Dolar : Alış : 3.5288 / Satış : 3.5352
Euro : Alış : 4.1352 / Satış : 4.1427
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir39°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13060 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Felakete doğru sürükleniyoruz!

11 Temmuz 2016 - 1.479 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Felakete doğru sürükleniyoruz!

Batıkent ayık yok (1)

www.haberdiyarbakir.gen.tr’nin Bağlar İlçesi Selahattin Eyyubi Mahallesi’ndeki Batıkent meydanının madde bağımlılarının merkezi haline geldiği yönündeki Batıktent’te ‘ayık’ yok adlı haberi yankı uyandırdı. Sosyal paylaşım sitesinde yapılan bir tartışmaya katılan onlarca vatandaş, böylesi hayati bir konuyu gündemleştiren haber sitemize teşekkür ederken, Başta Valilik ve Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili kurum ve Sivil toplum örgütlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini belirttiler. Durumun gittikçe vahim bir hale geldiğini ifade eden vatandaşlar, psikologlar, iş kadınları, işadamları, siyasetçiler, öğrenciler, esnaflar ve bir dönem madde kullananlar, Diyarbakırlı gençlerin biran önce bu ileten uzak tutulması için her türlü tedbiri almalarını istediler.

İşte vatandaşların, konu ile ilgili görüşleri:

YILMAZ: “HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEMELEYİM”

Şükran Yılmaz: Sadece polisten devletten beklemeyelim STK lara çok görev düşüyor. Sonuçta sivil toplum harekâtı olan bu STK’larda bu yönlü çalışmalar yapabilir, çözümler üretebilir. Gerçi şimdiki STK’lar parti yandaşlığı dışında bir iş yapmıyorlar. Tabii bütün STK’ları kast etmiyorum. Çok duyarlı olanları da var”

ÇETİNER: DURUM VAHİM!

Ümit Çetiner: “Halkı bilinçlendirme çalışmalar ı daha da artırılmalı siz ne yaparsanız yapın bağımlılığı yok edemezsiniz ama minimize edilebilinir. Sadece bilinçlendirme çalışmaları da yetmez 18 yaş altı çocuklar için yataklı tedavi kurumu var. Ama yetişkin ve kadınlar için yok böyle bir kurum açılmalı ve meslek elemanları yer almalıdır. Tabi bunlar alınabilecek önlemler kolay ama siz ne yaparsanız yapın birilerinin rant alanı olduğu için madde şehre bir şekilde yine getirilecektir. Bunun hatta uluslararası ticareti dahi var. Ayrıca STK ve ilin ileri gelenlerinden de faydalanmak gerek tedavi kurumunda siz tedavi edersiniz ama bağımlı tedaviden sonra eski ortamına girerse tekrar bağımlılığı başlayacak. Kamu spotlarından, imamlardan, siyasetçilerden, gazeteciler ve yazar sanatçılardan yararlanıp bağımlılığı n zararları ve toplumda yaratacağı sosyal sorunları kamu spotları halinde yayınlamak da fayda sağlar. Ama dediğim gibi ne yaparsanız yapın bunu önleyemezsiniz tamamen. 14 bin bağımlı ile bire bir çalışan bir STK falan yok. Bence şuan sadece HEVRA danışmanlık merkezi var. Bağımlılık alanında gerçekten de emek harcayıp çalışıyorlar. Eksikler var, ama onlar da net bir veri yok. Kentin merkez ilçeleri ve çevre ilçelerde 14 bin risk altında olan kişilerle anket çalışması yaptık. Durum gerçekten de çok vahim hatta şuan bu sayı katlanmış durumda maalesef.

İMAM’IN OĞLU DA BAĞIMLI

Bir imamın oğlunun da bağımlı olduğu ortaya çıktı. Tabi ki imamlardan Kur’an Kurslarından yararlanmak gerek. Ama tek parametre ile bu işi çözmek imkânsız ve kaldı ki tedavi ile bile bunu tam bitiremiyorsunuz bireyin sosyal çevresi de önemli”

EKER: İŞSİZLİK VE ADALETSİZLİK GİDERİLMELİ

Aziz Eker: “Öncelikli tedbir, işsizliğin ve gelir adaletsizliğinin iyileştirilmesi olmalıdır. Aile içinde yaşanan maddi sorunlar, özellikle gençlere yansıdığı gibi, onları bunalımlara da sürükleyebiliyor. Akabinde uyuşturucu kullanımı bu durumda kaçınılmaz oluyor. Tek çözüm, gelir adaleti. Ailenin maddi rahatlığı, ailenin kendi kendini kontrol altına almasını ve daha disiplinli olmasını getirir”

CANTÜRK: İKNA KURULU OLUŞTURULMALI

Kadir Cantürk: Herkes çözüm üretmekten ve bu üretim faktörünün bir parçası olmaktan kaçıyor. Bu sorunu siz bilemezsiniz bu sorunu anlayan bilen ve çözebilecek olan sokaktan gelen insanlardır. Yani biz şehir çocuklarıdır. Bence bu sorunu bürokratik artistlik yapan STK lar çözemez zaten onların işleri ancak kaygılanmak olur başkada bir halta yaramazlar. Topu onlara atacağımıza halk olarak kendimiz bir şeyler yapalım var mısınız? yok musunuz mesela merkezi hükümetle ilişkileri olan sosyal aktörler bu ilişki ağlarını bu sorunu çözmek adına kullanabilirler. Bu konularda ailenin fazla suçu yok. Sonuçta kimse çocuğunun tinerci, hapçı, müptezel bir psikopat olmasını istemez. Aileden çok bizlerinde suçu var kaçımız o çocuklara karşı önyargısız olduk ve onları kazanmaya çalıştık. Bakın bende serseri bir gençlik süreci yaşadım ama çok şükür kendimi toparladım. Kendimizi de bu pratik sürecin içine koyacak pratikli fikirler sunalım. Bu konuda üzerime düşeni yapmaya hazırım. Bence ARGE yani araştırma ve geliştirme mekanizması ve sonrada bu kentin ileri gelenlerinin oluşturacağı bir ikna kurulu oluşturulmalı. Çocukların hayattan beklentileri sorumlulukları yoktur. Psikolojik olarak böyle bir durumdalar, bu durumu ortadan kaldırırsak hayatlarına beklenti içerisine sokup sorumluluk duygusu aşılarsak hepsi tinerden, haptan kurtulur. Ben tiner hal kullanmaktansa esrar içmelerine razıyım. En azından kötünün iyisidir. Esrar kimyasal karışım değil, zehir değil bağımlılık yapmaz”

KARAASLAN: “DİYARBAKIRLI OLARAK ÇOK ÜZÜLÜYORUM

Şirin Karaaslan: “Bu tipler genelde çok yerlerde varlar özelikle büyük şehirlerde ama Diyarbakır da da çokça varlar bir Diyarbakırlı olarak çok üzülüyorum. Çünkü o tiplerin anne ve babasına da saygısı yok”

YALÇIN: HALK BİLİNÇLENDİRİLMELİ

Mehmet Salih Yalçın: Bu konuda halk bilinçlendirmek gerekir. Bilinçlendirme semineri verilirken paket ve blok olan kişiler çağrılmamalı. Halk arasına inilip halkın ne yapmasını güzel bir dil ile bu konuda kendi çocuğun da olabileceğini güzel bir dil ile anlatmalı. Diyanetten, imamlardan ve alimlerden yardım alınmalı Bunların yanında STK’lar gerçek proje hazırlayıp takviye yapılabilir”

TİMOCİN: SORUN İSLAMİ YETERSİZLİK

Tacettin Timocin: “Tek sorun İslami yetersizlik. Camilerden kovulan çocuklar..yalnızlığa itilen gençlerdir hepsi..Allah’ı bilen, Peygamber ve sahabe ahlakıyla ahlaklaşan bir nesil tertemiz olur”

KAYA: KAYBOLAN HAYATLAR

Suat Kaya: Bir tek dine bağlarsak yanlış olur. Çünkü sağlık boyutu çok önemlidir. Kaybolan hayatlar. Yazık, çok zor gençleri korumak gerekir.”

BASRİ: TACİRLERİ TARLADA ÇALIŞTIRACAKSIN!

Hasan Basri:  Oluşturacağımız ARGE ile sizce toplu müşteri olarak bu işten çıkar sağlayan kişilere bu işi altın tepside sunmuş olmaz mıyız? 15 dekar arazinin etrafını kapatacaksın elli sopalı 150 adam ile onların dışarı ile ilişkisini keseceksin, onları gece gündüz tarlada çalıştıracaksın. Söz projeyi bedelsiz yapacağım, tek kuruş almayacağım. Proje tutmazsa ayağım keserim çünkü sosyal proje. Olmaz bunlar bizim çocuklar sahip çıkmalıyız. İslam ahlak dersi verenler İslam ahlakına uymayan işler yaptıklarından dolayı İslam ahlak dersi tutmuyor.

ÖZER: HALK DUYARLILIK GÖSTERECEKTİR

Mehmet Ali Özer: “Duyarlı, şefkatli ve merhametli Diyarbakır halkının bu olayda da duyarlılığını göstereceğine inanıyorum”

MEHMETOĞLU: “TOPLUMU ZEHİRLEMEKTEN VAÇGEÇİLMELİ”

Mesut Mehmetoğlu: “Bence önce toplumu zehirlenmekten birileri vazgeçmeli. Hem haram üzerine bina kur, hem de gelip burada Donkişotluk yap. O kendini biliyor, önce satmaktan vazgeç?

DÜNDAR: BAKATLIĞI KURUTMAK LAZIM

Ömer Dündar: “Sivrisineklerle uğraşmaktansa bataklığı kurutmak en doğru yoldur. Kendi zevk ve saltanatı için bu gençliğin günahına girenleri, Allah ıslah etsin. Yaptıkları başlarına gelsin. Bu işin ortada kalkması için mücadele eden herkesten Allah razı olsun.

ÖGER: BU İLLETİ BİRLİKTE MİNİMİZE EDEBİLİRİZ

Yahya Öger: Bir düşünün madde bağımlısı olan sizin ailenizden Sizin evlatlarından biri Sahi ne yapardınız? Diyarbakır bizim Göz bebeğimiz bağımlı olan her birey evladımız topu başkalarına atmaktansa elinden bir şeyler gelen varsa ve ne yapacaksa yapsın. İnanın pek çoğumuz gayret sarf edersek minimize ederiz. Temizler duruma geliriz zaman ahkam kesme zamanı değil. Var olan bu illeti minimize etme zamanıdır. Diyarbakır Yeşilay şubesi olarak inanıyorum ki biz elimizden geleni yapıyoruz ve daha fazlasını yapmaya da gayret edeceğiz. Sizi bizimle beraber bu konuda çalışmaya davet ediyorum. Bu mücadelede her türlü olumlu fikre açığız ve herkese kapımız açık

GÜZEL: VALİLİĞİ DESTEKLERİNİ BEKLİYORUZ

Rauf Güzel: Güzel ve ciddi bir konuya değindiniz. Nasıl yapabiliriz? Sayın Valimizin de yardımları gerekmektedir. Ben ayakkabı imalatçısıyım. Geleceğimiz olan gençlerimizi kursiyer olarak iş alanına kazandırabiliriz. Bu gençlerimiz kendi işleriyle uğraşırken başka şeylere ayıracak zaman bulamaz düşüncesindeydim”

KARA: TEK ÇARE EMİRLERE UYMAK

Cevdet Kara: “Uyuşturucu bağımlılığı da dâhil olmak her şeyin tek bir çözümü var; Gerçek İslâmi gerçek bir Müslüman olarak yaşayarak yasaklardan kaçınmak ve emirlere uymak. İslâm ahlakıyla ahlaklanmak. Bu ailede başlar, okulda devam eder, sosyal çevrede şekillenir ama bugün itibariyle bunların hepsi problemli olduğu için öncelikle bunların düzeltilmesi gerekir. Bu da bir iki günlük politika ile değil yüzyıl hatta bin yıllık politikalarla olur”

TÜRK: EMNİYET YETERSİZ

Cahit Türk: Bence emniyet yetersiz. Yasalar caydırıcı değil. Bana göre sanki ‘bırakın hepsi bağımlı olsunlar’ gibi bir hava var

BARUT: SADECE MADDE BAĞIMLILARI YOK KUMAR VE BAHİS DE VAR

Mehmet Tevfik Barut: Diyarbakır’da sadece madde bağımlıları tek mi? Her yerde kumar, bahis oynatılıyor. İşsizlikte bahsediliyor. Çalışanlar sanki yapmıyor da. Çalışanlar kumar ve uyuşturucu batağında saplanmış. Her insanın geçtiği yerlerde kumar oynatılıyor”

DEĞER: HER ŞEYİN BAŞI EĞİTİM

Caner Değer: Her zaman eğitimin önemini belirtmek isterim. Aile içinde eğitimin kültürel olarak çocuklar üzerindeki etkisini göstermeye çalışan insanlarla doldu. Ama ne yazık ki bu konuda hala çok geride kaldık yeterli değildir”

AKHATUN: “TOPLUMA ADAPTE ETME ETKİNLİKELİR YAPILABİLİR”

Erkan Akhatun: “Bağımlı gençleri bu bataklıktan kurtarmanın yegâne çözümü onları topluma motive etmek sosyal aktiviteler kültürel çalışmalar bunu birebir uyguladığım ve sonuç aldığım için söylüyorum”

YILDIRIM: BU OLAYLARA BİZ KENDİMİZİ SÜRÜKLÜYORUZ

Hatice Yıldırım: “Öncelikle Diyarbakır’ı ikiye ayıran bir görüntü var Diclekent sözde burjuva takılan kesim diğer yandan kendi derdine düşmüş dışarıdan bakılınca barış görünümlü yerler bu insanları zorlayanlar oturduğu yere göre insanları aşağılayan kesimler var olduğu müddetçe özentiler artacak uyuşturucu satışı içimi ya da daha farklı şeyler meydana gelmemesi kaçınılmazdır. İnsana değer verilmediği sürece kendini hep aşağı i tabakada görme modu olacaktır. Bazı olaylara kendimizi sürüklüyoruz”

OKUMUŞ: BELEDİYE BİR LOKOMOTİF GÖREVİ ÜSTLENMESİ GEREKİR

Abdulhay Okumuş: Çok can alıcı bir konuya dikkat çekilmiş. Öncelikle sizi kutluyorum. Diyarbakır’daki madde bağımlısı jenerasyonun daha gelişim gösterdiği dönemde, bu kalitesiz bir kuşağın gelişmesi ile aslında Kürt Ulusunun temeline dinamit konulması olduğu inancı ve o sorumluluk duygusu ile ne yapılabilir sorusunu Diyarbakır büyükşehir belediyesinden başlayarak işe koyuldum. O zaman başkan Feridun Çelik idi. Belediyenin üst düzey yetkilisi (günü geldiğinde o yetkiliyi de açıklayacağım) ile zar zor alabildiğim randevu sonucu görüştüm ve aynen söylediğimi buraya aktarıyorum. Diyarbakır’da madde bağımlısı olan olmayan sokak çocuklarının sayısı hızla artıyor. Bu sadece Diyarbakır’da değil, tüm Kürdistan’da ciddi sorun. Bu sorun aslında devletinde işine geliyor hatta belki de özendiriyor,ancak büyük şehir olarak bir girişimde bulunabilir misiniz?eğer bir girişiminiz olursa bende gücüm oranında valiliğin bu işe müdahil olması için girişimlerde bulunacağım,ayrıca Diyarbakır’daki iş adamlarının desteği içinde ciddi mesai harcayacağım. Yeter ki büyükşehir belediyesi olarak bu işin lokomotifi olun ve bu iş bir yerde başlamış olsun” dedim. Adı geçen yetkili konuyu herhangi bir merci ile paylaşmadan Avrupa birliğinden destek alıp bir barınak yapmaktan söz edince, bende ‘bu iş ile ilgilenmeye niyetli olmadığınız çok net anlaşılıyor, bana biz bununla ilgilenmiyoruz demiyorsun da dolaylı olarak biz bu işe karışmak istemiyoruz’ diyorsun. Kolay gelsin dedim ve kalktım. Şimdi aynı yerdeyiz. Bu tehlike gittikçe büyüyor. Hem insani boyutu hem Kürtlerin ulusal gelecek boyutu ile belediyenin bir lokomotif görevini üstlenmesi gerek, tabi ulusal sorumluluk taşıyan bir belediyecilik varsa”

GEÇKİL: EMNİYET ŞEHİRİÇİNDE DE AYNI HASSASİYETİ GÖSTERMELİ

Sait Geçkil: “Emniyetin kırsalda gösterdiği hassasiyeti şehir içinde de gösterse ve gerçekten de samimi davranılırsa çok faydası olacaktır. Ne acıdır ki o samimiyet ve o ciddiyet yok. Bir zamanlar ABD zencilere bu politikayı uygulamıştı. Bugün de birileri Kürtlere. Bilmem anlatabildim mi?”

EMİRHANOĞLU: “HDP KOMİSYON KURMALI

Zülküf Emirhanoğlu: “HDP’nin bu konuyla ilgili bir komisyon oluşturulması. Bu konuyu enine boyuna tartışmaya açması, önleme ile ilgili ortak görüş oluşturmalı. Ortak görüş doğrultusunda önleme ile ilgili kamuoyu oluşturup derhal çalışmalara başlamalı. Aksi bireysel bir sorun olmadığından dolayı her vatandaşın kendini bu konuda sorumlu hissetmesi”

GENÇLERİN MANEVİYATA İHTİYAÇI VAR

Kara Cemal: “Bu gençlerin maneviyata ihtiyacı var. En önemlisi bu. Çocuklarımıza dini, terbiyeyi, helali harami öğretmediğimiz belki bunu istemediğimiz için bunlar oluyor. Tabi ki bu sebeplerin en büyüğü. Başka sebepler de var”

BAYRAM: ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM

Veysi Bayram: “İş önce anne babaya ve sonra emniyete düşüyor. Çocuklarımıza sahip çıkalım”

ÜVEYSİ: 3’LÜ BİRLİKTELİK ŞART

Ahmet Üveysi: “Kırık cam teorisini sanırım çoğumuz biliriz. Devlet, belediye-ideolojik kaygı ve rant peşinde koşmadan-STK’larla birlikte uyuşturucu kaynakları ve dağıtıcılarının teşhirci ve izole edilmesi, rehabilitasyon ve AMATEM gibi tedavi merkezlerinin gereken yerlerde açılması,uzman sayısının arttırılması, zihinsel-satranç gibi- ve sportif faaliyetlere önem verilmesi, ve tedavi sonrası ‘ mesleği beceri kazandırarak- istihdam ve takibinin sağlanması ve aile bilinçlendirmesi”

BABAOĞLU: GENÇLERİN KURTULMASI İSLAM AHLAKI İLE OLUR

Ali Babaoğlu: İslam ahlakı, İslami bilgi ve İslami edep üzerinde yoğunlaşılırsa uyuşturucu bağımlılığından gençlerin kurtulması mümkün olabilir.

ANNE VE BABAYA EĞİTİM VERİLMELİ

Ayfer Bayhan: “Anne babalara bu konuda eğitim verilsin. Belediye bünyesinde sosyal aktiviteler artırılsın, yüzme futbol basketbol yada mesleki kurslar açılmalı. Valilik bünyesinde de olabilir. Ayrıca mahallelerde 7/24 gezen sivil bir tim kurulmalı”

KIZMA: “GÖRÜYOR, MÜDAHALE ETMİYORLAR”

Kadri Kızma: “Koşuyolu parkına gidin. Polis gençlere ‘bir ihtiyacınız var mı? Diye soruyor. Gencin ününde gazeteye sermiş esrarı görüyor ihtiyacınız var mı? diye soruyor. Narkotik ekipleri çocuklarımızı zehirliyor. Devlet bilmiyor mu hangi sokakta, hangi evde kim satıyor. Hepsini devlet biliyor. Devletin mantığı; ‘siyaset yapmasın ne yaparsa yapsın. Uyuşturucu, fuhuş, kumar ve alkol bunlar hepsini devlet teşvik ediyor. Görüyor ve müdahale etmiyor. Bu işler dini eğitimle olmaz. Pazarlamasını yapanı, baronlarını, tarlaya ekeni alacaklar. Geçenler de Lice’de hint keneviri yaktılar.

CANTÜRK: BELEDİYE BU SORUNA EL ATMALI

Aydın Murat Cantürk:  Ben partiyi, belediyeyi de suçlu buluyorum. Gençleri işsiz bırakırsan olacağı da bu olur. Devlet bizzat kendisi kimyasal olan uyuşturucuyu uygun fiyata masalları kullanarak Diyarbakır’a gönderiyor ki gençlerimiz bu bataklıktan çıkmasınlar diye. Şimdi bunu şahıs tek yapamaz. Belediye bu işe el atar ve bu işi ciddi bir şekilde elle alırsa olmayacak diye bir şey yok. Bence dışlamak yerine topluma kazandırmak da büyük yarar vardır. O zaman belediye bir grup kurarak, parklarda, meskun yerlerde uyuşturucu kullananlara samimi ve cana yakın bir şekilde psikolojik destek vererek bir ortam kurup onlara sabır ve sürekli uğraş verebilecekleri bir ortam yaratsınlar. Hatta farklı yerlere tur düzenlesin. Değişik yerlere memleketlerde gezi turuna çıkarılsın. Toplu ve grup şeklinde faydası olacaktır.

ULA: SORUNLAR EL BİRLİĞİYLE ÇÖZÜLÜR

Süheyla Yıldırım Ula:  “Sait Bayram Kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Önemli bir konu üzerinde durmuş. Sorunlar sorunlarla çözülmez, sorunlar çözüm önerileriyle el birliğiyle çözülür. Benimde önerim; önce bu bataklıktan kurtarmak için tedavi sonrası istihdam ve gözlem altında tutma ve topluma kazandırmak lazım”

GÜNGÜRÜR: TEK BİR ZENGİN ÇOCUĞU VAR MI?

Esat Güngürür: “14 binin içinde bir tek zengin çocuğu var mı? Tabii ki yok. Her zaman fakir çocukları kurbanlık kuzudur. Bu sayı az sayı değil, bu pir projedir”

AYHAN: UYUŞTURUCU NEDEN KOLAY BULUNUYOR?

Mehmet Ayhan: “Önce bunu sormalısınız bence bu insanlar neden bağımlı oldu Diyarbakır’da uyuşturucu neden bu kadar kolay bulunuyor. Kumar, tombala, bahis neden yasak değil? Diyarbakır’da gençler kumarda kaybedip soluğu uyuşturucudan alıyor. Bence kumar hakkında da bir yazı yazın Sayın Sait bayram böyle giderse gelecek nesil felaket”

(Sait BAYRAM’ın Çok özel Haberi)

480 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika