Dolar : Alış : 3.8591 / Satış : 3.8660
Euro : Alış : 4.5511 / Satış : 4.5593
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir14°CSisli

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13806 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Asr-ı Saadetten Asr-ı Felakete doğru!

20 Kasım 2017 - 145 kez okunmuş
Ana Sayfa » Aktüalite»Asr-ı Saadetten Asr-ı Felakete doğru!
Uluslararası sistemin yerel bekçileri, rahatlarının devamı için zulüm sisteminin devam etmesini arzular ve kendi payına düşeni yerler…
 Sadakayı zekât sayar, Ramazan ayında hastalanır; Hacda günah döktürür ama Namaz kılmaz çünkü kalpleri temizdir…
Onlara göre Cennete gitmek için bir köpeğin susuzluğunu gidermek kafi ya da bir dilencinin eline bir bozukluk tutuşturmak yeterli…
İtidali, orta yolu sevmez çünkü işine gelmez… Radikali ve ılımlılığı tercih eder çünkü radikali sistemin dışına itebilir, ılımlıyı ise kendi gibi yapabilir…
Zayıf ve güçsüzlerin hakkına zalimlerce tecavüz edilirken bu sınıf sağduyuyu ve sabrı tavsiye eder; karşılık verilirse şiddete karşı duruş sergiler; zafer olursa, barış güvercinleri uçururlar…
Nemrut ve Firavunun mirasını devralanlar, geleceğin İbrahim ve Musa’larına bombalar yağdırırken bizim bekçiler, susar susar da en son bir kınama mesajı yayınlayarak çok sert bir dille tepki gösterir…
Bazen de cihadi ruhların gazını almak için ateş püskürürler de sonra dumanı kalır geriye…
Bir küçük servet, bir dublex ev, bir küçük şirket ve bir küçük teşekkür plaketini cennete tercih etmişlerdir…
Asgari denilen hiçbir ihtiyacı karşılamayan ücret için güneşin doğuşundan batışına kadar emir altından çalışan hür,
Eceliyle ölüm planları doğrultusunda son beş yıllık hayatında çalışmadan maaşa bağlanma hayalleri ile beşikten mezara çalışan hür,
Zamanını, sağlığını, gençliğini, hayallerini feda etmesi karşılığında sadece karın tokluğuna, kira ve taksit hayatı yaşayan hür,
Kendisine verilen imkânların İslamiyet öncesi çağlarda dahi kölelerin sahip olduğu imkânlar olduğunu bir bilse…
Bir bilse binlerce yıl önce kızgın demir ile damgalanan kölelerden tek farkının, köle olmadıklarına inanmaları olduğunu…
Esasında rüzgârın estiği yere gitmeye meyilli olan bu sınıf, Ali Şeriatının ‘Sizi rahatsız etmeye geldim’ diyerek rahatsız ettiği sınıftır…
Veresiyelerden kredilere yükselen hayat standartları için ter dökenlerimiz itiraz hakkı durumunda ya delidir ya nankör…
Yanı başında sefalet içinde yüzen ya da bombalar altında can veren din kardeşleri, bir filmin figüranları olarak algılanmaktan ileri gidemiyor. Öyle ki tekmelenen bir toptan daha değerli, vizyona giren bir filmden daha etkileyici, ağzı laf yapan politikacıdan daha çarpıcı olamıyor…
Bu öyle derin ve tehlikeli bir gidişat ki sonu uçurum…
Muhacirleri bağrına basan Ensar’dan mültecileri hor gören Müslümanlara,
Yetimleri barındıran Ashab-ı Suffe’den yetimleri sömüren sanayi bölgelerine,
Zulme kıyam eden genç Ashab-ı Keyf’den, Sevkü sefa peşinde koşan ashab-ı keyfe,
Bu Asr-ı saadettten Asr-ı felakete doğru bir gidişat…
İşte bu düzende korkakların Eyyüb’ün sabrına sahip, zulme rıza gösterenin Ömer gibi adil; çaldığını paylaşanın Ebubekir gibi cömert olduğu kabul görmüş…
Karnını doyurmak için çalanın yıllarını alırlar, çalmayı iyi bileni ödüllendirirler…
Birine pet şişe atan garibanı süründürürler lakin yığınların kanlarıyla toprakları sulayanlara Nobel ödülleri verirler…
Ezilenler ezilmeye alışmış, sömürülenler sömürülmeye…
Evlenmek için gençliğini harcar, ancak eğitimi yarıda kalır; Eğitime ömrünü verirse, çocukları sahipsiz kalır…
Diğer tarafta doktorun oğlu doktor, hâkimin oğlu hâkim, mühendisin oğlu mühendis, ağanın oğlu ağa, paşanın oğlu paşa olurken, demircinin oğlu marangoz, marangozun oğlu tamirci, işçinin oğlu amele, amelenin oğlu işçi olmaktan başka bir çıkış bulamıyor istnistalar kaideyi yerle bir etmediği sürece…
91 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika