Dolar : Alış : 3.7772 / Satış : 3.7840
Euro : Alış : 4.0364 / Satış : 4.0436
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir11°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11851 İçerik Bulunuyor.

Güllü “Türkiye’de cinsiyet eşitsizliği had safhada”

03 Nisan 2016 - 467 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportaj»Güllü “Türkiye’de cinsiyet eşitsizliği had safhada”

Canan Güllü (1)

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, Türkiye ve Bölgedeki kadınların sorunlarını www.haberdiyarbakir.gen.tr’ye değerlendirdi. Türkiye’nin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhada olduğu bir ülke olduğunu vurgulayan Güllü, “Sur, Cizre, Silopi, Silvan, Yüksekova’da yüreğimizin yangınları daha fazla alev aldı. Ve burada ciddi anlamda bir kere yaşam hakkı ihlal edildi. Bu dönem içinde kadınların savaş suçlularına yapılan uygulama örneğini hiçbir yerde görmediğimiz vücutları çıplak dolaştırıldı” dedi.

Bölgedeki kadınlar sürekli şiddete maruz kalıyor. Bunun yanında yaşanan çatışmalı süreçle birlikte kadınlar göç’e maruz kalıyorlar. Gerek kadının kendisi gerekse ailesi. Genel anlamda ülkedeki kadın profilini Bölge ile birlikte değerlendirirsek nasıl bir durumda kadınlar?

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİN HAD SAFHADA OLDUĞU BİR ÜLKE

Türkiye toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhada olduğu bir ülkedir. Biz bunların sıkıntılarını bölgelerde, iller bazında yaşarken, aslında birden bire Ortadoğu politikasının göçüne tanıklık ettik. Mültecilerle yüzleştik. 2011 yılından 2013 yılına kadar Türkiye’ye giren Suriyelilerin mesela hiç envanteri tutulmadı. Kimler geldi? Kimler gitti. 2013’ten itibaren şimdiki rakamlarla iki bin 500 tane mülteci var deniliyor. Bunların eğitimden yoksunluğu, kadınların sağlığa erişimi ki kadın olmanın gerektiği zorluklarla var. Evlilik hayatları, iş bulma, bu bölgede dil öğrenebilme onunla ilgili sıkıntılar var. Ama tam bu sıkıntılara bir nebze yaraya merhem olmak isterken, kendi ülkemiz içindeki Suriye’nin benzeri görüntülere tanıklık ettik. Sur, Cizre, Silopi, Silvan, Yüksekova’da yüreğimizin yangınları daha fazla alev aldı. Ve burada ciddi anlamda bir kere yaşam hakkı ihlal edildi.

KADINLAR ÇIPLAK DOLAŞTIRILDI

Bu dönem içinde kadınların savaş suçlularına yapılan uygulama örneğini hiçbir yerde görmediğimiz vücutları çıplak dolaştırıldı. Cinsellikleriyle ilgili. Bu dönemde yine Suriye’den gelen Yezidilerin yaşadığı tecavüzler, mültecilerin kamplarda yaşadığı tecavüzler her biri aslında devam ederken, İstanbul’un Bağdat Caddesinde gece 3’te sokağa çıktığı için tecavüz edilen kızlar, öldürülen kadınlar sorunu vardı. Siz buna bir dokunursunuz, ben size bin ah ile geri dönerim. Çünkü Türkiye’de kadın olmanın zorlukları bir tarafta bir nebze devam ederken, İstihdama erişilmesi noktasında yasal zeminler üzerinde çıkarılan esnek istihdamda, kadını istihdamda uzaklaştıracak doğum izinleriyle kadının iş gücünden sıyrılıp eve doğru yönlendirilmesini sağlayacak metodoloji getiriliyor. Evet, 2007 yılına kadar Hükümetin çıkardığı bir yasal zeminde; Avrupa Birliği sürecinin Türkiye’deki hukuksal zemini oluşturulmuş yasalar bizleri umutlandırmış, ama o yasaların hayata geçecek zemini uygulamaması. Adına ileri demokrasi derken, gerileyen bir demokrasi yaşadığımız ülkede bizi birbirimizden ayıran etnik ve mezhepsel yapıların ‘kaşınması’ ciddi bir bölünme ve parçalanmayı getirmiş.

Bu süreçte Federasyon olarak neler yapıyorsunuz?

BASKI UNSURU OLACAĞIMIZI İSPATLADIK

Türkiye Kadın dernekleri Federasyonu olarak, 1976 yılından beri hem ülke genelinde hizmet vermenin belki de en kutsal dönemi bu dönem. Birleştirici unsurun ana paydasının kadın olduğunu söyleyerek, çözüm süreçlerinin akli selim anlamda götürülmesi gerektiğini, kadınların ekonomik katkılarının olmasıyla istihdama, eğitime, erken evliliklerin önlenmesi için çabaları devam ettirilecek süreç için bütün sivil toplum örgütlerine kadın örgütlerine herhangi bir mezhepsel, cinsel ve dinsel ve etnik köken yapmadan el uzattık ve birlikte yol alıyoruz. Bu çok önemlidir. Birlikte yol aldığımız zaman baskı unsuru olabildiğimizi de gördük bazı olaylarda. Bu dönem herhangi bir şekilde siyasetin her dönem için geçerli olan bir cümledir bu. Sivil toplum siyasetin tarafı değildir. Ama siyasetin kararlarını eleştirebilecek gücü tabandan alan örgütlerdir.

Toplumun Mülteci kadınlara yönelik bakış açısı nasıl? Ya da kamplardaki Mülteci kadınlar ne durumda?

KAMPLARDA KADINLAR PAZARLANIYOR

Rahatsız edici. Özellikle şöyle bir sıkıntı var. Kilisin mülteci kampında bir katalog var. Katalog’un içinde kadınların pazarlanabilecek resimleri var. Bundan valiliğin ve Emniyetin haberi var, İl yetkililerin haberi var.

Yani bu evlenmek için değil mi?

Hayır, pazarlamak için. Gecelik için. Adına geçmişte adına muta nikahları dedikleri şekliyle de değil. Tamamen para alışverişiyle beğenme ve alma. Bu konudaki soruna doğu’nun ya da güneydoğu’nun batının bakışı tabii ki kabul edilmeyecek bir derecededir. Ancak terör örgütüyle birlikte insan hayatının, sivil ölümlerinin çok olduğu bir dönemde aynı sivil ölümlerde asker ve polislerin de ölmesi. Biliyorsunuz bizde vatan görevi ve askeri konu kuvvetli bir dönemdir. Bu doğu’ya bakış açısında sıkıntı yaratıyor. Gerçeklerin ulaşılmasında da sıkıntı yaratıyor. Çünkü gerçekler doğru anlatılmıyor. Bu açıkçası 7 Haziran sabahında Türkiye’nin siyasallaşmış bir partisi, barışa doğru gidebilecek çözüm sürecinin gerçekten hayata geçirilecek bir sürecinin dinamitlenme sürecinde sayın Cumhurbaşkanının ‘300 tane şehidimiz var cümleleri ile taçlanacak. Yani şehitlik taçlanacak merci değildir. Evet vatan için hepimiz her daim o anlamda yaşadığımız alanlarda can vermeye hazırız ama boş amaçlar ve siyasi amaçlar için kimsenin verilecek canı yoktur diye düşünenlerle aradaki mesafe ayrılıyor doğu-batı ama yine diyorum ki sivil toplum örgütleri de bizler de bu ayrışmanın önüne geçmek adına çaba sarf ediyoruz. Ve kadınların olduğu yerde ‘umut’ vardır. Biz bunu yıllardır söylüyoruz.

AKP Hükümeti ile birlikte Kadına bakış açısında değişme oldu mu?

AKP’NİN KADIN POLİTİKASINDA YANLIŞLIK VAR

Tabi çok değişti. Özellikle bu süreçte Din’in kadın üzerinde zorlayıcı unsurları gündeme geldi. Belki hükümetin politikası öyle olmayabilir. Düşüncesi ne derseniz deyin! AK Parti Hükümeti’nin yerel yönetimlerde her gün çıkan, geçen gün de söyledim; bu tarihte bu dokümanları hiç unutmasın insanlar; dudağına ruj sürdüğü için erkekleri tahrik edip öldüren adamlara ceza indirimi bu dönemlerde verildi. Kürtajın yasaklanması, doğumun sezaryen ya da normal olmasıyla ilgili konularda erkekler karar verici oldu. Kadının örtünüp açılması ya da inançlı, inançsız ayırımına tanıklık ettik. Yine bu dönemde ensestin arttığını ben Federasyon olarak incelediğim için biliyorum. Cinsel suçlarda Din’i referans göstererek, kadını susturan cümlelerin çok fazla söylendiği, hamile kadın sokakta gezemez. Kadın kocasından her gün dayak yediği için şükür etmeli gibi devletin vergilerini verdiğimiz TRT’nin kanallarında bunları dinler olduk. Gazetelerde ya da okullardaki ders kitapların içinde Din konulardaki öyküler, hikayeler anlatır olduk ki, ‘rol model’ örneklerinde kadını evde, mutfakta çalıştıran ya da atasözleriyle ya da söylemlerle kadını yaşam içinden alıkoyan bir ikincilleştiren bir evreyi yaşadık. Oysaki biz 1930’lu yıllarda seçme ve seçilme hakkını alarak, birey olmuş kadınlardık, bugün ikinciyiz. Sesimizin çıkmaması için de var güçleriyle bizlere gerçekten savaşılıyor. Bu noktada evet kadın hareketinde yanlışlık var. Politikalarında yanlışlık var.

Peki, öneriniz nelerdir?

KADINA POZİTİF AYRIMCILIK OLMALI

Benim önerim AK Parti’nin tekrar eski günlerine dönerek çağdaş demokrasiden yana bir tavır almayı, kadının insan haklarının ve referandumda dile getirdikleri 10. Maddedeki pozitif ayrımcılığı gerçekten hayata geçirmeliler ki ve pozitif ayrımcılıkla ilgili kadın-erkek eşitliğine inanan bir Cumhurbaşkanıyla kadın erkek eşitliğini hayata geçirecek göstergeleri yükseltecek uygulamayı yapmak zorundadır Hükümet. (Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

Canan Güllü (2)

244 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort