Dolar : Alış : 3.5262 / Satış : 3.5326
Euro : Alış : 4.1316 / Satış : 4.1391
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir40°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12977 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Travma’nın çocukları!

22 Aralık 2015 - 364 kez okunmuş
Ana Sayfa » Tüm Haberler»Travma’nın çocukları!

20. güne giren sokağa çıkma yasağının yaşandığı Sur İlçesi’nde şiddetten etkilenen çok sayıda çocuğun Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin psikyatri polikliniğine başvurduğu bildirildi. 21 günde 50’nin üzerinde başvurunun yapıldığı Psikyatri polikliniğine, bir o kadar hastanın da güvenlik gerekçesiyle tedaviye gelemediği öğrenildi. Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Psikaytri Eyaz Karay, Çatışmaların devam ettiği Diyarbakır ve bölgede, travma yaşayan çocuk sayısında artışın görülmeye başlandığını ifade ederek, bunun etkilerinin ileriki yıllarda toplum ruh sağlığını olumsuz yönden etkileyeceğini söyledi.

ÇATIŞMALARIN DEVAM ETMESİ TRAVMA YAŞAYAN ÇOCUK SAYISINI ARTIRIYOR

Diyarbakır’ın Sur ilçesi ile Şırnak’ın Cizre, Silopi, Hakkari’nin Yüksekova, Mardin’in Nusaybin ve Derik ilçelerinde yaşanan çatışmalı ortamdan kaynaklı çok sayıda çocuğun kendilerine başvurduğuna işaret eden Dr. Karay, çatışmanın devam etmesi travmaya maruz kalan çocuk sayısında ciddi anlamda artışa yol açtığını vurguladı. Kendilerine başvuran çocukların travma sonrası stres bozukluğu yani uyku uyumama, korkma, yalnız kalamama ve yakınlarına bir şey olur korkusu şikayetlerinin görüldüğünü söyledi.

TRAVMANIN ÇOCUKLARI!

Dr. Karay, Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı bölgelerden ciddi anlamda 5-15 yaş arası çocuklarının ebeveynleri tarafından polikliniklerine getirildiğine değinerek “Temel şikâyetleri; uyku uyumama, korkma, yalnız kalamama ve yakınlarına bir şey olur korkusu. Bir psikyatrist olarak durumlarına baktığımızda; bunlar travma sonrası stres bozukluğunun temel belirtileriydi. Yani bu olaylar sosyal yaşamın içinde olan çocukları direkt etkiliyor. Ve polikliniğe başvuran hasta sayısında da anlamlı olarak artış oluyor. Yani en son Sur İlçesi’nde yaşanan çatışmalardan sonra sokağa çıkma yasağındaki sonraki hafta Sur’dan aileleri tarafından getirilen 8–10 çocuğun şikayetleri benzerdi. Uyumakta zorlanıyorlar, yalnız kalamıyorlar ve bize bir şey oluyor diye korkuyorlar. Çocuklar temel yaşamları sarsıldığı için, travma sonrası oluşan stres bozukluğunun temel mekanizması da odur” diye konuştu.

ŞİDDET SOSYAL YAŞAMA ADAPTE OLMALARINI KISITLAR

Şiddetin çocukların sosyal yaşama adapte olmasını önemli ölçüde kısıtladığını vurgulayan Dr. Eyaz Karay, “Sosyal yaşama adapte olmalarından bireysel gelişimlerini olumsuz etkiler. Hatta kronik travmaya maruz kalan çocuklarda fiziksel gelişiminde geri kaldığı görülmüş ve ispatlamıştır. Ve bu çocuklarda buna birer aday aslında. O açıdan toplumsal olaylar sadece günümüzü etkileyen olaylar gözüyle bakmak doğru değil. Bu olaylar aslında uzun vadeli, bu çocuklar ileriki yaşlarında birer erişkin, ebeveyn olacaklardır. O Ülkenin toplumsal bireyi olacaklar. Toplumsallaşmalarından, sosyalleşmelerinden psikolojinin etkisi olduğunu biliyoruz. Psikolojisi bozuk bir kişi de sağlıklı bir toplumsal birey olması aksayacağı için bu çocuklarda ileride toplum açısından risk teşkil etmektedir” şeklinde konuştu.

ÇATIŞMALARIN DEVAM ETMESİ ÇOCUKLARI CİDDİ MANADA ETKİLER

Dr. Karay, çatışmaların devam etmesi ciddi manada çocukları etkileyeceğini belirterek “Biz çocuk psikyatristi pratiğinde; ilk travmaya yaklaşımında çocuğu o travmadan uzaklaştırmak. İlk temel yaklaşım çocuğu korumaktır. Eğer bu travmalar devam ederse bu artık kişinin gelecekteki yaşamını çok daha ciddi düzeyde olumsuz etkiler. Özellikle ciddi davranış durumları ortaya çıkabilir, ciddi akademik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu yönüyle de bu tür adımlar atılmadan önce bunlarda göz önünde bulundurulmalı” dedi.

AİLELER ÇOCUKLARINI ŞİDDETTEN UZAK TUTSUNLAR

Ailelere, tavsiyelerde de bulunan Dr. Karay, şöyle dedi:

“Ailelere, özellikle hiçbir şey yapamıyorlarsa, çatışmalı ortamdan uzaklaştıramıyorlarsa çocuklar mecburen o travma ile baş başa kalacak. Diyelim ki hiçbir şey yapamıyor, aile travmanın içinde herhangi nedenlerden dolayı evini değiştiremiyor, evini taşıyamıyor; o zaman çocuğun günlük rutinlerini bozmamaya çalışsınlar. Günlük rutin çocuklar için çok önemli. Ve o tramvayı nasıl algıladıkları da travmanın şiddetini artıran önemli bir faktör. Yani ebeveynler bu travmayı daha kötü bir şekilde anlatırlarsa, çocuklar daha tramvatize olacakları için daha çok etkilenirler. Bunu biraz daha hafifleterek veya bu olay sırasında çocukları meşgul ederek başka aktivitelerle meşgul etseler, dikkatlerini olaylardan başka taraflara çekseler, çocukların o travmaya maruziyeti biraz daha azalmış, ileriki etkileri de hafiflemiş olur”

TEK BİR ŞİDDET VAR: TOPLUMSAL ŞİDDET!

Bölgede toplumsal şiddetin varlığından söz eden Dr. Karay, Bu bahsettiğiniz 35-40 yıllık olaylar, onlar şuan ki çocukların ebeveynleri, bundan 20-30yıl önce birer çocuktu. Ve bu travmaların çoğunu biz de yaşadık. Şimdiki erişkinler o günkü o travmaları o zaman çocuk olarak yaşadılar. Onlar sağlıklı bir çocukluk geçirmedikleri için sağlıklı bir ebeveyn olamadılar aslında. Şiddetli ortamda büyüdükleri için. İşte bundan dolayı çocuklarına şiddet uygulayan ebeveynleri çok fazla yadırgamamak gerekiyor.  Bizde psikiyatrikte şöyle bir durum vardır; “Şiddete maruz kalan şiddet uygular”. Cinsel istismara uğrayan genelde cinsel istismar uygular. İşte tehlikesi, bu travmaları kronik olarak devam ediyor. Ve bunlar devam ettikçe etkileri daha da şiddetlenir. Yani şuan travmalara maruz kalmış çocuklar bundan 20–30 sene sonra birer ebeveyn olduklarında kaçınılmaz olarak bazıları hafif, bazıları çok ciddi düzeyde çocuklarına veya çevredekilerine şiddet uygular. Ve bu illa fiziksel bir şiddet olmak zorunda değildir. Duygusal, cinsel şiddet de olabilir. Bu tarz toplumsal olaylar şuanda sonlandırılırsa, refah düzeyi oluşturulursa, çocuklar iyi bir ortamda büyürse, normal yaşama geçersek bunun etkilerini hemen görmeyiz. Kısa süreli bir rahatlama olur ama asıl etkilerini 20–30 yıl sonra yani şuan ki çocuklar erişkin oluklarında görürüz. Bence ülkelerin politikaları da günü kurtarmak değil, uzun vadeli planlar gözetiminde düşünülerek yapılmalıdır” şeklinde konuştu. (Sait BAYRAM’ın Özel Haberi)

Psikyatrist Eyaz Karay

210 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika