Dolar : Alış : 3.9365 / Satış : 3.9436
Euro : Alış : 4.6677 / Satış : 4.6761
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13758 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Davutoğlu’na ‘Enver Paşa’ göndermesi

13 Şubat 2016 - 383 kez okunmuş
Ana Sayfa » Siyaset»Davutoğlu’na ‘Enver Paşa’ göndermesi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’ın Bağlar’da öldürülen Süleyman Güzel’in ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

Ziyaret ardından gazetecilere açıklamalarda bulundan Demirtaş, şunları söyledi:

‘PARÇALANMIŞ CENAZELER VAR’

“AKP’nin savaş politikası nedeniyle ülkenin her gün onlarca yerinde taziyeler, cenazeler var. Halen alınamamış, yanmış, işkence edilmiş, parçalanmış cenazeler var. Bütün bu vahşet ortamında ülkenin Başbakanı’nın çıkıp halen savaşı büyüteceğiz, halen belini kıracağız. Halen efendim Suriye’de, içeride, dışarıda savaş politikalarıyla kazanacağız söylemini ucuz politika olarak değerlendiriyoruz. Davutoğlu’nun politikası Enver Paşa’nın politikası, zihniyetini andırıyor. Şimdi aynı Enver Paşa kafası, Suudi’lerin savaş uçağını İncirlik’e indirecek ve muhtemeldir ki Suudilerin savaş uçağı aracılığıyla Suriye bombalanacak ve Enver Paşa kafasıyla Türkiye tıpkı 1914’te olduğu gibi 100 yıl sonra aynı zihniyet tarafından savaşa sürüklenmiş olacak. Demek ki, 100 yılda bir Enver Paşa kafası çıkabiliyor.”

‘ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEDİĞİNİN FARKINDA DEĞİL’

“Böyle ucuz savaş kahramanlılarıyla, asarım, keserim nidalarıyla bir ülkeyi ve bir halkı felakete sürükleyen senaryoları işte bu tür ucuz kahramanlar hayata geçiriyor. Şimdi Davutoğlu ne yaptığının farkında bile değil. Nasıl bir felakete Türkiye’yi, halkları sürüklediğinin farkında bile değil. Eminim ki etrafında ona anlatmaya çalışan kimse de kalmadı. Çünkü kimseyi dinlemiyorlar. Enver Paşa da kimseyi dinlemiyordu. Savaşçı bir politika sürdürüyordu. Ve birkaç yıl içerisinde ne Enver Paşa kaldı, ne Osmanlı İmparatorluğu. Enver Paşa’nın o savaş sevdası imparatorluğunda dağılmasına yol açtı. Ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan geriye Anadolu kaldı. Şimdi bir kez daha aynı tehlikeli anlayış hem içeride, hem dışarıda büyük bir kırıma, büyük bir savaşa, katliama imza atmaya çalışıyor, uğraşıyor. Ve HDP’yi suçlayarak, HDP’yi partimiz üzerinden kışkırtma yaratarak bu savaş psikolojisini topluma kabul ettirmeye ve bu savaşın zorunlu olduğuna toplumu ikna etmeye çalışıyor.”

‘SURİYE’DE SAVAŞI BÜYÜTMENİN TELAŞI İÇİNDELER’

“IŞİD barbarlığını, IŞİD tecavüz ordusunu büyüten besleyen, silah gönderen Davutoğlu, Suudi ve Katar ekibidir. Şimdi bu üçlü Suriye’de savaşı büyütmenin telaşı içindeler. Beslemeleri olan IŞİD, Nusra, Ahrar Şam gibi örgütler Suriye’de başarılı olamayınca şimdi doğrudan kendileri bizati devreye girmeye çalışıyorlar. Artık beslemeleri olan o çeteler tasfiye olmaya başlayınca Suriye’de arzu ettikleri şekilde ilerleyemeyince, şimdi Suriye savaşını büyütmek için Suudilerle, Katar Emiri’yle neredeyse her gün görüşmeler yapıyorlar. Biz şunu söyledik ve defalarca çağrı yaptık. Senin en büyük ittifakın Kürtler olmalıydı, Kürtler, sen Suudi’ye, Katar’a koştuğun kadar Kürtlere elini uzatsaydın Suriye’de, Türkiye’de, Irak’ta en büyük yoldaşın, candaşın, en büyük ittifakın olarak Kürtlerle iyi bir uzlaşma sağlasaydın, bundan daha büyük bir güç olamazdı senin için. Fakat sen halen bizleri düşman, halen bizleri ortadan kaldırılması gereken tehlike olarak görüyorsun gidip Katar’la, Suudi’yle savaş planları yapıyorsun.

‘BARIŞ ÇİZGİMİZİ KORUMAK ZORUNDAYIZ’

“Bu Türklerin, Türkiye’nin çıkarına değil, Türk halkının artık bunu görmesi lazım. Bütün bu ölümler yaşanmadan Cizre’de şu saatlerde, Sur’da bütün bunlar yaşanmadan sorunlarımızı çözmek mümkünken tam tersine güçlenerek Türküyle, Kürtüyle güçlenerek bu süreçten çıkmak mümkünken işte çağımızın Enver Paşaları maalesef göz göre göre toplumu felakete sürüklüyorlar, götürüyorlar. Ama biz ısrarla, barış çizgimizi korumak zorundayız. Barıştan kastettiğimiz de bu Enver Paşa’nın yani Davutoğlu’nun lafta, sözde ifade ettiği barış değil. Adaletli, eşitlikçi, bir barıştan söz ediyoruz. Biz kardeşlik derken Davutoğlu’nun ifade ettiği o kandırmaca, aldatmaca, yalan kardeşliğini ifade etmiyoruz. Bir eşitlik üzerine kurulu kardeşlikten söz ediyoruz. Onun dönemi gelmiştir. AKP içerisinden bu felakete dur diyecek aklı selim insanların sesini yükseltmesi lazım. İslami çevrelerin özellikle, ülkeyi toplumu adım adım felakete sürükleyen bu yönetim ekibine dur diyebilmesi lazım. Bu vahşet, katliam uygulamalarına bu insanlık dışı uygulamalara artık Türkiye toplumunun sesini daha fazla yükseltmesi lazım. Zannediyorlar ki bütün bu olup bitenler şu günlerle sınırlı kalacak; hayır. Davutoğlu savaşı içeride ve dışarıda çok daha fazla büyütmenin hesabını yapıyor. Her gün bunun adımları atılıyor ve her gün daha büyük bir savaş, daha büyük bir çatışma daha fazla ölüm bize yaklaşıyor, yakınlaşıyor. Biz bunu durdurmaya çalışıyoruz HDP olarak. HDP olarak faaliyetlerimizin büyük bir kısmı bu ölümleri durdurmak üzerinedir. Sorunlarımızı demokratik siyaset yoluyla çözebilme umudunu halk yitirmesin diye elimizden geleni yaptık, uğraşlarımız bunun içindi. Ama bu IŞİD destekçisi hükümet ve dünyanın en büyük terör destekçisi hükümet AKP hükümeti her şeyi bir yana bırakmış. HDP gibi bir partinin kıymetini anlamak yerine, halen ülkede kamplaşma ve kutuplaşmayı derinleştirecek saldırganlığı bize yöneltiyor. Ve biz asla bunlara karşı cevapsız kalmayacağız. Partime, milletvekillerimize, arkadaşlarıma, partililerimize ve halkımıza dönük her türlü hakareti ve tehdidi misliyle Davutoğlu’na iade edeceğim. Her gün iade etmeye devam edeceğim. Böylesine saygısız, terbiyeden yoksun, ahlaktan yoksun bir siyasetçiye onun anlayacağı dilden cevap vermeye devam edeceğim. Bugün Van’da Van milletvekilimiz Adem Geveri’ye dönük saldırıyı da kınadığımı açıkça ifade ediyorum.

‘BUNUN ADI İŞGAL OLUR’

“Zaten BM kararı olmadan Suudi’nin veya başkalarının Türkiye sınırından Türkiye’ye girmesi imkansızdır. Bunlar Dışişleri Bakanı tarafından bir temenni olarak ifade ediliyor. Fakat tezkere olmuş olmasına rağmen, BM kararı olmadan Türkiye bunu gerçekleştirirse Suudilerle, ister Katar’la, ister başkasıyla bunun adı işgal olur. Ve bu savaşın çok daha ciddi bir şekilde artık Türkiye’yi dahil olmasına yayılmasına yol açar. Biz Rusya’nın da oradaki müdahalesine karşıyız. Amerika’nın da oradaki müdahalesine karşıyız. Suriye halklarının kendi geleceğini kendi özgür iradeleriyle belirleme hakkı var. Ama hiçbir ülke buna saygı duymuyor. AKP hükümeti de olmak üzere. Dolayısıyla şu Suudilerin, Türkiye’ye, İncirliğe getirilmesi bir hani Türkiye’nin savaşa girmesinin bir aracı olarak kullanılmak isteniyor. Türkiye doğrudan savaşa giremeyeceği için belki de Suudiler üzerinden tıpkı şu Alman gemilerinin Rus limanlarını bombalamasına benzer bir şekilde, Suudi uçaklar buradan kalkıp İncirlik’ten kalkıp orada öngörülmeyen ya da hedef olarak belirlenmeyen hedefleri vurursa ve bir anda Türkiye ile Suriye savaşa girmiş sayılırsa ne olacak? Oldu bittiyle yapmak istiyorlar bunu. Türkiye toplumunun rızasını almadan, desteğini almadan bir oldu bittiyle Türkiye’yi savaşa sürüklemeye çalışıyorlar.”

selahattin-demirtaş-13-Nisan-2015

227 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika