Dolar : Alış : 3.5850 / Satış : 3.5915
Euro : Alış : 3.9093 / Satış : 3.9163
mediclub
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir21°CAçık

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 12510 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Asker de, gerilla ailesi de var!

07 Aralık 2015 - 527 kez okunmuş
Ana Sayfa » Röportaj»Asker de, gerilla ailesi de var!

Yaklaşık 10 yıl önce kentteki kurum ve Sivil toplum örgüt temsilcileri tarafından kurulan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele Derneği, Diyarbakır’da aralarında asker ve gerilla ailelerinin de bulunduğu yoksulun yoksulu 30 bin kişiye gıda yardımında bulunuyor.

10 yıldır Derneğin gönüllü koordinatörlüğünü yürüten Şerif Camcı, Sarmaşık Derneği’nin çalışmalarını Yenigün Gazetesi’ne değerlendirdi. Sarmaşık Derneği’nin ne olduğuna bakmadan kendilerine ailelerinin geldiğini ifade eden Camcı, “Eşim dağda ve buzun süredir olmadığı dikkate alındığında bu aileye yine yardım yapıyoruz. Veya eşim askerde, askerde olduğu sürece yine destek gösteriyoruz. Ne olursa olsun o desteği sunmaya çalışıyoruz” dedi.

Sarmaşık bu kentin vicdanıdır

Camcı, Sarmaşık Derneği’nin Diyarbakır’ın vicdanı olduğunu vurgulayarak, “Bu kentin vicdanını oluşturan insanlar oluşturur. Bu insanların hepimizin vicdanımı yoklamamız gerekiyor. Bu kentin vicdanı diyorsak, bu kentin yüz akı kurumlarından biridir” diye konuştu.

Temel nedeni siyasaldır

Yoksulluğun temel nedeninin tamamen siyasal nedenler olduğuna işaret eden Camcı, “Yani Diyarbakır’da pek çok bölge Müdürlükleri vardı. Şuan Bölge müdürlüklerinin tümü kaldırıldı. Diyarbakır’a adeta alternatif kentler, cazibe merkezleri oluşturuldu. Ve bunlar Diyarbakır’ı bölgenin başka illeriyle adeta rekabet içine sokacak duruma getirdiler” şeklinde konuştu.

Sarmaşık Yoksullukla Mücadele Derneği’nin çalışmaları hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Yaptığınız yardımlar kimlere gidiyor?

Yoksulluk her geçen gün artıyor

Diyarbakır’da maalesef yoksulluk her geçen gün daha da artıyor, artarak devam ediyor. Biz yaklaşık 7 yıl önce yaptığımız araştırmada bu kentteki yoksulluğu tespit etmeye yönelik 37 bin kişiyi kapsayan araştırmada, acı bir gerçekle karşılaştık. Çıplak bir gözle de gerçi daha önce görünür durumdaydı ama o araştırma bize şunu gösterdi ki; bu kentte bir öğün bile destek almazsa geceyi aç geçirme riski ile karşı karşıya olan 30 bini aşan insanın bulunduğunu gösterdi. Biz de Sarmaşık Derneği olarak bu 30 bin aileye yönelik destek çalışmaları yapmak kararı vererek yola çıktık. Geldiğimiz bu tarihte şuan bu kentte benim hiçbir gelirim yok,  bana iş bulsanız dahi evinde çalışabilecek kimse yok durumunda olan bütün aileler bize başvurdular. Biz bunların tümünü şuan gıda yardımı, temizlik yardımı ve çocuklara eğitim desteği vererek desteklemeye çalışıyoruz. Bu aileler gerçekten bu kentte ekonomik olarak en dipteki aileleri. Herkes kendine göre devlette kamuda belediyelerde cemaatler, hayırsever insanlar kendi cenahından, kendi cephesinden mutlaka bu yoksullara yönelik bir şeyler yapıyorlar. Ama bu yapılan yardımlar oldukça dağınık, oldukça amaca hizmet etmeyen bazen sürekli bazı kesimlerin aldığı, bu yardımlara ulaşmakta güçlük çeken çok sayıda insanın alamadığı bir şekilde yürüyor. Sarmaşık Derneği bunu biraz organize etmeye, elinde bulundurduğu kamu kaynağını bu insanlara adil ve hiçbir ayırım gözetmeksizin yapmaya çalışıyor.

Ayırım gözetmiyoruz

Sarmaşığın en önemli farkı; hiçbir ayırımı gözetmeden bu desteği sunmaya çalışmasıdır. Bugüne kadar da bize başvuran bütün ailelere o belirttiğimiz kriterlerde olması koşuluyla bunu yapmaya çalıştık.  Kriterlerimizde şeffaf, rasyonel ve kendi realitemize, bütçe olanaklarımıza uygun olarak belirlendi. Kriter derken yanlış anlaşılabilir; bizim kriterimiz şu; bizden destek alması gereken aileler hiçbir geliri olmaması gerekiyor. Üretime geri dönüşü mümkün olmayan bireylerden oluşması gerekiyor. Yani hasta, raporlu, iş göremez durumda olanlar, eşi tarafından terk edilmiş olanlar, parçalanmış aileler, yaşlı bir nene, dede yanında 2-3 çocukla kendi başına kalanlar ağırlıklı bu tür insanlar. Yani yoksulun yoksulu olanlar. Yani kimsesiz, bu tür destek mekanizmalarına ulaşmakta güçlük çeken, sosyal dışlanma nedeniyle olan insanlar genellikle.

Kimler bunlar? Asker, korucu, gerilla aileleri mi?

Asker de var gerilla ailesi de var

Biz ne olduğuna bakmadan, bize aile geliyor, işte eşim cezaevinde, biz onun niçin cezaevinde olduğuna, hangi suçtan olduğuna bakmaksızın, cezaevi belgesi getirmesi koşulluyla o aileye destek sunuyoruz. Eşim dağda ve buzun süredir olmadığı dikkate alındığında bu aileye yine yardım yapıyoruz. Veya eşim askerde, askerde olduğu sürece yine destek gösteriyoruz. Ne olursa olsun o desteği sunmaya çalışıyoruz. Yükümüz ağırlaşmaya başlıyor. 30 bin kişiye her ay düzenli destek sunmak ciddi bir bütçeyi getiriyor.

Bu bütçeye kimler katkı sunuyor? Hangi Kurum ve STK’lar var?

Belediyeler ve STK’lar katkı sunuyor

Belediyeler bu çalışmaya önemli katkı sunuyor. Ticaret ve Sanayi Odası, İşadamları Dernekleri, Baro, öğretmenler, doktorlar, bunun ötesinde işçiler, örneğin toplu iş sözleşmesine hüküm kurmuş her ay o kesinti ile katkı sunuyor. Toplumun her kesimi katkı sunuyor. Ama daha güçlü bir dayanışmaya da ihtiyaç var. Biz bu anlamda da örneğin, kimi siteler kendi arasında bina giderine her ay 5–10 lira keserek, bizi katkı sunuyor. Bağış makbuzunu alıp götürüp bina panosuna asıyorlar. Böyle çok yönlü bizi de motive eden desteklerle karşılaşıyoruz.

Ancak yeterli değil galiba?

Sarmaşık bu kentin vicdanıdır

Hala daha güçlü bir desteğe ihtiyaç var. Şunu söyleyeyim; Sarmaşık bu kentin vicdanıdır. Bu kentin vicdanını oluşturan insanlar oluşturur. Bu insanların hepimizin vicdanımı yoklamamız gerekiyor. Bu kentin vicdanı diyorsak, bu kentin yüz akı kurumlarından biridir. Kendisini ispat eden, şeffaf siz alın bir torba makarnayı buraya bağışlayın, 10 yıl sonra dönün deyinki, bunu sen kime verdin. Bize adıyla, soyadıyla adresiyle kime verildiği size hemen çıkartılabilecek bir program oluşturulmaktayız. Bu yönüyle her giren ürünün çıkışı ve girişi barkotla, bellibir denetimden geçiyor. Bu kentin tarihi boyunca taşıdığı tüm o görkemine yakışır bir şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Halel getirmeden bunu yürütmeye çalışıyoruz. İnsanlarımıza da çağrımız; bu onurlu çalışmaya kendinizi de bir katkı sunmalarını bekliyoruz.

Diyarbakır’da Yoksulluğun belli bir kriteri var mı? Neden kaynaklanıyor? Sebepleri nelerdir?

Akla yatkın ve mantıklı bir gerekçesi yok

Diyarbakır’ın bu denli ağır bir yoksulluk yaşaması için aklı yatkın, mantıklı hiçbir gerekçesi yok. Diyarbakır tarihi boyunca bütün medeniyetlerin merkezi olmuş, bereketin, bolluğun, refahın ve gelişmişliğin merkezi olmuş bir kenttir. 1923’lerde Diyarbakır Türkiye’nin bütün kentler içinde sanayi gelişmişlik düzeyinde 2.sırada iken, şuan 81 İl içerisinde 73. sıradadır.

Peki, bunun temel sebepleri var mı?

Temel nedeni siyasaldır

Bunun temel nedeni tamamen siyasal nedenlerdir. Yani Diyarbakır’da pek çok bölge Müdürlükleri vardı. Şuan Bölge müdürlüklerinin tümü kaldırıldı. Diyarbakır’a adeta alternatif kentler, cazibe merkezleri oluşturuldu. Ve bunlar Diyarbakır’ı bölgenin başka illeriyle adeta rekabet içine sokacak duruma getirdiler. İşte Şanlıurfa’yı ekonomik anlamda gelişmiş merkez yapmaya çalıştılar Mardin’i kültürel anlamda bir cazibe merkezi haline getirdiler. Diyarbakır’ı hep adeta siyasal merkez olmasının öcü alınırcasına yapılıyor.

Göçlerin de etkisi var diyebilir miyiz?

Göç’ün de etkisi var

Tabi. Üstüne üstlük kapasitesinin çok üstünde bir göç dalgası ile karşılaşması ve bu göç edenlerin çoğu da durumu iyi olan, çalışabileceklerin tümü burayı istasyon olarak kullandı. Mersin’e, İstanbul’a ve İzmir gibi metropollere gittiler. Diyarbakır’da kalanlar hiç bir yere gidebilme olanağı olmayan insanlar kaldı. Bu anlamda kent epey örselendi. Kent her geçen gün daha bir yoksullaştırıldı bu nedenle de bunun temel nedeni siyasal nedenler olduğunu biliyoruz. Sarmaşık derneği bu nedenleri ne olursa olsun, evet bunun siyasal nedenlerinin arka planlarını biliyoruz. Buna rağmen biz siyasal tablonun değişmesini bekleyecek durumda değiliz. Bu insanların içinde bulunduğu durum çok zor durumda. Bunlar aynı zamanda kendi sorunlarının çözümünü de bekliyorlar. Biz işte, Kürt sorunu çözülsün biz sonra yoksulluğu hallederiz diyecek durumda değiliz. Yaşamlarına dokunulmasını istiyorlar. Sorunlarının çözülmesini istiyorlar. Biz de evet siyasal sorunlar önemli, o konuda herkes üzerine düşeni yapmalı lakin eşzamanlı bu tür ekonomik sorunlarında çareleri olanaklar ölçüsünde çözümler bulunabilmeli. (Sait BAYRAM’ın Özel Röportajı)

sarmaşık derneği2 sarmaşık derneği

220 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika