Dolar : Alış : 3.6595 / Satış : 3.6661
Euro : Alış : 4.3219 / Satış : 4.3297
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir26°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13528 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Dr. Gökalp: “60 bin kişi sağlıktan mahrum”

29 Mart 2016 - 723 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportaj»Dr. Gökalp: “60 bin kişi sağlıktan mahrum”

Dr. Gökalp

Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey üyesi Dr. Şehmus Gökalp, çatışmalı süreçte Aile Sağlık Merkezlerinin ‘güvenlik’ merkezlerine dönüştürülmesinin ardından Bağlar’da 60 bin insanın sağlık hizmetlerinden mahrum edildiğini ifade ederek, Butik Aile Sağlık Merkezlerinin kurulmasını beklerken, mevcut ASM’lerin Butik Güvenlik merkezlerine dönüştürülmesinin yaşanan süreçle bağlantılı olduğunu söyledi.

SAĞLIKÇILARA ÖZEN GÖSTERİLMELİ

Çatışmalı süreçte sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin arttığına işaret eden Gökalp, “Herkes sağlıkçılara sağlık kurumlarına ve sağlığın ulaşım araçlarına yeterince özen göstermeli, bunları hedef haline getirmemeli. Bunları hedef haline getirme suçunu işlemiş oluyorsunuz. Kim olursanız olun. Devlet de olabilirsiniz, örgüt de… Sağlık çalışanlarını korumalısınız. Hatta bu sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırıcı davranışlarda bulunmalısınız” dedi.

 

İşte Gökalp ile yaptığımız röportajın tamamı:

Çatışmalı süreçle birlikte Aile Sağlık Merkezlerinin Güvenlik Merkezlerine dönüştürülmesi çalışmaları var. Bu neye işarettir?

BAĞLAR ASM İÇİN VERİLEN SÖZLER TUTULMADI

Biz Türk Tabipler birliği Merkez konseyi ve TTB Aile hekimleri Kolu yürütmesi olarak Ocak ayında bu haberleri ve duyumları almamız üzerine heyet oluşturduk. Bu heyet söz konusu 2-3 ve 4-5 nolu aile hekimliği merkezlerini ziyaret etti. Bağlar’da yıkılan yerde 4 tane aile hekimliği merkezi var. Her aile hekimliği merkezinde de ayrıca birimler var. Mesela bir tane aile hekimi bir birim oluyor. Hemşiresi ile beraber. Toplamda 4 tane aile hekimliği merkezi var. 2-3-4-5 Nolu ve bunların hizmet ettiği nüfus 60 bin kişiye ediyorlar. 1963 yılından itibaren burası sağlık ocağı hizmetini veriyor. Hizmet verdiği nüfus Kırklareli İlimizin nüfusuna eşittir. Yani böyle bir yer. Böyle bir yeri karakola çevirmek için yıkıyorsunuz. Bunun için Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Müdürlüğü ve Sağlıktan sorumlu Vali Yardımcısı ile görüşmeler yaptık. Bize şunu söylediler; “Biz kesinlikle şunun sözünü veririz. Yeni ve daha güzel bir yer bulmayana kadar burayı boşaltmayacağız” Bu yapılmadı. Şuanda Bağlar ASM’nin hafriyatı da kalmadı. Yakında burası güvenlik merkezine dönüştürülecek.

Bu 4 Aile hekimliği ne olacak? Nerede hizmet verecekler?

MANTIKLI BİR CEVAP YOK

Bu 4 Aile hekimliği merkezinde çalışan hekimler, sağlık çalışanları ne yapacaklar? O soruya kimsenin mantıklı bir cevabı yok. Muhtemelen daha öncede Vali Yardımcımız şunu demişti; İki aile hekimliği birimini açabiliriz. Ya da Aile hekimlerine ‘başınızın çaresine bakın’ deriz. Onlarda bir daha oraya hizmet götürmeyebilirler. Aile hekimliği der ki; ‘ben istifa ediyorum’ yapmıyorum. Bu işi der ve gider özel bir hastanede çalışır. Orası boş kalabilir.

60 bin kişiye kim nasıl hizmet verecek? Sağlık hizmetini nereden alacaklar?

60 BİN KİŞİNİN SAĞLIĞA ERİŞİMİ ENGELLENDİ

Şuan itibariyle 60 bin kişiye Sağlık hizmeti verilmiyor. Birinci basamak sağlık hizmetleri verilmiyor. Gebe takipleri yapılmıyor. Çocukların aşılamaları yapılmıyor. Kronik hastaların takipleri düzenli yapılmıyor. Onların ilaçları yazılmıyor. Böyle bir durum var.

Peki, bu neyin işaretidir?

DEVAM EDEN SÜRECİN DEVAMIDIR

Benim kendi düşünceme göre, bütün bölgedeki olaylardan bağımsız ele almamak lazım. Bu olayların aslında bir ayağıdır. Bir parçasıdır. Bu bina eski miydi? Yıkılması mı gerekiyordu? Hayır. Kullanılıyordu. Çok da sağlamdı, şirindi. Bölgedeki insanlar gelip sağlık hizmetinden faydalanıyordu. Eski olduğu veya kullanılamaz olduğu için ya da fiziki koşulları sağlık hizmetine uygun olmadığı için yıkılmadı. Sağlık Bakanımızın dediği gibi, ‘Butik hastaneler, butik ASM’ler yapacağız’ bunun için değil.

Yani Butik ASM’ler yerine Butik Karakollar mı kuruluyor?

BUTİK ASM’LER YERİNE BUTİK GÜVENLİK MERKEZLERİ YAPILIYOR

Evet, şuanda daha güzel ve kullanışlı butik güvenlik merkezleri haline dönüştürülmeye çalışılıyor. Yani bu bölgede silahlar tekrar konuşmaya başladı. Kürt sorunun çözümü buzdolabına kondu. Daha sonra buz gibi havalar esti. İnsanlar öldü, öldürüldü. Tarihi yerler yerle bir edildi. Hastaneler boşaltıldı, karargâha dönüştürüldü. Kimisi yıkılıp karakola dönüştürülecek. Bu aynı konseptin bir parçası. Bu daha da kötüye gideceğinin bir işaretedir bence. Yani böyle algılamak lazım.

Çatışmalı süreçle birlikte sağlıkçıların, hekimlerin saldırıya uğramasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

HÜRMEZSİZLİĞE DENK GELDİK

Çatışmalı süreç boyunca karşılaştığımız sorunlar ne? Biz hürmetsizliğe çok denk geldik. Bu hürmetsizlik aslında kadir kıymet bilmemedir. Yani her iki taraf ve güçlerden dolayı da bize karşı gelişti. Kulp’ta sivil bir şekilde seyahat eden bir meslektaşımız Dr. Abdullah Biroğul, militanların yol kesmesi sonucu hayatını kaybetti. Diğer tarafta Cizre, Silopi, Şırnak’ta bizim sağlık çalışanımız Abdulaziz Göralp sokakta bir komşusuna tıbbi yardımda bulunmak isterken, ensesinden vuruldu. Şehmus Dursun, Eyüp Ergen, bunlar hepsi suikast silahlarıyla vuruldular. Şimdi çatışma ortamları elbette ki kötü ortamlardır. Herkes hedef olabilir, potansiyeldir.

İKİ TARAFA DA ÇAĞRI: SAĞLIK ÇALIŞANLARINI KORUYUN

Ama çatışmalı ortamlarda unutulmaması gereken şudur ki; uluslar arası hukuk ve ülkemizin hukuku ile etik ilkeler şunu gerektirir. Herkes sağlıkçılara sağlık kurumlarına ve sağlığın ulaşım araçlarına yeterince özen göstermeli, bunları hedef haline getirmemeli. Bunları hedef haline getirme suçunu işlemiş oluyorsunuz. Kim olursanız olun. Devlet de olabilirsiniz, örgüt de olabilirsiniz. Sağlık çalışanlarını korumalısınız. Hatta bu sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırıcı davranışlarda bulunmalısınız. Gidip Cizre Devlet Hastanesi’nin üçüncü katını karargâha dönüştürmemelisiniz. Bağlar 2–3 nolu sağlık merkezini yıkıp yerine karakol yapacağım sizleri koruyacağım.

SİLAHLARDAN KORUNDUK AMA MİKROPLARA KARŞI AÇIK HEDEF HALİNE GELDİK

Bizi silahtan korudun ama bizi mikroplardan öldürteceksiniz. En büyük koruma ve güvenlik biyolojik ajanla karşı korumadır. Mikroplara ve virüslere karşı korumadır. Siz bizi silahlardan koruyacağım derken, öbür taraftan öbür silahları açık hale getirirseniz aslında başka bir hata işlemiş oluyorsunuz. Güvenlik sağlama sadece ölüm araçlarına karşı değil, aslında bütün yanlışlara karşı korumadır. Eğer bu temelde düşünülürse, daha doğru yapılmış olunur. Meslektaşlarımız bu dönemde saldırılara uğradı. Ambulanslar ateşli silahlarla hedef oldu. Nusaybin’de gençler molotof kokteyli attı. Çok büyük yanlışlar yapıldı. Lice Devlet Hastanesi’ni basan Özel Harekâtçılar, kapıları kırdı, hastaları tehdit etti. Bir çok yanlış yapıldı bu dönemde.

BU UTANCA SON VERİLMELİ

Umarız ki ilgili taraflar akıllarını başlarına alır. Doğru yolu bulurlar. Bu tür yanlışlardan geri dönerler. Aksi halde bu büyük bir utançtır. Toplum için. Sen Hastaneye girip doktora silah çekiyorsun. Böyle bir mantık olabilir mi? Kabul edilemez. Bu tür yanlışların biran önce son bulması lazım.

(Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

324 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika