Dolar : Alış : 3.6748 / Satış : 3.6815
Euro : Alış : 4.3184 / Satış : 4.3262
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir26°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13464 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

“Bize sadece Sur lazım!”

31 Mart 2016 - 504 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»“Bize sadece Sur lazım!”

“Bize sadece Sur lazım!”

Sur’un sosyal yaşamı, tarihi ve kültürüyle bütünleşen mesleklerden biri de Çarşiya Şewiti’nin seyyar satıcıları idi. Sur’da doğup büyüyen Resul Canaşan (80) ve oğlu Süleyman Canaşan yıllardır Çarşiya Şewiti’de ikinci el elbise satarak geçimlerini sağlıyor. Sur’un yasaklı mahallesi Xançepek’te (Fatihpaşa) doğup büyüyen şimdi yatalak olan Resul’ün mesleğini şimdi oğlu Süleyman sürdürüyor. Çatışmalar sonrası ağır hasta olan baba Canaşan zorunluluktan dolayı Bağlar’da oturan kızının evine taşınmak zorunda kaldı. Hafıza kaybı yaşayan Resul Canaşan, ağır hastalığına rağmen Sur’daki yaşamını unutmamış. Süleyman Canaşan her eve gittiğinde babasının kendisine “Beni ne zaman Sur’a götüreceksin” diye sorduğunu söylüyor. Çocukluğundan bu yana karış karış gezdiği büyüdüğü Sur’un her taşını, her sokağını hatırlayan baba Canaşan, “Sur’un yıkılmasını istemiyorum. Ölmeden yine sokaklarında gezseydim iyi olurdu” diyor.

“BEN HEP SUR’DAYIM”

Yatağında zar zor konuşabilen baba Canaşan, “Bu yasağın ne faydası var şimdi” diye soruyor. Resul Canaşan, “Ben aslında burada değilim ben Sur’dayım. Bunlar zalimdir. Zalim olmasıydı neden yıktılar oraları. Beni Sur’dan uzaklaştırdılar” diye kızgınlığını ifade ediyor. Sur’un her sokağını karış karış bildiğini ve hatırladığını dile getiren baba Canaşan, tepkisini ve hasretini şu sözlerle dile getirdi:

“Ölüm döşeğindeyim şimdi. Yürüyebilseydim çocukluğum ve gençliğimdeki gibi şimdi Sur’a gider her sokağını, etrafını teker teker dolaşırdım. Zamanımın her anını Sur’u dolaşarak geçirirdim. Surlarda sürüne sürüne gezmişim. Ben buranın çocuğuyum. Tüm Sur’un hepsi sanki benim malımdı. Şimdi beni hepsinden kopardılar.”

“ŞİMDİ HER YER ÇÜRÜMÜŞ”

Yaşanan çatışmaları “Çürümüşlük” olarak ifade eden 80’lik Canaşan, eski günlerini ve komşuluk ilişkilerini hatırlatıyor: “Eskiden evlerimiz herkese açıktı. Bir aile gibiydik. Eskiden Sur herkesin eviydi isteyen herkes her yerine gidiyordu. Ama şimdi öyle değil çürümüş her yer.” Resul’ün oğlu Süleyman Canaşan (48) ise, “Biz Ankara, İstanbul’a gitsek en lüks yerleri dahi bize verseler bizim gözümüz buradadır. Ruhumuz Sur’un içindedir. Çünkü burada doğduk büyüdük, burada huzurluyuz. Başka yaşama tahammülümüz yoktur bizim. Topraklarımız burası, Sur’un taşları bizim için tatlıdır. Bedeni, evlerimizi, tarihi mekanlarımızı izliyoruz tüm dünyaya bedeldir bunlar. Dünya malı bize lazım değil. Bize sadece Sur’un içi ve huzur lazım” şeklinde konuştu.

“RUHUMUZU BIRAKIR SUR’U BIRAKMAYIZ”

“Ruhumuzu bırakır Sur’umuzu bırakmayız. Burada doğduk mezarlarımız burada olsun” diyen Canaşan, babalarının, dedelerinin ve annelerinin Mardin Kapı Mezarlığı’nda olduğunu söyledi. Bütün yasal haklarını kullanacaklarını ve Sur’dan çıkmamak için direneceklerini sözlerine ekleyen Canaşan, şöyle devam etti: “Buraları boşaltıldığı zaman zaten buraların kültürü yok edilmiş olacak. Elbiseci kültür biziz, sobacı, zanaatkarcı biziz. Bizi buradan sürdüğü zaman bir kültürü yok etmiş olacak. Kültürün neyini koruyacak. Turist geldiğinde Sur’a sadece tarihi yapıları görmeye gelmiyor. Burada yaşayan insanları da görmeye geliyor. Bizim her tarafımız kültürdür. Devlet Kürt kültürünü sevmiyor.”

“TEK İSTEĞİ BÜYÜDÜĞÜ SOKAKLARDA DOLAŞMAK”

Canaşan her eve gittiğinde babasının kendisine “Oğlum Sur’dan mı geliyorsun. Sur’un durumu nasıldır” dediğini ve “Sur’u yıkıyorlar. Beni ne zaman Sur’a evimize götüreceksin” diye sorduğunu söyledi. Sur’dan uzak olmasının babasını kahrettiğini belirten Canaşan, babasının tek vasiyetinin ölmeden önce son kez çocukluğu ve gençliğinin geçtiği Sur’da dolaşmak olduğunu ifade etti.

308 Total Views 2 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika