Dolar : Alış : 3.5090 / Satış : 3.5153
Euro : Alış : 4.1775 / Satış : 4.1851
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir36°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13259 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Çözümün adresi müzakeredir!

09 Ağustos 2015 - 463 kez okunmuş
Ana Sayfa » Yazarlar»Çözümün adresi müzakeredir!

Suruç katliamından hemen sonra baş gösteren olaylar giderek daha da tırmanırken, gerek HDP ve gerekse hükümet kanadından ard arda açıklamalar gelmeye başladı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Bürüksel ziyaretinin ardından önceki gün bir basın açıklaması yaparak; “PKK acilen elini tetikten çekmeli ve hükümet de operasyonlara son vermeli” dedi.

Bu açıklama sonrası bu kez hükümet kanadından bir açıklama geldi; “Çözüm sürecinin devam etmesi için PKK’nin acilen yurdu terk etmesi ve silahı bırakması gerektiği ayrıca HDP heyetinin bir daha Öcalan’la görüşmeyeceğini belki başka argümanlarla bu görüşmelerin olabileceği” kaydedildi.

Demirtaş büyük bir risk alarak bu çağrıyı yaparken, hükümet kanadı ise kamu otoritesini bozmama adına operasyonlardan vazgeçmeyeceğini ancak çözüm sürecinin devam etmesi için Öcalan’la görüşme yapılabileceğini belirterek, biraz olsun ümit verdi.

Başbakan Davutoğlu’nun Ankara ve Urfa’da STK temsilcileri ile bir araya gelip görüş alışverişinde bulunması da çözüm için başka bir çaba olarak karşımıza çıkıyor.

Eğer gerçekten de tek amaç barış ise iki tarafın da savaş dilinden uzaklaşıp, daha esnek davranmalıdır.

HDP bu görevi fazlası ile yaptı sıra hükümette.

Eğer gerçekten de hükümet barışı ve çözüm sürecinin devam etmesini istiyorsa yeniden ‘masa çözümü’ gündeme getirilmelidir.

Masaya oturmadıkça çözüm süreci devam etmez bölgeye ve Türkiye’ye barış asla ve asla gelmez. 2.5 yıldır süren çözüm sürecini sabote etmek isteyen birçok karanlık oyunlar kurgulandı ama tutmadı.

Ancak son olaylar ve yaşananlar çözüm sürecini ortadan kaldırmak için gerçekten de etkili oldu.

Önemli olan bundan sonra ki barışa dair gayretlerdir.

HDP’nin Kürt sorununda ki rolünü bir kenara bırakıp, başka argümanlarla hareket etmek ne kadar doğru olur bilmem ama HDP’nin barışa büyük katkıları olacağı kesin.

Hükümet kanadı şu operasyon meselesini de yeniden gözden geçirmelidir.

Operasyonlar, bombalamalar, gözaltılar, tutuklamalar çözüm değildir.

Çözüm demokratikleşmekte ve Kürt halkının varlığını kabul etmektir.

Bunu yapabildiğiniz takdirde tek bir gencimiz dahi ölmeyecektir.

Unutmayın ki, Ölen gençlerin tamamı bizim, sizin ve hepimizin çocuklarıdır, bu vatanın evlatlarıdırlar.

Demirtaş’ın dediği gibi, “bu vatanda herkesin birlikte yaşaması şarttır”

Gerçektende Türkü, Kürdü, Arabı, Lazı, Çerkezi, Alevisi, Sunisi güzelim ülkemizi vatan bellerse sorun zaten tamamen ortadan kalkacaktır.

Vatan kavramı sadece Türklükle özdeştirilmemelidir.

Yıllarca bu hata yapıldı bundan sonra yapılmamalıdır.

Ak Parti hükümeti Kürt açılımı, demokratik açılım, barış ve çözüm süreci evrelerinde önemli demokratik hamleler yaptı.

“Ne mutlu Türk’ün diyene” yazıları kaldırıldı, İlkokullarda kora şeklinde marş gibi okutulan ve “Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan andı kaldırdı.

Bazı kurumlarda ki T. C. Yazıları da kaldırılıyordu, Öcalan’a ev hapsi ve şartlarının düzeltilmesi için ortam hazırlanıyordu.

Özel okullarda Kürtçe eğitim hakkı verildi, Resmi okullarda Kürtçe seçmeli ders uygulamaları başlatıldı.

60’a yakın kanal Kürtçe yayın yapmakta.

Tüm bunlar barışa dair güzel şeylerdi.

Anayasa’nın ilk 5 maddesinin değişmesi için de kamuoyu oluşturuluyordu.

Başkanlık sistemi ile eyalet formülü geliştirilip, özerklik tanımlanması yapılmaya başlanmıştı ama birileri çıkıp seçimi de bahane ederek seçim öncesi ve sonrası karanlık senaryoların oynamaya başladı.

Olan da Türk ve Kürt halkına oldu.

Herkes ağlamaya ve gözyaşı dökmeye başladı.

Başta da belirttiğim gibi sorun şiddetle, operasyon veya tutuklamalarla çözümlenemez.

Tek çare ‘masa’ya oturmaktır.

 

244 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika