Dolar : Alış : 3.8176 / Satış : 3.8244
Euro : Alış : 4.0684 / Satış : 4.0758
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir10°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 11876 İçerik Bulunuyor.

Kadın her yönüyle ele alındı!

08 Mart 2016 - 312 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»Kadın her yönüyle ele alındı!

Dicle Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKSAM) “8 Mart Etkinlikleri” çerçevesinde ” Kadın- Aile ve Sosyal Şiddet ” konulu Panel düzenledi.

Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren DÜKSAM Müdürü Prof. Dr. Nuriye Mete, DÜKSAM’ın faaliyetlerinden söz etti. Şiddetin sorun çözme yöntemi olarak ailede olduğu kadar toplumun her kesiminde tanık olunduğunu dile getiren Nuriye Mete, “özellikle bölgemizdeki etnik kimlik farklılığı, yoksulluk, eğitim düzeyinin düşüklüğü, komşu ülkelerde yaşanan olaylar bu olguyu sürekli beslemektedir” dedi.

Moderatörlüğünü DÜKSAM Müdürü Prof. Dr. Nuriye Mete’nin yaptığı panele; İletişim Fakültesi Dekanı; Sosyolog Prof. Dr. Sabri Eyigün, “ Sosyal Şiddetin Kadın ve Aile Üzerindeki Sosyolojik Etkileri”, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahsin Kula, “Sosyal Şiddetin Kadın ve Aile Üzerindeki Psikolojik Etkileri”, Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Hemşirelik Bölümü Öğr. Gör. Funda Camuz Gümüş “Sosyal Şiddetin Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkisi” konuları ile panelist olarak katıldı.

EYİGÜN: ŞİDDET ÇOK YÖNLÜ BİR OLGUDUR

Şiddetin tanımı ile sözlerine başlayan Prof. Dr. Sabri Eyigün, Şiddetin,  çok yönlü bir olgu olduğunu belirterek, bunun psikolojik,  ahlaksal, toplumsal ve siyasal yönüyle ele alınabileceğini kaydetti. Her şiddet eyleminin aslında tahribata yönelik bir sonucu bulunduğunun altını çizen Eyigün, bunun; insana, topluma, doğaya ve siyasal yönetimlere karşı yürütülen eylem türleri olduğunu söyledi.

SAVAŞ AİLE BÜTÜNLÜĞÜNÜ PARÇALIYOR

Şiddetin, aile üzerindeki sosyal ve siyasal etkilerine değinen Eyigün, savaşlar sonunda gerek yakınlarını kaybetme, gerekse başka ülkelere göç etmeyle aile bütünlüklerinin parçalandığına dikkat çekti.

SAVAŞIN EN ÖLÜMCÜL ETKİLERİNİ ÇOCUKLAR YAŞAR

Savaşı, çocukların başlatmadığını ama en ölümcül etkilerine maruz kalanların çocuklar olduğunun altını çizen Eyigün, “Ölmeseler ve yaralanmasalar bile, savaş yüzünden yaşadıkları annesiz/babasız kalma, sevdiklerini, akrabalarını, arkadaşlarını kaybetme, kaçırılma ya da şiddet, fiziksel, duygusal ya da cinsel istismara uğrama, yerlerinden olma, okulundan ve diğer sosyal destek yapılarından yoksun kalma, yoksulluk gibi olumsuzluklar çocuklarda psikolojik ve psikososyal yaralara yol açabilmektedir” dedi.

SAVAŞLAR,  ŞİDDET’İ NORMALLEŞTİRİYOR

Savaşların ve siyasal, ideolojik şiddetin aile üzerindeki en olumsuz etkilerinden birinin, şiddetin içselleşmesini ve normalleşmesini beraberinde getirmesi olduğunu kaydeden Eyigün, “Tüm dünya ülkelerinde savaşlardan sonra suç oranının artması, şiddetin belli bir dereceye kadar normallşemesi bunu kanıtlıyor” diye belirtti.

 

YOĞUN GÖÇ ALAN KİLİS’TE BOŞANMA ORANLARI ARTTI

Göçlerde ağır sıkıntıyı kadınların yaşadığını anlatan Eyigün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kilis Evlendirme Memurluğu’nun kayıtlarına göre Kilis’te boşanma oranları yüzde yüz arttı. Bunun nedeni ise savaş mağduru Suriyeli kadınların daha rahat bir hayat için Kilis’li erkeklerle ikinci eş olmayı kabul etmeleridir. 90 bin nüfuslu Kilis iline 150 bin savaş mağduru Suriye’li gelmiş. Bu ise Kilisli kadınların eşlerinden boşanmasına ve ayrı yaşamasına neden olmaktadır. Aynı şey, Urfa’da için de geçerlidir. 18 Milletvekilinin bu konuda yaptığı araştırma, Suriyeli kadınlardan dolayı boşanmanın arttığını gösteriyor.”

“Sosyal Şiddetin Kadın Sağlığı Üzerindeki Etkileri” konulu sunumunda   ‘4. Dünya Kadın Konferansı Eylem Platformu ve Pekin Deklarasyonu’nda ele alınan kadına yönelik şiddet türlerini ele alan Arş. Gör. Dr. Funda Gümüş, kadına yönelik şiddetin, bütün türleriyle en yaygın olarak aile içinde yaşandığına dikkat çekerek, bunun kadın sağlığına olan etkileri üzerinde durdu.

GÜMÜŞ: ŞİDDET MAĞDURU KADINLAR YAŞADIKLARINI İFADE EDEMİYORLAR

Şiddetin, insana insan olduğunu unutturan, kendisinin bile anlayamadığı karmaşık duygular hissettiren bir durum olduğunun altını çizen Gümüş, aile içi şiddet mağduru kadınların genellikle hekimlere yaşadıklarını doğrudan ifade edemediklerini, beden dili veya farklı davranışlar sergileyerek sağlık hizmeti sunanlara bunu anlatmaya çalıştıklarını belirtti.

Kadının; doğduğunda babasına cennet kapısı açılan, evlendiğinde eşinin imanının yarısını tamamlayan, anne olduğunda ayaklarının altına cennet serilen ulvi bir varlık olduğunu söyleyen Aile Danışmanı ve Aile Terapisti Yrd. Doç. Dr. Tahsin Kula,  Aile içi şiddet türlerini; fiziksel şiddet, cinsel şiddet, ekonomik şiddet ve psikolojik şiddet olarak sınıflandırdı. Kadınların yaşadıkları sorunları; toplumsal değişimin yarattığı sorunlar, iş hayatında karşılaştığı sorunların yarattığı travmalar, aile de beklentilerin yarattığı sorunlar temeline indirgeyen Doç. Dr. Tahsin kula, taciz ile ilgili yapılan çalışmanın verilerini paylaştı.

Psikolojik rahatsızlıkların biyolojik rahatsızlıklara etkisine de değinen Kula, fiziksel sebepleri saptanamayan kronik ağrıların temel sebeplerinin psikolojik kökenli olduğunu ifade etti.

‘KADINIM’ ŞİİRİ PANELE RENK KATTI

DÜKSAM Üyesi öğretim elemanı Aysel Yılmaz’ın “Kadınım” şiiriyle renk kattığı panel, Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik dinletisinin ile devam etti. (Sait BAYRAM’ın haberi)

kadın her yönüyle ele alındı1 kadın her yönüyle ele alındı

148 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika
maltepe escort
izmir escort- izmir escort