...
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12807 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Fotoğraf Günleri başladı

18 Ekim 2015 - 445 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yaşam»Fotoğraf Günleri başladı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Diyarbakır Fotoğraf Amatörleri Kulübü (DiFAK) tarafından düzenlenen 3. Diyarbakır Uluslararası Fotoğraf Günleri dün Belediye Sergi Salonu’nda Norair Chahinian’ın “Boşluğun Gücü” adlı sergisiyle başladı.

Serginin açılışına DİFAK üyesi fotoğrafçılar, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ve çok sayıda kişi katıldı. Ermeni soykırımından sağ kalan büyük dedesi ve onun kardeşinin köklerini aramak için çıktığı yolculuğu “Boşluğun Gücü” adlı fotoğraf sergisi ve kitaba dönüştüren sanatçı Norair Chahinian’ın sergisi büyük ilgi gördü. Sergi açılışında kısa bir konuşma yapan Chahinian, 3 yıl içinde 10 ay boyunca 15 bin kilometre yol kat ettiğini, hiç kimseyi tanımadığı bir ülkede tek başına, bilmediği yerlere gittiğini anlattı. Sanatçı, “Bütün bu mekanları görmek, bu bölgede yaşamış olan başta Urfa olmak üzere atalarımın şehirlerinde vakit geçirmek, insanlarla tanışmak, bu işi üretmek benim için çok mutluluk vericiydi. Bugün artık bu büyük bir final bana göre. Diyarbakır bizler için çok önemli bir şehir ve bu serginin burada sergileniyor olması bana artık bir şeyler tamamlandı hissi veriyor.” dedi.

Chainian, soykırımda aileden büyük dedesi ve onun kardeşinin kurtulduğunu anımsatarak,  “Büyük dedemin kardeşi 1922’de Urfa’da yaşadıkları eve gidip, orada 25 gün kalır. Ve oradan ayrılırken ailenin başka bir üyesinin bir gün bulacağını ümit ederek Halep’e gideceğini evin bir duvarına yazar. Böylece kalan kişiyle Halep’te buluşmak mümkün olsun diye. Kimse o mesajı görmez ama büyük dedem de Halep’e gider ve orada karşılaşırlar. Ancak bu şekilde ailenin soyu devam eder. 60’lı yıllarda aile Halep’ten Brezilya’ya gider.” diye konuştu.  Yıllar sonra dedesinin de vasiyeti üzerine bu mesajı bulmak için yola koyulduğunu anlatan Chahinian, “Ben buraya tekrar gelirken ilk hedefim o eve gitmekti. Urfa’ya gittim, o sırada bir otel olarak işletilen evi buldum ve bütün odaları dolaştım. Tek tek bütün duvarlara baktım. O mesajı bulup onunla karşılaşma anım benim için bütün atalarımın ruhuyla da karşılaşma anıydı. Onun için en güçlü ve beni en çok sarsan andı.” şeklinde konuştu.

‘HALKLAR ARASINDAKİ DİYALOG İÇİN FOTOĞRAFI ARAÇ OLARAK KULLANDIM’

Kendisini amacına ulaşmış gibi hissettiğini söyleyen sanatçı, sözlerine şöyle devam etti: “Dedem Türkiye’ye tekrar gelmek istemiyordu ama bana ‘sen mutlaka gitmelisin. Sizin nesliniz gitmeli ve bu ilişkiyi başlatmalı’ diyordu. Buraya gelirken hiç kimseyi tanımıyordum. Ama içimden ‘insan insandır’ diye düşünüyordum. Geldim bir sürü kapı açıldı. Dedem fotoğrafçıydı ve onun makinesiyle çektim fotoğrafları. Onun gözleriyle çekmiş gibi. Bir anlamda kendi gördüklerimi de üst üste koyarak çekmiş oldum. Şu an her nerede uyuyorsa eminim çok mutlu ve gururludur. Çünkü önemli olan bu diyaloğu başlatmaktı. Bir zamanlar komsu olan iki halk arasındaki bu diyalog ancak bizler tarafından yeniden başlatılmalıydı. Ben bu diyalog için fotoğrafı bir araç olarak kullandım.” Ardından konuşan Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Serra Bucak Küçük ise yaptığı çalışmadan dolayı sanatçıyı kutladı.

‘SINIRLAR İNSANIN VARLIĞINI ZEDELER’

Açılışın ardından etkinlikler, Ofis İl Halk Kütüphanesi’nde bugün saat 10.30-12.30 arasında gerçekleştirilen “Sınır” konulu panelle devam etti. Fotoğraf Sanatçısı Özcan Yurdalan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Sosyolog Neşe Özgen, Türkiye’nin iç ve dış sınırlarının devlet tarafından yeniden tesis edildiğini söyleyerek, bunun için ölümcül şiddetle yeni bir vatandaş tipinin yaratılmaya çalışıldığını belirtti. İran, Irak, Azerbaycan sınırlarında yıllarca çalışıp yaşadığı deneyimleri aktaran Özgen, sınırların insan varlığını zedeleyen bir şey olduğunun altını çizdi. “Devlet haritayı yapar, sınırı yapan insandır” diyen Özgen, “Sınır getirisini elde tutmak için devletle pazarlığı yapar. Sınır ne kadar yüksek olursa kazancı, getirisi o kadar yükselir.” dedi.

FOTOĞRAFIN ETKİSİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Depo Photos’tan Abdurrahman Antakyalı ise, fotoğrafların derin bir öyküye bağlanmadan çekildiğinde bir ayağının eksik olduğunu ifade ederek, ana akım medyanın mülteciler konusunda sınıfta kaldığını söyledi. Son dönem Suriye’de gazetecilerin IŞİD tehdidi altında görev yaptığını anlatan Antakyalı, 2014’de 21 gazetecinin yaşamını yitirdiğini, 90’dan fazla gazetecinin kaçırıldığını belirtti. Foto muhabirlerinin doğasında hümanizm olması gerektiğini vurgulayan Antakyalı, “Sessizlerin sesi olmalı, düzelmesini istediği durumlara ağırlık vermeli” diyerek Alan Kurdi’nin fotoğrafının yayınlanmasının dünyada yarattığı etkiye dikkat çekti. Kobani’de yaşanan çatışma sırasında ve sonrasında sınırı geçmeye çalışanları fotoğraflayan We Photos’tan Welat Cin de sınırda karşılaştığı hikayeleri anlattı. Cin, sınır kavramının her Kürdün yüreğinde ağır bir yara olduğunun altını çizdi. Panel katılımcılara yönelik soru ve cevaplarla devam etti.

SERGİLER, GÖSTERİ VE SÖYLEŞİLER

Etkinlikler, Sümerpark Amed Sanat Galerisi’nde saat 14:00’dan itibaren ise “Dağlara Geri Dönüş”, “İçeride”, “Kürdistan Sınırları”, “Cırcır Böceklerinin Son Şarkısı”, “İki İnanç Tek Çatı Altında”, “Sınırdaki Hayatlardan İki Hikâye”, “Kentli Mülteciler”, “Ateş Denizinde Yüzmek” ve “Sınır-Durumlar” konulu sergi açılışlarıyla sürdürüldü. Fotoğraf Günleri, yarın (18 Ekim Pazar) Büyükşehir Belediyesi Burhan Karadeniz Cep Sineması’nda 13.00-18.00 saatleri arasında düzenlenecek gösteri ve söyleşilerle sona erecek.

11 13

175 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika