Dolar : Alış : 3.5850 / Satış : 3.5915
Euro : Alış : 3.9093 / Satış : 3.9163
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir24°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yüksekdağ: “Barışçıl Türkiye istiyoruz”

19 Ocak 2016 - 250 kez okunmuş
Ana Sayfa » Siyaset»Yüksekdağ: “Barışçıl Türkiye istiyoruz”

Partisinin kadın grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, ölümünün 9. yılında Hrant Dink’i andı: “Bizler sevgili Hrant’ımızın katledilmesinin yıldönümünde tedirgin barış güvercinlerinin, alıcı kuşlarca katledilmediği bir Türkiye istiyoruz.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin kadın grup toplantısında konuştu.

Yüksekdağ’ın konuşmasında satırbaşlıkları şu şekilde:

HRANT DİNK’İN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ

“Bugün 19 Ocak, sevgili Hrantımızın aramızdan koparılmasının üzerinden 9 yıl geçti. Bu karanlık içinde ışık olmaya çalışan halklarımız yürüyüşünü sürdürdü. Hrant’ı katleden sadece tetikçilerin derdest edildiği 9 yıl boyunca, sorumlular bilinçli olarak gizlendi, azmettirenler, yönlendirenler, talimat verenler korundu, kollandı. Neden böyle oldu. Hrant’ı katleden sadece bir tetikçi değil, o tetikçiyi koordine eden bir avuç kişi değil, devlet mekanizmasının ta kendisiydi. Devlet işlediği bütün suçlarda olduğu gibi Hrant’ın katledilmesi suçunun bilinçli ve kasıtlı olarak üzerini örtme çabası gösterdi. AKP’nin iktidarda olduğu süre boyunca hiçbir katliam davasından sonuç elde edilemedi, tıpkı AKP öncesinde olduğu gibi.

‘İKTİDAR BARIŞTAN HAZETMİYOR’

“Hrant’ı katleden anlayış, ne yazık ki katliam ve infaz düzenini yönetme kriteri haline getirdi. 7 Haziran seçimlerinden bu yana, Türkiye’de barışın uyandığı güzel süreçten sonra büyük bir çatışma ve şiddet ortamının hazırlayıcısı ve tetikçisi oldu siyasi iktidar. Çünkü barıştan hazetmiyor, birilerinin ısrarla konuşmasından hazetmiyor. Karşısında suskun bir toplum, biat etmiş bir halk ve kendi söylediklerinin -yazılı olsun veya olmasın- bir yasa haline getirildiği bir Türkiye dizayn etmeye başladılar. 8 ay boyuna böyle bir rejim tesis etmek için her tarafı kan deryasına çevirdiler. Bu kan siyaseti nedeniyle aramızdan ayrılan nice kardeşlerimiz oldu. Seve, Fatma ve Pakize. İktidarın uyguladığı zulüm politikaları boyunca katledilen 81 kadının sadece üçüdür. 81 kadını şiddet ve savaş politikalarıyla aramızdan aldılar. Ama bizler, bu kadınların yaşama direncini sahiplendik, sahipleneceğiz.

’81 KADIN KATLEDİLDİ’

“Bu sürece içinde 81 kadın katledildi. Kadınların cenazeleri sokak ortasında bırakıldı. Taybet ananın cenazesi bir hafta alınamadı. Sur’un sokağa çıkma yasağı olmayan bölümünde, Melek Alpaydın kahvaltı yaparken katledildi. Bir kadının savaşın hedefi haline gelebilmesi için evinin içinde olması gerekmiyor. Sadece evin içinde olan Melek kardeşimiz değildi, İstanbul’da, Antalya’da herhangi bir kadın bunların hedefidir. Bütün kadınlar bunları görmeli ve bu gerçeğe dayanarak itiraz etme gücü sergilemeli. Kadınlar bu savaşın boyutlarını, Evlatlarını çatışmada kaybederek ödüyor, evine giren ekmeğin azalmasıyla ödüyor. Kadınlar bu savaşın sonuçlarını, Sur’un dışında, evinin duvarlarının içinde tank mermisiyle kafası koparılarak ölüyor. Biliyorsunuz bu cinayeti de üstlenmediler. Ama kesinleşti ki Melek Alpaydın evinin içinde, çocuğuyla kahvaltı sofrasındayken öldürüldü. Cinayetlerin sorumluluğunu ona buna havale ederek, bu kanın ortaya çıkardığı sonuçları ortadan kaldıramazsınız. Hafızalara kazınan bu vahşeti silemezsiniz. Çoluğu çocuğuyla, genci yaşlısıyla bu vahşet bilinçlere kazanıyor. Bu kazınmış vahşeti hiçbir biçimde silemezsiniz.

‘425 SİVİL ADI KONULMAMIŞ SAVAŞTA KATLEDİLDİ’

“Bu zulüm iktidarını ayakta tutamazsınız. 182 sivil yaşamını yitirdi. 20 Temmuz’dan bu yana 425 sivil adı konulmamış savaşta katledildi. Biz savaş diyoruz, hala gözümüze baka baka ‘terörle mücadele’ diyorlar. Aymazlık ile gerçeğin sorumluluğunu üzerilerinden atacaklarını zannediyorlar. 425 sivilden bahsediyoruz. Buna çatışma halindeki güçlerin, asker, polis, gerilla kayıplarının sayısı dahil değildir. Bu nedenle şiddet politikasının tastamam halka karşı olduğunu söyledik, söylemeye devam edeceğiz. Kendilerine biat etmeyen Kürt halkının varlığını bu coğrafyadan silmeye çalışıyorlar, ama başaramayacaklar.

’16 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU KATLETTİNİZ’

“Dört gün boyunca Hüseyin Paksoy naklen katledildi. Televizyon vermedi, gazeteler yazmadı. Yasaklardan kurtulan sosyal medya kanalı üzerinden yayıldı. Aynı çağrı yapıldı, ambülans istendi sosyal medyadan. İnsanlar feryat figan, ayağından vurulmuş 16 yaşında bir genç. 16 yaşındaki çocuğu, 4 gün boyunca dünyanın gözü önünde göstere göstere taammüden katlettiniz. Damarından kanı çekilerek öldürüldü. Gözünüz aydın. Bu çocuğun kanından iktidar kuracaklarını sananlar gözünüz aydın. Bir çocuk daha yaşamdan ayrıldı. Milyonlarca çocuk karşınıza çıkacak bunu unutmayın.

‘YENİ ANAYASANIN HALK MUHATABIYIZ’

“Bizler yeni anayasanın halk muhatabıyız, bu anayasanın demokratik tarafıyız. Bir anayasa yapılacaksa bizim muhataplığımızla yapılacaktır. Başta kadınlar olmak üzere bütün müdahale tarafların aktif bir şekilde katılacağına inanıyorum. Kadın konferansımızda aldığımız kararla birlikte, kadın örgütlerinin merkezinde durduğu, kadınlardan yana bir anayasa yapılması için müdahaleyi daha ileri boyuta taşıyacağız. Kadınların kurtuluşuna hizmet edecek yeni kararlar aldık.”

figen-yüksekdağ-2

126 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika