haline getiriyor. “İsteseniz de istemeseniz de rejim değişmiştir” diyenler, bu rejimi kabul etmeyi dayatıyor.

SUR’UN ACELE KAMULAŞTIRILMASINA TEPKİ

“Sokağa çıkma yasakları kalktıktan sonra da operasyon bitmedi. Sur’da, Silopi’de katliamlardan kurtulan halkın mahallelerin yıkma peşindeler. Master Plan, yaşam alanlarını gasp etmeye dönüştü. Sur’a top atışlarıyla, ölüm makineleriyle girdiler yetmedi, bugün dozerlerle girmek istiyorlar. Acil kamulaştırma adı altında Sur’un 90’ına devlet tarafından el konuldu. Ne için yapılıyor bu kamulaştırma? Sur halkına hiçbir şey sormadan yıkım dayatılıyor. Bu halkın deneyimleri güçlü ve geniştir. Yıkım planları için “kentsel mimariye dönüştüreceğiz” demesinler. Soykırımın özünde bir halkın tarihi, kültürel değerlerini yok etmek var. 7000 yıllık tarih, bütün Mezopotamya halklarının tarihidir. 4000 yıllık Palmira IŞİD’in elinden alındı, ama bugün Türkiye’deki siyasetçiler gözünü Sur’a dikmiş. “Sur’u Toledo yapacağız” diyenler, niyetlerinin Palmira gibi olduğunu ilan etiler. 7 bin yıllık tarihin köklerini kesmeye sizin gücünüz yetmez.

‘MESELE HENDEK, BARİKAT DEĞİL, YAŞAM ALANLARINI GASP ETMEK’

“Sürdürülen haksız ve ahlaksız şiddet siyasetinin geldiği aşama karşısında geri adım atmayacağız. Ablukanın kaldırıldığı kentlerde yağma, gasp uygulaması sürdürülüyor. Dertleri şiddeti durdurmak değil. Derdiniz hendekleri kapatmaksa Sur’da yok örneğin, Silopi’de yok. Nusaybin’de hendek yok, barikat yok. Buna rağmen halkın yakasından düşmüyorsunuz. Çünkü mesele hendek, barikat değil, yaşam alanlarını gasp etmek. Bir taraftan halkı soykırıma tabi tutmak, bir taraftan yakılan yıkılan alanların ganimeti peşindeler. Bütün savaş ve sürgün dayatmalarına rağmen, halkımız topraklarını terk etmediyse, bir mahalleden diğer mahalleye, bir ilçeden diğer ilçeye geçmişse, her yerde halkımız bu şiddet ve yıkım saldırısı karşısında toprağına sahip çıkacaktır. Bu kararı alanlar halka sormadığı gibi, seçilmişlerini de devre dışı bırakmış durumdalar. El koyma kararı verilen alanlar içinde belediyeye ait hizmet binaları da var. Kamuya ait olan mala mülke el koyuyorlar. Bunun neresinde hak var, hukuk var.

ACİL EL KOYMA YASASI

“Acil El Koyma Yasası 1930’larda çıkarılmış bir yasadır. İhtiyaç halinde devreye sokuyorlar. Bugün darbe rejimi yaşanıyor, bu savaş yasasını halka karşı kullanmaya devam ediyorlar. Gasp politikasını atanmışlar eliyle, devlet zoru ve baskısıyla uyguluyorlar. Bunun hem kültürel hem siyasi boyutlarının farkındayız. Halkımızın malına, mülküne, yaşam alanlarına, kültürünü üretme mekanlarına dönüşen saldırılar sonuçsuz kalacaktır. Sorarlar insana, “Şark Islahat” denilen planlarınız vardı. Ne oldu o planın sonucu? Kürtleri yok edebildiniz mi? Bugün kocaman olarak, tam karşınızda olduğu gerçeğini değiştirebildiniz mi? Şark Islahat Planı tarihe gömüldüyse, siz de tarihe gömüleceksiniz. Halkların eşitliği temelinde barışın sağlanması yoluyla bu sorun çözülebilir. Kültürel soykırım, baskıyla eğilip bükülecek bir halk yok karşımızda. Bizler de bu halkın tutarlı savunucuları olarak etkin mücadele sürdüreceğiz.

129 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort