Dolar : Alış : 3.4973 / Satış : 3.5036
Euro : Alış : 4.1170 / Satış : 4.1244
HAVA DURUMU
hava durumu

Diyarbakir38°CSıcak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 19 Kategoride 13084 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Ciğer Polemiği büyüyor!

10 Ağustos 2017 - 898 kez okunmuş
Ana Sayfa » Güncel»Ciğer Polemiği büyüyor!

Bölgemizde severek tüketilen ciğer kebabı üzerinden başlayan söylemler tartışmalara yol açtı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ciğerin anavatanını Urfa olduğunu söylemesi ve ciğerin patentinin alınacağına yönelik sözleri bölgede ciğer üzerinden bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Biz de yaşanan bu gelişmeleri kentteki sivil toplum örgütlerine ve vatandaşlara sorduk.

AKSU: “BÖLGENİN ORTAK DEĞERİDİR”

Bölgenin asıl sorunlarının gündeme getirilmesi gerekirken ciğerin gündemleşmesinin gereksiz bir tartışma olduğunu vurgulayan Diyarbakır Kültür Turizm ve Musiki Derneği Başkanı Kenan Aksu, “Kültür üzerinden bir tartışma yürütülecekse bölgeye neden insanları çekemiyoruz. Turizm anlamında neden bu haldeyiz diye oturup düşünmek gerekiyor” dedi. Aksu, “Memleketimizin birçok sorunu varken ve kültürel değerlerimiz yok olurken ciğerle uğraşmak bana mantıklı gelmiyor. Yapılan bunca yanlışlık ortadayken kimseden ses çıkmıyor. Sonra gelip ciğer meselesi tartışma konusu oluyor. Ciğer benimdir veya senindir tartışmasının pek önemli bir konu değil. Biz Diyarbakır olarak henüz kadayıfımızın patentini almadık. Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ciğerden başka uğraşacak işleri yok mu? Bölgede tarım ve hayvancılığın nasıl geliştirilmesi gerektiğine yönelik çalışmalar yapmaları daha faydalı olacaktır. Bahsedilen yemekler bölgeye has olan kültürlerdir. Bölgenin kültürü zaten birbirine çok yakındır. Ciğer, kaburga, dolma ve kadayıf gibi yemekler bölgenin ortak değeridir. Kültür üzerinden bir tartışma yürütülecekse bölgeye neden insanları çekemiyoruz. Turizm anlamında neden bu haldeyiz diye oturup düşünmek gerekiyor. Asıl mesele memleketin kültürünü ayakta tutmak gerekiyor. Şanlıurfa’nın ciğeri ayrıdır, Diyarbakır’ın ciğeri ayrıdır. Tartışmaları gereksiz buluyorum” ifadelerini kullandı.

PAÇAL: “BÖLGEYE ÖZGÜ PATENT MODELİ OLMALIDIR”

Ciğerin Diyarbakır’a veya Şanlıurfa’ya özgü olmadığını ve ciğerin ortak bir kültür olduğunu ifade eden Diyarbakır Turizm ve Tanıtma Derneği (DTTD) ikinci Başkanı Edip Paçal ise, “Mezopotamya kültürü birbirine çok yakındır. Güneydoğu bölgesi için ciğer genel bir kültürdür. Ciğer sadece Diyarbakır’a veya Şanlıurfa’ya özgüdür diyemeyiz. Bu konuda Şanlıurfa’nın çalışkanlığını ve ciğeri sahiplenmesini takdir etmek lazımdır. Demek ki biz Diyarbakır dinamikleri olarak uyuyoruz ve bir şeye sahip çıkamıyoruz. Ciğer meselesi de bu duruma bir örnektir. Artık birbirimizden bir şey görüp kopyalama mantığından vazgeçmemiz lazım. Diyarbakır kültürüne sahip çıkıp neden kültürümüze yeterince sahip çıkamadığımızı sorgulamamız gerekiyor. Hakkını teslim etmek gerekirse ciğerin Diyarbakır’a has bir kültür olduğunu düşünüyorum. Fakat ciğerin patenti alınacaksa bölgeye özgü bir patent modeli olmalıdır.  Ortak çalışma kültürünü de ilerletmemiz faydalı olacaktır. Şanlıurfa ve Diyarbakır birlikte de patent alabilir. Ortak kültürü ön palana çıkarmamız gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“DİYARBAKIR CİĞERİNİN LEZZETİ FARKLIDIR”

Ciğer kebabının Türkiye’nin birçok şehrinde farklı şekillerde yapıldığını söyleyen Yunus Yılmaz, ciğerin patentinin Urfa tarafından alınması durumunda üzüleceğini vurguluyor. Yılmaz, “Ben çocukluğumdan beri ciğer kebabını severek tüketiyorum. Diyarbakır’da ciğer kültürünün çok eski olduğunu biliyorum. Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ciğerin anavatanı Urfa’dır söyleminin gereksiz ve ayrıştırıcı bir açıklama olduğunu düşünüyorum. Ciğer, Türkiye’nin hemen hemen her yerinde farklı şekillerde yapılan bir yemektir. Bunu tartışma konusu yapmamak gerekiyor. Şahsen ben birçok şehirde ciğer yedim fakat hiçbiri Diyarbakır ciğeri kadar lezzetli gelmedi. Burada ciğerin yanında sunulan salata kültürü de Diyarbakır ciğerini daha cazip kıldığını düşünüyorum. Bir Diyarbakırlı olarak ciğerin patentinin Urfa tarafından alınması beni üzer” diye konuştu.

“CİĞERİN PATENTİ DİYARBAKIR’A TESLİM EDİLMELİ”

Ciğerin patentinin Diyarbakır’a verilmesi gerektiğini vurgulayan Ömer Göl, sözlerine şöyle devam etti; “Ben 15 yıldır hafta en az 2-3 defa sürekli ciğer tüketiyorum. Özellikle Diyarbakır ciğerini sabah erken saatlerde tüketen insanları görünce şaşırıyordum. Fakat bende sabah ciğer yediğimde adeta müptelası olduğumu söyleyebilirim. Karşılaştırma yapacak olursak Diyarbakır ciğerinin Urfa ciğerinden çok daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Urfa’da ciğer yerken dikkat ettim ve Urfa ciğerinin Diyarbakır ciğerinden daha küçük yapıldığını gördüm. Urfa’da ciğerin yanında getirilen salata ve mezelerin de Diyarbakır’daki ciğer kültürüne yaklaşmadığını söyleyebilirim. Ciğer dendiğinde insanların aklına ilk olarak Diyarbakır’ın geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden patent alınacaksa ciğerin patentinin Diyarbakır’a teslim edilmesinin yerinde olacağını düşünüyorum.”

885 Total Views 1 Views Today

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
TemaFabrika