Dolar : Alış : 3.8275 / Satış : 3.8344
Euro : Alış : 4.5128 / Satış : 4.5210
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir14°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 20 Kategoride 13801 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

2 bin 400 yıl ceza istemi

03 Mayıs 2016 - 642 kez okunmuş
Ana Sayfa » Aktüalite»2 bin 400 yıl ceza istemi

KCK davası

191 Kürt siyasetçilerin yargılandığı “KCK Ana Davası”nda savcı mütalaasında toplam 2 bin 400 yıl ceza istedi. Davayı, 49’lar Davası’na benzeten dava avukatı Mesut Beştaş, davanın son üç ayda hızlandırılmasının AKP’nin politikalarından bağımsız olmadığını savundu. 675 sayfalık mütalaanın tamamının “kumpas”ın halen devam ettiğinin kanıtı olduğunu ileri sürfen Beştaş, “Ergenekon davasının bozma gerekçeleri KCK davalarına uygulanırsa tüm dosyalar bozulur” dedi.

191 Kürt siyasetçinin yargılandığı “KCK Ana Davası” gizli tanık ifadelerinin ardından savcının vermiş olduğu mütalaayla tekrar gündemde. Yargılama aşaması bitmeden Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi savcısının verdiği mütalaada, 144 kişi hakkında “Örgüt yöneticiliği”, “Örgüte üye olma”, “Örgüte yardım ve yataklık etmek” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarından 5’er yıldan 22.5’ar yıla kadar hapis cezası talep edildi, 11 sanığın ise beraatına karar verilmesi istendi. DİHA’da yer alan habere göre, Mütalaada, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek hakkında “Örgüt yöneticiliği” iddiasıyla 22.5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Savcı, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Hatip Dicle ve Leyla Güven, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün ise “Örgüte üye olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” suçlarından 7,5 yıldan 15 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Kürt siyasetçiler hakkında toplam 2 bin 400 yıl ceza istedi.

49’LAR DAVASI BENZETMESİ

Davanın avukatlarından Mesut Beştaş, söz konusu davayı 17 Aralık 1959’da tutuklanan Kürt öğrencilerin yargılandığı “49’lar Davası” ve sıkıyönetim dönemlerinde yapılan toplu yargılamalara benzeterek, davanın konjoktürel bir dava olduğunu ve devlet politikasıyla bağlantılı olarak başlatılmış bir soruşturma olarak gördüklerini söyledi. KCK Ana Davası’nda yargılananların kimliklerine baktıklarında hedefte tekil olarak bireyler değil bir bütün olarak Kürt siyasi hareketinin hedef alındığına dikkat çeken Beştaş, 7 yıldır yargılamanın devam ettiğini, bu 7 yıl içerisinde 3 ayrı mahkemede yargılamanın yapıldığını söyledi. Beştaş, şu an KCK davasının oturmuş ve kabul görmüş bir mahkemesinin olmadığını kaydetti.

“DAVA NEDEN BU KADAR HIZLANDIRILDI?”

Davanın sün üç ayında çok farklı bir seyir izlendiğini dile getiren Beştaş, şöyle konuştu:

“Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim sayısı artırılmaya gidildi. Bütün bunlar Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından yapılıyor. Sadece özel bir heyet bu dosyayla ilgilenmeye başladı. Bunun haricinde başka bir duruşmaya çıkmıyorlar.” “Olağan bir seyir gösteren bir yargılama var iken son 3 ay neden bu kadar hızlandı?” diye soran Beştaş, hükümetin politikalarının açık ve net bir şekilde dosya üzerinde etkisinin olduğuna vurgu yaptı.

“KÜRT SİYASETÇİLER TASFİYE EDİLİYOR”

Yaklaşık 3 ay önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin dokunulmazlığı iktidar tarafından gündeme getirildiğini hatırlatan Beştaş, davanın da buna göre hızlandırıldığını söyledi. Duruşmaların kesintisiz olarak yapılmasını buna örnek gösteren Beştaş, “Nasıl ki dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla HDP Grubu Meclis’te tasfiye edilmek isteniyorsa, KCK davalarıyla da Kürt siyasetçiler tasfiye edilmek isteniyor” dedi.

“GİZLİ TANIKLAR ‘HATIRLAMIYOR”

Mahkemede dinlenen gizli tanık beyanlarına da dikkat çeken Beştaş, ilginç bir ayrıntıyı şöyle aktardı:  “’Gizli tanıkların istinasız tamamı ne biliyorsunuz?’sorusuna, cevabı ‘Hatırlamıyorum’ oldu. Ancak ‘Hatırlatılırsa hatırlarız’ dediler. Böyle olan bir insanın 1 yıl 2 yıl önce mahkeme tarafından dinlenip her şeyi satır satır hatırlıyor olması insani bir durum değil. İfadeleri de baştan sona çelişkili ve doğru olmadığı ortaya çıktı. En basitinden gizli tanık ‘Şu tarihte şu şu kişilerleydim’ dediği kişilerin, her biri farklı yerlerde, ülkelerde cezaevinde çıktı. Bunları sabit belgelerle mahkemeye sunduk.”

“KUMPAS HALEN DEVAM EDİYOR”

Savcının 675 sayfa mütalaa verildiğini söyleyen Beştaş, bu olağan bir insanın ancak 3 ay veya 4 ayda hazırlayabileceği bir belge olabileceğini belirtti. Beştaş, mütalaanın tamamının soyut ve kamuoyunda çokça ifade edilen “kumpas”ın halen devam ettiğinin kanıtı olduğunu vurguladı. Beştaş, “Mahkemenin delil ikamesi dediğimiz, delilleri değerlendireceği sürenin hiçbir noktasına dikkat edilmemiş ve hiçbir noktasına delilin ne olduğuna, mahiyetine, içeriğine, ileri sürülenin yalanlayıp yalanlamadığına bakılmaksızın iddia makamı mütalaa hazırladı” dedi. Bu durumun trajik olduğunu söyleyen Beştaş, Balyoz ve Ergenekon’da delillerin nasıl karartıldığı veya nasıl üretildiği üzerinde duruldu, ancak aynı durumun KCK davaları için yapılmadığını kaydetti. Beştaş, Ergenekon davasının bozma gerekçelerinin KCK davaları için uygulanıldığında bu dosyaların tamamının açılmaması gerektiğinin ortaya çıkacağını kaydetti.

331 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika